1
111111
 

Çağatay ERDEM
11 Şubat 2009, Çarşamba

 

 

 

42-9

Play-off’ların ileri turlarında karşılarına çıkabilecek aşağı yukarı tüm olası rakiplerini süpürmüş durumdalar. Trade deadline’a kısa bir süre kalmışken genel menajer Mitch Kupchak’ın Andrew Bynum’un sakatlığına mukabil bir takas yapmayacaklarını açıklaması ve buna neden olarak son üç sezonda toplam 15 sayı atan Chris Mihm ve DJ Mbenga’yı göstermesi, Lakers için haftanın bir diğer highlight’ı idi.

35-15

Sıralamada üzerinde oldukları üç-dört takımdan daha düşük bir galibiyet oranına sahip olmalarına rağmen bu kadar yukarda yer almalarının nedeni şimdiye kadar gösterdikleri performansla Mayıs-Haziran ayları için en güven veren birkaç takımdan biri olmaları. Alışılageldik bir şekilde Spurs, son 10 yılda 35. kez şampiyonluk için favori olarak telaffuz edilen takımlar arasında.

42-11

Hani play-off’lar’da zaten rotasyonlar daralıyor falan da, House - Allen - Big Bahhhby - POW! tayfası kesinlikle şampiyonluk adayı bir takımın bench’i gibi değil. Hani play-off’larda zaten rotasyonlar daralıyor falan da, derinlik de önemli, ki atıyorum Ray Allen’ın kariyerinin şu safhasında şut formunu kaybedince ne gibi bir şeye dönüştüğünü geçtiğimiz play-off’ların ilk üç turundan hatırlıyoruz. Hayırlısı.

39-11

Guard Maurice Williams’ın geçtiğimiz haftalar içinde -birkaç defa- All-Star seçilmemesinin yarattığı hayalkırıklığına bağlıyorum Cavaliers’ın Lakers ve hatta ondan önceki Knicks maçındaki form düşüklüğünü. Benim başıma gelse ben de demotive olurdum heralde, ki NBA’de yıllardır sürekli All-Star, All-NBA, All-Rookie, All-Defensive, MVP, MIP, ROY, DPOY, ne bileyim- en sportmen, en koç falan filan derken bir ton şey ‘seçiliyor’ ve hiçbirinin üzerine bu kadar ağlama (en azından bu kadar kolektifini) görmedim yemin billah.

38-12

Jameer Nelson’ın sakatlığının ardından onun boşluğunu Tyronn Lue ile ‘dolduran’ Magic yönetimi bu sezon için rengini belli etti bir yerde. Ki piyasada Earl Watson, Kirk Hinrich, Raymond Felton falan filan diye giden bir ton pointguard mevcutken, Milwaukee Bucks’ın rotasyonundan dört kişi sakatlanmış halinde bile ortaya bir varlık koyamayan Lue’ya gitmek, en safından ‘önümüzdeki senelere bakıyoruz, kısmetse’ mesajı.

35-17

Bilmiyorum, belki alttaki diğer takımları daha az layık gördüğümden olacak, Nuggets altıncılık gibi son derece iyi bir pozisyonda bu sıralamada ama bu takım, en iyi dördüncü oyuncusu buradan da saygıyla anmak istediğim Brian Scalabrine’den hallice Ryan Anderson olan Nets’ten 44 SAYI fark yedi. Maç içinde fark yükselir azalır falan da 44’le biten bir maç da ne demek oluyor, kamuoyu vicdanı karar versin.

31-19

Alışılmadık şartlar altında doğan bir adamın hikâyesini anlatan ‘The Curious Case of Greg Oden’ nihayet ülkemizde de gösterime girdi. Greg Oden şu an yavaş, hantal, fakir ve sharpei derisi gibi kırış kırış bir yüze sahip olabilir ancak filmin/kariyerinin sonuna doğru umulduğu gibi çevik, zengin (babasının düğme fabrikası miras kalıyor) ve beybifeys olarak taraftarların çıkacak. İnşallah.

