TBL 2006 Playoffları
Serkan ÖZBERKSOY
NBA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

NBA WALLPAPERS


COURTSIDE

Sıra yarı finallerde

ÜLKER 3 - 0 GALATASARAY (Tahmin: 3-0 Ülker)

Bu serinin sonucunu bilmek için aslında uzman olmaya gerek yoktu. Ülker'in kadro genişliği ve playoff tecrübesi ile Galatasaray'ı rahat geçeceğini düşünmüştüm.

İlk maçta sadece son çeyrekte rakibini zorlayan Galatasaray'da 10 sayı üzerinde skor yapan sadece iki oyuncu vardı. Tabii ki toplam 54 sayı attığın zaman Ülker gibi bir takımı yenmen mucize olurdu. Ribaundlarda da 45-31 ile rakibe ezilince, Ülker seride 2-0 öne geçti.

Ülker'de İbrahim'in sakatlanması, ikinci maça olumsuz yansıdı. “Seriyi rahat alırız” havasına giren Ülker, ikinci maçta ilk çeyrekte 31-12'lik skorla kendine geldi. Galatasaray'ın skorer ve etkili oyunu ile maçı kazanması çok kolaydı. İbrahim'in oynamaması ile skorer gard pozisyonunda çok sıkıntı yaşayan Ülker, bir de organize olmakta zorlanınca, ilk yarıyı da geride kapadı. Üçüncü çeyrekte etkili oynayan taraf gene Galatasaray oldu. Son çeyreğe girerken Galatasaray farkı korumaya çabalarken Bekir'in kenardan gelerek ateşlediği Ülker maçı da, seriyi de kaptı götürdü. Son çeyrekte 31-8 gibi inanılmaz bir skor vardı .Herhalde Galatasaraylı oyuncular “Nasılsa şampiyon olmayacağız, bari erken tatile çıkalım” diye düşündüler. 21 top kaybı yapmaları da yenilgide etkili oldu. Bu maçın en kritik anı; Ülker iki sayı öndeyken yapılan bir faule itiraz eden Halil Üner'in teknik faul alması oldu. Sonrasında Galatasaray iyice oyundan düştü ve Ülker maçın sonunu rahat getirdi.

Sadece iki yabancı ile oynayan Galatasaray, özellikle ikinci maçta (son çeyrek hariç) iyi oynarken, tecrübesizliğin kurbanı oldu. Ülker ise ikinci maçta hiç de iyi sinyaller vermedi. Yarı finalde de böyle oynarlarsa, başları dertte demektir.

EFES PİLSEN 3 -0 FENERBAHÇE (Tahmin: 3-1 Efes Pilsen)

Seriyi Efes Pilsen 3-0 süpürdü ama maçlar o kadar rahat geçmedi.

Fenerbahçe ilk maça diri bir şekilde, iyi savunma yaparak ve iyi hücum ederek maça başladı. Efes'e üstünlük imkanı vermediler. Ta ki Fener'in uzunlarının faul problemi yaşayıp da kenarda oturdukları son çeyreğe kadar. Bundan sonra Efes momentumu lehine çevirip maçı kazanmayı bildi. Fenerin dört uzunu pota altından 14 sayı ile oynarken, Efes'in dört uzunu 38 sayı attı. Sadece dış şutla maç kazanılmayacağını, topun pota altına inmesi gerektiğini gösteren güzel bir istatistik, değil mi?

Bunu gören Aydın Hoca da ikinci maçta Kambala üzerinden oynayarak şutörlerine yapılan baskıyı azaltmak istedi. Fener bu maçta pota altı oyuncularından 41sayı bulurken, Efes'te bu sayı 27 idi. Ama bu sefer de 'kadro genişliği' denen avantaj ortaya çıktı. Koca sezon boyunca çok az süre alan Alper Yılmaz, çok kritik üçlükleri ve savunması ile maçı Efes'e getirdi.

Aydın Örs'ün seri boyunca alan savunmasını kullanmaması şaşırtıcıydı. Buna rağmen bire bir savunmada Efes'e ezilmediler. Takıma katkı yapan iyi bir yabancıları olsaydı, belki turu alabilirlerdi .

