1
111111
 

Sedat KOÇ
24 Kasım 2008, Pazartesi

 

 

 

11-1

“Bu Lakers kadrosundan iki ayrı takım çıkar. Biri gider İnönü’de Beşiktaş’ı yener, diğeri gider Kadıköy’de Fener’i yener.”

- Hıncal Uluç

 

Geçen haftaya kadarki rakamlara bakıldığında, Lakers bench’i lig genelinde en fazla sahada kalan 8. bench olarak, maç başına 36.4 sayı (ilk beşlerini henüz istikrara oturtamayan Minnesota, Washington, Chicago ve Utah’ın arkasında lig 5.’si), 17.9 ribaund (maç içinde uzunlarını gömlek değiştirir gibi değiştiren Thunder’ın arkasında lig 2.’si), 8 asist (lig 5.’si) ve 5.1 top çalma (lig lideri) üretiyor. Yine bench’in sahada bulunduğu anlarda rakibe göre yapılan sayı averajını gösteren +/- istatistiğinde ise +263’lük (lig lideri) korkunç bir rakam var. Bu rakam değil bench’lerin, 26 takımın ilk beşinin yaptığı averajdan dahi fazla.

 

Ear Jordan, Odom ve Orkun’la seviyeli bir beraberlik yaşaması muhtemel Ariza’nın önderliğindeki bu üretim, ilk beş oyuncularını da oldukça rahatlatmış durumda ki, blow-out’ların da yardımıyla ligin sahada en az kalan ilk beşlerinden birine sahip mor menekşeler. En büyük rakipleri Boston’da bu rakam maç başına 15 dakika daha fazla.

13-2

-Hello, umm, my name is Kevin. Umm.. And I have an anger management problem.

-Heeello Keeeeevin!

 

Garnett Calderon hadisesinden sonra, Bogut’la da bir sürtüşme yaşadı ve maç cezası aldı. Filmlerdeki gibi bir 12 adımlık anonymous toplantısında hayal ettim bir an için Garnett’i, sponsoru da olsa olsa Artest olurdu aslında.

 

Şaka bir yana, bu haftanın en göze batan ismi Big 3’den biri değil, Rajon Rondo’ydu. Devin Harris’ten sonra bir hoş geldin hediyesi de Rondo verdi Iverson’a haftaiçinde. Rehavet var mı yok mu, takımı takip eden bir Loran Vayloyan’ı olsaydı Boston’un daha net bilebilirdik ama şampiyonluk sonrası, geçen sezonki gibi blow-out serisi beklememek, rakipleri %39 şut yüzdesinde tutan bir takımdan çok şikayet etmemek gerek.

10-3

Mo & Delonte belki de şu an ligin en yüzdeli atan backcourt’u. Son 3 maçta 11/18 üçlük attı Mo, Boobie’nin berbat şut yüzdesini Detroit maçı dışında pek hissetmediler bu sayede. Bir de Wally’nin kontratıyla, Ohio çocuğu Redd’i veya ortam çocuğu Carter’ı aldıklarını düşünün.

 

Şampiyonluğun, Boston & Lakers dışında en büyük favorisi Cavaliers ama basındaki satılmış kalemler belli ki LeBron’a ve camiaya rahat vermeyecek. Mike Hoca’nın durumu iyi analiz edip, geçen sene Bülent Hoca ve Sivasspor’un düştüğü hatalara düşmemesi lazım. LeBron’a dünya üzerinde ilk postayı koyan korkusuz kalem Murat Can Kiremitçi’ye de selamlar.

 

Günün yemeği: Sütlüce’de uykuluk

9-5

Bu sezonun popüler bahisi; olası Yao & T-Mac sakatlığında kaç tane “Houston, we have a problem” manşeti atılır?

 

Kafadaki 3’lünün altındaki gruptan ayrılabilen yok henüz ama Houston yine de hesaba katılmalı. Lakers maçından beri bir gelişim var, Adelman ve takım Yao’yu mümkün olduğunca fazla kullanmaya bu sene daha da kararlı olduklarını söylüyorlar ama son 3 seneden daha az şut kullanıyor Yao. Artest’in, T-Mac ve Yao’dan fazla top kullanması hoşuma gitmiyor tabi.  

9-4

Geçen seneden değişen ne?

