ARŞİV

2009'A HAZIR MIYIZ?

ediz.ay@batug.org
yavuz@batug.org

24 Mart 2009, Salı

 

2009 sezonu yakında “start” alıyor. Oldukça hareketli bir tatil dönemi geçirdik diyebiliriz. Ancak bu hareketlilik takımlar ya da sürücüler açısından değil, organizasyonun içeriği, kuralları ve ekonomik krizin etkileri açısından değişiklikler yarattı. Öncelikle dünyayı etkisi altına alan bu kriz takımları ve genel organizasyonu da etkiledi. Paranın önemli rol oynadığı F1’de kısıtlamalara gidilmesi kararlaştırıldı. Bazı takımlar beyaz bayraklarını çektiler. Bazı pistler ise direk kendilerini takvim dışına çıkardılar. Bu kadar çalkantı içinde iken biz de “acaba bu sezon F1 olabilecek mi” diye düşünmedik değil (Yavuz’un notu: şahsen ben hiç düşünmedim böyle bir şey, Bernie cebinden bile para koyar ama altın yumurtlayan tavuğun ölmesine izin vermez hiçbir zaman) . 10 takımla da olsa, kalan pistlerle de olsa 2009 sezonu olacak, ancak yeni araçlar ve yeni puanlama sisteminde bizlere ne kadar seyir zevki verecek göreceğiz. Yavuz’la beraber yıllardır takip ettiğimiz bu tutkuyu karşılıklı yorumlarla bir yazıya dökelim dedik ve ortaya böyle bir bölüm çıktı. Umarım hoşunuza gider.

 

Ediz A - Evet Yavuz. Sezon başlıyor. Biz de uzun zamandır planını yaptığımız köşemize start’ı veriyoruz. Girişte de belirttiğimiz gibi bu sezon yine her şey tamamen değişti. Her yıl kurallar üzerinde oynama yapmak Bernie’nin huyu oldu sanırım. Öncelikle şu puan sisteminin suyunu çıkardılar. Yeni sistemin sürücüleri, takımları kazanmaya iteceklerini düşünüyorlar. Ama sezon içindeki rekabeti düşündüğümüzde şampiyon son yarışlara kalmadan belli olabilir. Hatta bunun 1-2 yarış kala değil çok daha bile önce olabileceğini düşünüyorum. Böyle bir durumda da kimsenin kalan yarışlar umurunda olmaz ki buna bence takımlarda dahil. Her yeni kuralın değiştirilme sebebi olduğu muhakkak ama bu seyirciler, takımlar, sürücüler açısından sekteye uğrayacağını düşünüyorum. Yeni kuralların yeni araçlarla beraber sen neler getireceğini düşünüyorsun?

 

Yavuz A - Yıllardır yarış kazanma eski önemini yitirdiği için puanlamada bir değişiklik gerekiyordu ama bence yeni kural saçma olmuş. FIA yıllardır olduğu gibi önce sağlam yapıyı bozuyor, sonra da bunu toparlamak için farklı çözümler getiriyor. Schumi’nin hegemonyasını sonlandırmak için 2003’te yapılan değişiklik ne kadar kötüyse bence bu değişiklik de aynı şekilde kötü bir karar. Yeni sistemde 1. lik dışındaki sıralamalar tamamen önemini yitiriyor, McLaren ve Renault gibi pilotlar arasında uçurum olan, tek bir pilotun sürüklediği takımlar avantaj sağlamış oluyor. Yani bir nevi takım emirlerini yasaklayan FIA kendisiyle ters düşmüş oluyor. Birinciliği değerli kılıp, diğer sıralamaları yok saymaktansa eskisine benzer şekilde aradaki puan farkını arttırmak daha iyi olur bence. FOTA’nın önerdiği sistemle (12-9-7-5-4-3-2-1) eski puanlamanın (10-6-4-3-2-1) karışımı yapılıp 12-8-6-5-4-3-2-1 gibi bir puanlama yapılsaydı daha sağlıklı olurdu. Ama FIA, FOTA yerine bir kez daha Bernie Ecclestone’ın dediğini yaparak yanlış yaptı bence.
Yine de FIA’nın F1 için yaptığı olumlu şeyler de var. Bence biraz onları da konuşalım. Maliyetleri azaltmak için yapılan sınırlandırmalar, eklenen yeni kurallar, geçişleri arttırmak için yapılan değişiklikler ve KERS sistemi bence uzun vadede olumlu gelişmeler.

