1
111111
 

Ümit Can İLHAN
03 Kasım 2008, Pazartesi

 

Orkun Çolakoğlu’dan bayrağı devralıp bu haftaki Power Rankings’i yazmak görevi bize düştü. Bayrağın karşılığında Celtics taraftarı olarak kendisine zeytin dalı uzatıp Lakers’ı bu hafta zirveye yerleştiriyoruz.
 

 

  Rakiplerine ortalama 21.7 sayı fark atarak adeta ezip geçen Lakers’ın geçen seneye göre daha iyi savunma yaptığı ortak bir görüş. Fakat daha sezon başı olduğundan Lakers’ın savunmasını değerlendirmek için biraz beklemek gerektiği kanaatindeyim. Hafta içinde dört yıl için 58 milyon dolarlık yeni bir kontrat yapan Bynum bu paraları da partilerde saçar mı bilinmez ama eğer Lakers bu sezon da finale çıkıp kaybetmek istemiyorsa ondan hücumda ve savunmada çok daha fazlasını almalı.  
  Geçen sene MVP ödülünü kılpayı kaçıran Paul bu sene ödülü kaybetmeye pek yanaşmayacak gibi.Chandler ve Peja’dan yoksun oldukları bir haftayı kayıpsız geçen Hornets bunu geçen sene kaldıkları yerden devam eden Paul-West ikilisine borçlu.(Borç? Bunun için para almıyorlar mı?).Posey takımdaki tecrübe ve lider eksikliğini tamamen kapatmış gibi.  
  Celtics geçen sezon 16 mağlubiyet alırken sadece üç kez 10 sayının üzerine farkla maç kaybetmişti. Pacers maçında bir ara 25 sayıya çıkan fark “Acaba Celtics de mi son yıllarda şampiyon takımların tosladığı rehavet duvarına çarptı?” sorusunu sordurttu. Celtics için cevaplanması gereken üç önemli soru: Pacers maçındaki konsantrasyon eksikliği daha sık yaşanacak mı? Tony Allen-Leon Powe ikilisinin bench katkısı yeterli olacak mı? Ray Allen daha ne kadar sıradan bir oyuncu gibi oynamaya devam edecek?  
  Beklendiği gibi sezona gayet iyi başladılar ama ilk haftadan son haftaya kadar sorulacak soru bu takımın fiziken ve ruhen (bkz. Artest) ne kadar sağlıklı kalacağı olacak. Ben kontrat sezonunun Artest için yeterli bir fren sistemi olacağını düşünmüyorum, bir anda takasını isteyip ortalığı karıştırabilir. Şimdilik her şey yolunda görünüyor ama bir şeylerin tersine döneceği fikri sadece benim değil, Rockets taraftarının da aklındaymış gibi hissediyorum.  
  Her sezon düşüş yaşaması beklenen Pistons yine beklentilerin aksine Doğu’nun elit takımlarından biri olmaya devam edecek belli ki. Fakat koç değişikliği veya Amir Johnson’ın ilk beşe monte edilmesi de bu takıma ve taraftarına kaybetmeye başladıkları heyecanı geri kazandırmak için yeterli olacak mı? (Not: Yazıyı yazdıktan sonra Iverson haberi patladı)  
  Geçen sezon ligin en iyi iç saha performansına sahip takımının ligin favorilerinden biri olarak gösterilmeleri için dışarıda ne yapacakları sorusu ön plana çıkacak. Peki dış sahada ciddi bir performans yakalamak için en önemli verilerden biri olan yüksek savunma direncini yakalayabilecekler mi? Bunun için Brewer, Kirilenko ve Millsap’ın sırtındaki bu yükün altına diğer oyuncuların da girmesi gerekiyor.   
 

Bosh-O’Neal sadece Doğu’nun değil, tüm ligin en önemli uzun ikililerinden biri olacak sağlıklı kaldıkları sürece. O’Neal’ın ne kadar değerli bir oyuncu olduğu ve özellikle savunmada Raptors’a kazandıracakları biraz göz ardı ediliyor gibi. Raptors’ın başarısındaki belirleyiciler ise kanat oyuncularının nasıl performans göstereceği ve JO’nun ne kadar sağlıklı kalacağı olacak.

 
  Shaq sezona sağlam başladı ama nedense sezonu böyle devam ettirebileceğinden şüphe duyuyorum. Takıma bu sene katılan Barnes ilk beş çıkarken Hill ve Diaw bench’ten geliyorlar. Bu sene sağlam kalmak zorundalar çünkü seneye 35 yaşındaki bir oyun kurucu ve 37 yaşındaki bir pivot ile şampiyon olmak daha da zor olacak.  
 

