TBL'DE İLK HAFTANIN ARDINDAN

Serkan Özbersoy

serkanozb@hotmail.com
25 Ekim 2008, Cumartesi

 

Selam arkadaşlar. Aslında şükür kavuşturana diye başlamak gerek. Zira batug.com'un yazarları, okurları ve sevenleri için tekrar güncel bir şekilde birlikte olmak sevindirici. TBL'nin ilk haftasıyla birlikte uzun zamandır ilk defa yazı yazmaya çalışmak, uzun zaman potalardan ayrı kalıp şutları çemberden geçirememek gibi olsa da, üzerimdeki pası önümüzdeki haftalarda atacağımı umuyorum. Şimdi kısa yorumlarla ilk haftayı değerlendirelim.

YAYIN PROBLEMİ:

Sezon açıldı ve biz gene maçları nasıl izleyeceğiz diye strese girdik. Zira TBL yayın haklarını alan Digitürk daha önce NBA maçlarında yaptığı gibi sadece Digitürk'e üye olanların seyredebileceği bir kanaldan maçları vermeye başladı. Sadece Cumartesi günü Galatasaray-Daçka maçını Skytürk'te denk gelen arkadaşlar seyredebildi. Anlayamadığımız konu, basketbolun gelişmesi, onu izleyenlerin ve dolayısıyla da reklam verenlerin artmasıyla mümkün olmayacak mı? TBL'yi sadece 80-100 bin abonenin seyredeceği bir kanala sıkıştırmak reklam vereni uzaklaştıracağı gibi, ligin marka değerini de düşürecektir. Daha önceki senelerde benzer uygulamayı Efes Pilsen yapmış, Cine 5 de bütün sezon Avrupa kupası maçları şifreli yayınlanmıştı. Sezon sonu yapılan araştırmalarda Efes Pilsen markasının tanınırlığı azalmış, Cine 5'in de abone sayısında bir artış görülmemişti. Dolayısıyla aynı yanlışı tekrar yapmanın kime ne fayda sağlayacağını bilemiyorum. İnatla maçlar Spormax denen kanalda gösterilecekse de hiç olmazsa canlı yayınlanmış maçların tekrarı ya da özetleri Skytürk'te veya herkesçe seyredilebilecek bir kanalda yayınlansın.

HAFTANIN ÖZETİ

Üç büyükler ilk haftayı kayıpsız ve de rahat geçtiler. Giricek'li Fenerbahçe Ted Kolej'i 50 sayı altında tutarak yenerken, kadro kalitesi skordaki farkı yaratıyordu. Her şeye rağmen Solomon'un eksikliği ileriki maçlarda kendisini gösterebilir. Zira Green hem fizik hem de oynadığı oyun itibariyle Solomon'un yarattığı boşluğu doldurabilecek bir oyuncu değil. Kolej'in antrenörünün cezalı olması takıma müdahalede problem yaratmış olabilir. Ama Fenerbahçe'nin güçlü kadrosuna karşı direnemediler.

Beşiktaş da sahasındaki ilk maçta Kepez'e şans tanımadı. Etkili yabancı oyunculara Mehmet Yağmur ve Muratcan Güler de katkı yapınca sonuca gitmek zor olmadı. Beşiktaş'ın performansında sezon boyunca da belirleyici olacak olan şey yerli oyuncuların yapacağı katkı. Ne kadar katkı alabilirlerse o kadar çok galibiyet alacaklar. Ve de kendilerine en üstlerde yer bulabilecekler. Kepez'in de oyun setlerini oturtması ve dışarıdan da şut sokabilmesi lazım. Üç yabancısı 19'da 2 üçlük atınca kötü sonuç kaçınılmazdı.

Galatasaray Türkiye Kupası'nda yenildiği maçtaki eksikliklerini iyi çalışmış olmalı ki, Darüşşafaka'yı rahat yendiler. Guroviç ve Ziziç skor anlamında takımın yükünü taşırken Strickland maçı sadece 1 asistle tamamladı. Acaba iyi bir guard değişikliği için çok mu erken? Tufan ve Murat'ın sakatlıkları kısa vadede Galatasarayı olumsuz etkileyebilir ama gene de iyi bir kadroları var. Darüşşafaka da eksikliklerini gençlik ve dinamizmle kapatmaya çalışıyor. Sürprize açıklar. Kendilerini ciddiye almayacak rakipleri üzebilirler.

