1
111111
 

Gökhan ÖZŞAHİN
23 Aralık 2008, Salı

 

 

 

26-2

Son 18 maçlarını kazandılar (geçen sezon da böyle bir 17-0'lık serileri vardı), bu bildiğiniz kısım. KG'nin düşük çenesi dışında bir sorunları gözükmüyor -ki bunun da ne kadar sorun olduğu tartışılır- Ay sonunda Batı turuna çıkıyorlar, ne kadar az hasarlı atlatırlarsa 70+ yapmaları o kadar ihtimal dahilinde olacak.

Sezona bu kadar hızlı başladıkları bir dönemde, Bulls maçında Usain Bolt'u tribünde gören bir avuç Bulls seyircisinin “Hızlı koşan atın boku seyrek düşer” yazılı bir pankart asmaya çalıştıkları gözlendi. Grubun elebaşısı olduğu iddia edilen Ç.E (21) “KG adam değil” dedi.

Araba kazası geçiren Glen “Big Baby” Davis'e de geçmiş olsun.

16-7

Deplasmanda Boston'a yenildikten sonra dört maç üst üste kazandılar, bu maçlardan birinde (@Grizzlies) CP3, Alvin Robertson'ın üst üste 105 maçta top çalma becerisi rekorunu egale etti. Kings'i içeride yendikleri maçta ise 34 sayı 9 asist 8 top çalma gibi saçma sapan istatistiklerle oynadı (buna güzel dilimizde kağıt doldurma deniyor). Bu ayın sonuna kadar sert takımlarla boğuşacaklar, CP3 kudurmuşken çıkışlarına devam ederlerse playoff zamanı kafaları ağrımaz.

Taraftarlar harika, oley oley diye bağırıyorlar...

22-6

Son dört maçlarını kazandılar ki bunların arasında formda sayılabilecek Utah ve formda Lakers da vardı. Üstelik bu maçların ilk ikisinde Dwight Howard hafif diz sakatlığı nedeniyle kenardaydı.

Howard'ın istatistiklerine bakarken gözlerim acıyor, adamımız Hido ise geçen sezona oranla daha sakin bir dönem geçiriyor, bu biraz da Hido'nun fazla sorumluluk almasına gerek kalmamasından da kaynaklanıyor.

23-4

%29'luk üç sayı ortalamasını göz ardı edersek, Dwight Howard ile birlikte Lebron
-yine- epik oynuyor. Detroit'in sıvamasından güzel istifade edip grupta liderliği neredeyse garantilediler.

Dört maçlık deplasman turunda sadece Hawks'a yenildiler. Bu hafta fikstürleri daha rahat. Coach Mike B ise büyük ihtimalle All Star'da Doğu'nun coach'u olacak. Coach Mike acaba All Star MVP çekişmesinde Lebron'u zaptedebilecek mi?

21-5

Boston gibi bir serileri yoktu ama galibiyet oranları neredeyse aynıydı. Geçmiş zaman ekli konuşuyorum çünkü Florida deplasmanından iki mağlubiyetle çıktılar. Formda Hornets'la karşılaşacaklar, güzel bir test olacak onlar için. P-Jax değil de örneğin Curry coach olsaydı, bu iki mağlubiyetin üstüne bir de Hornets'tan yenilecek tokat sonrası ortalık karışabilirdi. Hornets'a yenilseler dahî ufak birkaç darbe ile durum düzeltilebilir ama darbeler kanlı mı olur kansız mı, bunu kestiremiyorum.

18-9

NBA'in Trabzonspor'u... Her sezona büyük beklentilerle başlayıp sonunu getirememek acı veriyor olsa gerek. Şu an formda olup olmamaları, 10 maç üst üste kazanmaları vs. çok önemli değil, konferans liderliğine ulaşmadıkları sürece. Önemli olan; T-Mac'in, Yao'nun playoff'a sağlıklı ve formda girmeleri ve playoff'ta da saçmalamamaları.

Mesela bu hafta sırasıyla Nets, Cavs ve Hornets deplasmanlarına çıkacaklar, üçünü kazansalar dahi sonu konferansta ilk üçe yerleşmek olmadığı sürece playoff ilk turu şeklinde olacak.

17-10

Bu arkadaşları daha üstlere de yazabilirdim ancak son beş maçlarını da içeride oynadıklarını, kazandıkları Cavs maçı ve kaybettikleri Celtics maçı dışındaki rakiplerin pek de sert takımlar olmadıklarını eklemek lazım buraya neden kaydıklarını belirteceksek eğer. Örneğin Pistons maçında Mike Bibby'nin 6/6 üçlük attığını ve maçı 27 sayıyla bitirdiğini gören bir adam muazzam oynadığını düşünebilir ama Pistons savunmasının Bibby üçlük atarken “anaa topa bak lan” surat ifadesiyle oynadığını da bilmesi lazım.

