ARŞİV

06 Mart 2009


 

batug.com
18 Nisan 2009,
Cumartesi

1- İlk turda en çekişmeli seri hangisi olur, neden?

Ediz Ay: Blazers - Rockets. İki takım da bu sene büyük çıkış yakaladı, Rockets yine T-Mac'siz buralara kadar geldi. Bu sezon onsuz gidebilecekleri yere kadar gidip, ona bağlı olmadıklarını göstermek isteyeceklerdir. Öteki tarafta her şeyiyle bütünleşmiş bir takım var. İlk tur için avantaj onların elinde. Rose Garden'da da çok inanmış bir seyirci var. Bu itici bir kuvvet olacaktır. Hangi taraf ağır basıyor sorusuna sadece saha avantajını aldığı için Blazers diyebiliyorum.

Sedat Koç: İlk turun en çekişmeli serisini net olarak diğerlerinden ayıramam ama 2009’un, son yılların en çekişmeli ilk turu olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Batıda Lakers – Jazz dışındaki serilerin 7. maça gitmesi kimi şaşırtır? Yine de kendi adıma kestiremediğim tek seri Atlanta – Miami. Miami’yi 2006 Lakers’a benzetiyorum biraz; inanılmaz bir sezon geçiren bir süperyıldız ve bir yardımcı oyuncu, onla beraber yükselen diğer vasat oyuncular. Bir diğer merak ettiğim konu, yeni nesilde beğendiğim ender koçlardan Spoelstra’nın play-off’ta ne yapacağı. Mesela genelin aksine Chalmers’ın Bibby karşısında ezilmeyeceğine inanıyorum. Değerli Atlanta ve Miami eksperlerine bırakıyorum detayları.

Özgün Özdede: Bana göre uzun zaman sonra birkaç seri çekişmeli geçebilir. Hornets - Nuggets serisi Nuggets'ın oyun stili bakımından hep kafa kafaya gidebileceği gibi, Hornets’ta Chandler'ın tam olarak geri dönmesi ve Chris Paul faktörü çekişmeli maçlar izletecektir. Blazers - Rockets serisinde her iki takım da iç sahasında iyi oynadığından dolayı deplasman galibiyeti olmadan çok olası. Mavs - Spurs ise her zaman izlemeye değer bir seri olmakla birlikte iki takımın da bu sene diğer senelere oranla çok kötü olması seriyi çekişmeli hale getirecektir.

Batuğ Evcimen: Spurs-Mavs. İki takımın da diğerine ters gelen güçlü ve
tehlikeli tarafları var. Duncan'ı içeride, Dirk'i dışarıda durduracak oyuncu göremedim. Ben bakarken Gooden orada mıydı emin değilim, kendisini seçemedim. Kidd bu kadronun şu haline hücumda güzel ayar verir, her adamını ayrı hoş tutar fakat bu arada Parker'ı tutamaz. Mavs ilk beşi Spurs'ünkini döver, yedekleri kıyaslayamıyorum çünkü Mavs kadrosunda bu insanlardan bulunmuyor. Spurs'de Howard gibi bir hücumcu yok ama onun gibileri yavaşlatacak savunmacı var. Santonio'nun koç is kurter velâkin dallavericks sahada tilkier oyunculara sahip. İki takım da benzer iyi bir havayla playoff’a giriyor. Spurs Mavs'e göre daha moruk tamam da, nefes yeterse son maç sahalarında. Sezon içinde yenişemediler hatırlıyorum. Yine yenişemezler. Karşıtların birliği. Yedinciyi bekliyorum bu seriden (diğer itişmeli kakışmalı yenişememeli seri adayım Celtics-Bulls)

Kemal Budak: Herkesin aklına otomatikman 4. ve 5. sıra takımlarının maçlarının çekişmeli olacağı ve olması gerektiği gelir bu soruda doğal olarak. Gerçekten de Doğu'da Hawks – Heat serisinin en çekişmeli ve bir o kadar da zevkli bir seri olacağını düşünüyorum. Batı'da ise Lakers - Jazz serisi hariç hepsi potansiyel olarak yedinci maça kadar uzayabilir. Öte yandan aklını başına almış bir Jazz takımının da derin kadrosu sayesinde Lakers'ı son maça kadar sıkıştırma ihtimali az da olsa mevcut.