 

Deplasmanda, kendi evinden daha iyi galibiyet yüzdesine sahip tek takımıydılar. Bu sezona da benzer başladılar. Çok iyi paslaşan bir takım değillerdi belki ama bu sene ligin en az asist yapan takımı durumundalar. En büyük sorunları ise bana göre geçen seneki üç sayı ritmini hala yakalayamamış olmaları.  Felaket bir bench’e sahipler bu arada, öyle ki ilk beş oyuncuları sahada en fazla kalan takım onlar ve dolayısıyla da bench’leri de ligin açık ara en az üretken bench’i.

 

Bu arada Pietrus, nokta transfer gibi duruyor şu ana kadar. Faul problemine girmediği bütün maçlarda oyunun her iki yönüne de iyi katkı yapıyor ki Orlando beşinin en zayıf halkası için önemli bir upgrade bu.

 

Haftanın yıldızı: Son 3 maçta Cemil, 21.7 sayı (%55 FG), 6.7 asist.

9-5

Billups’ın gelmesiyle toparlandılar evet, ama playoff tırmalamaktan ötesine gitmeleri yine zor. Madem biten bir devasa kontratı, Billups’ınkiyle değiştireceksin, neden Camby’i yolluyorsun? Playoff’ta Gasol’e, Bynum’a, Shaq’a, Amare’ye karşı bench’inde sambacı Cheik’e ve kuş adam Andersen’e mi güveniyorsun?

 

Geçen sene bir playoff maçının devre arasında NFL draft’ını takip edebilen bir takım yaratmıştı George Karl, bu seneyse Dahntay Jones’u ilk beşe koyup savunma disiplininden bahsediyor. Neyse, son 10 maçın 8’ini kazandılar. Ne demiş şair, sing when you are winning..

 

Günün videosu: http://www.youtube.com/watch?v=-lttgZwiinQ
 

9-5

En önemli 3 hücumcuları henüz beraber oynayamadılar ve toplam kaçırdıkları maç sayısı 19. Price’la falan oynasalar da, grupta liderler ve Portland – Cleveland’la beraber içerde namağlup 3 takımdan biriler. Kirilenko en fazla para kazanan yılın 6. adamı olabilir. Hala De Boer’li Galatasaray’ınkinden bozma bebek mavisi formayı kullanıyorlar. Ve Roger Mason’dan 29 sayı yiyebiliyorlar.

9-5

En iyi bildikleri işten vazgeçip, Shaq basketboluna geçiş yaptılar. Pekala. Ama bu değişim ve yavaşlayan tempo, ligin en çok şut kullanıp, en çok basket yapan takımlarından birini, ligin en az şut kullanıp en fazla top kaybeden takımlarından birine çevirdi. Yine de şu an %50’yle (lig lideri) şut atıyorlar ama zamanla bu yüzdenin düşme ihtimali varoldukça, Porter’ın Nash’e daha fazla kulak vermesi lazım.

 

34 yaşındaki bir adam yeterince koşmuyoruz diyorsa, bir sıkıntı var demektir.

7-5

Posey hamlesi çok şık olmuştu ama beklenildiği gibi başlayamadılar. 100+ attıkları bütün maçları kazandılar ama Scott’ın çözmesi gereken başlıca üç sorun gözüküyor şu an,

 

-         Mike James’i defterden sildi, Devin Brown takımın yedek oyun kurucusu. Paul’e Caner tipi bir back up şart.

 

-      Chandler ve West’in ribaund almayı hatırlamaları lazım. Ligin en kötü ribaund alan takımı Hornets.

 

-         Arda Arşık henüz Hornets yazısı yazmadı, ama boş da durmuyor. Takımın ribaund problemi için transfer çalışmalarına başladı. http://img141.imageshack.us/img141/6469/ardarashock7.jpg
 

6-7

Takım Carlisle’a alışmaya başladı gibi. Son 3 maçı (ikisi Josh Howard’sız, ikisi b2b deplasman) ortalama sadece 81.6 sayı yiyerek kazandılar. Dallas için tren kaçıyor klişesine girmek istemiyorum ama kenarda Avery yerine Carlisle’ı görmek bana daha şık geliyor ve bu çok önceden yapılması gereken bir hamleydi. Sezon sonuna kadar Carlisle’ın etkisi daha da fazla görülecek, ona eminim. Olmazsa rebuilding kaçınılmaz.

