MERHABA

 

Özgün ÖZDEDE
26 Mart 2009, Perşembe

 

Merhaba, NCAA, NBA vs…

Öncellikle uzun bir aradan sonra herkese selam ederim. Şu anda Amerika’da Sports Management üzerine master yapmakla birlikte, buraya gelişimin başlangıç noktasıdır Batug.com. Buranın değerini çok iyi bilmek gerekli, arkadaşlıklar günlük, aylık değil yıllık burada (yıllarlık diyesim geldi de fazlasıyla kötü kelime olacak). Öyle ki geçen gün forumu tekrar takip etmeye başlamak için foruma girmeye çalışıp (haliyle şifremi unuttum), giremeyip yeni account açtığımda gelen merhaba, hoş geldin mesajları Batug.com ve buradaki insanların ne kadar özel olduğunu bana bir kez daha hatırlattı.

Batug.com hakkında daha yazarım ama bir paragraf selamın aleyküm faslı ile herkese tekrardan merhaba demeyi yeterli görüp, yazının konusuna geçiş yapıyorum. Amerika’da şu anda NCAA Tournament çılgınlığı var. Zaten burada üniversite basketbolu NBA’den çok çok fazla takip ediliyor. Ben ilk geldiğimde bunun muhabbetini çok yaptım buradakilerle. Haliyle uzun yıllardır NBA takipçisi olan ben, NBA’in, LeBron’un, Kobe’nin ve de tabii ki Wade’in yanındaydım. Ancak insan izlemeden anlayamıyor. Buradaki üniversite basketbolu gerçekten çok çok daha fazla ilgimi çekmeye başladı. Herkesin bu konudaki genel görüşü olan, NBA’de play-off’a kadar kimse takmıyor, üniversite basketbolunda her maç çok değerli tezine kısmen katılmak ile birlikte iki lig arasında dağlar kadar fark olduğunu da belirtmek gerekir. Üniversite basketbolu Avrupa tarzı basketbolun Amerikalı yetenekler tarafından oynanması gibi geliyor bana. Açıkçası Avrupa basketbolunun çok büyük destekçisi değilimdir, sıkar beni. Ancak kurallar, koçların oyuna bakış açısı, rotasyonlar Avrupa tarzı olup yetenekler üst düzey olunca Amerikan üniversite basketbolu tadından yenmiyor.

Bu üstteki paragrafı yazmamın nedeni öncellikle bu sene NTV Spor’un NCAA’deki maçları vermesi ile birlikte maçların daha rahat izlenebilecek olması. Bunun dışında maçlar CBS’in web sitesinde ücretsiz olarak da canlı izlenebilir. NCAA Turnuvası süresince olabildiğince fazla sayıda yazı yollamaya çalışacağım. Turnuvada izlenmesi gereken, seneye NBA’de görebileceğimiz ya da önümüzdeki senelerde NBA’de olacak oyunculardan bahsetmeye çalışacağım. Şu satırları yazacağımı 2-3 sene önce söyleselerdi gülerdim ama NCAA gerçekten özellikle Mart ayında NBA’den daha fazla cezbediyor. Herkese de maçları izlemelerini tavsiye ederim.

Son olarak NBA’e de değinmeden bitirmeyeyim. Amerika’da yaşadığım bölge itibariyle Boston maçlarını fazlasıyla takip ediyorum. Onun dışında tabii ki elimden geldiğince Miami maçlarını izliyorum. Şu anda Amerika’da NBA denilince konuşulan ilk isim Dwyane Wade. İnsan mı, değil mi? MVP olur mu olmaz mı? Takımı play-off’da nereye kadar götürür? Böyle devam eder mi, yoksa vücut iflas eder mi?? Bunlar hep konuşuluyor. Çok detayına girmeden Miami’nin şu anki sıralama ile biterse normal sezon play-off ilk turda Atlanta’ya eleneceğini düşündüğümü söyleyeyim tabii eğer Marvin Williams’dan başka bir gedik vermezse Atlanta. Takım olarak daha çok yolu var Miami’nin şu anki görüntüde, Jermaine kesinlikle takıma adapte olamamış gözüküyor ve daha ilginci takastan sonra takımın savunmasının eskisi kadar dirençli ve istekli olmadığını gözlemledim ben. Şu an itibariyle takasın Moon’un takıma katılmasının Poseyvari bir oyuncunun takımda olması (ki şu anki performansı da haliyle umut verici) açısından yararlı olduğu, JO’nun adapte olamaması açısından ise kötü olduğu gözüküyor. Wade’in MVP muhabbetlerini de Kobe’nin takımı tek başına sürüklediği, 40-50 arası attığı seriler yakalayıp MVP olamadığı sezona benzetemiyorum. Wade MVP olamaz şu görüntüde de MVP LeBron olur/olmalı.

Savunma demişken fazlasıyla izleme fırsatı bulduğum Boston hakkında da bir iki kelam edeyim. Doc Rivers geçen gün bir açıklama yaptı. “Şu anda tek hedefim play-off ‘a sağlıklı girmek, arada maçları kazanırsak tabii sevinirim, ama ev sahibi avantajını şu anda düşünmüyorum bile. Garnett ya da Rondo olmadan ev sahibi avatajımız olması çok bir şey ifade etmez” dedi kendisi ki katılıyorum. Özellikle Garnett’i olabildiğince dinlendirmeli. Diğer bir konu da tabii ki Marbury. New York medyasının resmen karalama kampanyası başlattığı, medyayı bir süre sürekli meşgul eden Marbury sonunda istediğini aldı. Marbury’nin takımda soyunma odasında problem olacağı gibi düşüncelere katılmıyorum. Manyak mı bu adam niye öyle bir şey yapsın, basketbol oynadığına şükredeceği yerde. Boston’a sahada ne katar ne götürüre gelirsek, izlediğim kadarıyla defansif olarak çok çok kötü Marbury. Hücumda yine kotarıyor ama defansta hiç bir screen&roll’u okuyamıyor ya da okusa bile adama yetişecek hızı yok. Play-off ‘larda süre aldığında Boston’un defansı düşecektir. Son olarak Mikki Moore kabiliyetsizi neden takıma katıldı anlamadım. Boston niye bekleyip Gooden ya da Smith’i takıma katmaya çalışmadı. Hadi Gooden neyse Sacramento’nun onu bırakması biraz sürpriz oldu en azından sezonun ortasında da Oklahoma’nın Smith’i bırakacağı aşikârdı.

Şimdilik bu kadar benden herkese tekrardan selam ederim. NCAA süresince olabildiğince yazı yollamaya, bilgi vermeye çalışacağım. E-mail adresim de aşağıda herhangi bi mevzu olursa beklerim mailleri.

Not: 14 Mart'ta elimize geçen yazıyı ancak yayınlıyoruz, Özgün'den özür dileriz.