Mikro
Dalga

Gökhan ÖZŞAHİN
  Fatality

Sezonu bitireli çok oldu, konferans kapışmalarını da yeni tamamladık. Önümüzde finaller var. Siteye ilk kez giren ve NBA'den bihaber olan arkadaşlar için söylüyorum, bu işin bütünlemesi olmayacak. Windows kurulum yardımcısının da dediği gibi, şimdi arkanıza yaslanın ve rahatlayın.

Başımıza neler gelecek?

Çoğunuzun bildiği gibi bu yedi maçlık bir seri. Dört maç kazananın şampiyon olduğu, yenilenin de hırs yapıp “seneye alıcaz lan” diye bütün sene kafa şişireceği (Pistons?) türden bir seri.

Doğu'dakininki çok fazla sayılmasa da, iki takımın da pestili çıktı çıkacak. Mortal Kombat'ta ikisi de son vuruşa kalmış durumdalar. Birisi kalbini diğerinin elinde görecek.

Kuralların değişmeyeceğini söylesek de, örneğin molalar, normal sezon maçlarındaki molalar gibi olmayacak. Kendi aramızda “TNT molası” adını verdiğimiz ve yaklaşık yarım saati bulan aralarda, kanal değiştirip diğer yayınlara göz gezdirebilecek, Pro7'da 'sanatsal' film var mı diye araştırma yapabileceğiz. Şahsen bir TNT molasında kendime orta boy bir sandviç ve kahve hazırlamış, hatta bu ikiliyi yarısına kadar tüketmiştim. NBA yönetimi, finaller esnasında açlıktan kırılmamamız için bu tür yeniliklere açık olduğunu her sene gösterir. Bu sene ben, bir mola esnasında mantı açmayı düşünüyorum. Başarabilirsem açtığım mantıyı pişirip Sn. David Stern amcaya kargo vasıtasıyla yollayabilirim.

Peki bizde durum ne?

Ahâli finale hazır mı?

Biz de batug.com ekibi olarak şunları yaşayacak-yaşatacağız;

Batuğ Abi: Her maçtan sonra siteye “sizi gidi eşşek sıpaları!” tadında ufak notlar koyacak.

Ben: Bizi eledikleri için başta Heat'e çemkireceğim, sonra Cuban'ı görüp Dallas'a bok atacağım. İki arada bir deredeyken şampiyon belli olacak.

Alim: Önce Shaq'e küfredecek, sonra Dirk'e küfredecek, peşinden sırasıyla Walker'a, Stackhouse'a, Dampier'a, Posey'e küfredecek. TNT molalarında forumda terör estirip, 20 saniyelik molalarda bana küfredecek. Denk getirdiği boşluklarda Gürkan, Orkun, Selçuk, Anıl, Ozan gibi site ünlülerine, BJK yöneticilerine, Efes Pilsen yönetici ve oyuncularına, Bucks yönetimine, Bucks koçuna küfredecek. Küfretmediği zamanlarda uyuyor ya da yemek yiyor olacak.

Orkun: Shaq'e olan öfkesinden dolayı Dallas'ı destekleyecek. Dallas geriye düştüğü takdirde “Cuban Mesih olabilir” spekülasyonuyla camiayı çalkalayacak.

Anıl: Üşenmezse maçları izleyecek. Yine üşenmezse Miami Heat'i destekleyecek.

Ozan: Rüzgara göre işeyecek, öne geçen tarafın destekçisi olacak. Seri bitiminde yenileni teselli edecek, kazananı övecek.

Oytun: Stern ve onun pazarlama stratejisinden girip Cuban ve itliklerinden çıkan söylevlerle maçların orta yerinde sinir-stres yapacak.

Övünç: Maç gecesi bahis oynayıp ertesi gün öğleden sonra “kim kazandı lan?” diye sorular yöneltecek. Ya paraya para demeyecek, ya zarara girecek.

Selçuk: “Hakemler olmasa, şimdi Heat yerine biz finaldeydik” diyerek yürek hoplatacak, frikik verecek.

Şamil: Maç başına üç yazı göndererek Batuğ Evcimen'i zıvanadan çıkaracak. Zıvanadan çıkarken paparazzilere yakalanan Evcimen, konuşmaktan kaçınacak.

(Unuttuğum yazar-çizerler, beni bir köşede sıkıştırıp tuşlara basan parmaklarıma cetvelle vuracaklar!)