8-5

Iverson: Like I was telling Joe earlier today, I’m willing to sacrifice whatever I have to sacrifice to get it done. I’ve tried it my way plenty of times. I’ve tried it different ways and it hasn’t been done. So, once again, that’s something I have to look at myself in the mirror and think of things I can do to help us win a championship. Maybe there’s some things I’ll have to change. But one thing’s for sure, I’m going to do whatever the coach wants me to do out there on the basketball court. If he gives me an assignment, I’ll just try to carry it out..

Dumars: (interrupting) Even practice?

Iverson: (mockingly) Practice?! We talkin’ about practice?

Nash, Paul, Deron, Parker veya Baron’un olmadığı Doğu’da, Billups – Iverson değişiminin vereceği defansif diferans aslında çok da önemli değil diye düşünüyordum ama takastan sonraki 9 maçta rakip point guard’lardan Fisher’ı saymazsak, (Foye, Rondo (2), Mo, Nash, CJ Watson, Udrih, Harris) %60.2 gibi bir yüzdeyle 21.1 sayı yediler.

 

McDyess’ın geri döneceği duyuruldu, dönmeseydi pota altı Amir, Maxiell, Kwame “Coffee with No Cream” Brown’la krize girerken muhtemel bir rakipleri de güçlenecekti. 6 puanlık maç oldu. Son olarak Minnesota’dan içerde 26 sayı fark yediler ki, skorun vahamiyeti için Minnesota’nın deplasmanda kazandığı ilk maç olduğunu söylemek yeterli.

8-6

Gençlerbirliği Portlandspor’da Oden, ilkleri yaşamaya ve yaşatmaya devam ediyor. Önce ilk basketini attı, sonra ilk double double’ını yaptı ve Phoenix maçında da ilk duvarına tosladı. O duvarın adı da Shaq’tı.

 

Outlaw, Rudy, Batum ve Roy %40 ve üzeri yüzdeyle üç sayı atıyorlar ve daha bu takıma Webster gelecek. İç sahadaki performanslarının iyi olması önemli çünkü playoff yarışında sezon ilerledikçe özellikle deplasmanlarda üzerlerinde baskı artabilir.

8-5

Mike Hoca’ya geçen sene çok takıldık fırıncı diye, (fırıncıları tenzih ediyorum) ama gönlünü de alırız icabında. Atlanta hızını kaybetti, özellikle Josh’un sakatlanmasıyla ama ben onları Mike Hoca’nın da gönlünü almak için kafamdaki sıradan biraz daha yukarıya koydum.

 

Joe Johnson bu sene sakatlıklar yüzünden değil, kafadan All Star olur. Mike Hoca’m, iyi miyiz?

6-7

Ligin Kanada temsilcisi Toronto takımında, taraftarların teknik direktör Sam Mitchell’a tepkisi sürüyor. Jermaine’in hafif sakatlığı ve Carter’ın potalarına soktukları kolla sarsılan mor-beyazlılarda oyuncular ve teknik ekibin yöneticilerle toplantı yaptığı, toplantıda kaptan Bosh’un Colangelo’ya “Başkanım, herkesin bizden büyük beklentiler içinde olduğunun farkındayız. Bu duruma biz düştük, biz çıkacağız.” Diyerek galibiyet sözü verdiği öğrenildi.

7-8

Scott Skiles oyunculuğunda (ben sonuna yetiştim) Ridnour’u andırırdı biraz, sabrını buna bağlıyorum. Ya da Redd’in sakatlığına. Charlie Bell iki numarada, Barış Güney performansı sergileyince Sessions’a Redd’in dakikalarını da vermeye başladı. Er ya da geç, Sessions bu takımın oyun kurucusu olacak, sabretsin biraz. Redd dönünce daha da iyi olacaklar, benchleri de hiç kötü değil. Asıl önemli eksikleri ise, camianın ruhu, henüz takımını değerlendirmeyen sempatik yazar Alim Karasu.

6-6

Brook Lopez ve Jianlian eldeki en iyi pota altı tandemi, o yüzden Boone ve Shannon’dan birinin takası ihtimal dışı değil. Bu arada Bobby Simmons istikrarlı olarak ilk beş çıkmasına rağmen resmen yatıyor, düzelmezse Stern’e dilekçeyi yazıyorum, alsınlar bu herifin MIP ödülünü geri.