Can Birand: Lakers, Cavaliers ve Orlando takımlarının oynadıkları seriler hariç geriye kalan 5 seri de çekişmeli geçmeye aday bence. Özellikle Batı konferansının çok çekişmeli serilere sahne olacağını düşünüyorum. Ancak tüm seriler içinde tek bir seçim yapmam gerekirse Portland - Houston serisini ayrı bir yere koyarım. Houston Portland'a ters gelen bir takım ancak Houston'ı da bitiricilik yönünden biraz zayıf görüyorum. Portland da hücumda büyük oranda Roy'un eline bakan bir takım. Houston'ın dış savunmacıları Roy'u yavaşlatabilirse Blazers sıkıntı yaşar. Benim tahminim bu serinin 7 maça gideceği yönünde. Herşeye rağmen son maçı Rose Garden'da oynamanın avantajıyla Portland seriyi galip bitiren taraf olur zira Portland'ın hem dengeli bir kadrosu var hem de playoff’larda ağırlaşan tempo işlerine gelecektir.

2- Sürpriz yapmasını beklediğiniz takım ya da takımlar hangileri?

Sedat Koç: Sürpriz derken? Bana göre sürpriz, Cleveland – Lakers finalinin gerçekleşmeme ihtimalidir. Onun dışında kim konferans finali oynar, kim Uefa’ya gider bilemiyorum Altan.

Ediz Ay: Hemen akla Spurs ve Celtics'deki önemli oyuncuların eksikliği geliyor, Mavericks ve Bulls takımları öne çıkarıyor. Celtics'in şampiyon ünvanını korumak istese de, uzun zamandır Garnett'ten yoksun oynuyor olması en azından ilk turda sahaya olumsuz olarak yansımaz. Aynı sözleri Spurs için söylemek zor, çünkü karşılarındaki rakip Mavs. Bu sezon oldukça iyi giderken sona doğru sendelemeye başladılar. Tecrübenin bu yaşlanmış kadroyu ne kadar taşıyabileceğini göreceğiz.

Özgün Özdede: Bir numara Hornets olmakla birlikte, Mavs de sürpriz yapabilir.

Batuğ Evcimen: Bulls diyeceğim de, artık bu öyle şişman bir sürpriz olmaz. Zaten KG oynayacak olsa Bulls'un sürpriz yapabileceğini düşünmezdim. Karışık oldu biraz galiba... Sürpriz karışık bir durum zaten. Aynı zamanda çapraşık. Uzatayım mı biraz daha? Kompleks birşey sürpriz. Komple x bir durum, tamamen bilinmeyen yani ('tamamen'i hangi anlamıyla sevdiyseniz öyle olsun, hediyem olsun). Bu zırvalık ışığında peki Hornets meselâ Nuggets'ı yense sürpriz olur mu? Kimine olabilir, bana olmaz. Açıklayayım: yenebilirler mi? Düşünüyorum şu an. Tamam düşündüm biraz, cevap veriyorum: Evet, kazanabilirler. E o zaman nasıl sürpriz olsun be ya, niye olsun? Peki Pistons turu geçer mi? Bence nah geçer. Geçerse sürpriz olur mu? Sürprizin şamanı olur hem de. Öngörüyor muyuz herhangi birimiz? ... ... bakıyorum tıs çıkmıyor kimseden. Ya Philly? Kazansalar sürpriz olur mu? Kimine olur, kimine olmaz. Alın size orta şekerli bir sürpriz daha, Bulls sürpriziyle Hornets sürprizinin arasında bir yerlerde bu da. Siz bırakın onu da, ilk turda Knicks maç alsa ne biçim olur esas, sürpriz kavramı yarılır ve ikiye ayrılır. İçinden ışıltılı parıltılı kaplan postlu yüzgeçli kuşkafalı yılanlar saçılır, bu esnada my funny valentine çalar. İşte ben buna sürpriz derim.