Tamam Hawks deplasmanı zor da, Aralık ayında dışarıda yendikleri tek takım Miami Heat.

17-10

Utah'ın tökezlediği bir dönemde yakalayabilecekleri bir galibiyet serisi hiç fena olmaz, Brandon Roy da formunun tavanındayken. Grupta liderliği ele geçirip playoff'ta Spurs'e denk gelmek çok iştah açıcı bir menü gibi gözükmüyor olabilir ama playoff'a üçüncü sıradan girmenin yedinci sıradan girmekten daha mantıklı olduğuna eminim.

Yi Jianlian'dan sonra Oden'ın da yaşını küçülttüğüne dair bir haber bekliyorum. O surat 20 yaşında bir gencin suratı olamaz, olmamalı...

16-11

Kocaoğlan günündeyse can yakabiliyor ama gününde olduğu zamanlar eskisi kadar sık değil. Üstelik nedendir bilemiyorum, bu takımda bir gariplik var. Shaq'ı hesaba katmasanız dahi kağıt üzerinde çok şık duran kadro sahada yeşil başlı gövel ördek gibi salına salına oynayabiliyor.

Buraya dikkat; Aralık ayında deplasman galibiyetleri yok.

Buraya da dikkat; FM 2009'da gol atmak çok zor ama bunun aksini ispatlamak için bu yazıyı bitirmem lazım.

14-12

Geçen sezonki düşüşten sonra toparlanmış gibiler. Playoff potasındalar ve Wade sağlam kalırsa büyük ihtimalle playoff'a girecekler. Çaylaklar Beasley ve Chalmers'ın katkıları Wade'i rahatlatmış olsa da tamamen Wade'e bağımlılar.

Hahahah, ne diyorum lan ben? Wade'e bağımlı kalan takımım olsun 3000 YTL borcum olsun.

16-10

Alışık olduğumuz Spurs sezonun ilk yarısı vasatın üstünde oynar, All Star sonrası gaza basıp yerini garantilerdi. Bu sezon vasatın altında başladılar ve her ne kadar büyük bir fark açılmamışsa da Hornets, Rockets gibi üst sıralara aç takımlar canlarını sıkmaya devam ediyor. TD 32, Finley 35, Bruce Bowen 809 yaşında, Parker ve Manu sezon başında sakatlıklarla boğuştular ve o dönemde Spurs çok bocalamıştı. Playoff'a üst sıralardan girip giremeyeceklerini bilemem ama Parker ve Manu'nun olası sakatlıkları birinci sıradan girseler dahi sekizinci sıradakine elenmelerine yol açabilir.

Çok sorun olmaz tabii bu durum, ertesi sene draft'e yatarlar...

17-10

Billups geldi dertler bitti. Mi? Bitmedi. Eldeki uzunlar her an sakatlanabilir ya da arabalarında üç kilo otla yakalanabilirler. Bu yüzden Kleiza'yı takas etme durumları var. Kleiza'ya karşılık alacakları uzun ise takımın değişmez parçası olmaktan ziyade Kenyon'u dinlendirmeye yarayabilir. Kesenin ağzını biraz daha açmaları lazım (kesenin ağzını da neyle açacaklarsa artık). Arkadan Portland ve Utah geliyor ve son üç maçlarını kaybettiler. Üstelik; iki maç üst üste Portland ile oynayacaklar. Bu maçların ikisinde de Carmelo dirsek sakatlığı nedeniyle oynayamayacak.

Biz buna vize haftası diyoruz.

17-12

Sevgili Kirilenko, Best 6th Man olmak için biraz daha iyi oynamalısın. Corliss senden daha iyi bir oyuncu değildi ama senin şu anki halinden daha iyiydi.

Buradan Corliss Williamson'ı da sevgi, saygı ve rahmetle anıyoruz...

13-13

NBA'den bu kadar uzak kaldıktan sonra Nets'in kadrosuna bakınca kendimi çimdiklemek zorunda kaldım. “Beş dakika daha” diye diye üç yıl mı uyudum lan ben?

Bir galibiyet bir mağlubiyet şeklinde sessiz sedasız ilerlerken haftasonu Ji Yianlian'ın üç yaş büyük olduğu haberi düştü ajanslara. Yi bu haberi yalanladı vs. Bu adamın 21 yaşında olmasıyla 24 yaşında olmasının yaratacağı tek sıkıntı; 24'ünden sonra pek gelişemeyeceği gerçeği. Askere falan çağırmayacaklarsa başka sıkıntı yok.

Vay anasını! Keyon Dooling de buradaymış...