 

Ligin en çok faul çizgisine giden oyuncusu LeBron değil, Wade de değil, Howard hiç değil. Devin Harris. All Star olması kesin gibi. Marc Cuban’a bir şarkıyla veda edelim,

 

aceleci adımlar

ve mutsuz tavırlar

ne bu halin canım

seni bir üzen mi var

ağlıyor musun

kendin ettin kendin buldun

bilmiyor musun

ağlıyor musun

5-8

Harrington – Crawford takası güzel. Jamal, Monta’nın yokluğunda Golden State’in tam da aradığı adam. Nelson’ın tahmin edilemez rotasyonunda belki kafaları karışıyor ama gençlerin hepsi pırıl pırıl çocuklar. S-Jax’i 4 oynatmasa aslında, Wright & Randolph iş yapacak gibi duruyor. İki undrafted çaylağı da (CJ Watson & Morrow) ilk beş oynatacak taşşak da sadece Don Nelson’da var, hakkını vermek gerekir.

 

Bugünlerde sokakta kimle karşılaşsam, “Ağabey, Marcus Williams neden oynamıyor?” diye soruyor. Sevgili okurlar, bundan tam bir ay önce Warriors yönetimi Belinelli ve Wright’ın opsiyonlarını kullanacaklarını ama Marcus’unkini kullanmayacaklarını açıkladılar. Bunun ne anlama geldiğini de söylemeyeyim, anlamış olmanız lazım.

7-6

Wade son iki maçta 39 sayı, 9.5 asist ve 3.5 blok yaptı. Yazarken yoruluyor insan hakkaten. Beasley’nin ise savunmada koridor olduğunu ve şu an için Rose ve Mayo kadar hazır olmadığını gördük lige. Zamanla alışacağını düşünürsek, Marion’ın da formunu bulması ve hatta olası bir Marbury eklemesiyle bir daha düşünmek lazım Miami’yi.

7-6

“Send him to the All-Star game hitting those threes.” Head coach Maurice Cheeks to Miller who made 3-of-5 from beyond the arc after shooting 3-for-34 (.088) in 2007-08.

 

Geçen seneki Detroit serisinde Philadelphia’yı desteklemeyenler sanırım sadece Detroit taraftarlarıydı. Atletik oyunculara dayanan, ters bir basketbol oynuyorlardı ve Brand’i getirdiklerinde takımdan çıkan cuk sesi California’dan bile duyulmuştu. Ama şu ana kadar beni şaşırttılar, daha iyi girmelerini bekliyordum sezona. Yine de Cheeks’in takımı toparlayacağına inanıyorum. 

6-8

Del Negro’yu henüz çözemedim, Denver maçında ilk çeyrekte 10 oyuncu oynattı, rakım yüksek diyip. O yüzden sadece Rose’un keyfine varmaya çalışıyorum. İzlediğim her maçında harika oynadı, bu kadar hızlı girmesini beklemiyordum sezona ama Jordan’dan beri, Chicago forması giymiş en iyi oyuncu diyebiliriz.

5-7

Mike Dunleavy’nin sakatlığı kısıtlı kadroda eksik gibi gözüküyordu ama Marquis Daniels son iki maçta 50 sayı attı, kariyer senesini geçiriyor. Nesterovic’in son iki maçta 13 asist yapması mesela, Indiana maçlarını izlemek için başlı başına bir sebep. Granger da All Star’ı zorlayacak gibi, playoff potasına girmemeleri için hiçbir sebep yok.

6-6

Parker, Ginobili dönünce Amerikan spor organizasyonları tarihinin en fantastik, en süpersonik ve en başarılı organizasyonu yükselecek, o Allah’ın emri de, Matt Bonner, Anthony Tolliver, Jacques Vaughn, Fabricio Oberto dörtlüsünden okey masası bile çıkmaz. Bilmiyorum bana katılacak mısın Kaan?

 

Her sene contender, her sene contender olunmaz, biraz da San Antonio nehri kenarında cızbız..

7-6

Knicks şu an Doğu’da playoff sıralamasında ama haftaiçindeki LeBron hamleleriyle bana göre zayıfladılar. Crawford ve Zach, takımın en skorer iki oyuncusuydu. Şimdi ikisi de yok. Gelen oyuncular da D’Antoni’nin seveceği adamlar aslında ama kalite farkı da yok değil. Düşüş başlayack gibi. 

