Kabloda top sekmiyor!

Gani ÖZ

NBA TV
'nin yeniden şifrelenmesinden beri bütün programımı değiştirdim. Programım derken, gece maça kalktığım için değişen uyuma zamanım ve ona göre ayarladığım ders saatlerinden bahsetmiyorum sadece. Bütün günümden bahsediyorum. Şöyle ki;

Artık izleyemediğim maçlar için internette daha fazla vakit geçiriyorum, daha çok yerden daha fazla görüntü toplamaya çalışıyorum. Maç özetlerini teker teker indirip izleyebilmek için, hızı dünya standardının çok altında olan ve kota sınırlaması bulunan internet bağlantım ile cebelleşiyorum. Sadece istatistiklere bakarak yorum yapma devri çoktan geride kalmışken, maalesef ancak istatistiklere bakarak maçları değerlendirebiliyorum. Daha sonra bu yorumlar kafamda şekilleniyor ve bu birikimi tekrar çeşitli kanallarla karşımdakine sunmaya çalışıyorum. Karşımdakilerin durumu da genelde benimkinden farklı olmuyor. Bilgi Çağı'nda bu kadar bilginin ortasında gözü-kulağı kapalı kalmak ne kadar saçma ve gurur kırıcı geliyor insana, bu sorunu yaşayanlar zaten iyi biliyordur.

Elbette bu durum normalin dışında, ama bununla birlikte dikkate alınması gereken, NBA'i takip eden kitlenin tamamına yakınının, bu işten zevk aldığı için o kanalı takip ediyor olduğudur. Ülkemizde zaten çözülemeyen problemler üst üste hepimizin üzerine yıkılıp dururken, bari insanların başka kimseyi ilgilendirmeyen ve kimseye dokunmayan kişisel zevkleri üzerinde bu tarz haksız-hukuksuz oyunlar oynanmasın.

En büyük haksızlık işte; Bilecik gibi, doğalgazın yeni ulaştırıldığı, başından sonuna kadar yürünmeye kalkışılsa bir sigara içimi kadar zamanda bitirilebilecek, Tekel bayiinden başka kalıcı bir özel kurumu olmayan dörtbin nüfuslu bir vilâyette yaşayıp, Avrupa başkentlerinden birisi olan İstanbul'da okuyorum. İstanbul'da Kablo TV imkânım var iken, Bilecik'e geldiğimde bu imkânın dışında kalıyorum.

İşte bu durum, 'halk" kavramını temel alan, "bir toprak parçası üzerinde toplum olarak eşit şartlarda yaşama" ilkesine bağlı bir ülke olma gayretine ters düşüyor. Tutkuyla bağlı olduğumuz bu sporun en önemli platformundan mahrum kalmak istemiyorum.

Bizi basketbolun çok sevdiğimiz taraflarına, meselâ NBA'e bağlayan, sadece BİR KABLO olmamalı.

24 Ocak 2007