R (test + iza)

 

Sedat KOÇ
03 Temmuz 2009,
Cuma

 

Dün gece Yahoo ve Espn'in uzun süre atladığı ve benim de, broadcasting dünyasının en hızlı servis yapan ama genelde yanlış sipariş getiren sitesi, CBS'e son dakikaya kadar itibar etmemem nedeniyle, sabahı beklemeyi uygun gördüğüm haber doğru çıktı.

Artest Lakers'ta. Ve daha ilginci, Ariza da büyük ihtimal Rockets'ta.

Şimdi öncelikle, Bir Lakers'lı olarak, şampiyon kadronun bozulması taraftarı değildim. Lamar, Trevor ve Shannon'ın tutulacağını gösteriyordu zaten bütün hamleler. Trevor ve Shannon, beklenenden hızlı takıma adapte olmuş, oyunun iki tarafında da katkı yapan, genç adamlardı sonuçta. Lamar için de en son, takım Jimmy Kimmel'a katıldığında orada olmadığı için, Kimmel "Şimdiden serbestliğini mi ilan etti?" gibisinden bir espri yapmış, Kobe ve diğerleri de, "O hiçbir yere gitmiyor." gibi bir cevap vermişti. (Bu arada programın kaydını youtube'da izleyin, Mebnga hayranı olacaksınız benim gibi.) Yapılan hamleler de bunu gösteriyordu. Draft'ta pick'ler satıldı, ki bir tanesi Toney Douglas gibi, hem şutör, hem de iyi savunmacı olarak bilinen, ilk izlenim olarak Phil Jackson için doğmuş diyebileceğimiz bir guard'dı. NY'a ve Miami'ye satılan bu pick'lerin ederleri ve ilk tur seçilen adamın alacağı garanti kontratı düştüğümüzde yaklaşık 6-7 milyon dolar'lık bir tasarruf yapmıştı Lakers.

Tabi Mitch, biraz ucuzcu olarak başladı görüşmelere. Trevor, 5.6'lık MLE yerine, 7'lerden başlayan bir kontrat istiyordu. Menajeri de, yakın geçmişte Bynum'a (Bynum'un görüşmeler sırasında 2-3 milyon çok da önemli değil demesine rağmen) kısa süreli ama yüksek bir extension aldıran, David Lee (oyuncu olan değil tabi, lan aslında o olsa oyuncu - menajer kavramı bambaşka bir hal alırdı). Kupchak muhtemelen Artest'le de önceden görüştüğü için ve Artest'i MLE'a tavladığı için, Trevor'a daha fazla para önermedi. Çünkü kabul edelim, eğer Trevor'u elinde tutamıyosan, Artest de öyle böyle bir back-up planı değil.

Kontrat görüşmeleri sırasında Trevor'un menajerinin (ki pis bir heriftir, istediğini alamadığında daha pazarlıklar bitmeden medyaya ağlayan menajerlerden) elindeki kozları Detroit, Portland gibi FA piyasasının mevcut aktörleriydi. Ama Portland'ın Hidayet'e, Detroit'in UConn'lulara (CV + Ben) gitmesinden sonra bu eli de zayıflamıştı. çünkü kabul edelim şu an, Trevor'a istediği parayı verecek fazla takım kalmadı. Hakedip, haketmemesinden bahsetmiyorum. Şu ligde Trevor'dan fazla para isteyen ama onun yarısı kadar katkı adam vermeyen adam çok.

Kısacası, Trevor, Lakers'ın ilk opsiyonuydu. Staples Center'da sezon açılırken kısa forvetini "UCLA'den Trevor Ariza" diye anons etmek istiyordu. Ama çok da vazgeçilmez bir opsiyon değildi. Yazılana göre, Trevor, Las Vegas'ta Rockets'la görüşüp MLE'a anlaşmış. Yani Lakers'tan reddettiği paraya. Yanlış anlamalara mahal vermemek için, Trevor'ın menajeri için bir kez daha özetleyelim durumu.

Çok sevildiğin, hatta kolejini okuduğun şehrin takımında, daha da önemlisi son şampiyon olan ve gelecek sezon da şampiyonluğun en önemli adayı olan takımın ilk beş çıkıyorsun. Reddettiğin teklifin (5 yıl - 33.5 milyon dolar), aynısını kabul ettiğin diğer takımda, takımın iki All-Star oyuncusu sakat, 3.'sü senin yerini doldurmak için maaşını düşürmek pahasına koşa koşa senin eski takımına gitmiş, kalan en iyi oyuncu seninle aynı pozisyonda ve takasta kullanılması olası, halihazırda bir uzunu yok ve baya sıkıntı geçiren bir takım.

