ARŞİV

GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ,
GÜNEŞLİ GÜNLER
 

fatihyildiz310@gmail.com
21 Kasım 2008, Cuma


26 Mayıs 2002, Los Angeles / California,

Batı Konferansı Finali 4.Maç, maçın bitimine 20 saniye var ve iki sayı farkla öndeyiz. Hücum sırası Lakers’ta, Kobe içeri yüklendi ama şutu girmedi, ribaundu alan Shaq bir kez daha potayı gördü ancak yine olmadı. Vlade ribaundu alamayacağını anlayınca topu o an en mantıklısını yaparak potadan en uzağa yolladı ama nereden bilebilirdi ki Horry’nin üç sayı çizgisinde o topu alıp üçlüğü atacağını. Seride 3-1 öne geçeceğimize Lakers durumu 2-2’ye taşımakla kalmadı ayrıca üçüncü kez üst üste NBA şampiyonluğundaki en değerli maçı kazandı. Bu maç belki Kings tarihindeki en önemli maçlardan bir tanesidir çünkü 1951’de Rochester Royals ile kazandığımız ilk ve tek şampiyonluğumuza bir yenisini eklemeye bu kadar yaklaşmışken belki de tarihimizde hiçbir zaman göremeyeceğimiz başka bir bahara bıraktık. Peki, şu an bu şampiyonluk için ne mi yapıyoruz?

Aslına bakarsanız geçen sene başladığımız rebuildinge devam ediyoruz. Off-season'da yazın en sansasyonel takasına imza attık. Bu takas geçen seneki Memphis-Lakers takası gibi NBA şampiyonluğuna etki edebilecek derecede önemli bir takas. Houston açısından baktığımızda Yao / T-Mac combosuna Ron Artest'i ekleyerek, belki de NBA’in en iyi üçlülerinden birini oluşturdular. Düşünsenize NBA’in en iyi ikinci savunma takımı, NBA’in en iyi savunmacılarının başında gelen ve buna artı olarak da her maç 20 sayı, altı ribaund ve üç asist katkısı yapabilecek birini, o eski halimden eser yok şimdi dedirten Bobby Jackson, bu senenin birinci tur 28. sırasından seçilen Donte Greene ve bir adet birinci tur draft hakkı karşılığında kadrosuna kattı.


Artest sonrası durum
Houston açısından baktığımızda tek kelimeyle mükemmel bir takas, bir takım daha ne isteyebilir ki? Süper olan savunmana bir süper star savunmacı daha ekliyorsun, hücumda iki silahın Yao’nun ve T-Mac’in yanına gayet iyi katkı yapabilecek birini ekliyorsun ve Ron Artest her ne kadar sorunlu da olsa en çok çalışmak istediği koç senin koçun. Bundan daha iyisi olamazdı Houston açısından galiba.

Peki, bu takasın bize ne gibi etkileri oldu? İlk bakışta bizim Artest’i çok ucuza gönderdiğimiz anlamına geliyor. Ama iyi biliyorduk ki Artest her ne kadar 2006 yazında Joe Maloof tarafından “new face of our franchise” şeklinde de tanıtılsa, savunmada ve hücumda ne kadar yararlı da olsa, bu sene takımı şampiyonluğa taşıyamayacaktı. Hâl böyle olunca bizim için önemli olan draft hakları ve Bobby Jackson’ın bitecek kontratıyla beraber boşalacak salary cap’imiz. Bu yaptığımız hazırlık tamamen 2010 oyuncu havuzuna güçlü dalabilmek için.

Yazın bu takasın dışında takıma yaptığımız eklentiler sezonun ilk yedi maçında beklediğimizin üstünde bir katkı veren eski Alba Berlin'li Bobby Brown ve draft'ta ilk tur 12. sıradan seçtiğimiz Rider Broncos’un power forveti Jason Thompson oldu; ayrıca her ne kadar eklenti olmasa da Beno’nun kontratını yenileyerek beş sene daha aramızda kalmasını sağladık. Artest dışında gidenlerimiz ise, takasın çerezleri Patrick Ewing Jr. ve Sean Singletary, Orlando ile anlaşan Anthony Johnson, Cleveland’la anlaşan Lorenzen Wright ve dizindeki sorunlar nedeniyle emekliliğini açıklayan ve yeni asistan koçumuz olan Abdur-Rahim oldu.