Ülkede durum ne olacak?

Pek nadide ulusal kanalımız 'tek yayıncı' olacağından, maçların hangisini izleyip hangisini izleyemeyeceğimizi bilemeyeceğiz. “Ne çıkarsa bahtına” isimli yayın akışına sahip güzide kanalımız, canı isterse maçları yayınlayacak, istemezse Tayfun Talipoğlu'nu ve 4x4 cipiyle gezdiği yöreleri (olmazsa olmaz şiirlerini) veya ekonomimizin gidişatını sorgulayan 50+ amcaları ekrana getirecek. Pekâlâ , bu kadar kötümser olmak istemezdim, açıkçası tüm maçları da illâ ki vereceklerini de biliyorum... Ama sütten ağzımız yandı bir kere.

Kısmet olursa Latif Demirci, NBA Finalleri ile ilgili bir karikatür çizecek.

Güzide yayıncımızdan bahsetmişken, maçların orta yerinde "Hakem Kararları” ana başlığıyla abuk bir sohbeti de dinlemeden geçemeyeceğiz elbette. Öyle ki; sürekli şikâyet edilen iki oyuncunun birbiriyle karşı karşıya geliyor olması da, bu lokal muhabbetin iyice çığrından çıkmasına yol açacak. Koca çenesi kadar, elleri, ayakları veya herhangi bir uzvu çalışsa dünyayı daha yaşanabilir bir gezegen haline getirebilecek İtalyanların dahi "illallah" diyebileceği türden bir sohbeti engelleyebilecek tek şeyin televizyonumuzun mute tuşu olması da çok acı verici. Eğer o tuşa basmazsanız, maçın ortasında bir yerinde Memo hakkında bir takım bilgiler de edinebilirsiniz.

Genel çemkirmeyi sonraya saklayalım.

Ve Bizimcity'deyiz...

Takımları tanıyalım

MIAMI HEAT

Geçtiğimiz sezon oluşturdukları Shaq+Wade ve Diğerleri şeklindeki kadrosu, Brown'lı Okan'lı Emre'li Pistons tarafından Doğu Konferansı Finali'nde derdest edilen Heat, bu sezon önce Stan Van “Ron Jeremy” Gundy'den, daha sonra da Pistons'tan kurtulup, kapağı finallere attı. Mevlâna Celaleddin-i Riley'nin “Gel, kim olursan ol gel” çağrısına uyup Florida sahillerine yayılan SSK ve Bağ-Kur emeklileri ile şampiyon olmayı amaçlayan Heat'in şansı yüksek gözüküyor. Çoğu oyuncunun takma diş kullanıyor olması yüzünden ağız korumasına ihtiyaç duymayan Heat oyuncuları, final maçlarından önce stres atmak için Miami Halk Parkı'nda domino oynayıp güvercinlere yem verdiler. Gezi esnasında mızmızlanan çaylak oyuncuları 'ağızlarına bi tane çarpmak' ile tehdit eden Alonzo Morning, NBA yönetiminden 5000 dolar ceza aldı.

Amaçları ne?

MSN'de kişisel iletisini “Kuyumcuya gittim, gelicem” olarak ayarlayan Gary Payton bize bir şey anlatmaya çalışıyor olsa da, Suns serisinde zil takıp döktüren Jason Terry karşısında ekürisi Whit Etrash ile birlikte takımın zayıf halkasını oluşturuyorlar. Billups'a karşı son maça kadar İki Maymun'u oynayan bu aerodinamik düo'nun performansı seride belirleyici rol oynayacak gibi geliyor bana yoksa şüphen mi var?

Pistons serisinde Wallace Biraderlere karşı koyan Shaq'in, Dampier ve Diop'a karşı da aynı estetikle koyması bekleniyor. Biz maymundan gelirken sinirlenip gorilden gelen Shaq, silkmede 300, koparmada 450 kilo ağırlığında. Bir pozisyon karışıklığında arkasında Keith Van Horn'u bulduğu takdirde, ilk defa bir ulusal kanalda 'hayvanlı porno' izleyeceğiz. RTÜK, NTV'ye bir maç ceza verecek.