 

Ediz A– Biz burada Formula1’in yeni sezonunu masaya yatırmışken, FOTA bence çok önemli bir adım atarak şu puanlama sistemindeki saçmalığı ortadan kaldırdı. En azından şimdilik.
O bahsettiğin 2003’ten beri Formula1 kendini toparlayamıyor diye düşünüyorum ben de. Her alanda bir değişikliğe gitme ihtiyacı gereklilik gibi oldu. Sıralama turlarının formatı kaç kez değişti, motor için getirilen kısıtlamalar, puanlama sistemini dile getirdik. Şimdi de araçların dış görünüşlerine el atıldı. Bu kadar değişiklik izleyici açısından bu zevki öldürdüğü bir gerçek. Peki işin içindekiler bu işe nasıl bakıyorlardır sence?

 

Yavuz A – Katılıyorum bunlara. Her yıl heyecanlı sezonlar izlememize rağmen senin de söylediğin gibi çoğu kişi F1’in eskisi gibi zevk vermediğinden yakınıyor.
Dediğin gibi çok fazla değişiklik yapılması aslında seyircilerin hoşuna gitmese de bağımsız takım patronları ve motor üreticileri bu gelişmelerden memnunlar. Maliyetlerin düşürülmesi herkesin işine geliyor. Ortak parçaların kullanılması, eskisine göre çok daha uygun koşullarda motor sağlayabilmeleri, test yasakları nedeniyle sezon içi masrafların azaltılması sayesinden global ekonomik krize rağmen F1’de kalmaya devam ediyorlar. Eski kurallar olsaydı şimdiye kadar Renault, Toyota gibi takımlar F1’den çekilmişlerdi. Önümüzdeki yıl uygulanması düşünülen 33 milyon € (42 milyon $)’luk bütçe sınırıyla birlikte F1 halen yeni girişimcileri cezp edebilen bir organizasyon. Seneye USGPE (US Grand Prix Engineering) takımı yarışlara katılacak. Bu yıl FIA’nın da desteğiyle Honda F’i bırakmasına rağmen Ross Brawn takımı satın aldı.

 

Geçişlerin artması için de bu yıl büyük değişiklikler yapıldı. Slick lastikler geri döndü. Aerodinamik kurallar baştan aşağı değişti. Kısaca toparlamak gerekirse araçların ön kanat genişliği arttırıldı, arka kanat ve difüzör ile ilgili kurallar değiştirilerek araçlarda yaklaşık olarak %50 downforce kaybı yaşandı. Eski aerodinamik kurallarda araçlar birbirine çok fazla yaklaştığında tutunmaları azalıyordu, bu yüzden virajlarda önce pilotlar yakın takip yerine arada mesafe bırakıyorlardı ve geçiş yolları azalıyordu. Yeni kuralların yakın takibe olanak sağlaması düşünülüyor. KERS, slick lastik, ayarlanabilen ön kanat gibi kurallar sayesinde geçiş imkanları artacak, bundan da en çok pilotlar ve seyirciler memnun olacak herhalde.
Yeni araçların fotoğraflarını incelemişsindir. Görünüşle performansın arasında bir ilişki kurmak doğru olmaz, teknik yönden yapılan değişikliklerin mantıklı bir nedeni de var kabul ediyorum ama araçlar eskisine göre çok garip duruyor. Sen beğendin mi yeni tasarımları?

