SİHİR ZAMANI

 

yusuf54@gmail.com
27 Ekim 2008, Pazartesi

Merhaba değerli batug.com okuyucuları. Geçen sezonki kadromuzdan Carlos Arroyo ve Maurice Evans’ı free agent olarak; Keyon Dooling’i New Jersey’e yollayarak, James Augustine’i waive ederek ve son olarak da eski dost Pat Garrity’yi de emekli olması sonucu kaybettik. Buna karşılık drafttan Courtney Lee, free agent statüsünden Mickael Pietrus, Anthony Johnson ve Dwayne Jones’la kadroyu takviye ettik.


Kâr mı ettik, zararlı mı çıktık bunu sadece zaman gösterecek; isterseniz gelin yeni sezon için bizi umutlandıran ve umutsuzluğa iten nedenlere bakalım:

 

Dwight Howard

Önce umutlanmak için üç neden;


1-   Dwight Howard : Bir şey yazmalı mıyım bu başlığa, yoksa sadece Shaq'tan sonra gelmiş en dominant uzun olma potansiyeline sahip (potansiyel diyorum özellikle, çünkü bu eleman sadece 1985 doğumlu) bu gencin ismini bile görmek size de yetmiyor mu? Peki, madem bir kanıt istiyorsunuz alın o zaman günümüze kadar “dynasty” lerin üzerine kuruldukları oyuncuların bir kaçı: Wilt Chamberlain, Bill Russell, Kareem Abdul-Jabbar, George Mikan, Tim Duncan ve tabiî ki Majesteleri. Bu isimlerden sadece Jordan 2 numara oynuyor, ya diğerleri? Evet, doğru tahmin ettiniz, diğer isimlerin hepsi uzun oyuncular. Tüm Orlando taraftarlarını bu isim bu yüzden bu kadar heyecanlandırıyor.


2-   JJ Redick : Tamam, biliyorum, şu anda bazılarınız bana vurmak istiyor olabilir ama önce okuyun lütfen, Jey Jey (her ne kadar bize bir zamanlar Fenerbahçe'de top koşturan (hep bunu yazmak istemişimdir) Nijerya'lı Okocha’yı hatırlatsa da, ben Redick için Jey Jey'itercih ediyorum) geçen sezon tüm beklentilerin altında kalarak klasik bir Kapono modeli beyaz oyuncu gibi oynamış olabilir; ancak hazırlık maçlarını göz önüne aldığımızda bu 2-3 numara karışımı keskin şutör arkadaşımızın üçlük ve şut yüzdeleri önümüzdeki sezon için heyecanlanmamıza yetiyor da artıyor bile. Ama savunmadaki problemlerini gidermesi için yardımcı antrenörümüz Patrick Ewing'le pek çok kez gece yatısına kalacakmış gibi gözüküyor. Evet okumayı bitirdiyseniz bir tane vurabilirsiniz.


3-   Takım Kimyası : Takımın iskeletini koruyan Orlando (futboldan ikinci referansımızı da verdik, hadi hayırlısı) bu sezon artık tüm oyuncuların “playbook” daki oyunları ve rollerini hatta ve hatta oyun sürelerini bile ezberledikleri bir hale geldi. Bu şu anda pek çok takımda olmayan bir durum o yüzden yeni gelen arkadaşımız M.P.20. dahil herkes, gönül rahatlığı içinde bench'e bakmadan oynayacak.

 

 

Umutsuzluğa yol açan üç neden;


1-   Kısıtlı Bench Desteği : Bench'e dönüp baktığımızda, oyuna girip hemen sayı katkısı yapacak, belki Ginobili tadında bir oyuncu göremiyoruz, oyuna girer girmez savunmasıyla fark yaratan ve karşı tarafın guard'larından birini kilitleyen Trevor Ariza rolü verebileceğimiz biri de yok; en azından yaptığı bloklarla oyuna girer girmez seyrciyi hareketlendiren bir Josh Boone’umuz olsa desek, maalesef o da yok. Josh Boone’u bile özlemle anıyorsak, varın gerisini siz düşünün.

 

Kevin Love

2-   Yine, Yeni, Yeniden: Oyun Kurucu : Nelson her sezon artık “assist-first” bir oyun kurucu oldu mu yoksa diye umutla baktıran, ama sonra yine abuk subuk şut tercihleri sonrasında bize, “abi Hidayet Efes’teyken bir ara oyun kurucu oynamıştı, acaba o mu oynasa?” geyikleri çevirttiren bir abimiz. Patlayıcı bir özelliği olduğunu zaman zaman gösterse de şampiyonluk gibi uzun soluklu bir yolculuk için devamlılık gerektiğini az biraz bilen her basketbol sever için Jameer Nelson tam bir soru işareti.


3-   Others : Hayır hayır, heyecanlanmayın popüler dizi Lost’la alakalı bir yorum  yapmayacağım. Diğerlerinden kastım Bynum’un dönüşüyle gücüne güç katan ve bu sene yine playoff eşleşmelerinin hepsine “Beat L.A.” diye bağırtacak olan Lakers, Ron Artest’li kadrosuyla Rockets ve son şampiyon Celtics. Bir Orlando taraftarı olarak bunu söylemek hiç de kolay değil ama maalesef bu üç takım bu sezon umutsuzluğuma yol açan en önemli üç etken.

 

Bu ilk yazımdaki heyecandan ve bu yüzden dolaşan dilimden dolayı tüm okuyucularımızdan özür diliyorum ama batug.com gibi bir sitede Orlando Magic yorumu yazmak gerçekten de çok önemli ve zor bir olay, umarım zaman geçtikçe daha zevkli yorumlar yazabilirim. Tabii burada Van Gundy amcaya da görev düşmüyor değil, hadi bakalım, Sihir Zamanı!