Kemal Budak: Batı'da playoff yapan herhangi bir takım Lakers'a Konferans finalinde rakip olsa "Sürpriz oldu," demeyiz. Dolayısıyla hiçbir takım sürpriz olmaz benim için. Doğu'da ise abartılı bir dengesizlik mevcut bazı takımlara arasında; ama son Garnett sakatlığından sonra Bulls’un bile Celtics'e karşı sulandığından emin olabilirsiniz. Atlanta-Miami galibi de Cavs'ı zorlasa bile geçemeyecektir tahminimce.

Can Birand: Batı'daki eşleşmeler bu sene sürprizlere daha açık görünüyor. Lakers'ın Batı finalindeki rakibi kim olur sorusunu cevaplamak hiç de kolay değil. Vasat dahi diyemeyeceğimiz bench’lerine rağmen, sağlıklı bir Chandler'la New Orleans Hornets'ı Batı finalinde görebiliriz diye tahmin ediyorum.

3- Saha avantajı şampiyonluk için ne kadar önemli?

Sedat Koç: Hiçbir önemi yok saha avantajının, olay burada ( kalbimi yumrukluyorum, siz göremiyorsunuz) ve burada (şimdi de işaret parmağımla kafama vuruyorum)…

Beyler şaka mı yapıyorsunuz, iki takımın bu kadar öne çıktığı bir play-off’ta saha avantajı o kadar önemli ki, bu iki takım da yıldızlarını dinlendirmekten ziyade sezonu normal tempoda kapadılar. Üstelik final serisinde saha avantajına sahip olmayan takımın, 2-3-2 sistemi sayesinde, evinde 3 maç üst üste kazanması gerek ki, bu bana göre çok büyük konsantrasyon gerektiren ve rakibe maç seçerek buradan maç çalabilme avantajını tanıyan bir kural.

Yine bu iki takımın bu sezonki toplam iç saha derecesinin 75-7 olduğunu söylemiş miydim?

Ediz Ay: Bunun için batıdaki takımlara bakmak yeterli. İlk sıradaki Lakers'ı saymazsak geri kalan takımların galibiyet oranları birbirlerine o kadar yakın ki, herkes eşleşmeler için sadece ev sahibi avantajından dolayı favori belirleyebiliyor. Saha avantajının el değişmesini sağlayın, favoriler de yer değiştirecektir. Geçen seneki Celtics de en iyi örnek bu duruma.

Özgün Özdede: Bu olay artık matematiksel olarak da ispatlanmış bir olay, ev sahibi avantajı mac kazanma olasılığını arttırıyor. Hoş durum böyle olunca tabii ki çok önemli saha avantajı, keza her maç şampiyonluk yolunda bir engel ve engeli ne kadar kolay aşabiliyorsan o kadar avantajlısın.

Kemal Budak: Galiba hiç bu seneki kadar bariz bir şekilde önemi olmamıştı. Yoksa Cavs Doğu birinciliğini garantilediği halde Lebron'u son maç haricinde her maçta oynatsındı ki? Playoff zamanı ayrı bir motivasyonla oynayan Cavs'in en çok güvendiği şey "kendi çöplüklerinde ötme avantajı" olacak. Ama yine de onları orada yenecek bir takım varsa, o da bu işi bu sene bir kez başarabilmiş Lakers olacaktır. Ama Cavs'ın 4-3'lük bir sonuçla bitireceği bir final serisi, insanlara saha avantajını ele geçirmenin önemini hatırlatması bakımından kayda değer bir hadise olarak gözükecektir. Tıpkı 98 Doğu Finali'nde Chicago'nun Indiana'yı 4-3'le geçerken bu avantajı sonuna kadar kullanması gibi.