 

 

Ediz A– Teknik olarak çok ciddi bilgiler verdin. Tabi formula1’e seyirci olarak takip eden kişi bu bilgilere bakmaz hatta çoğu bihaberdir bile. Slick lastiklerin geri dönüşüne ben çok sevindim özellikle. Dışarıdan biri olarak bakınca komik bir ifade gerçekten. Benim için formula1 denilince arabalarla birlikte o tip lastikler gözümün önüne geliyordu. Ancak bu sefer de o tip arabaların şekli değişti. Arka kanatların küçülmesi estetik açıdan bu kadar komik görüneceğini düşünmüyordum. F1 araçlarının her detayı harika bir estetiğe sahip bence. Arka kanattaki bu küçültme akılda pek rahatsız etmese de iş uygulamaya dönüşünce estetik görünüş açısından bir hayli hayal kırıklığı oldu. Senin de belirttiğin gibi görünüşle performans tahmini yapılmaz. Bu yeni dizayna zamanla alışacağız yeter ki çekişme, heyecan eksik olmasın.

 

Yavuz A – İstersen adı yeni, kendisi eski olan Brawn GP’yi de konuşalım. Brawn GP bu yıl ne sonuç elde ederse etsin şaşırmam ben, testlerde çok iyi gözüktüler, bir anda çok iddialı bir konuma geldiler. Sezona iddialı başlayacaklar ama difüzör tasarımına yapılan itirazlar ne sonuç verecek ben de merak ediyorum. Takım yeni olmasına rağmen pilot ve teknik kadro da çok tecrübeli. Sence test sonuçlarını yarışlara yansıtabilirler mi?

 

Ediz A– O konuda çok iyimserim. Birkaç pistin bu sene yarış düzenlemeyeceği, birkaç takım F1 bana ağır geliyor şeklindeki açıklamalarından sonra Ross Brawn’ın Honda’yı satın alması gerçekten çok güzel bir haber oldu. Her şeyden önce F1 üzerindeki olumsuz havayı dağıttı. Testlerde de gayet iyi dereceler elde ediyorlar. Sezonun sürpriz yapmaya aday takımı olarak görüyorum. Tabi bu sürprizim şampiyonluk yarışında olacak gibi algılanmasın. Şampiyonluk hesapları yapan takımların işlerini zorlaştıracak performanslar bekliyorum onlardan hatta Monaco bildiğimiz gibi sonucu, nasıl bir yarış olacağı tahmini zor bir pist. İyi bir başlangıç yapıp çizgilerini koruyabilirlerse sadece Monaco yarışı için iddialı olabileceklerini düşünüyorum.
Diğer takımlar için sezon nasıl geçmesini bekliyorsun dersen. Öncelikle McLaren’den başlayım doğal olarak. Bu tür keskin değişimlere McLaren uyum sürecinin zaman aldığını daha önce gördük bu yüzden bu sezon McLaren’in şampiyonluk yarışında biraz gerilerde kalacağını düşünüyorum. Yani Hamilton’un şampiyonluk sıfatını koruyamayacağını da kast etmiş oluyorum. Onun dışında tabi ki bu değişim her takımı etkileyecektir. Bu etkileri kendi lehine kullanmayı becerenler hali ile öne çıkacaktır. Ferrari durum ne olursa olsun çizgisini korumayı iyi beceriyor. Bu düşüncem testlerle alakalı değil, yıllarca başa oynamış olmaları bunu gösteriyor zaten. Onların tek sorunu Massa ve Kimi’nin konumları olabilir. McLaren’in belirttiğim gibi bu tip değişimlerdeki sezonları pek iç açıcı olmuyor. Renault’un iyi bir ekibi var geçen sezonun ikinci yarısı harika bir ivme yakaladılar. Bu ivmeyi bu sezonda devam ettireceklerini düşünüyorum. Nedense Ferrari bu sene şampiyonluk yarışında yalnız kalacakmış gibime geliyor. Diğer takımlar ikincilik için kapışır diyorum.

