Hatalı Yürüme
Özgür Can ÖZBEK
  Bu takas bana yarar

Ve oldu; Allen Iverson (Ivan Mc Farlin'la beraber) Denver'a takas edildi, Andre Miller, Joe Smith ve iki adet birinci tur draft hakkı karşılığında. 2006'nın son ayında NBA'in en önemli konusu olarak Iverson'ın hangi takıma gideceği, 76ers'ınki haricinde bir formayla nasıl görüneceği tartışıldı durdu. Şimdiyse yeni yılla birlikte eski topa dönüşün kutlanması yaklaşırken, Iverson Nuggets formasıyla üçüncü maçına çıkıp iki galibiyeti ve ilk 40+ performansını Denverlılara hediye etti bile!

İki takım da, sanki geçen hafta NBA tarihinin en önemli takaslarından birini yapanlar sanki kendileri değilmiş gibi yollarına devam ediyor görünüyorlar. MSG'deki kavga nedeniyle Carmelo Anthony 15 maçlığına buharlaşmışken, Nuggets evinde sanki yıllardır Iverson üzerine yapılandırılmış bir takım gibi oynuyor ve kazanıyor, Denverlılar sanki yıllardır onu alkışlıyor. Sixers ise 10 senelik liderini gönderir göndermez unutmak zorunda kaldı, önlerinde halledilecek daha çok sorun olduğu için... Chris Webber'ı de gönderip eldeki genç kadroyla geleceğe bakmaktan başka çıkar yol olmadığı için.

Şurası kesin ki, iki takım için de şu anki durum -iyi veya kötü- bir süre sonra geçerli olmayacak. J.R. Smith ve Anthony döndüğünde... Webber takas edildiğinde... Kesin olan, sezonun rotasını değiştirecek bu takasın, NBA'de kimilerinin kaderleri de değiştireceği. Bu iş uzun zaman hatırlanacak, çok konuşulacak. Benim yaptığım da bu.

Denver'da herkes heyecanlı

Öncelikle bu takasın büyüklüğü üzerinde anlaşalım; benim açımdan bu, (NBA'yi takip edebildiğim dönem dahilinde) Shaq'ın iki transferi (Lakers'a ve Miami'ye) ve Barkley'nin Phoenix'e gidişiyle beraber en önemli takastır. Çünkü arada kalan sezonlar içindeki diğer bütün takaslar arasında (Nash, Kidd gibi kişisel olarak daha büyük sempati duyduğum oyuncular da dahil) ilk defa gerçek bir ‘sembol'ün takas edildiğine şahit oluyoruz. Takım tutmayan bir NBA takipçisi için bu harika bir haber. Çünkü NBA'in çok sevdiği “Yıldızın yeniden doğuşu” hikayelerine gözümüzün önünde bir yenisi -hatta en iyilerinden biri- eklenecek; çünkü Iverson bu rol için biçilmiş kaftan, hayatı ve kariyerini "mücadele" ile tanımlayan bu adam yeni bir challange bulmuş durumda…

Takasla ilgili yorum yapılabilecek pek çok perspektif var; hemen en ilgi çekici olanlarından biriyle konuya girelim: Bu takasla Denver, sayı krallığında halihazırda birinci ve ikinci sırada yer alan iki oyuncuya sahip olmuş oldu!

Her şeyden önce bu sık rastlanan bir durum değil; daha önce sadece iki örneği var; 1954-55 sezonunda Neil Johnston ve Paul Arizin'e sahip Phidelphia Warriors ve 1982-83'de Alex English ile Kiki Vandeweghe'ye sahip Nuggets bu lüksü taşımış (takımlar tanıdık geldi mi?). Ve bu iki takım da şampiyon olamamış. Dolayısıyla durumun kendisi pek iyi haber değil.

Ama illâ tarih konuşacaksak, Kobe-Shaq, West-Chamberlain, Bird-McHale gibi, sayı krallığının en üst iki sırasını işgal etmeseler de, zorlasalar bu sonucu elde edebilecek ikililerden, yanında da onların karşılıklı fedakarlıkları sayesinde elde edilen başarılardan söz etmek lazım. Yani sonucu belirleyecek olan, 'Melo ve Iverson'ın fedakarlığa ne derece hazır oldukları.