Kidd’in bir yarı saha takımı ve de kontrol manyağı bir koç için ne derece doğru bir oyun kurucu olduğu tartışılabilir ama hangi takım için kötü bir seçenek olduğu sorusu sorulamaz bile. Terry’nin bench’ten katkısı gayet güzel ama Mavs için kritik nokta diğer guard ve pivot pozisyonlarından ne kadar katkı alacakları olacak, ki işte burada Kidd faktörü ön plana çıkacak.

 
  Mo Williams takası şimdilik öyle ahım şahım bir etki göstermiş değil ama henüz bu tip bir hüküm için çok erken. Normal sezonda yine yatıp play-off’larda ön plana çıkacak gibiler. LeBron’un da geçen seneden beş kat daha iyi oldukları yönündeki fikri beş kat abartılmış gibi geliyor şimdiki görüntüye göre.  
 

Vaughn – Finley – Bowen – Bonner – Oberto + Thomas - Mason’dan oluşan bir ana rotasyon kulağa nasıl geliyor? Şu andaki Spurs takımından Parker-Duncan’ı çıkarınca işte ortaya böyle bir takım çıkıyor. Sezonun ilk iki maçını bu ikilinin süper performanslarına rağmen kaybeden Spurs için Manu bir an önce sağlam bir şekilde dönmezse ortaya hoş olmayan manzaralar çıkacak gibi.

 
  Dışarıdaki Magic ve içeride 23 sayıdan geri gelinerek kazanılan Sixers maçları oldukça etkileyici. Childress kaybı şu an için çok göze batmıyor ama bundan etkilenecekleri kesin. Johnson böyle oynamaya devam ederse Hawks yine play-off’u görecektir.  
  Howard haricinde takımda savunma yapmaya yatkın tek oyuncu Pietrus ama bir buçuk kişiyle bir şeyler tutturmak gerçekten zor. Uzun bir sakatlık dönemi geçiren Battie toparlanmazsa bench’ten muhtemelen hiç katkı alamayacaklar ve bu durumda Howard istediği kadar Superman rolü oynasın, geçen sezonun üzerine eklemeleri bir hayli zorlaşacak.  
  Oden kariyerinin daha ilk maçında sakatlanınca Blazers taraftarı Oden ile ilgili karamsar düşüncelere kapıldı bile (2 ila 4 hafta arası oynayamayacak). Geçen sene Oden ve Fernandez’siz play-off için mücadele eden bu sürpriz genç takımından bu sene artan beklentiler ile beraber hayal kırıklıklarının da artmasını bekliyorum. Üzerlerine play-off gibi küçük de olsa misyon yüklenmesi için henüz çok erken ve bundan olumsuz etkilenecekleri kanaatindeyim.  
  Hiç savunma yapmayan bir takım için Camby oldukça lüks bir oyuncuydu ve bu lüks için bir de vergi verilmesini gereksiz bulan Nuggets maç kazanmanın yolunu hücum olarak görmeye devam edecek gibi. Benim bu takımla ilgili bu sezon için en merak ettiğim soru, Iverson’ı ne zaman draft seçimleri ve potansiyel sahibi genç oyuncular için takas edecekleri. (Ettiler bile ama karşılığında aldıkları oyunculara genç denemez)  
  Muhtemelen ileride daha üst sıralara çıkacaklardır ama şu an için bir devrim yapmaya hazır değiller ve daha yukarıda olmayı hak etmiyorlar. Dış şutların girmediği ve rakiplerin gömüldüğü her gün zorlanacakları aşikar. İstikrarlı bir dış skorer en büyük ihtiyaçları gibi görünüyor yukarı kademeye çıkmaları için.  
  Geçen seneki dramatik düşüşten sonra biraz daha toparlanmış gibiler. Bunun en büyük sebebi çaylak Rose’dan başkası değil elbette. Takımı oynatmaktan ziyade kendisi atan, patlayıcı bir oyun kurucu olacak belli ki ama bu pas kabiliyetinin de üst düzeyde olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Asıl soru, kendisi gibi genç olan bu takımı iyi bir takım eşiğinden içeri geçirtip geçirtemeyeceği. Bu sene bunu beklemek ona haksızlık olur ama Bulls aradığı oyuncuyu en sonunda bulmuş gibi.  
  Geçen seneki kadroyu büyük ölçüde değiştiren Pacers Doğu’nun iki güçlü takımı karşısında önemli sınavlar verdi. Celtics’e geçen sezon hiç görmediği derecede bir mağlubiyet yaşatırken Pistons’ı da oldukça zorladılar. Daniels ile artan savunma direnci Dunleavy ile düşer mi bilinmez ama geçen seneki gibi play-off’u sonuna kadar zorlayacaklar.  
 