Batuğ Evcimen: Finalde saha avantajı yedinci maça kadar dezavantaj kılığında dolaşır, dolaşırken de bu kılığını giydiği varlık sebebine karşıt işlevi bir güzel üstlenir (birliğin karşıtları). Uyarlayayım: diyelim ki ilk iki maçtan birini Lakers aldı. Sonra LA'e dönecek ve orada üç maç yapacaklar. Ve birileri bu durumu saha avantajı diye tanımlıyor. Saçma değil mi? deyin ki Lakers Batı'ya 1-1 döndü ve Staples'da tak tak tak bitirdi işi. E nerede Lebron'un saha avantajı? Yandı bitti kül oldu. İşte böyle bir durumda bu kadarcık önemli saha avantajı, varlığı yokluğu belli değil, ajan olmuş! Ha iş yedinciye kaldı... O zaman ne kadar önemli? Çok. Bence? Kalmaz.

Can Birand: Özellikle takımların güçlerinin birbirine çok yakın olduğu eşleşmelerde saha avantajı belirleyici faktör olabiliyor. Özellikle yedinci maça kalan serilerde deplasmanda galibiyet çıkarabilmek oldukça zor. Bir diğer istatistiksel gerçek de serinin ilk maçını kazanan takımların genelde gülen taraf olmaları... Dolayısıyla son maç kadar ilk maçı içerde oynamak da büyük avantaj.

4- Kevin Garnett'in playoff'u kapatması, Celtics’in kaç adım geri atmasına neden olur?

Sedat Koç: Öncelikle Garnett’in sezonu kapattığına, play-off listesi dışında bırakıldığını görmeden inanmam. Neden bu kadar geç açıklandığını da bilmiyorum, belki Pierce’ı final serisinin ilk maçında 3 dakika içinde tekerlekli sandalyeden kaldırıp, kanguruya dönüştüren Boston doktorları bu sefer çuvalladılar, belki de Pierce’ın o 3 dakikada konuştuğunu idda ettiği meleklerin, Garnett’e de görünmesini beklediler.

Şaka bir yana, Celtics, elindeki kadro ve kontratlarla şampiyonluktan başka hedefi olmaması gereken bir takım. Çünkü, rezalet bir sezondan (Gomes veya Al Jeff, hangisi hatırlamıyorum, Celtics’in Durant veya Oden için yattığını bile ima etmişti) sonra, kısa vadede tek bir amaç için toplanmıştı bu takım ve çoğu toplama takımın aksine hedefe de ulaşılmıştı. Garnett’siz Boston’un, bırakın şampiyonluğu veya finali, Cleveland’ın karşısına çıkıp çıkamama ihtimali bile ortalarda. Adım hesabını bu yüzden size bırakıyorum.

Ediz Ay: Açık ve net şampiyonluk şanslarının kaldığını düşünmüyorum.

Özgün Özdede: İkinci turda, Orlando karşısında, sezona veda edecek kadar.

Batuğ Evcimen: O haber Boston'u yerine çaktı. Bu yer de geçen senekinden bolca adım geride. Hesap ortada. Ainge ile Rivers da o hesabı iyi yapamadılar.

Kemal Budak: Tamamen sezonu kapatmış bir Garnett'tan söz ediliyorsa, Celtics "şampiyonluk" kelimesini telaffuz etmemeli. Hatta Doğu Finali'ni bile görmeden elenmeleri bile gayet mümkün. Tabi ki burada Magic'te Lewis ve Hidayet'in sağlık durumları da mühim. Hatta ve hatta yukarıda da ifade ettiğimiz üzere, Bulls’un da tıpkı geçen sene Hawks'ın yaptığı gibi Celtics'e ciddi bir korku salması ciddi bir ihtimal. Cavs'ın şu aşamada sağlıklı bir Magic yerine Garnett'sız bir Celtics'i tercih edeceğinden eminim.

