YUROLİG
Erdem DEMİRBAŞ
NBA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

NBA WALLPAPERS

COURTSIDE


Tatil Sonrası

ecoerdem@yahoo.com
30 OCAK 2006, PAZARTESİ


Selamlar herkese. Neden bu tatiller her zaman çabuk biter de, okul zamanları geçmek bilmez?

Bu soru, biz kader mahkumu öğrencilerin klasik sorusudur herhalde. İnanmazsınız, çocukluğumdan beri öğrenciyimdir, şu soruyu sormadığım bir tatil dönüşü hatırlamıyorum. Buna mukabil, bulunmuş bir cevap da hatırlamıyorum. Bulanınız varsa bir zahmet bana yollasın ("adresim yukarıdadır" diyeyim de daha karizmatik olsun).

Efendim malumunuz insan TV'yi belli uzuvlarını devirip de seyredebiliyor olunca, daha bir keyif veriyor bu meret. Kobe'nin tarihe geçen maçta attığı sayının trafik koduna denk geldiği caaaanım memleketimde yapılacak herhangi bir aktivite de olmadığından, çok vakit geçirdim bu aptal kutusuyla. (Bir dahaki NBA Stüdyo'da bu ilin adının sorulmasını öneriyorum. Hem genel kültürü de ölçmüş oluruz. Adınızı, soyadınızı, açık adresinizi ve fındık yeme kapasitenizi yazdığınız bir maili hazır tutun!)

Haliyle maçları seyretmek de daha bir rahat oldu ama habire bir şeyler yemekten ekrana pek bakamadım. Aşla işi karıştırmamak lazım ama ben irademe hakim olamadım. Takip edebildiğim kadarıyla başlayalım bakalım. Adeti bozuyorum bu sefer ve Ülker'le başlıyorum.

Ülkerspor

Tamam, önceki yazımdaki iddialı lafları hatırlıyorum ben de. O lafları çevirmem lazım şimdi, onun da bilincindeyim. Şimdi bana bir şans tanıyın, Ülker'de nelerin değiştiğini ve TOP 16 şansının neden arttığını anlatayım size.

İki sebebi var bunun. Biri Ülker'den kaynaklanan durum, diğeri de etrafındakilerden. Önce Ülker'in yaptıklarından başlayalım.

Birincisi; takımda sakatlık olmadığı sürece aynı 5'le maça başlayabilen bir Ülker var artık. Kadronun her türlü 5'li kombinasyonu denendi ve sonunda birinde karar kılınabildi. Buna bağlı olarak da daha eli yüzü düzgün hücum eden bir takım var artık sahada (savunma zaten iyiydi).

Netekim kazanılan son 2 maçta 95 ve 100 attı Ülker. Daha önemlisi, son 3 maçta 17 asist ortalamayla oynuyorlar. Bu takım haftalardır Yurolig'de 7-8 asist ortalamasıyla son sıradaydı (gerçi şimdi de sondan 3'üncü ama neyse). Neymiş? Bu takım, bazı kendini bilmezlerin iddia ettiği gibi pas özürlü adamlardan değil, birbirleriyle oynamaya yeni yeni alışan oyunculardan oluşuyormuş.

İkincisi; bu takıma Gulyas denen bir adam transfer edildi. Kendisi enine boyuna "maşallah" dedirten bir arkadaşımız. Basketbolu Bodiroga'dan bile yavaş oynasa da (o kadar cüsseyle normal tabii), basketbol zekası üst düzeyde. Türk basketbolunun gelecekte çok şey beklediği Oğuz Savaş'la pota altını kapatmaya çalışan Ülker, gerçek 5 numarasını buldu. Oğuz yetenekli ama henüz tecrübesiz. Üstelik TBL'de daha iyi oynamasına rağmen Yurolig sertliğine henüz ısınamadı. Gulyas cuk diye oturdu pota altına ve takıma katıldıktan kısa bir süre sonra çok iyi katkı yaptı.

Son olarak da Stefanov meselesi var. Son yazımdan sonra Vrbica aradı beni, konuştuk biraz. Üzülmüş çocuk, “Abi ben düzelteceğim bu durumu” dedi. Ben de verdim gazı. Çıkıp oynadı aslanlar gibi.