31-20

Tam istikrarsız çizgilerinin olumlu trendine geçmişlerdi ki Jason Terry elinden sakatlanıp uzun bir süre için kenara geldi. Nowitzki haricindeki oyuncuların performanslarını da göz önünde bulundurunca sekiz yer için dokuz adayın bulunduğu Batı Konferansı play-off yarışında biraz geriye düştüklerini söylemek yanlış olmaz.

30-19

Zaten geçen seneki istikrarından çok uzak olan Hornets’te Chandler’ın üzerine bir de Chris Paul sakatlandı. Hoş Paul olmadan birkaç maç kazanmış oldukları gerçeği tanınıp takdirle ödüllendirilmeli, şu an yaptığım gibi.

31-21

Rockets takımı yıllardan bu yana ilk defa bu kadar tam bir şekilde sahada ancak performansları görev adamlarının yıldızların yerine idare ettiği dönemden pek de iyi değil. Vasat takımlara karşı kolay maçları kazanamadıkları sürece play-off ilk turunda saha avantajı zor, hoş kendisi pek de işe yaramadı geçmiş yıllarda Rockets için.

30-21

İlk 50 küsür maç sonunda Hawks Doğu’da ilk dörtte tutunmayı başardı. Fikstürleri son derece zor, dolayısıyla pozisyonlarını kaybetmeleri bir ihtimal, ancak alt sıralardaki takımların hallerini göz önünde bulundurunca küçükçe bir ihtimal.

29-23

Kirilenko ve Boozer’ın iyileşmek bilmez sakatlıkları sonucunda Jazz’ı play-off potasında tutmak için Deron Williams iki kişilik oynamak zorunda ve bunun ne kadar daha durumu idare edeceği muamma.

27-24

Ellerinde Shawn Marion gibi oldukça büyük bir biten kontrat bulunması, kadrolarının darlığı, play-off yarışında olmaları ve belki de en önemlisi, Pat Riley faktörü 19 Şubat’taki trade deadline öncesi Heat, hamle beklentisinin en yüksek olduğu takımlardan biri. Riley’nin karlı bir hamle yapmasa bile zarar etmeden bu takas mevsimini kapatacağına olan inancım tam.

26-24

Sixers’ta Elton Brand sezonu kapattı, ki Brand performans/beklenti oranını göz önünde bulundurunca geçtiğimiz yazın en verimsiz transferi olmasının yanı sıra, Philly’nin Andre Miller ve Andre Iguodala ikilisini ön plana çıkaran sisteminde fazlasıyla sırıtıp lig ortalamalarına göre de verimsizdi. Ortalıktan tamamen çekilmesinin Sixers’ın yararına olduğu/olacağı yönünde tahminlerim.

28-22

Phoenix Suns, daha doğrusu Sarver - Kerr ikilisi artık contender olmadıklarının farkına varıp, son 15 hamlelerini ellerine yüzlerine bulaştırdıklarını kabul etmiş olacaklar ki yeniden yapılanmaya karar verdiler. Amare (veya siz nasıl yazmayı tercih ediyorsanız: Amare/Amar'e/Amaré/ AMAR•E vs.) Stoudemire ve Shaquille O’Neal’ın ikisinin birden takas edilmeye çalışıldığına söyleyen son dedikodular buna işaret ediyor zira. Önümüzdeki günler hareketli/hararetli geçmeye aday.

27-23

Yıllardır iflah olmaz istikrarlarıyla rakip takımların taraftarlarına saç baş yoldurmalarına alışık olduğumuz Detroit Pistons (bkz: San Antonio Spurs) alışık olmadığımız bir şekilde bir kriz ve belirsizlik dönemini tecrübe ediyor. Sezon başındaki Iverson takasından bu yana çok fazla gelişme olmadı ancak ille de bir de bayık bir klişe kullanmamız gerekiyorsa, bu fırtına öncesi sessizlik olabilir.