Shaq takıma geldiğinden bu yana Küçük Emrah sessizliğine bürünen Dwyane Wade de, en az "O nea!" agğabeyi kadar etkili olacak. Cin Ali'nin ikiz kardeşi Rip Hami'ye karşı üstün bir performans ortaya koyan Wade'in, ortaya koyduğu performans beşer kilo ağırlığındaydı. (Fotoğraf: Eliot J. Schechter / Getty Images)

Antoine Walker - Alonzo Morning - James Posey'den oluşan görev adamları ekibi de finallere hazır. Olası bir hezimette intihar edebilecek Payton'ın her hareketini izlemek üzere görevlendirilen ekibin görev süresi; git-gel altı saat.

DALLAS MAVERICKS

NBA'in haşarı çocuğu Mark Cuban'ın sahiplenip büyüttüğü Dallas Mavericks, her sezon tonlarca takas yapmaktansa koçu değiştirmenin mantıklı olacağını keşfedip kurt hoca Don ”The Dragon” Nelson'u bir punduna getirip hasta etti. Bu değişiklikle yazın takıma az para harcayıp yeni iPod almayı planlayan Cuban, iPod fiyatlarını görünce dudaklarının uçuklamasına engel olamadı.

Nelson'ın yerine geçen Avery “KüÇük General” Johnson'ın sesine dayanamayan Mavericks oyuncuları, çareyi daha iyi savunma yapıp daha etkili hücum etmekte buldular. Bu sayede Avery'nin daha az konuşup daha az beyin hücresi öldürdüğünü erken farkeden oyuncular, hezimet durumunda koçun ağzını torba gibi büzüp kaçacaklarını bana özel olarak söylediler.

Amaçları ne?

Heat gibi “besle şişmanı, oysun düşmanı” taktiğiyle oynamayan Mavericks, hücumda tüm oyuncularını kullanmaya çalışan bir takım. Buna karşın; Alman Panzeri Dirk Nowitzki'nin eline diğerlerinden daha çok top geçecek. Tam bir Bavyera Lâzı olan Dirk, maçların ikinci yarılarında sahada olduğunu farkediyor. Sezon MVP'si Steve Nash ile birlikte 'içkiyi ağzına içemeyen' hallerini gösteren fotoğrafları her geçen gün başka bir platformda yayınlanan Nowitzki'nin, şampiyonluğu kazandıkları takdirde açılacak şampanyaları neresiyle içeceği ise bilinmiyor.
(Fotoğraf: Elaine Thompson / AP)

Mavs'in Shaq'in arkasında sallanmadan durabilecek ve Shaq döndüğünde rüzgarından yere devrilmeyecek iki uzunu faul problemine gireceklermiş gibi gözüküyor. Lakin; Çük General elindeki zıplak ve hızlı oyuncularını -Pistons'ın yapamadığı gibi- Heat pota altına doğru hareketlendirmeyi başarabilirse, hem şuta dayalı hücumu savunmaya alışmış Heat'in bir nebze şaşırmasına neden olabilir, hem de Kocaayak O'Neal'ı faul problemine sokabilir.

Bunların hiçbiri işe yaramazsa; sadece Avery Johnson'ı yüksek sesle konuşturarak Heat oyuncularını kaçırıp dört maçı da hükmen kazanabilirler - ancak bu silahın tüm dünyada izlenen bir final serisinde kullanılmasının ne gibi sonuçlar doğuracağı henüz bilinmiyor. Bu silahı burada açıklayarak yeni bir soğuk savaş ortamı oluşmasına önayak olan değerli yazarınızın başına bir iş gelirskjlqdheelkhfew4,

Keith “Nefes alan duvar” Van Horn'u ilk beşte ve maçta 25 dakika civarı süre alırken görürsem, biriniz gelsin beni vursun!

Kim kazanır?

Size söylenmeden ben söyleyeyim, kim kazanırsa kazansın, ilk kez kupayı müzesine (müze?) götürme şansına erişecek.

Kişisel fikrimi soracak olursanız... Payton'ın ruh halini gözlemlemek için seriyi Mavericks'in kazanmasını istiyorum... Ancak diğer yandan, NBA'in haşere çocuğu Cuban'ın sevincinden manyağa dönüşmesini de görmek istemiyorum.

Mümkünse 3-3 bitsin, Trophy'i Jason Collier'in ailesine versinler, yüzükleri de kuyumcuya satıp bizi Jamayka'ya tatile yollasınlar. ("Spree ve Aç Ailesi" esprisi yapmak istedim, olmadı...)

Saygı, sevgi...

7 HAZİRAN 2006, ÇARŞAMBA
detroitpistons@usa.com