Şaka bir yana, Stefanov son 3 maçta gelen iyi oyun ve iyi sonuçlarda büyük pay sahibi. Abuk sabuk atışlar yapmayı bırakıp takım için oynamaya başladığından beri Ülker'i de bir basamak yukarı taşıdı. Son 3 maçta 6 asist ortalamayla ve %60 saha içi isabetle oynuyor. Bundan iyisi Nash, Kidd, hadi olmadı Jasikevicius.

Bir de Ülker'in dışında gerçekleşen ama onları son 2 haftaya avantajlı sokan bir durum var.

C Grubu, diğer iki gruptan çok farklı bir puan tablosuna sahip. İlk 4 ve son 4 birbirinden kopmuş durumda. Mesela Ülker, sahip olduğu puanla kendi grubunda 5'inci ama Efes'in grubunun sonuncusuyla aynı puanda. Buna karşılık Ülker'in grubunun 3'üncüsü de Efes'in grubunun (B) lideriyle aynı puanda. Mealen bu grupta çok iyiler ve çok kötüler var.

Ülker bu çok iyiler ile oynadığı 7 maçı da kaybetti ama çok kötüler ile oynadığı 5 maçta 4 galibiyeti var. Son 2 maçta CSKA ve Montepaschi ile oynayacaklar. Bu maçlardan bir galibiyet çıkarırlarsa ve bu Montepaschi'ye karşı olursa, tek rakip Pau kalıyor. Pau da son maçta grubun ilk 2 sırasındaki Malaga ve Pana ile oynayacak. Eğer “para, şike, işte Pau işte” gibi bir durum olmazsa, Ülker 16'ncı sıradan da olsa bir üst tura kalır. Mirsat'sız oynadıkları bu dönemde bu sonuçlar beni mahcup etmiş olsa da, güzel.

Efes Pilsen

İkinci sırada yazdığım takımlar için bir şey bulamıyorum herhalde, bu sefer de Efes'le ilgili bir şey çıkmıyor benden. Durun ıkınayım biraz.

Eğer basketbol yedeksiz, sadece 5 kişiyle oynanan bir oyun olsaydı, bu takım kupanın en önemli favorilerinden olurdu (kadro darlığı meselesini her yazıda başka betimlemelerle anlatmaya karar verdim). Yazık oluyor valla böyle ilk 5'e. Uğraşıyorlar, didiniyorlar, kayda değer şeyler de yapıyorlar hani ama kenardan destek yine yok, yine yok!

Onların grubu da Ülker'inkinin tam tersi. Efes son 2 haftadaki maçlar sonucunda lider de olabilir, 4'üncü de. Son 2 maçlarında, gruptan çıkma mücadelesi veren Cibona ve Prokom'la oynayacaklar. Zor geçecek maçlar. Maccabi'ye iyi oynadığı bir karşılaşmanın 3'üncü çeyreğinde maçı veren, ilk yarısını çok kötü oynadığı maçta Rytas'ı ikinci yarıda çok iyi bir oyunla mağlup eden Efes'in bu maçlarda ne yapacağı belirsiz. Ama hiç değilse TOP 16'yı garantilemenin verdiği bir rahatlık var, en az birini kazanırlar herhalde.

Gazetelerin ekonomi sayfalarına bakanlar belki görmüştür, Efes International Breweries şirketi Rusya'da 320 milyon dolarlık bir bira fabrikasını satın aldı. Bu alımla Rusya pazarında 4'üncülüğü garantileyip 3'üncü Heineken'e biraz daha yaklaşmışlar. Ulen şu takıma da bir kaç milyon dolar atsanız da, bu takım da Yurolig'de 4'üncülüğü garantileyip 3'üncülüğü zorlasa. Ama nerede? Bir de Kaya'yı Tau'ya vermeyi düşünüyorlar sezon sonunda. Biz "yeni oyuncu alın" diyorduk, adamlar takımın en önemli oyuncusunu yollamaya mı niyetli acaba?! "Yakında bu sayfada tek Türk takımı yazılacak" demiştim, hazır Ülker de gruptan çıkacak gibi, Efes'i yazmayı bıraksam mı acaba?

Bu grupların sonuna yaklaştık ve yakında adam gibi maçlar seyretmeye başlayacağız umarım. Daha güzel maçlar izlemeyi ve daha çok tutan tahminler yapmayı diliyorum kendime. Selametle.