NBA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

NBA WALLPAPERS

COURTSIDE
hoopsblues
Ozan AYDIN
Doğu Playoffları - İlk Tur Analizi

Detroit - Milwaukee

Bucks, kadrosunda hiç eksik olmayan bir oyuncular topluluğu. Bunu oluşturmak için Redd'e maksimum, Simmons'a yıl başına 10 milyon dolarlık kontrat vermek zorunda kalmaları trajik. Parçaların tamamının mevcut olması, aralarında bir denge olmadığı gerçeğini değiştirmiyor. Yönetim kadar koçun da suçu olduğu doğru; fakat aslan payının yönetime ait olduğunu düşünüyorum.

Pistons sezon başındaki koç değişikliğinin ardından halen şampiyonluk için gerekli testten geçmedi, buna ihtiyaç duymadıkları da ortada. Geçtiğimiz sezonun playofflarında Miami serisinin yedinci, Spurs serisinin altıncı maçında mükemmelliğe ulaşan takım kurgusu, hangi maç olursa olsun istedikleri dakikada maçın temposunu ve savunmanın sertlik dozajını ayarlamalarına, rakibi de hem sahada, hem de kafalarının içinde tüketmelerine imkan veriyordu. Bunda Koç Brown'ın hatırı sayılır payı olduğunu düşünüyorum. Saunders, elindeki oyuncu grubunun hücum potansiyelini kısıtlamayarak, önceki iki sezonda insanların beynini kurcalayan “Bu takım hücum ederse ne olur?” sorusunun cevabını verdi ve herkes etkilendi. Sezon başında Hamilton'ın son saniye basketiyle kazandıkları Celtics maçı olmasaydı, belki de arka arkaya galibiyet serileri tutturamayacak ve bu dereceyi elde edemeyeceklerdi. Pistons'ı küçümsememeyi öğrendim... Bir koça ihtiyaç duymayacak kadar iyi ve uyumlu bir takımdan bahsediyoruz; ancak ilerleyen turlarda, çok daha organize takımlara karşı yedi maçlık seri oynarken, ince koç manevralarına her zamankinden fazla ihtiyaç duyacakları ortada.

Tabii söylediklerim bu turda geçerli olmayacaktır. Bucks karşısında, maksimum kontratlı Redd'in dışında bütün pozisyonlarda açık üstünlükleri var. Ford'un Billups, Bogut'un da Sheed ile uğraşması ve başarılı olabilmeleri bana mümkün gözükmüyor. Takım olarak sürekli tempoyu artırıp istediklerine daha yakın bir oyunu oynamaya çalışacaklar, buna Pistons izin vermez ve seriyi hiç tehlikeli duruma düşmeden kazanırlar diye düşünüyorum. Önceki senelere bakınca, bir maçta işi hafiften almaları ve seriyi evlerindeki beşinci maçta bitirmeleri, en mantıklı ihtimal gibi gözüküyor.

Seri tahmini: 4-1 Pistons

Miami - Chicago

Bulls hoşuma giden bir takım. Rocky Balboa misâli, maçın büyük kısmında yumruk yemesine rağmen yere düşmeyip sinirinizin sınırlarını zorlayan bir hâlleri var. Özellikle Deng, dikkatle analiz ve takip edilmesi gereken, çok özgün ve önemli bir oyuncu. Tek tek baktığımda, hep iyi savunmacılardan, daha doğrusu iyi savunmacı olması gereken ve o ışığı veren oyunculardan kurulu bir takım, ancak bunu takım oyununa yerleştirmekte zorluk çekiyorlar. En önemli sebep takımın tamamının genç oyunculardan oluşması ve sahada işler garipleştiğinde topu eline alarak veya almayarak Bulls'u yönlendirecek bir isme sahip olmayışları.

Heat'i de beğeniyorum. Takımın en zayıf halkası olacağı öngörülen J-Will'i ne şekilde kullandıkları, sezonun son bölümüne doğru Wade ile onun arasında nasıl bir uyum yakaladıkları, Haslem'in nasıl ilk beşte tutulup takıma mâledildiği, Payton ve Walker 'ın banktan gelerek yaptıkları etki ve rollerini kabullenmiş olmaları... Bunlar, resme genelden bakıldığında hoş gözüken unsurlar. Daha bu sene bir araya gelmiş olmalarına rağmen aralarında özel bir bağ var, oyuncular herhangi zor bir durumda yakın arkadaş gibi davranıyorlar işte, birbirlerinin hatalarını kamufle ediyorlar. Underdog bir takım için olmazsa olmazdır bu.