Playoff tecrübesi ve kadro derinliğinin zirve için ne kadar önemli olduğu, bu iki seride ortaya çıktı. Ülker-Galatasaray eşleşmesinde Bekir, Efes-Fener eşleşmesinde de Alper Yılmaz, ortaya çıkıp seriyi takımlarına getirdiler.

Bu arada Kambala için de birşeyler söylemek gerek. Ligdeki Beşiktaş maçında Kerem'e dirsek attığında, “çarpma var, kasıt yok” diyenler oldu. Efes serisinde benim gördüğüm, altı dirsek attı rakiplerine. Hakemler sadece birini gördü . Bu kadar 'çarpma'yı ancak basketbol adına takımına bir şey veremeyen, dirsek atarak eksiğini kapatmaya çalışan birinden bekleyebiliriz. Fenerbahçe yöneticileri önümüzdeki sezon bunları iyi değerlendirip ona göre oyuncu getirirler herhalde.

BEŞİKTAŞ 3 - 1 TEKEL (Tahmin 3-1)

Bir basketbolsever olarak Tekel'i gerçekten tebrik ediyorum. Az bir bütçeyle iyi bir kadro kurup iyi basketbol oynadıkları, yukarıyı zorladıkları ve bize basketbol adına zevk verdikleri için.

Serinin ilk maçında pota altını Wright ile iyi kullanıp yüzdeli hücum eden Beşiktaş, kenardan Elliot ve Tolga'nın da katkılarıyla maçı rahat aldı.

Ev sahibi olma avantajını ikinci maçta da kullanan Beşiktaş'ta Wright'a skor açısından bu sefer Kimani ve Kerem katkıda bulundu. İlk maçta 30/57 - %52 ile hücum eden Beşiktaş, ikinci maçta 34/59 - %59 ile hücum edince, karşılaşmaları rahat aldı.

Son son şansını iyi kullanmak isteyen Tekel, üçüncü maça hızlı başladı. Devre bittiğinde 10 üçlük sokmuşlardı ve skor 56-37 idi. İnanılmaz bir şekilde yüzdeli hücum eden Tekel'e karşı Beşiktaş'ın ikinci yarıdaki çabaları, sadece farkı azaltmaya yetti. Videnov 9/12 - %76 isabetle 26 sayı atıp takımını sürükledi. Real Madrid'li yöneticiler maçı uydudan seyrettiler herhalde ki (!) seri bitince hemen Videnov'u kadrolarına dahil ettiler.

Son maçta ise maçın sonunu tecrübeli oyuncuları ile iyi oynayan Beşiktaş, yarı finale yükselmiş oldu.

BANVİT 3 - 2 TELEKOM (Tahmin 3-1)

Seriye 1-0 önde başladıktan sonra, sahasındaki maç Banvit açısından çok önemliydi. Kaybetseydi avantaj Telekom'a geçecekti .Ancak seyirci desteği ile birlikte maça iyi konsantre olan Banvit, Radosevic ve Ersin'in skorer oyunlarıyla kazanıp 2-0 öne geçti.

Ankara'daki ilk karşılaşmaya tam konsantre olan Telekom'da sürpriz bir oyuncu maça damgasını vurdu. Kariyer maçını oynayan Mutlu Akpınar, %67 isabet ile 38 sayı atarak takımın galibiyete taşıdı. Mutlu, tek başına 10 üçlük atarak “elim çok sıcak” mesajı verdi.

Üçüncü maçta da beş üçlükle 21 sayı atarak takımının en skorer oyuncusu olan Mutlu, takımı adına seriyi 2-2'ye getiren oyuncu oldu. Banvit'in iki maçta da Mutlu'ya çare bulamaması, onlar adına düşündürücüydü. Son çeyrekte 22-11 üstünlükle maçı Telekom alarak seriye heyecan getirmiş oldu.

Sahasındaki son maçta takım halinde hırslı ve istekli oynayan Banvit, zor da olsa maçı ve seriyi almayı bildi. Telekom'da yabancılar dışındaki oyuncular skora katkıda bulunmazken, üç Amerikalı toplam 54 sayı attı .