Haftanın sürprizi tabii ki Banvit'in Efes'i yenmesiydi. Efes açısından sorgulanması gereken yenilgiden ziyade yedikleri 105 sayıydı. Bu kadar sayı yemeleri hiç savunma yapmadıklarını gösterir, ki Euroleague sezon açılışı öncesi kötü bir sinyal. Crispin ne kadar gününde de olsa ona bir çare bulmaları gerekirdi. Ondan 35 sayı yemeleri derslerine daha çok çalışmaları gerektiğini gösteriyor. Ataman'ın geniş oyuncu kadrosu içerisinde henüz istediği düzeni kuramadığını söyleyebiliriz. İyi bir kadroya sahipler. Zamanla ve çok çalışmayla eksikleri gidereceklerdir. Banvit'i ise ancak takdir edebiliriz. Kendi sahalarında şut sokmaları anlaşılabilir de, %95 ile de serbest atış atmışlar, ki bu oyuna ne kadar konsantre olduklarını da gösteriyor. Mücadele edersen, istersen yapabiliyorsun. Crispin'e ise söylenecek bir şey yok . İstatistikler gerekeni söylüyor zaten. (35 sayı 10 asist)

Telekom'un göze hoş gelen, hızlı oyuna müsait bir yapısı var. Bu da onların çok sayı atma ile birlikte yemelerini de sağlıyor. İlk maçta ise bunun tam tersi bir görüntü vardı. Gerçi bunda Erdemir'in hücumdaki sınırlı kapasitesinin de etkisi vardı. Savunmalarına konsantre olduklarında kolay kolay yenilmezler. Takım içinde çok silahları var. Bu maçta Serkan ve Dudley'nin skorer oyunu galibiyete yetti. Erdemir'in üç yabancısından maksimum fayda sağlaması gerek. Çünkü çok yeterli bir kadrosu yok. Üç yabancının 33 sayı attığı bu maçta Telekom'u çok zorlayamadılar. Çok çalışmalılar.

Antalya geçen sene bıraktığı yerden devam ediyor. Kadrosunda çok değişiklik yapmadan yeterli takviyelerle ilk haftayı galip kapadılar. Yabancı oyuncuların etkili oyununa yerli oyunculardan Hadi Doğan sürpriz bir katkı yapınca rahat kazandılar. Hadi 19 sayı ve 5/7 üçlükle sürpriz bir oyun oynadı. Takım olarak da üst sıraları zorlamaya ve can yakmaya hazırlar. Selçuk Üniversitesi de kapasitesi sınırlı bir takım olarak deplasmanda biraz kontrollü oynamalı. Oyun inisyatifini rakiplerine kaptırmamalılar. 91 sayı yiyerek deplasmanda maç kazanmaları imkansız. 14 de serbest atış kaçırmaları onların oyunda tutunmalarını engelleyip başa baş gidecek bir maçın dönmesini sağlıyor. Serbest atışlara çok çalışmalılar.

Karşıyaka lig öncesi yenildiği Aliağa'yı son çeyrekteki etkili oyunuyla yendi. Ligin değerini bulamayan gardlarından Hakan Köseoğlu 18 sayısına 7 de asist eklerken pota altında da Mims 27 sayıyla galibiyete katkıda bulundu. Rakibinden 10 (4-14) hücüm ribaundu fazla alan Karşıyaka toplamda da 36-25 üstündü. Bu da onlara ekstra hücum imkanı tanıdı. Maç boyu 74 şut kullandılar. Haftanın en çok şut kullanan takımı Karşıyaka'ydı. Skor yükünü takıma eşit olarak dağıtamamaları ilerleyen haftalarda sıkıntı yaratabilir. Daha iyi olmaları için daha çok çalışmaları gerekecek. Aliağa bu maçtan sonra ligin başladığını anlamıştır. Zira hazırlık maçlarında yendiği takıma karşı maçı çeyrek de önde götürdüler ama son çeyrekteki etkisiz oyunla maçı Karşıyaka'ya verdiler. Bütçeye göre iyi bir takımlar, iyi de oyuncuları var. Ama galibiyet için daha çok mücadele etmeleri lazım. Ribaund alamadıkları zaman maç da alamayacaklarını bu maçla öğrenmiş olmalılar.

Oyak Renault Alper Saruhan'ın son saniyelerdeki basketi ile ilk haftayı galip kapadı. Yerli oyuncularından daha çok katkı alan (22 OR-12 MBB) takım yerli oyuncusunun son saniye basketi ile de maçı aldı. Gordon'un skorer oyunu ile birlikte takım olarak son çeyrekteki etkili oyunla maçı alabildiler. Onlar için önemli bir galibiyetti. Zira kendi ayarındaki bir rakipten alınmış bir galibiyet ileriki haftalar için büyük önem taşıyabilir. Başa baş giden bir maçta 4/13 %31 ile serbest atış atarsanız ne olur? Maçı kaybeder ve üzülürsünüz. Bunda en büyük pay takımın pota altında etkili ismi Kimani Ffriend e ait (1/7, %14) . Serbest atışlara özellikle dikkat etmeliler. Eddie Basden'ın da katılımıyla kadroları iyice güçlenecek. İyi bir takım olduklarını kanıtlayacaklardır.

Yeni yazılarda görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın. Çemberler dostunuz olsun. Her şutunuz girsin. .