İş Iverson'a düşüyor


Bu açıdan bakarsak, bir görüşe göre Iverson daha uyumlu davranmak durumunda, çünkü takıma 'eklenen' yıldız o... Takım halihazırda Carmelo'nun Takımı ve Iverson buna en azından ilk etapta (Anthony'nin dönüşünden sonra, tabii) adapte olmak zorunda. Ayrıca Anthony NBA'de tuhaf bir konuma da sahip, henüz All-Star olmayan ama süperyıldız kabul edilen bir oyuncudan bahsediyoruz. Anthony ayrıca, kariyerleri ister istemez birbirine bağlı olan 2003 Drafti mahsulü harika üçlünün bir ayağı ve bugüne kadar geçen sürede diğer ikisi kadar öne çıkamadı. Aslında bu yaz ABD takımının en popüler oyuncusu olması ve sezonda sayı krallığında önde gidiyor oluşu arayı hızla kapatıyor gibiydi. Ancak önce yumruğu patlattı (ve daha sonra kendi bankına koşar adım ‘döndü'), sonra da Iverson geldi. Cezasının sonunda sahaya döndüğünde Carmelo'nun bir tereddüt dönemi yaşaması büyük ihtimalmiş gibi geliyor bana; eğer o dönem iyi atlatılabilirse Nuggets bu takastan beklediği külçeyi bulur, yoksa…

Aşı tutarsa...

Yoksa kısmıyla ilgili de çok kötümser olmadığımı söylemeliyim. Bence bu takas olmasaydı Nuggets playoffa kalacaktı, ilk turu geçecekti ve Dallas-San Antonio-Phoenix'ten gelene elenecekti. En kötü ihtimalle bu takımla da playoffa kalırlar ve ilk turda elenirler, ki bunun da zor olduğunu düşünüyorum. Ama "İşler yolunda giderse..." ihtimali var ki, onun sunduğu ödülün büyüklüğü Denver'ı bu takasa itti. O ödül NBA Finali. Üstelik Riley'nin Miami'de oynadığı kumardan farklı olarak, bu 'tek senelik bir çek' de değil. Eğer Kenyon'ın basketbol hayatı bitmediyse, Camby ve Nene'yle birlikte oldukça sağlam bir pota altına, Iverson'a, Carmelo'ya ve çok önemli potansiyeli olan (gerek yetenek, gerek sorun çıkarma konusunda) J.R Smith'e sahip olacaklar. (Bir de DerrMarr var ama o kaza…Olmayacak galiba.) Bu da en az iki sezon daha Denver'ın isminin şampiyonluk adayları arasında geçmesine yeter.

Koç ve oyuncu

Hadisenin tabii bir de George Karl boyutu var. Karl şimdilik takastan büyük bir heyecan duyduğunu söylüyor ama kendisinin yıldız oyuncularla takışmak konusunda bir mazisi olduğunu da biliyoruz. Ama bu noktada Karl yeteri kadar akıllıca davranırsa bunun kendisi için son 'büyük birşey' kazanma şansı olduğunu anlayacaktır.

Peki Iverson, Denver'ın sistemine uyar mı? Evet ve hayır. Evet; çünkü Nuggets'ın bu sene oynadığı run&gun sistemine Iverson kadar hızlı top getirebilecek çok az sayıda (belki iki) oyuncu var NBA'de. Ve hayır; çünkü Iverson üç saniyede karşı sahaya getirdiği topu yaklaşık olarak 13 saniye daha elinde tutmak istiyor. Dolayısıyla bütün mesele, Iverson'ın geçiş ve uyum sürecinde, Carmelo'nun kendi statüsünü ne kadar tehdit altında hissedeceği.

