riko-
nun-
yeri.
riko67@lycos.com
6 Mayıs 2009,
Çarşamba
 

05 mayıs ’09, cihangir

tekrar
-----

içimdeki his yanıltmamış, kafayı boşa yormamış.

toplam, 5-10 dakika da olsa evle kahve arasındaki mesafe, kafama takılmıştı yolda.

kahveye girdiğimde, ert gülmekle, gülümsemek arasındaki o garip hale kafadan bürününce, kuşku arttı, maaşallah.

onca yılın deneyimi arkasında; sormadan, sordu bu:

- hatırlamıyorsun, değil mi?

hatırlıyordum tabii ki, gayet iyi, halbuki. hikaye, özetle şöyleydi:

son birkaç yılı hariç onu aşkın yıl boyunca, istanbul'daki her daim, bazen günde birkaç kez gittiğim kahvede, sıradan bir gündü, o gün.

boş buldukça takılınılan o masada, o gece de, çıkmak üzereydi, aradan.

dert, hasret neydi, belli değildi. hala da, değil.

kalkış, eyvallah, selam-sabah. toplamda, kıç kadar bir kahve, 20-30 kişi.

3 adım sonra, dur barın ortasında.

- ey ahali, dinleyin beni?..

kulaklarına güvenmeyenler, ikinci seslenişte ikna oldular. sustu, herkes:

- hepinizin, amına koyayım!

ert, tüm bunları sabırla dinledi; dinledikçe gülümsemesi arttı, müstehzi.

- eyvallah, dedi, buraya kadar böyle.

sonra, anlattı:

çıkmış arkadaş dışarı, saniyeler içinde geri, bara. sonra, rica etmiş yine, susturmuş herkesi bir kez daha. merakla dönmüş yine kafalar, bu ne arsızlıktır diye?

bu sormuş:

- tekrar etmeme, gerek var mı?

var mı?