Yarı Final Eşleşmeleri

ÜLKER - BANVİT (0-0)

Her iki takımın da sezon içinde deplasmanda birbirlerini yendikleri bu eşleşmede mücadeleli ve heyecanlı maçlar izleyeceğiz. Rakibi küçümsemek ve "seriyi geçerim" demek her zaman tehlikeli olacaktır. Turu geçmek isteyen takımın serbest atışlarda yüksek yüzdeli isabet bulması gerekiyor. Her iki takım da serbest atışlarda %70 civarında isabetle sezonu geçirdiler. Yakın skorla gidecek yarı final maçlarında serbest atışlar çok önemli olabilir.

Banvit pota altında Gulyas'ı Onur ve Cameron'la etkisiz hale getirmeye çalışacaktır. Uyum sorunu yaşayan Clark'ın ne kadar etkili olabileceğini göreceğiz. Ama çok fazla iş yapmasını beklemiyorum. İbrahim'in sakatlığından dolayı oynamaması bu seride Ülker'i çok etkiler. Takıma her yönden katkıda bulunan Kaptan İbrahim, oynarsa kritik anlarda Ülker üzerindeki baskıyı azaltacaktır. Radosevic ve arkadaşları da iyi bir sezonun sonuna gelirken finali vermek istemeyeceklerdir diye düşünüyorum. Pota altını kullanabilen, rakibine oyununu kabul ettirebilen ve maçın sonunu iyi oynayabilen, bu seriden sağ çıkacaktır, diye düşünüyorum.

Kilit oyuncular: Radosevic, Cameron / İbrahim, Gulyas
Tahmin: 3-2 Ülker; playoff tecrübesi nedeniyle (Banvit-Beşiktaş finali de enteresan olur tabii!)

BEŞİKTAŞ - EFES PİLSEN (1-0)

Bir kulüp takımı ilk defa Efes Pilsen'e karşı bir playoff serisine 1-0 önde başlıyor. Aslında bu büyük bir avantaj. Ama sonuçta üç galibiyete ulaşmak gerekiyor. Seyirci avantajını kullanıp geçen seneki gibi finale çıkmak isteyecektir Beşiktaş. Efes Pilsen ise ligde iki kere yenildiği rakibine özellikle Akatlar'da üstünlük sağlamak isteyecektir.

Ligin en skorer uzunu olan Wright, ligde en etkisiz maçlarını Efes'e karşı oynamıştı. Kimani'nin ekstra performansı ile Elliot'ın da ilâve katkı yapması Beşiktaş'ın şansını arttırabilir. Buna karşın Efes'in de, Ermal'in cezasının bitmesiyle, pota altı rotasyonu daha iyi işlemeye başladı. Kaya'nın formsuzluğu Efes'i etkileyebilir. Wright'a karşı etkili savunma yapmazlarsa çok zorlanabilirler.

Ligin asist kralı olan Kerem'in eski takımına karşı ortaya koyacağı performans da serinin kaderini etkileyecektir. Kendisi ne kadar iyi oynar ve takımını da ne kadar oyuna dahil ederse, final o kadar Beşiktaş'a yakın olacaktır. Kerem'in dışarıda olduğu dakikalar, Ender ve Popovic'in oyunu Efes lehine çevirebilmeleri için en uygun dakikalar olacaktır. Granger oynamazsa Efes skor üretmekte çok zorlanabilir. Zira Domercant pek formda değil ve yeni Amerikalı Smith de takıma alışabilmiş değil.

Bu eşleşmede yedeklerin yapacakları katkı da serinin galibinin belirlenmesinde önemli pay sahibi olacaktır. %70'in altında isabetle serbest atış kullanan her iki takım için de fauller ve serbest atışlar belirleyici olabilir. Onun için çok dikkatli atmalılar. Koçların oyuna müdahaleleri de seride önemli olacak tabii ve bu açıdan da izleyenlere zevk ve heyecan verecek gelişmelere açık bir seri, önümüzdeki.

Kilit oyuncular: Kerem, Wright / Prkacin, Ender
Tahmin: Beşiktaş 3-2; 1-0 önde başlamaları ve seyirci avantajı (geçen sene playoff tecrübesi de edindiler)

Final öncesinde tekrar görüşmek umuduyla, herkese selam.

19 MAYIS 2006, CUMA
serkanozb@hotmail.com


Öncekiler:
Burada da playoff zamanı