Hatalı Yürüme
Özgür Can ÖZBEK
  Çekilecek çilemiz varmış

2006-2007 sezonunun bitimiyle beraber bir kez daha görmüş olduk ki, NBA giderek tahmin edilebilirliği artan bir organizasyon haline geliyor. Takım yönetimlerinin cesur adımlar atmadaki tereddütleri, lig yönetiminin akıl almaz kararları ve her türlü farklılığa olan tahammülsüzlüğü, bizden bunca uzakta olmasına rağmen onca sevdiğimiz bir ligin, gözümüze de gönlümüze de hitap etme kapasitesini sınırlıyor. Nedir bu feveranın sebebi? Suns-Spurs serisinin kaderinin Stern kararı ile tayin edilmiş olması. Bunun lamı cimi, "Spurs yine alabilirdi"si filanı yok. Stern verdiği kararla -San Antonio'ya hak etmediği şekilde gölge düşürerek- sezona damgasını vurdu. İzlenmesi çok daha zevkli bir oyun sergileyen Phoenix'in önü kesildi.

Taklit sistem, sanal MVP

Bir takımın kaderi çok da önemli olmayabilir ama NBA'de inisiyatif almaktan korkan koçların ve yönetimlerin çokluğu, başarılı olan sistemlerin taklit edilmesine sebep oluyor. Taklit edilen takım da Spurs olunca, lig tadından yenmiyor! Şunu da belirtmem lazım; Spurs organizasyonuna, Duncan'a, Popovich'e saygımız büyüktür... Ancak onların yıllar içinde mükemmelleştirdikleri sistem başkaları tarafından icra edildiğinde, katlanması zor bir görüntü ortaya çıkıyor.

Finallerle ilgili son bir not: Parker MVP oldu. Bunun yorumu iki şekilde yapılabilir; bu cümleden sonra üç nokta adını verdiğimiz noktalama işaretiyle yorum okuyucuya bırakılabilir ya da nokta kullanmak suretiyle yorum yazar tarafından yapılır, ki bu yazıda bu metot kullanılacaktır. Parker NBA Finallerinin MVP'si olabilir mi be? Rakip takımın ikili sıkıştırma yapmadığı, top kullanmaması için özel bir çaba sarf etmediği, Fransızca rap şarkısı olan bir oyuncu, bu ligin MVP'si olabilir mi? NBA'in küreselleşmesi bu demekse, bıraksınlar hocam, boğanın boynuzları üzerindeyken daha iyiydik biz.

Gelelim diğer meselelere... Doğu Konferansı'nın rezilliği hepimizin malumu. Bu rezillik neticesinde, kadrosunda bir süperyıldızı ve toplam iki buçuk oyuncusu olan takımlar konferansı kazanabiliyor! Hadi bu sezon böyle geçti, önümüzdeki sezon ne olur? CEVAP: Daha da kötü olacak. Çünkü bu sene idare eden Detroit büyük ihtimalle yeniden yapılanmaya girişecek, Miami de bir sezon daha yaşlanacak. SONUÇ: Chicago 50+ maç kazanacak, LeBron ve taifesiyle final oynayacak ve bu da üç sezon boyunca tekrarlanacak.

LeBron demişken, birkaç kelam da onunla ilgili etmek isterim.

Finallerde bilmem siz öyle göründü mü ama, James bana, ilk finalini oynayan ve bunu kazanmayı çok isteyen bir oyuncu gibi gelmedi. Daha çok medyanın ilgi odağı olma süresi 4-7 maç artmış ve kazansın-kaybetsin bundan memnun bir MTV yıldızı gördüm ben. (Kendisi ve bu durum hakkında başka vesileyle yazılmış bir yazım buradadır, uzatmak istemem.) Bu arkadaş oyuna konsantre olduktan sonra Doğu'yu uzun bir süre domine edecek ama sürekli tekrarladığı gibi şampiyonluğa odaklandıysa finallerde biraz daha yoğunlaşması takımı için faydalı olabilir.

Eski büyükler

Ve önümüzdeki sene için şu aşamaya kadar yapılan ölü sezon hamleleri. Ana soru: Kobe kalıyor mu? Anlaşıldığı kadarıyla Kupchak'e “LeBron'un Doğu'da yaptıklarını gördün mü? Bir de benim neler yapabileceğimi düşün” minvalinde bir çıkışta bulunmuş. Haksız da sayılmaz. Ama gidebilme ihtimali görünen üç takımdan (Dallas, Phoenix ve Bulls) ikisi Batı'da. Elbette bu iki takımla şampiyonluk şansı Lakers'tan fazla ama bu takasın olması halinde Lakers yönetiminin toptan vatan haini ilan edilme ihtimali de az değil. Yani Buss ailesi ve Kupchak, Kobe'nin ağzına bir kaşık bal çalmak için ellerinden geleni yapacaklardır. Zaten haberlerde son durum "Kobe duruşunu yumuşattı fakat kadro değişimi için bastırıyor" başlığıyla veriliyor. Artık nasıl yorumlarsanız.

Pinpon toplarının azizliğine bir kez daha uğrayan Celtics ise acizliğine kılıf olarak Ray Allen'ı takas etti. Bu takas belki Celtics'i playoffa sokar, bir de Rivers'ın katastrofik galibiyet yüzdesini biraz arttırır, o kadar. Ama bu sene Doğu'da playoffa giremeyenlerden önümüzdeki sene ilk bileti alan Knicks olacak. Randolph ilk senesinde arıza çıkartmadan oynayacaktır ve Marbury, Crawford, Randolph, Curry (totalde 300 kiloluk dev ikili) Doğu'da gayet sağlam bir çekirdek oluşturacaktır. Olmazsa da Isiah çalar biz oynarız!

Bu sezon finallerin izlenme oranının dibe vurduğu çok yazıldı çizildi. Dördüncü maçın Sopranos'un finaline denk gelmesi de işin tuzu biberi oldu. Ne yalan söyleyeyim, ben olsam, Gerçek Kesit'in sağlam bir bölümünü, Tony Parker'in MVP olduğu bir NBA finaline tercih ederdim.

2 TEMMUZ 2007