 

Bu arada Walsh bir kez daha Harrington’a kavuşmuş oldu. Indiana’ya draft etmişti, sonra takasla geri aldı Atlanta’dan. Şimdi de New York’a getirdi. Genç çifte mutluluklar diliyorum.

2-11

Clippers’ın en fazla playoff kovalayacağını, rebuilding’e falan gitmeyeceğini biliyoruz. 2010 için de diş bileyen takımlardan biri değiller. Bu durumda Zach hamlesi, salonunuzda yamuk duran çerçeveyi düzeltmek gibi oldu. Kaman & Camby yanyana oynar mı muhabbeti, zaten biraz da Sergen & Tümer’e dönmüştü. Zach 4 numarada daha iyi bir tamamlayıcı olacak. Mobley’in yokluğunu Ricky Davis ve Eric Gordon’la kapatırlar, Tim Thomas akıllarına gelmez.

4-9

Chris Wallace yarım sezon önce küfür yiyen bir adamken bana göre güzel bir rebuilding geçişi yaptı. Minnesota’yla benzetirsek iki takımın rebuilding’ini (takas isteyen yıldız uzun), Wallace’ın McHale’e oranla daha şık bir çekirdek kurduğunu düşünüyorum. OJ Mayo, cemaat lideri imajıyla, iyi bir ikili oldu Gay’le. İkisi de bire birde kreatif oyuncular, bu yüzden topa biraz fazla hükmediyorlar. Zaten asist sayıları da ligin en kötüsü. Eldeki genç guard’lardan birini pazarlayıp, işlerine yarayacak bir parça bulmayı deneyebilirler.

5-10

Jason Thompson favori çaylaklarımdan biri ama kısa forveti kotarması kolay değil. Geçici bir durum tabi, Martin dönünce Salmons da oraya kayacak. Thompson’ın ve Hawes’un alabildikleri kadar dakika almaları taraftarıyım pota altında. Bu noktada Brad Miller ve Mikki Moore engeli çıkıyor bu çocukların önlerine. Bilmiyorum anlatabildim mi?

3-9

One Pistons fan piped up disbelievingly “It’s Minnesota, for crying out loud,” near the end of a third…

 

Kuçular haftanın sürprizini yaptı, Randy Foye’un muhtemelen geldiğinden beri en iyi maçıydı ve Iverson’ı sahaya gömdü. Corey Brewer ve Kevin Love seneye bu takımın ilk beşine kafadan yazılması planlanan adamlar ama daha benim beklediğim katkıyı bile veremiyorlar.

3-9

Larry Brown, Raymond Felton’ın hayatını karartmaya bu hafta da devam etti. Ne alıp veremediği var bilmiyorum ama elinde gelişen ve bunun için sahada kalması gereken bir oyun kurucu varken bir başkasını draft etti. Felton kenarda Oktay Mahmudi görmüş Ender Arslan gibi oynuyor bu durumda normal olarak. Son marifeti de bu iki oyun kurucuyu birlikte oynatmak.

 

Bu güvensizlikle gelen hücum performansı korkunç. En son içerdeki Milwaukee maçında 74 sayı atabildiler. İlk beş çıkan Fransız Ajinca top elindeyken, bir pivottan ziyade ithal meşeden gömme dolaba benziyor.

1-10

Haftanın Arenas Haberleri:

 

Seçimden önce parama bakarım, vergi ödemem ağzı yapan Arenas bir anda fanatik Obama’cı oldu. Obama dövmesi ve malikanesinin duvarına Obama resmi boyatmasından sonra da “Sonunculuk o kadar kötü değil aslında” dedi Gilbert. Ha bu arada, Eddie Jordan kovuldu.

 

Akıl & fikir.

1-13

NBDL-vari ismi, berbat formaları ve başlı başına şık olmayan taşınma hikayesiyle bir NBA takımından ziyade prematüre bir çocuk konumunda Thunder. Hala kazanamıyorlar, yeni şehirlerinde yuhalandılar (ki şehrin ve takımın şu anki özel durumu nedeniyle, en kibar tabirle bu ayıptır) ve Carlesimo da kovuldu zaten. Turkcell Süper Lig’in asansör takımı hüviyetinden kurtulmaları da kolay durmuyor bu moralle. Seattle’ın laneti..

 

Arşiv
17/11/2008 - İsmail ŞENOL
03/11/2008 - Ümit Can İLHAN

29/10/2008 - Orkun ÇOLAKOĞLU