Can Birand: Danny Ainge'i hastanelere düşürecek kadar... (Kendisine geçmiş olsun diyelim bu vesileyle.) Şaka bir yana, Boston'un Garnett haberiyle çok büyük bir darbe aldığı aşikar. Geçen sene Atlanta serisinin bir benzeri bu sene Chicago serisinde yaşanabilir; seri altıncı yedinci maçlara uzarsa hiç şaşırmam. Hepimizin bildiği gibi playoff’lar yıldızların ve/veya süper yıldızların doğduğu bir arenadır. Bütün gözler Chicago'nun süper çaylağı Derrick Rose'da olacak ve Rose da kendini göstermek için elinden geleni fazlasıyla yapmaya çalışacaktır. Şayet Bulls tempoyu yüksek tutabilirse çekişmeli bir seri izleyebiliriz. Neticede tecrübesi ve sertliğiyle Boston'un Garnett'siz de olsa Chicago'yu geçeceğini düşünüyorum. Şunu da unutmamak lazım, bu takım son iki sezonda Garnett'siz de iyi takımları yenebildiğini gösterdi. Dahası Rondo, Perkins, Davis, Powe gibi oyuncular geçen seneye göre ilerleme kaydettiler. Ama daha ileri gidebilirler mi bu konuda bir tahmin yapmak çok zor ama ben çekişmeli geçen bir serinin ardından (Hidayet ve Lewis'in sağlam olacağını varsayarak) Orlando'ya eleneceklerini düşünüyorum.

5- Andrew Bynum'un erken dönmesi, olumlu ya da olumsuz, Lakers’ta neleri değiştirir?

Sedat Koç: Çok da erken dönmedi aslında, ilk açıklamalarda normal sezonun sonuna, en kötü ihtimalle ilk tura kadar yetişeceği söylenmişti. Geçen senenin aksine tutturdular bu sefer.

E tabi ki, elde hali hazırda yetenekli bir 7 footer’ın olmasının herhangi bir (-) yönü olmaz, ki Bynum’un takıma verdikleri zaten Lakers’ın da ihtiyaç duyduğu şeyler. Blok tehdidi ve içeride sertlik gibi. Utah’a karşı çok ihtiyaç duyulmayabilir belki ama mesela Portland gibi ligin en iyi ribaundçu takımlarından birine karşı oldukça kullanışlı olabilir.

Ediz Ay: Bynum'suz bir Lakers zaten elini kolunu sallaya sallaya NBA finallerine gelecekti. Bynum'un etkisi asıl orada lazım Lakers'a. Erken dönmüş olması sisteme daha çabuk adapte olması demek. Finale giden yolu ısınarak geçecektir ve finalde gereken desteği verecektir; ama şampiyonluğu getirir mi bilemem.

Özgün Özdede: Bana göre özellikle Lakers Utah'ı geçerse bir sürpriz yasamadan ikinci turdaki olası rakiplerine bakıldığında Bynum'un önemi artıyor. Blazers Rockets eşleşmesinden Yao ya da Oden/Przybilla gibi kalıplı ve etkili uzunlar gelecek, ikinci turda Bynum’un önemi net anlaşılacaktır.

Batuğ Evcimen: Ligin en güçlü pota altı. Ve playoffların.

Kemal Budak: Bynum playoff'ların zorlu temposuna ne kadar hazır olduğunu şahsen bilmiyorum. Değilse bile varlığı dahi olumlu yönde etkileyecektir; çünkü sezonun son birkaç maçında arz-ı endam eylemişti. Bynum, Lakers için tam bir x-factor konumunda şu an. Her şeyiyle hazır bir Bynum, Lakers'ın şampiyonluk ümitlerini takviye ederken, temastan kaçınan çekingen bir Bynum, Lakers'ın zayıf karnı olur. Bakacağız...

Can Birand: Bynum'ın dönmesi özellikle final serisi için hiç şüphesiz çok önemli bir gelişme. Playoff’larda iki gün üst üste maç oynanmaması bir avantaj gibi gözükse de, iki günde bir fiziksel rekabetin üst düzeyde olduğu yıpratıcı maçlar oynayacak. Bu durum sakatlığını nasıl etkiler onu hep birlikte göreceğiz. İlk izlenimler Lakers adına olumlu. Bynum bu sene playoff’larda önemli roller üstlenecek gibi görünüyor. Ancak Bynum sağlıklı olsa bile ben Cavaliers'ı saha avantajını da göz önüne alarak burun farkıyla da olsa önde görüyorum.