Eşleşmelere bakıldığında, Hinrich'in J-Will'e, Deng'in Posey'e karşı avantajlı olduklarını görüyorum. Ancak Bulls'un sorunu bu değil. Shaq'ı genel anlamda nasıl durdurabileceklerine dair düşündükleri çok önemli, daha da önemlisi, ona gelecek muhtemel savunma yardımlarından sonra Wade'in elinde topla boyalı alanda nasıl karşılanacağı konusunda da, üretebilecekleri bir çözüm göremiyorum. Bir de, bu dönemde sezon boyunca işi ağırdan alan Walker ve Payton'ın da devreye gireceklerini unutmamak gerekiyor. Playoff tecrübesi, adı üzerinde, en çok playofflarda işe yarar.

Bulls'un arka alanda üç tane iyi skorer bulundurması ve Heat'ten daha fazla enerjiye sahip olmaları bence serinin hiç bir maçında fark yememelerini sağlayacaktır. Ancak geçen sene Washington'a eleniş biçimleri, hele ki altıncı maçın sonlarında nasıl ellerinin-ayaklarının dolandığını gördüğümü hatırlamam, herhangi bir maçın da sonunu getiremeyeceklerini düşünmeme sebep oluyor. Heat bütün maçlara asılıp olabildiği kadar fazla dinlenmek isteyecektir çünkü bir sonraki turda korkulu rüya görmeleri olası.

Seri tahmini: 4-0 Heat

New Jersey - Indiana

İlk turun en heyecanlı geçmeye aday, analizi de en zor serisi. Adım adım ilerleyelim.

Nets ligin en iyi iki gardından birine sahip, aynı zamanda karşısında kendinden daha zayıf bir oyuncu bulduğunda en fazla fark yaratan oyuncularından. Muhtemelen Pacers, Johnson ile başlayıp onunla Tinsley'le yakın süreler vererek maçları oynayacak. Kidd'in tek zaafı olarak gözüken istikrarsız şut isabeti, Pacers gardlarında da mevcut. Bu sebeple, herhangi bir şekilde Pacers'ın gard eşleşmelerinden avantaj yaratacak durumu yok.

Stephen Jackson sinir bozucu bir tarza sahip akıllı bir oyuncu. Bire bir'leri gereğinden fazla zorladığı için ezelden beri sevemedim kendisini , ama bu şekilde sadece izleyenlerin değil, rakibin de dengesini bozduğunu unutmamak gerek. Yine de Nets'in en güçlü bölgesinin 2-3 numaraların uyumu olduğunu düşünürsek, Jackson 'ın bu seride önemli bir faktör olmaktan uzak kalacağını düşünüyorum.

Pacers'ın genel anlamda Nets'e göre en büyük avantajı ribaundlar olacak. Ancak Nets arka alanının tamamen ribaundçu oyunculardan oluşması sebebiyle, Peja'ya bu alanda bir yük binecektir. Kendisinin bu tip şeylerle haşır neşir olmaktan hoşlanmadığını, savunma yapmaktan pek anlamadığını ve hazzetmediğini biliyoruz... Yani sadece ribaundlardaki etkiye yoğunlaşması normal olacaktır; zira ne Carter'ı, ne de Jefferson'ı yavaşlatması pek mümkün gözükmüyor.

Jermaine O'Neal'ın, sakatlıklarla başı belaya girdikten sonra, genç bir forvetken yaptığı etkiyi tekrar gösterememesi üzücü. Yine de serinin en önemli uzun oyuncusu olacağı şüphe götürmez. Yanında sahaya çıkan Foster'ın, zaman zaman kenardan gelip yanında süre alan Croshere ve Granger'ın, O'Neal'ı çok iyi tamamlayan oyuncular olduğunu düşünüyorum. Fakat Pacers'ın bu avantajı kullanabilmesi için tempoyu olabildiğince düşürmesi gerekebilir ve Anthony Johnson'ın -her ne kadar tek vasfı olsa da- bu işi kıvırabileceği konusunda ciddi şüphelerim var. Geçtiğimiz sezon Boston karşısında herşeyi istedikleri gibi ayarladıkları maçlar olmuştu ancak bu sezon çok iyi bir arka alana karşı oynayacaklar ve üretebilecekleri çözümler sınırlı.