15-11

Ribaundlarda NBA'in en iyi iki takımı Mavs ama pota dışındalar ironik bir şekilde. Dirk-Kidd her zamanki gibi, üstelik Jason Terry muazzam oynarken, Howard'ın sakatlığında yerini devralan çaylak Barea da hiç sırıtmamışken playoff'tan uzak kalmak garip bir durum.

Jason Terry muazzam oynarken... Jason Terry... Üstelik kontrat senesi de değil... Rick?

13-14

Bulls hakkında pek bir fikrim yok. Çaylak Rose, ROY olmak istiyorsa bu takımın bir şekilde playoff'a girmesi lazım.

Gooden'ın sakalı da farkettikten sonra bu senenin hacı sakalı modasını biri bana açıklayabilirse sevinirim. Tyrus da nasıl bir darbe yediyse hala sarsıntıda, “allahım kör oldum” diyip maçları yarıda terkedecek haldeymiş.

Hakikaten bir bok bilmiyorum Bulls hakkında...

13-16

Redd'in olmadığı dönemde 14 maçta beş galibiyet aldılar, bu galibiyetleri de Bobcats, Knicks'e karşıydı. Redd döndükten sonra ise 12 maçta sekiz galibiyetleri var.

Gökhan Özşahin All-Time All Stars

Dikembe Mutombo Mpolondo Mukamba Jean Jacque Wamutombo
Luc Richard Mbah a Moute
Kelenna Azubuike
Hamed Haddadi
Royal Ivey (PG'da minimal tat)

12-15

(Vay be! Bi' yere bakmadan Philadelphia yazdım)

Elton Brand'in oynamadığı Pistons maçında izledim ilk defa 76ers'ı. Andre Miller gibi bir oyun kurucun olacağına Tekelspor taraftarı ol daha iyi. Bundan daha şuursuz bir oyuncu hatırlamıyorum diyecekken aklıma Darvin Ham geldi ama en azından ona bu kadar para vermiyorduk.

76ers'ta Thaddeus, Williams, Speights gibi oturmasını kalkmasını bilen, efendi gençler var ama oyun kurucuları Royal Ivey, Andre Miller, uzunları Dalembert, Reggie Evans olan bir takımla başarıyı ancak Dünya Şuursuz Şen Danalar Yarışması gibi bir yarışmada yakalarsınız, öyle bir yarışma varsa tabii...

Hey gibi koca Ratliff gelmiş yolun yarısına...

9-17

Yazıyı tamamlarken bu arkadaşları 19. sıraya attığıma üzüldüm, daha yukarıları hak ediyorlar aslında. Bu fantastik kötü kadroyla dokuz galibiyet, üstelik dördünü üst üste almak büyük başarı. Sıkıntı şu ki; bunların lotaryaya yatması maç kazanmak için kasmalarından daha mantıklı.

Yani abicim neyi kanıtlamaya çalışıyorsunuz ki 30 küsür galibiyet alıp hem playoff yapamayıp hem de lotaryadan uzaklaşmanın manası nedir? Şu takımda benchte oturmanın en güzel tarafı bir iki sıra arkanda falan Adriana Lima'nın olması ihtimali...

Ben senin Grizzlies maçına gelebilme ihtimalini sevdim...

Ve Bizimcity'deyiz...

14-11

“Gazetecilerin şaşkın bakışları arasında ayakkabılarını çıkarıp tekini Michael Curry'e diğerini Joe Dumars'a atıp koşarak kaçan esmer, zayıf kişiyi arama çalışmaları devam ediyor. Ayakkabıların içindeki çoraplar ise şarbon ihtimaline karşı incelemeye alındı.“

10-17

Biri cırcır oluyor, diğeri dizini sakatlıyor, ikisi grip oluyor, buna rağmen üç maçtan iki galibiyet çıkarıyorlar. Kimi yendiklerinin çok önemi var mı bilemiyorum, bu kadroyla giderlerse askere nah alırlar tezkere diyebiliyorum sadece.

Danny Granger'ın iki Detroit maçında toplam 75 sayı attığını biliyor muydunuz?

Allah belanı versin Michael Curry...

10-17

Son 10 maçta iki galibiyet (Indiana, @Nets) son beş maçta 100 sayı barajını geçememe... Geçici olarak görev yapan bir coach’tan insan daha ne ister ki?

Sezona büyük umutlarla başlamışlardı ama bir türlü contender seviyesine çıkamadılar. Bosh-O'Neal NBA'in kağıt üzerinde en güzel backcourt ikilisi ama takımın geri kalanı NBA çöplüğü olduğu sürece pek fazla yukarıya çıkamayacaklar. Üstelik O'Neal'ın da yavaş yavaş injury prone bir adam haline geldiğini düşünürsek 2010'da Lebron hayaliyle yatıp kalkanlar Bosh'ı da değerlendirmeye alabilirler.