 

Yavuz A – Ben sezon önceki testlere bakarak her zamanki gibi Ferrari’yi favori görüyorum. Massa geçen yıl beklediğimden iyi bir sezon geçirmişti, bariz bir şekilde gelişim gösterdi ama pilotlar şampiyonluğundaki favori ismim Kimi Raikkonen. McLaren testlerde kötü gözüktü, sezon içinde kendilerini toparlayacaklarıdır ama testlerin yasak olmasından dolayı kötü başlarlarsa şampiyonluk şansları çok zora girer bence. Hamilton çok iyi bir pilot ama yavaş bir araçta şampiyonluk kovalacak kadar tecrübeli olduğunu zannetmiyorum. Buna rağmen McLaren, BMW, Toyota, Renault ve sezon boyunca kazandığı her puana başarı olarak bakılabilecek Brawn GP sezona iddialı giren takımlar olarak gözüküyor. Torro Rosso’da yarış kazanan Vettel’de iyi bir araçla çok güzel işler çıkartacaktır. Şampiyonluk kazanabilecek takım/pilot sayısı ne kadar artarsa bu işten kazançlı çıkacak olan kişi sonuçta F1 severler olacaktır bence. Umarım son 2 yılda son turlara kadar yaşanan heyecan azalmadan bu yıl da devam eder ve FIA’nın saçma kurallar getirmesine gerek kalmaz.

 

Ediz A– Son olarak bu sene yarışları verecek kanal durumu hala tam olarak kesinlik kazanmadı. Duyduğumuza göre TRT’nin yarışları vereceği ama hala net bir açıklama yok. Haftasonu yarış heyecanı başlayacak olmasına rağmen TRT’nin yayın akışında sabah saat 9’da herhangi yayın gözükmemekte. Benim için kimin yayınlayacağından çok kimin yarışları sunacağıdır. Cine5’le tanıştığımız NTV ile tavan yaptı yaparken de Okay Karacan anlatımıyla büyüledi bizleri. Okay anlatsın da yarışı hangi kanal vermiş çok da mühim değil tabi yayın facialarına varacak hatalar yapmadıkları sürece.

 

Yavuz A – Dediğin gibi yayın akışında ve sitelerinde bir bilgi gözükmüyor ama internetteki haberlere göre yayın haklarını TRT’nin aldığı kesin gibi. Okay Karacan’ı ben de severim ama yarışları tek kişi anlatacaksa bu ismin Serhan Acar olmasını isterim. Hem izleyici sıkmadan çok faydalı teknik bilgiler veriyor hem de yarış heyecanını izleyicilere çok güzel yansıtıyor. Okay Karacan yarışları anlatır, Serhan Acar da yorumlarsa daha iyi olur tabi ama yine internetteki dedikodulara göre TRT, Serhan Acar’la anlaşmaya çok yakınmış. Bu haberlere göre yarışları TRT1’de Serhan Acar’ın sunumuyla izleyeceğiz. FIA’nın son yaptığı seyirci açılımıyla birlikte daha çok bilginin, röportajın yer aldığı bir yayın akışıyla birlikte bilinmeyenlerle dolu zevkli bir sezon izleyeceğiz bence.

 

Yazıyı bitirmeden önce araya reklam alıp, bir duyuru yapayım. VGM(eski adıyla Virtual GM, yeni adıyla ESPN Fast Break) bittiği için kendini boşlukta hisseden fantezi oyunlarına meraklı F1 severler varsa, kendilerini forum olarak 3 yıldır oynadığımız Pure Fantasy F1 (F1 Fantezi Oyunu) oyununa davet ediyorum.
Yazının son düzlüğünde, sezon arasında yazı yazamadığım için okurlardan özür dileyeyim. İlk yarıştan önce bir yazı yazıp yeni kurallarla ilgili daha detaylı bilgiler vermek isterim ama yazının yetişmeme ihtimali yüksek diye söz veremiyorum.

 

Ediz A– İkisi birlikte anlatsa tadından yenmez zaten.
Damalı bayrağı salladık, ilk yazımızın sonuna geldik. Sezon bu hafta sonu açılıyor. Bildiğimiz o uzun ara bizleri sezonun ilk startı için daha da heyecanlandırmakta. Zevkli, çekişmeli ve heyecan dolu bir sezon olması dileğiyle. İlk yarış sonrasında tekrar görüşmek dileğiyle.

 

Her türlü görüş, eleştiri ve sorularınız için bize yazabilirsiniz. 


foto: formula1.com