riko-
nun-
yeri.
riko67@lycos.com
6 Ekim 2008,
Pazartesi
 

25 temmuz '06, cihangir

güle
-----

sevgili reha’ya (mağden).

hüzün, dinmiş bir coşkudur.
andre gide



işte geldik, gidiyoruz harbiden. daha 40’ımızı görmeden ne ölümler gördük, ne dostlar yitirdik. eksiliyoruz işte bizler de. birer birer.

iyi insan, kötü insan ayırt etmiyor ölüm. ama, hep erken hep erken. erkenden gidiyoruz. doymadan, doyamadan. yitip yitip yitiyoruz. bizler gidiyoruz arkadaşlar, bizler yitiyoruz.

gidenlerin yüreklerde ve sohbetlerde boşalan yerlerini, kalan sağlar bizimdir avuntusu doldurmuyor; yitirmenin acısına, avuntu sözü hiç yakışmıyor.

çünkü, giden dostun ardından dökülen birkaç damla gözyaşı değil, bu acı.

bu acıda, hüzün var, derin. çok derin. kırgınlık kadar derin. ve isyan var bu acıda, yitirmenin isyanı değil.

bu isyan, yitirdiklerinizin isyanı. geleceğinizin ve maalesef ki, ortak(!) geleceğimizin isyanı.

ortak riyakarlıklarımızla, birer birer söndürdüğümüz yıldızlar, ortak(!) gökyüzümüzü karartıyor maalesef. bu ortaklığa isyanımız, bu riyakar ortaklığa!

yüreklerimizde.

işte bu yüreklerimizde, gökyüzümüzü karartmanızın artık dilegelen isyanı, bu isyanın öfkesi var! bu öfke ki, bu cümlelerin sonuna ünlemeler ekletir, yazının ağırbaşlılığına hiç yakıştıramadığımız!!!

öfkemiz de, sakindir oysa.

bu öfke ki, dost acısından.

bilmezsiniz, bilemezsiniz, yıldız değil, rüzgar olmayı seçmişizdir bizler, hep hür kalabilmek için.

geliyorum diyene gelme, gidiyorum diyene gitme diyemez dünyasının insanlarıyız, çünkü.

yüreklerimizdeki derin isyanı bastırmaktansa, çeker gideriz. güle güle.