Raptors, NBA'in şark görevi gibi...

8-19

Baron Davis – Marcus Camby– Zach Randolph – Chris Kaman – Al Thornton

8 galibiyet, 19 mağlubiyet...

Coach'unuz kim lan? Michael Curry mi?

11-16

Bir dönem toparlanır gibi olmuşlardı. 20 küsür farktan çevirdikleri Detroit maçının olumlu havası etkindi belki de, tam bilemiyorum. Keşke bana danışsalardı, o maçın bir ölçü olmayacağını, Detroit'ten ne köy ne kasaba ne de Bronx olacağını söyleyip daha sıkı çalışmaları gerektiğini tembih edebilirdim. Bana danışmadılar sevgili Danişmentliler, sonrasında dört yenilgi aldılar. Bunların üçü beklenen yenilgilerdi ama içeride Bucks'a 20 küsür farkla yenilmeleri pek şık durmadı. Önlerinde kolay iki maç ve Aralık ayına nazaran daha rahat bir Ocak fikstürü var.

Aralıksonu Ocakbaşı'na bekleriz...

8-21

Takım istatistikleri sayfasını açıyorum, ikinci sırada bu kardeşler var. Sonra “Opposing Team” kısmına geçiyorum, ilk sırada yine bu arkadaşlar var. Ancak attıkları ile yedikleri arasında 5.5 sayıcık negatif bir fark var ki neden bu sırada olduklarını açıklıyor.

Jamal Crawford 50 sayı atıyor, haftanın oyuncusu ödülü adaylarına giriyor ama paşanın bir maç önce 15-3'le altı sayı attığına kimse değinmiyor. Küçük maçların büyük oyuncusu Alex 50 sayıyı da Bobcats'e atıyor ki onlara da değdiriyorum birazdan...

9-19

Brad Miller için Gerald Wallace teklifleri olduğu söyleniyor. Naz'r Mohammed gibi dünyalığını yapıp üstüne yatan birinin olduğu bir takımda guard-forvet rotasyonu şişmişken yapılması mantıklı bir hamle. Uzunların bu kadar değerli olduğu bir ligde Gerald Wallace için daha fazlasını almak da zor ama muhtemelen amaç Brad Miller'la yola devam etmek değil 2010 için boşluk açmak.

Brad Miller da bok gibi oynayıp lotaryadan ekmek çıkartırlarsa güzel bir takım olur.

Haftalık power ranking'i de uzun dönem tahminlerine çevirdim ama Bobcats hakkında ne söyleyebilirim bilmiyorum.

7-21

Yarısını tanımadığım bir kadro, tandıklarımın bir kaçı sakat, bir kısmı Maldonado-Selçuk gibi oynuyor, Mikki Moore gibi hem adı hem tipi hem de oyunu şaka gibi bir adam var. Salary olmuş anasının nikahı, Lübnanlı biladerlerin asıl amacı nedir bu takımla ilgili, çok merak ediyorum. Bir süre diplerde sürünüp yavaş yavaş yükselmek mi yoksa “ya bu da bizim takım işte” diye hava atmak mı?

“It’s hard to keep him out of the paint. He’s so good at hesitating and getting in the paint. It’s hard to guard the guy. When he is on top of his game like that, it’s going to be hard for anybody to beat them like that.”

Bobby Jackson (CP3 hakkında, Amerika'yı keşfederken...)

4-21

Başkent ekibini gelen tokatlıyor giden tokatlıyor sevgili seyirciler. Mike James'in Wizards formasıyla çıktığı altı maçı da kaybettiler. Arenas dönemedi, Antawn Jamison'ın 20 sayısı galibiyete yetmiyor, Deşşaaam Stevenson yedi sayı ortalamayla oynuyor, Karagümrük yanıyor, polis Selçuk'u arıyor...

3-25

“Nasıl olsa kimse bizden bir şey beklemiyor” diyerek 28 maçta üç galibiyet almak... Bilemiyorum Altan bana katılacak mısın; lotaryaya yatıyolla...

Umuyorum Pistons deplasmanından bir galibiyet çıkarırlar da Curry'nin ısınan suyuna bir odun da onlar atar.

4-22

“It's not Lupus, it's McHale”

 

Arşiv
16
/12/2008 - Barış Kutay ÖVÜN
10
/12/2008 - Murat Can EGE
01
/12/2008 - Ozan AYDIN
24/11/2008 - Sedat KOÇ
17/11/2008 - İsmail ŞENOL
03/11/2008 - Ümit Can İLHAN
29/10/2008 - Orkun ÇOLAKOĞLU