25-29

Takımın iki en önemli oyuncusu, Michael Redd ve Andrew Bogut uzun süre yok ancak her şeye rağmen ben Scott Skiles’in koçluk yaptığı bir takımın boşlayıp lotaryaya oynayacağına inanmıyorum. Nitekim Redd ve Bogut’un kenara geldiğinden bu yana kısıtlı rotasyonla ortaya koydukları performans ortada.

23-29

Larry Hughes’un eve yollanması uzun bir süredir yapılmış en sağduyulu hamleydi, ki buradan Bulls yönetiminin genellikle sağduyulu herhangi bir şey yapmadığını çıkartabiliyoruz sanırım buradan. Del Negro vasat bir koç, John Paxson vasat altı bir yönetici, Jerry Reinsdorf hepsinden beter bir takım sahibi, sonuç iki buçuk sezonda bir yeniden yapılanan takım.

21-30

Donnie Walsh Knicks’te yönetici olarak şimdiye kadarki misyonlarını (iyi koç, kadro temizliği, ilgi çekici takım, vs.) yerine getirdi, bunun için tebrikler. Bu misyonların arasında kısa dönem başarı olmadığı için şu anki pozisyonlarını eleştirmek çok mantıklı değil. Ha, her şeye rağmen DanTony dişini sıkıp, her maç 40 dakika oynamaktan bitap düşmüş oyuncularla bu takımı play-off’a taşırsa ne ala.

24-29

Kısa vadede ciddi planları olamayan ancak yine de var gücüyle mücadele eden bir diğer ideal takım New Jersey Nets, tıpkı Miami gibi ve yine aşağı yukarı aynı sebeplerden dolayı (Pat Riley olan hariç) takas dedikodularını yoğun bir şekilde meşgul ediyor. Şu malzemeyle takımı play-off yarışında tutan Lawrance Frank’in başarısı yılın koçu ödülü oylanırken gözlerden kaçmamalı.

17-34

Minnesota Timberwolves tam kendi standartlarına göre iyi bir hava yakalamıştı ki Al Jefferson şanssız bir şekilde sakatlanarak sezonu kapattı. Bu şu demek oluyor: Kevin McHale ve Wolves üst üste beşinci sezon lotaryaya oynayarak bu alanda kendi ile olan yarışını sürdürecek.

21-32

Danny Granger gerçek bir yıldız gibi oynuyor, Troy Murphy tam bir double-double makinesi, Mike Dunleavy Junior döndü, T.j. Ford zaten sağlıklı. Yani takımda istemedekleri Jamaal Tinsley haricinde aşağı yukarı hiçbir eksik yok ancak Pacers batug.com Power Rankings’te anca 22. sırada. Kontratlara, payroll’un doluluğuna girmiyorum bile. Larry Bird’ün kariyerini tekrar yükselişe geçirmek için epey emek sarfetmesi gerekecek gibi.

20-31

Efendim, bu takım iki tane biten kontrat karşılığında üç yıl için 20 milyon dolarlık kontratı bulunan Vladimir Radmanovic’i transfer etti geçen hafta. Michael Jordan hala NBA Live tadındaki tatlı yöneticilik oynama dünyasında yaşıyor olmalı ki, gerçek piyasada takımların (örnek: Denver Nuggets), Radmanovic’inki gibi kötü kontratlardan kurtulmak veya sırf lüks vergisi sınırının altına inebilmek için oyuncularını (örnek: Chucky ‘Chucker’ Atkins) başka takımlara (örnek: OKC Thunder) postalayabilmek için draft hakları (örnek: Denver Nuggets’ın 2009 draftı birinci tur draft hakkı) feda ettikleri tarzındaki hikâyeyi hiç duymamış.

20-34

Chris Bosh’un sakatlanmasıyla istikrarsız takım statüsünden kötü takım statüsüne terfi ettiler. Brian Colangelo göreve geldiğinde Chris Bosh, Jose Calderon, draft’ta birinci sıra ve maksimum cap space’e sahip bir takım devralmıştı. Etkileyici.