David Lee'nin bu durumu Trevor'a nasıl anlattığını merak ediyorum... derken "Olay para değil, değer görmemek, istenmemek..vs" gibisinden birşeyler demiş. Gerçekten de iyi menajermiş. Ki Lakers'ta geçirdiği süre Trevor'ın gelişimi için de çok önemliydi. Trevor, bu takıma ilk geldiğinde 3.5 yıllık kariyeri boyunca sadece 4 üçlük isabeti bulmuştu. Boston'a kaybedilen o utanç verici maçtan sonra, takım ayrılmadan önce Kobe, daha önce hiçkimseye yapmadığı birşeyi yaptı ve Trevor'a kendi kişisel şut programını verdi. Trevor, anlattığına göre, o programa İncil gibi davranıp, harfiyen uygulamış. Ve geçen sezon %30 civarıyla 61 üçlük isabeti buldu normal sezonda, her ne kadar çok düşük bir yüzdeyle de olsa. Ama en azından sahada görülen, hiç dış şut atamayan bir adamın kendisine güveninin gelmesiydi. Bunun faydasını play-off'ta gördü. 82 maçta %30'la 61 üçlük atan Trevor, play-off'ta 23 maçta %50 civarı gibi korkunç bir yüzdeyle tam 40 üçlük soktu. Geçen sezonki bu şampiyonlukta çok önemli bir rolü vardır, bütün sezon favori oyuncularımdan biri oldu, takımla bir alakası kalmasa da "Bari Cavs'a gitseydi" diyorum. Nasıl tarif edebilirim bilmiyorum, bir yıl takılıp, güzel zaman geçirdikten sonra terkederken istemeden de olsa kırdığınız 10 üzerinden 7'lik eski kız arkadaşınızın ardından daha isimli ve olgun bir hatunla beraber olmaya başladığınızı ve kızın da bunun üzerine Alanya'da 3'lük bir animatörle falan evlendiğini düşünün. Kız için ister istemez üzülürsünüz. Beni mail bombardımanına tutacak animatörler derneği ve Houston belediyesi için önceden cevap vereyim, evet şu an Houston ne olacağı belli olmayan bir durum içerisinde, ve evet sayın animatörler, hepinizden bahsetmiyorum, kuşkusuz aranızda 7'ler, 8'ler de vardır.

Artest tarafına bakarsak işin, Espn'deki röportajında herkesin kafasındaki soruya gayet düzgün bir cevap verdi. Kobe'yle normal sezon ve playoff'lardaki maçlarda devamlı bir thrash-talk içindeydi ki aslında Kobe'yle aralarının iyi olduğunu ama maç içinde ikisinin de çok rekabetçi olduğu için bu durumların oluştuğunu söyledi ki, Kobe de benzer şeyler söylemişti sezon içerisinde. Ve hakkaten de sahada babasını tanımayacak iki adam, Artest ve Kobe.

Daha da önemlisi Artest'in tav olduğu para. Şu an için kesin değil, ya 3 yıl - 18.7 milyon dolar ya da 5 yıl 33.5 milyon dolar, yani Trevor'un Rockets'tan alacağı para. Geçen sezonsa, 7.4 milyon dolar alıyordu Houston'daki kontratının son senesinde. Yeterince para kazandım dedi röportajında ki, Artest henüz 8 haneli bir maaş bile alamamış bir adam. Hatta 10. sezonunu bitirdiği ligde, şu ana kadar toplam 46 milyon dolar civarında para kazanmış ki, Artest kalibresindeki bir adam için ya da bir NBA oyuncusunun yukarıdaki lafı söylemesi için oldukça düşük bir meblağ. Bu da demektir ki LA'da oynamayı gerçekten istiyor. Houston'dayken LA'a elendikten sonra bütün maçları Staples'ta izlemişti. Ayrıca bir çok contender takımın yıldızının Artest'i aradığı söyleniyor ki, Shaq & Lebron'lu Cleveland'ın Artest'i çok istediği de bilinen bir durumdu off-season boyunca.

Bu durumdan aslında en zararlı çıkan Cleveland oldu. Lebron'un yanına MLE'la çok yönlü bir kanat oyuncusu almayı planlıyorlardı ve yazılanlara göre listenin başındaki adamlar da Artest ve Trevor'dı. İkisi de Lebron'un yükünü oldukça rahatlatırdı. Şimdi Anthony Parker'ın falan peşine düşeceklerdir.

Ama tabi konu Artest olunca, insan her zaman iki kere düşünmeli. Hangi takıma gelirse gelsin, ilk zamanlarında tam bir sevgi kelebeği olur Artest. Ama zamanının Indiana takımını nasıl sabote ettiğini ben aklımdan çıkarmıyorum. Sonunda yaşamak istediği şehre geldi, basketbol dışı işlerden çok yüzük kazanmaya odaklanırsa Artest'li bir takım her zaman iyidir. Takıma nasıl adapte olacağını bilmiyorum tabi, oyun planı Artest'e göre modifiye edilecektir bir parça. Trevor daha çok, topsuz oynamayı iyi beceren bir adamdı. Ron ise top elindeyken ve tek skor opsiyonu olmadığı zamanlarda daha üretken ve çok yönlü olan bir adam. Houston - Lakers serisinde olduğu gibi kısa sürelerde oyun bile kurabilen bir adam. Tek sıkıntısı, kendini skor yapmak zorunda hissettiği anlarda çok kötü şut tercihleri yapabiliyor. Lakers'ta Kobe ve Gasol'ün varlığıyla, bu sıkıntıya girmeden, oyunun ona gelmesini beklerse yeterince boş şut bulacaktır ve topunu da kullanacaktır.

Sonuç olarak, Artest kazandı; çünkü krize doğru sürüklenen bir takımdan contender bir takıma geçti. Trevor kaybetti; çünkü kurulu düzenini bozdu, üstelik maddi bir kazanç sağlayamadan. Ve son olarak Lakers hala masada; çünkü Trevor için ayırdığı bütçeyle yakın katkıyı alacağı bir adamı aldı ama Artest, Artest olduğundan kazanıp kazanmadığını sezon içerisinde göreceğiz.

ARŞİV
2009 Offseason’a Giriş 101 - 1/3