İki yıldız ve top

Böylece tekrar süperyıldız kombinasyonu meselesine geliyoruz. NBA tarihinde şampiyonluk formülünün belki de en basit ifadesi "İki süperyıldıza sahip olmak" diye tanımlanabilir (Cousy-Russell, Magic-Jabbar, Jordan-Pippen ve diğer pek çokları). Ama bir çırpıda sayabildiğimiz bu kombinasyonların hiç biri 1-3 numara kombinasyonu değil. Bu bir tesadüf olabilir mi? Belki. Ama akla yatkın bir açıklama, bu pozisyonların görev tanımıyla ve elimizdeki iki süperyıldızın oyun karakterleriyle ilgili. Iverson 'bir tür 1 numara' ama aynı zamanda 'bir tür 2 numara'. Carmelo ise sadece bitirici bir 3 numara değil... Tam olarak oyuna ısınabilmesi için topa ihtiyacı var ama bunun için önce topun Iverson'ın ellerinden çıkması gerekecek.

Ben nihayetinde taşların yerine oturacağını ve Denver'ın yaptığı takastan pişman olmayacağını düşünüyorum. Sadece bu biraz zaman alabilir. Ama sakatlıklar da eğer bütün bir sezon Denver'a yol verirse önümüzdeki birkaç sene Batı daha da karışacaktır.

Sixers

Onların bu takas sonrasında sahip oldukları üç birinci tur draft seçim hakkının (takastan biri Mavs'inki olmak üzere iki adet ve bir de kendilerininki) iyi çıkması. Yalnız bu o kadar garantili bir durum değil. Şöyle ki, 2003 yılında yapılan dört takımlı takasta Billy King, ilk 15'te olmaması halinde 2007'de Sixers'in takas hakkını Atlanta'ya devretti. Takım ilk 15'te olursa da, 1 milyon papeli Golden State'e sayıp hakkı elinde tutacaktı. Bu sezon Sixers zaten Iverson varken de yeteri kadar kötü olduğuna göre (ciddi bir talihsizliğe maruz kalmazlarsa) büyük ihtimalle ilk 15'te bir yer elde ederler ama baştan söyleyelim de günah bizden gitsin.

Peki o üç seçim hakkı ve Andre Miller, Springsteen'in şehrini ihya eder mi? 2007'nin verimli bir draft yılı olacağı öteden beri söyleniyor; ilk turda üç oyuncu da umut verici, ama takımın geri kalanı üç iyi çaylakla çok iyiye gider izlenimini vermiyor bana (Greg Oden bu sene profesyonel olur, Philly de bir numaralı topu çekerse bir daha konuşuruz). Ama şimdilik. Neden?

Çünkü 2008'de hem Webber ve dizlerinin tedavi masrafları bitiyor (ki o tedavi Sixers'a biraz pahalıya patlıyor) hem de takasla alınan Joe Smith'in NBA'de yıllardır infial yaratan kontratı patlıyor. (Soru: Allen Iverson ve Joe Smith adlarını bu takastan başka nerede aynı listede görebilirsiniz? Cevap: NBA Drafti'nde ilk sırada seçilenler; '95 Draftı Joe Smith, '96 Draftı Allen Iverson. Hayat gerçekten garip!) O noktadan sonra Sixers bir de iyi bir gm bulursa bu çile neden bitmesin? Dalembert ve Iguadala beklenen sıçramayı gerçekleştirirlerse (ki ben Iguadala'nın yıldız seviyesine hiçbir zaman gelmeyeceğini düşünüyorum) bu ayrıca kaymak vazifesi görür. Yine de genel tabloya baktığımda Sixers'ın planlarının çok sayıda "eğer" içerdiğini ve bileşik olasılık ihtimallerine göre toplu bir rahata ermenin çok da mümkün olmadığını düşünüyorum.

* * *

Gelelim son tahlile. NBA'in şu an itibariyle en önemli, en heyecan verici, en merak edilen oyuncusu kategorilerinde en kötü ihtimalle ilk beşte olan bir yıldızı alan bir takım, bana göre zarar etmez. Philelphia'nın da çok yanlış bir hareket yaptığını düşünmüyorum. Daha doğrusu, Sixers yıllardır Iverson'la başarılı olmamanın o kadar çok yolunu buldu ki, ortada mazeret de başarıyı onsuz aramaktan başka bir seçenek de kalmadı. Durumu en güzel özetleyen sözü Shakespeare söylemiş aslında: “O kadar geç ki henüz erken demek mümkün.”

29 ARALIK 2006