13-39

Daha ilk senesinde seyirciyi uyuz edip kaçırmamak için bu sıralardaki diğer takımların aksine maçları ‘kaybediverip’ lotaryada yüksek sıra kapma stratejisi gütmediği izlenimini veriyor Thunder. Tipik olarak her maça kazanmak için çıkıyorlar, ki bu ellerinden gelenin en iyisinin buna yettiği yönünde yorumlanıp hor görülebilir. Ama biz takdir ediyoruz City Thunder’ı. Ek olarak çaylak guard Russell Westbrook’un kolejdeki patlayıcılığını hiçbir şey kaybetmeden NBA’e taşımış olması bir diğer etkileyici nokta. İlgiyle izliyoruz.

15-36

Ligin en kötü hücumu Clippers’tan 126 sayı yedikten sonra arka arkaya Raptors ve Hornets’i sırasıyla 70 ve 80 sayıda tuttular. Önümüzdeki zorlu deplasman serisinde gösterecekleri performans muhtemelen Clippers maçı örneğine benzeyecek. Sezonun Grizzlies için tek tesellisi uğruna Mike Miller, Kevin Love ve bir miktar cap space feda edilen O.J. Mayo’nun performansının umulan yönde olması.

12-40

Atlanta Hawks ve Memphis Grizzilies deplasmanlarında şok galibiyetler alan Clippers, Charlotte’ta hayata dönmüş gibi.

18-35

NBA’in son yıllarda gördüğü en berbat savunmacı takım unvanını bu alandaki en ciddi rakibi Sacramento Kings’e kaptırmamak adına kararlı bir basketbol oynayan Warriors, şimdiye kadarki 52 maçta rakibini toplam sadece 5 defa 95 sayının altında tutabildi. Şu takımın 2014’e kadar 40 milyon dolarlık garanti payroll’u olduğunu düşününce, Chris Mullin artık beceremediği netleşen bu işi zorlamayı hakikaten bırakmalı. Ek olarak Michael Jordan da bırakmalı. Kevin McHale de bırakmalı, bu vesileyle.

11-41

Doğu’nun alt sıralarının haline bakınca Arenas’ın Allstar sonrası dönüşüyle playoff için iyi bir seri yakalama ihtimali var Wizards’ın, ancak bu ihtimali çok ciddiye almıyoruz.

11-42

Kings -tahmin edildiği gibi- önceki sezondan bu yana uyguladığı vasat oyunculara (Udrih, Moore, Salmons, Garcia ve hatta Abdur-Rahim) tek bir vasat üstü sezonun ardından büyük kontratlar verme taktiğinin meyvelerini topluyor. Bunlardan Salmons’ı ayrı tutmak lazım elbet, ama diğer dörtlü -ki Abdur-Rahim asistan koç kadrosuna kaydı, orada da başarısı malum- gerçekten utanç verici. Sahadaki oyuna bakınca bu takımın mı 70 milyon dolarlık payroll’u var diyorsunuz (Kings hariç diğer bütün 70 milyonluk takımlar play-off potasında) En son Isiah Thomas’ın New York Knicks’i vardı büyük kontratlı çöp takım mukabilinden, onlar kurtardı ama Kings ne yapar bilmiyorum.

 

Arşiv

05/02/2009 - Şaban IŞIK
19/01/2009 - Selçuk ORMANCI
08/01/2009 - Batuğ EVCİMEN
02/01/2009 - Mert KASAPOĞLU
23/12/2008 - Gökhan ÖZŞAHİN
16/12/2008 - Barış Kutay ÖVÜN
10/12/2008 - Murat Can EGE
01/12/2008 - Ozan AYDIN
24/11/2008 - Sedat KOÇ
17/11/2008 - İsmail ŞENOL
03/11/2008 - Ümit Can İLHAN
29/10/2008 - Orkun ÇOLAKOĞLU