Sonlarını berbat oynadıkları Raptors maçını kazansalar birkaç sıra daha yukarı çıkabilirlerdi ama bu mağlubiyet bu sezon Baron Davis’in olmadığını ve bunu çokca yaşayacakları gerçeğini gözümüze soktu. Ellis dönene kadar yaşayacakları sıkıntı yetmiyormuş gibi bir de Harrington’ın daha sezon başında takasını istemesi işlerin pek istendiği gibi gitmeyeceğini şimdiden gösteriyor.

 
  Okafor ve Felton hücumda performanslarını arttırmaz ve Morrison bench’ten daha fazla katkı yapmazsa Bobcats’in daha yukarılara çıkması imkansız gibi görünüyor. Larry Brown, Sean May’in hazırlık maçlarındaki performansını beğenmeyince maça formayla gelen kadronun dışında bıraktı. May’in bir an önce kendisini toparlanması play-off yolunda Bobcats için şart.  
  Baron Davis’in kalçasından geçirdiği ufak sakatlık ve Camby’nin henüz oynamamış olması nedeniyle henüz maç kazanamadılar ama Davis’in oynadığı bir takımın bu sıralarda kalacağına pek ihtimal vermiyorum. Üç maçta toplam 18 dakika oynayan Eric Gordon’ın üzerinde biraz daha durmaları gerekli.  
  Hücum etme konusunda pek sıkıntıları yok ama Bogut ve Jefferson dışında ara sıra da olsa savunma yapılması gerektiğini bilen biri yok. Sert basketbolun oynandığı bir konferansta tempoları ile bir yerlere gelmeye çalışacaklar ama işleri oldukça zor görünüyor. Savunma konusundaki en büyük artıları şüphesiz koçları Skiles.  
  Beasley sezona gayet iyi başladı ve beklentileri fazlasıyla karşılıyor. Eninde sonunda Banks-Quinn ikilisinin önüne geçecekti ama Chalmers’ın bu kadar erken ilk beşe yerleşmesi de ilk günlerde pek beklenen bir şey değildi. Play-off için çırpınacaklar ama bunun için Marion’dan çok daha fazla katkı almaları gerekiyor.  
  D’Antoni ile beraber artık Knicks’in uygulanamasa da en azından bir oyun sistemi var. Bu sistemin içine fazla kiloları olan formsuz Curry ve kadro dışı bırakılan Marbury dahil değil. Marbury’nin geleceği hala belirsiz ama yakında kontratının satın alınarak serbest bırakılacağı söylentileri artmış vaziyette. Şu anda doğru yapılan bir şeyler var ama taşların yerine oturması için Knicks taraftarına her zamanki gibi bir görev düşüyor: Sabretmek.  
  Gay’in son saniye basketiyle kazandıkları Magis maçı bu genç takım için sevindirici. Mayo ise topu isteme konusunda tüm çaylakların önünde şu anda ve birkaç seneye çılgın bir skorere dönüşecek gibi. Küçük Gasol’ün yanına biraz daha ciddi bir uzun bulabilirlerse iyi bir takım olmaktan sadece tecrübe kadar uzakta olacaklar.  
  Çaylak Love’ın şu ana kadarki performansı Wolves için sevindirici bir haber. Bunun haricinde geçen seneden daha fazla galibiyet ve sonucunda yine draft’tan ilk 10 sırada bir seçim kaçınılmaz gibi görünüyor.Yazın Mike Miller ile şut çalıştığı söylenen Brewer’ın hazırlık maçlarındaki fiyakası sezonun başlaması ile birlikte sonlanmış gibi görünüyor.  
  Bu sezon Nets taraftarı olmak kötü bir seçim gibi. Sean Williams daha ilk haftadan homurdanmaya başladı ve kontratındaki opsiyonun kullanılıp sözleşmesinin bir yıl daha uzatılmasına bir hayli köpürmesi Boston College’dan neden kovulduğunu bize hatırlattı.  
 

Arenas’ın yokluğunda geçen seneki Arenas’sız performansı bu kez yakalayamayacaklar gibi. New Jersey mağlubiyeti yıldızları dönene kadar gerekli olan dikişi tutturamayacakları yönünde bir gösterge olabilir mi?

 
  Kings için şu ana kadarki tek iyi gelişme Miller’ın yokluğunda Spencer Hawes’ın gösterdiği performans. Fakat Martin bir an evvel geçmiş senelerdeki performansına dönmezse 25 galibiyeti bile görmeleri zor görünüyor bu kez.  
  Wolves’u yenerek ilk galibiyetlerini alırken bu maçla beraber Durant harici çift haneli sayı ortalamasına ulaşan oyuncu çıkarmış oldular. Bu sezon bol bol “kebap gibi takım” ya da “tandır mideye oturdu” esprilerine maruz kalmaları haricinde cezbedici tek yanları yine Durant olacak.  

 

Arşiv
29/10/2008 - Orkun ÇOLAKOĞLU