Yedekler konusunda Pacers'ın ciddi bir avantajı var ve seriyi onların lehine çevirecek en önemli unsurun bu olduğunu düşünüyorum. Croshere, Granger, Harrison, Jones, Tinsley, hepsi etki yapabilecek oyuncular. Sezon sonunda sürelerini anlam veremediğim şekilde kesilmiş bulan Jasikevicius'un bile, sürati, şutörlüğü ve patlayıcı etkisiyle, Kidd üzerinde olimpiyatlardakine benzer şekilde şaşırtıcı fark yaratabileceğini düşünüyorum. Ancak Carlisle kontrol edemediği oyunculardan hoşlanmıyor ve çok zorda kalmadıkça ona şans vermeyecektir.

Carter hakkında bugüne kadar eleştiri yapılırken sunulan en önemli argümanların istikrar eksikliği ve kritik maçlarda performans düşüklüğü olduklarını düşünürsek, kendisine kredi tanınması gerektiğine inanıyorum. Bu sezonun sonundaki 'gerçek dışı' Nets galibiyet serisinde göz kamaştırıcı oyunları vardı ve ne olursa olsun Pacers'ın onu durdurabilecek oyuncuya sahip olmadığını düşünüyorum. Nets tarafında, en önemli farkı yaratacak oyuncu oluyor, kendisi.

Genel olarak Nets'in daha sağlam ve istikrarlı olduğunu düşünüyorum, ancak Pacers'ta ufak avantajlardan yarar çıkarmayı bilen bir koç ve iki takımın da kontrast yaratan zayıflık-güçlülük noktaları var. Deplasmanda çok maçın kazanıldığı uzun bir seri olacağını, Kidd-Carter etkisinin de, geçen sene Reggie'nin Celtics üzerine çöktüğü gibi, seriye yansıyacağını düşünüyorum.

Seri tahmini: 4-3 Nets

Cleveland - Washington

İki tecrübesiz takımın eşleştiği playoff serileri her zaman ilgi çekici olmuştur. Oyun hızlandıkça hızlanır, tenis maçı misali, bir orada bir burada; kritik anlarda ilginç seçimler ile karşılaşırız. Geçtiğimiz sezon ilk turda en çok zevk aldığım seri kesinlikle Wizards-Bulls arasındakiydi.

Benzer bir durumla bu sene de karşı karşıyayız. Wizards yine saha avantajı olmadan oynayacak ancak karşısında maçların kaderini tek başına değiştirebilecek bir oyuncu var. Yine de LeBron'un maçları sonlandırma konusunda sıkıntılarının olduğunu düşünüyorum, bu da kendisinin, yanındakilerin ve koçun playoff tecrübelerinin az olmasıyla birleşince, başlarına sorun açacaktır.

Öbür tarafta Arenas'ın istikrarsız bir oyuncu olduğundan dem vurmak mümkün. Ancak sonuç olarak seride Cavs tarafında onun şuta dayalı ve riskli oyunundan ekmek çıkaracak bir unsur göremiyorum. Wizards seri ilerledikçe tempoyu istediği şekilde oturtacak ve oyuncularının ritm bulmasıyla seriye ağırlığını koyacaktır.

Cavaliers hakkında LeBron dışında iyi bir şey söylemeye çalıştığımızda, cümleler hep 'ama' ile bağlanıyor. Ilgauskas iyi bir oyuncu ama Wizards pota altının göstereceği muhtemel sertliğe tepki veremeyecektir. Gooden iyi bir oyuncu ama istikrarsız. Hughes ve Murray iyi oyuncular ama onlar hakkında da istikrarlı şut atacaklarına, savunma yapacaklarına, faul problemine girmeyeceklerine dair yargılara varamıyorum. LeBron'un yedi maçlık bir seri boyunca hiç dinlenmeden sahada kalarak hem hücumu yönlendirip hem de savunmada Jamison ile uğraşabileceğinden de emin değilim.

İki takımın da güven vermediği açık ancak genel olarak Wizards daha şanslı. Arenas-Hughes ve James-Jamison (all James, all Jamison diyesim geldi nedense) eşleşmeleri serinin kaderini çizecektir ve ikisinde de seri sonunda Wizards'ın kârlı çıkacağını düşünüyorum.

Seri tahmini: 2-4 Wizards

ozanaydin21@yahoo.com
2
6 NİSAN 2006, ÇARŞAMBA