Hatalı Yürüme
Özgür Can ÖZBEK
  Zaten Hepsi Yıldız

Dünyadaki bütün spor ligleri içinde NBA'in özel bir yeri vardır. Bu özellik, basketbol sporuyla ilgilenen herkes için dünyadaki en iyi ligin NBA olmasıdır. Bir futbol seyircisi kendisi için en zevkli ligin İtalya, İspanya, İngiltere vs. olduğunu söyleyebilir ama basketbolda böyle bir durum söz konusu değildir. Avrupa'da ya da Güney Amerika'da (ya da her neredeyse) basketbol oynayan profesyonel bir sporcunun amacı, bir gün bu ligde, NBA'de oynayabilmektir. NBA, pazarlama ve sponsorluk faaliyetleriyle de iyice cilâlanan bu ortamıyla, basketbolla ilgili her şeyin zirvesidir.

Bu sebeplerden dolayı, bu ligde kendine yer bulmuş sporcular, kabiliyet, oyun zekâsı, fiziksel yeterlilik ve dayanıklılık bakımından dünyanın en iyileridir. Bu koşullardan birini sağlayamayan oyuncu, şansını bir başka yerde dener.

Ligde yer alan oyunculardan, 82 maçlık normal sezonda ve özellikle tansiyonla birlikte temponun da yükselip rekabetin sertleştiği playofflarda, en üst düzeyde mücadele etmeleri beklenir. Ortada çok ciddi bir gelir pastası vardır ve gerek oyuncular, gerek yöneticiler kendi paylarını en yükseğe çıkarmaya çalışırlar. Sistem kaytarmaya müsaade etmez, düşünülebilecek her kategoride istatistik tutulur ve takip edilir.

NBA herkese göre değildir.

Püf Noktası: Oyuncu Seçimi

Bütün bu hengâmenin ortasında All-Star Haftasonu (elbette ligin tanıtımı ve reklamı önemli olsa da) seyirciler için düzenlenen bir etkinliktir. Bütün bu girizgâhı yapmamın sebebi de budur; All-Star, oyuncuların kariyeri, takımların durumu gibi endişelerden ziyâde, seyircilerin beklentilerinin dikkate alınması gereken bir organizasyon olmalıdır... Bu da en çok oyuncu seçimiyle ilgili bir konudur.

İnternet yoluyla ilk beşlerin belirlenmesi, bu açıdan önemli bir uygulamadır. (Çin sendromu bu alanda da kendini gösteriyor gerçi ama ligde uzun sıkıntısının yaşandığı şu dönemde Yao muhtemelen vatandaşlarının oyları olmadan da seçilirdi.) Ne var ki ben, iki takımın yedekleri için koçların yapacağı tercihlerde direkt olarak oyuncuların istatistikleri ya da takımlarının başarısı gibi kriterlere bakılmasını doğru bulmuyorum. Bunlar da muhakkak ödüllendirilmelidir ancak onlara pâye vermek için All-NBA 1st Team, 2nd Team, En İyi Savunma Beşi gibi sezon sonu tercihleri, All-Star'dan daha uygun seçimlerdir bence.

All-Star'a çağırılan oyuncular ise yaratıcılık, oyun zekâsı ve atletik becerilerini birleştirmek suretiyle diğerleri arasında sivrilen, o organizasyonda bir daha göremeyeceğimiz hareketler yapacak oyuncular olmalıdır. Şimdi bu dediğimizi biraz açalım:

Bu seneki organizasyonda Jason Kidd'in yer almaması büyük bir hatadır örneğin.

Ya da meselâ Pau Gasol çok iyi bir oyuncu olabilir, sezon istatistikleriyle öne çıkabilir ama All-Star'da bizleri heyecanlandıracak bir hareket yapması çok da ihtimal dahilinde değildir.

Aynı şekilde Tony Parker --doğru zamanda doğru yerde olmanın da avantajıyla-- çok iyi bir sezon geçiriyor olabilir ama ben All-Star'da onun 'göz yaşı damlaları'nı izlemek yerine Baron Davis'in hareketlerini görmeyi tercih ederim.

Kriterler Gözden Geçirilmeli

Esasen bence "şu kadar gard, şu kadar forvet, şu kadar da pivot seçilecek" diye sınırlamalar yapılması da yanlıştır; All-Star gerçekten de daha ağırlıklı olarak kısaların oyunudur ve Batı takımında Chris Paul (meselâ Elton Brand'in yerine) yer almalıdır. Brand bu sezon gerçekten çok iyi oynuyor ve böyle giderse sezon sonunda All-NBA 1st Team'e rahatlıkla seçilebilir... Ancak bir gösteri maçına çok şey katacağı şüphelidir.

Bu tip seçimlerin All-Star maçlarının izlenilirliğini düşürdüğü de bir gerçektir. Son yıllarda maçların öyle anları geliyor ki, oyuncular gösteri yapmak ile kazanmak arasında tercih yapamıyorlar, bu da oyunlarına yansıyor. Iverson, Wade, Shaq gibi her iki türlü oyunun da en iyisini ortaya koyabilen oyuncular sahadayken bu pek sorun olmuyor ancak özellikle gösteri kısmına çok yatkın olmayan yedekler oyuna girdiğinde, bunun bir All-Star maçı olduğunu hatırlatan sadece formalar oluyor. (Belki de herkesin kendi takımının formasını giymesi uygulamasını bu yüzden kaldırdılar!)

Bu konuda NBA yönetiminin bir karar alması gerektiğini düşünüyorum. Bu karar meselâ, 80'ler ve 90'ların başlarında olduğu gibi, All-Star maçlarının kazanmaya yönelik oynanması da olabilir; bunu izlemek de çok zevkli olacaktır. (Tabii oyuncuların All-Star'da ne için oynayacaklarına dair bir yönetim kararı alınmasından bahsederken, bunun teşvik ve telkin yoluyla tavsiye edilmesinden bahsediyorum; aksi yönde, yani bağlayıcı bir karar alınması komik ve saçma olur, bunu kastetmiyorum. Ne bileyim, meselâ sadece MVP'ye değil, kazanan takımın tüm oyuncularına ödül konulabilir vs.)

Yok eğer bu maçlar son yıllarda âdet olduğu gibi (gelenek diyemeyeceğim, organizasyonun kendisi zaten bir gelenek) gösteri maçı niteliğinde olmaya devam edecekse, oyuncu seçimleri de buna göre, biraz daha titiz biçimde ve kriterleri elden geçirmek suretiyle yapılmalıdır. Tüm dünyanın en iyi oyuncularını bir araya getiren bir ligde, All-Star maçında yer almanın kıstası sadece istatistikler ve takımların başarı düzeyleri olmamalıdır.

NOT: Fotoğraflar AP'den Sue Ogrock'a aittir, Fox Sports sitesinden alınmıştır.

3 MART 2006, CUMA

ocozbek@maliye.gov.tr
Hatalı Yürüme'de daha önce:
Kobe-Michael: Karşılaştıma