Beklentiler ve Yenilikler

Gelenler ve gidenlere göz attıktan sonra kadromuzu biraz detaylı inceleyelim isterseniz;
Arka alanımızda Martin ve Beno ikilisi görev yapacak. K-Mart belki de NBA’in hak ettiği değeri ve saygıyı en az gören oyuncusudur. Luol Deng gibi, Andre Iguodala gibi oyuncuların 70 milyon civarındaki kontratlara imza attığı ortamda K-Mart’ın 55 milyon gibi paraya imza atması bunun en önemli kanıtıdır. Bu sene de, geçen seneki 23.7 sayı, 4.5 ribaunt, 2.5 asist ve 1 top çalmanın üzerine biraz eklenti yaparak 25+ sayı, 4+ ribaunt, 3+ asist ve 1+ top çalmayla All Star olmasını bekliyoruz.

Beno ise Spurs’te boş geçen üç senenin ardından, Bibby’nin geçen sene başındaki sakatlığı sonrasında bir anda ilk beş şansı yakaladı ve bu şansı o kadar iyi değerlendirdi ki, Sacramento Bibby’i takas edip kendisiyle devam etme kararı verdi. Beno’dan gayet iyi bir saha içi görüşü, oyunun temposunu gerektiği şekilde ayarlayabilmesi, yeri geldiğinde kullanacağı penetreleri ve şutlarıyla geçen seneye göre aşama kaydetmesini bekliyoruz. Seneye kötü başlamış olsa da beklediğim istatistikleri 14+ sayı, 5+ asist ve 3+ ribaund.

Ön Alanda Sıkıntı Var
Ön alanımızda John Salmons, Mikki Moore ve Brad Miller’ın görev yapması muhtemel. John Salmons’tan bu sene Artest’in yerini doldurmasını bekliyoruz. Bu beklentinin çok abartı bir beklenti olmadığını Philly’nin son iki yılında başladığı ve bizimle devam eden 4 senelik gelişimine bakarak onaylayabiliriz.


İstatistiksel olarak beklentim de 15+ sayı, 4+ ribaunt ve 3+ asist. Mikki Moore bana göre ilk beşimizdeki en zayıf halka. NBA standartlarında dört numara için kalıbı yeterince iyi olmayan Moore 2006–2007 sezonunda Kidd’le oynama şansını iyi değerlendirip bizden kontratı kapmıştı. Bana göre ilerleyen haftalarda Moore yerini Jason Thompson’a kaptıracak. Bu nedenlerden dolayı benim Moore için beklentimi belirtmek yerine Jason Thompson için beklentilerimi belirtmem daha iyi olur. Thompson bana Atlanta’nın pivot yokluğunda pivot oynatmak zorunda bıraktığı Al Horford’a benzer özelliklere sahip. İkiside mücadeleci, ribaunt sezgisi iyi olan ve içeriden oynamayı başarıyla sonuçlandırabilen oyuncular. Thompson’ın hedefi 10+ sayı ve 7+ ribaunt olmalı.

Geçmiş ve Gelecek
Son olarak pivot pozisyonundaki şimdinin ve geleceğin (Spencer Hawes) Brad Miller’larına bakalım. İlk önce şimdinin Brad Miller’ını ele alırsak NBA’e yeni bir bakış açısıyla getirmiş olduğu point pivotluğa devam etmesini bekliyoruz. Ve bunu yaparken de Spencer Hawes’un gelişimine mümkün olduğunca fazla katkıda bulunmalı. Spencer Hawes’dan ise mükemmel başladığı sezonda çaylak duvarına toslamadan gelecekteki uzunumuz olabileceğini kanıtlamasını bekliyoruz. İkisinden toplamda 25+ sayı, 17+ ribaunt ve 6+ asist hiç de aşırı bir beklenti olmaz.

Geri kalanlar arasında göze çarpanlar, John Salmons’ı yedekleyebilecek Francisco Garcia, Las Vegas yaz liginde sayı krallığında ikinci olarak kendinden oldukça söz ettiren Donte Greene, Beno’ya iyi yedek olabilecek Bobby Jackson ve Quincy Douby ikilisi. Son olarak da 2006’nın belki en kötü draft seçimi ve sevgilisi WNBA yıldızı Candace Parker’ın maçlarında NBA maçlarından daha fazla görünen Shelden Williams.

Bu sene cevabını merak ettiğimiz sorular;

* K-Mart All Star olabilecek mi?

* Spencer Hawes yeni Brad Miller olabilecek mi? (editör'ün notu: Allah korusun biladerim)

* Kenny Thomas’ın kontratı ne zaman satın alınacak?

* Candace ne zaman Sheldan’ın kıçına tekmeyi basacak?

Son olarak bu seneki amacımızı tekrarlayalım, bu seneki amacımız her şeyi üzerine kurduğumuz 2010 serbest oyuncu pazarına girmeden önce elimizdeki gençlerin olabildiğince fazla gelişmesini beklemek ve draft lotaryasında şans meleklerinin yanımızda olması için dua etmek olacak.

PS: Yazının yayınlanmasında gerçekleşen gecikmeden dolayı özür dileriz.