DRAFT HAFTASI TAKASLARI

 

ozanaydin21@yahoo.com
24 Haziran 2009, Çarşamba

2010 öncesi son yazdayız, bu sebeple son yıllardaki en hareketli draft haftasını yaşamamız muhtemel. 2008 iyiydi mi diyorsunuz? Bir de 2009’a bakın. Bu takaslar muhtemelen fırtınanın öncüsü, sıcak sıcak yorumlayalım.

Spurs son şansı zorluyor, Bucks tekrar başa dönmeye niyetli

Spurs'ün, artık iyice yaşlanan kadrosuyla son barutlarını sıktığını biliyorduk. Takas evvelindeki kadronun da, Lakers'ın egemenliğindeki Batı Konferansında zirve hesapları yapmaktan uzak olduğunu söyleyebiliriz. Spurs'ün bir hamle ile ilk beşini kuvvetlendirmesi gerekiyordu, bunu nasıl yapacaklarını da bilmiyorduk.

En mantıklı hamle, Wizards, Bucks, Warriors, Pacers ya da Bobcats gibi, hem salary’si pis, hem de gittiği yol uçuruma çıkan takımlardan birinin, iş yapacak bir oyuncusunu kapmak idi. Aynı zamanda, alınacak parçanın hem takımın ahengini bozmayacak, hem savunma yapacak, hem de şut sokabilecek bir oyuncu olması da önceliklerden biriydi.

Bu profile uyan oyuncular; Antawn Jamison, Caron Butler, Richard Jefferson, Mike Dunleavy/Troy Murphy, Stephen Jackson/Corey Magette, Peja Stojakovic ve Gerald Wallace olarak sayılabilir. Kısaca değerlendirelim:

Peja Stojakovic müzmin bir sakat, ayrıca savunmada hiç de bel bağlanacak bir oyuncu değil. Aksine, sahada olduğu dakikalarda, kritik bir playoff maçını rezil edecek kadar kötü savunma yapıyor. Karşısında kim olursa olsun, otomatik bir match-up problemi yarattığını söyleyebiliriz.

Antawn Jamison ve Caron Butler çok cazip hedefler olarak gözüküyorlar, muhtemelen Wizards’ın kapısını çalmıştır RC Buford. Ancak onlar, Arenas’ın sağlıklı olduğu bir sezonda, Pistons’ın fişi çektiği ve Cavaliers’ın beklenmedik gelişmeler sonucu soğuk savaş ortamını yaşadığı Doğu Konferansında en azından yarı final oynayacaklarını düşünmüş olmalılar. Zaten lotarya seçimlerini de gözden çıkararak bunu belli ettiler. Yeniden yapılanma yolunu seçmiş olduklarını varsaysak da, Bucks’a verdikleri parçalar Butler için hafif kalır, Jamison da istenen profile tamamen uymasına rağmen Duncan ile pozisyon çakışması yaşayabilirdi.

Mike Dunleavy ve Troy Murphy, Spurs düzeninde ve ilk beşinde sırıtmayacak oyuncular; ancak savunma kabiliyetleri ve istikrarları göz önüne alındığında ilk beş için çok da kayda değer bir gelişim yaratmayabilirlerdi.

Gerald Wallace birebir savunmada hırsının kurbanı olabiliyor ama mücadelesiyle takımın ritmine büyük katkı sağlardı. Onun elendiği detay, muhtemelen hücumdaki zekâ özürlülüğü ve şut konusundaki kazmalığı oldu.

Stephen Jackson’ın bu sisteme uyduğunu biliyoruz. Ancak kendisi 2007 playoffları ve akabinde Baron’un satışıyla takım için çok değerli bir konuma geldi. Sözleşmesini henüz uzatmışken takımdan gönderilmesi homurtulara sebep olabilirdi. Gerçi Warriors’un salary öyle bir durumda ki, kadrodaki herhangi bir oyuncuyu göndermeleri beni şaşırtmazdı. Bu takas muhtemelen Jackson’ın kontratının 2013 yılına kadar uzanmasına ve Warriors’un biraz daha iyi bir teklif beklemesine takılmıştır. Corey Maggette de profile uyanlardan ama bu sezon gördük ki, istikrar kelimesinin anlamını bilmiyor.

Richard Jefferson dipten şutu olan, zayıf bir savunmacı yakaladı mı sırtı dönük oynayabilen, yaratıcı bir oyuncu. Savunmada belki Bowen’ı aratır ama ondan çıkıp Kobe’yi 17 sayıda tutmasını beklemeyecekler. Kontratı kazık ama sadece iki sezon daha devam ediyor. Daha da önemlisi, mevcut kadronun yanlış kurulduğunu fark eden yetkililer, biten kontrata yukarıdaki tüm adayların takımlarından daha fazla ihtiyaç duyuyorlardı.

Bucks açısından, bu takası çok derinlemesine incelemeye gerek yok. Jefferson’a iki yılda 29 milyon dolar ödeyeceklerdi; şimdi Amir Johnson (takasın hemen ardından Oberto karşılığında Pistons’tan aldılar), Bruce Bowen ve Kurt Thomas’a toplam 12 milyon dolardan az ödeyecekler. Ayrıca 2010 yazı için 15 milyonluk bir boşluk açıldı, bu yaz seçilecek çaylağın kontratını katsak bile bir yıldız bağlama şansları devam ediyor. En azından bunu yaparken ligin en iyi üç uzunundan birini elden çıkarmadılar!

Spurs ise yapması gerekeni yaptı, ilk beşini kuvvetlendirdi, muhtemelen Bowen da geri döner. Yıl boyunca sakatlık problemleriyle uğraştılar, Duncan sakat sakat oynadı, Ginobili oynayamadı bile. Bu sıkıntıyı aşabilirlerse, Batı Finaline aday takımlar arasında öne fırlayabilirler. Ancak Duncan’ın o kadar sezon ve 200’e yaklaşan playoff maçından sonra tam anlamıyla toparlanabileceğinden emin değilim. Duncan yine oynar da, Ginobili bu takımın 2nd unit lideri, Duncan’dan sonra kritik dakikaları en iyi oynayan oyuncusu. Takasın zamanlamasına bakınca onun da iyiye gittiğini tahmin ediyorum.

Wolves Rubio peşinde, Wizards güçlenmeye bakıyor

Yarın geceki draft’ın bir numarasında Blake Griffin’in ismini göreceğimiz neredeyse kesin. Onun dışında en çok iştah kabartan oyuncu Ricky Rubio; çünkü kariyeri son yıllarda NBA’e adım atan genç Avrupa’lıların hepsinden daha parlak. Potansiyeli ve kabiliyeti, iştah açıcı. Oyun kurucu olduğu için de, bir takımın çehresini çabucak değiştirebilecek iki isimden biri olarak gözüküyor, draft havuzunda.

Ayrıca, Kevin McHale 10 küsür sezondur yaptıklarıyla bu takımda bir kambur olarak görülüyordu, adaletsiz de olsa, en az onun kadar seçtiği oyuncular da. Randy Foye da, Kevin Love da fena oyuncular değil bence ama birinin Brandon Roy, birinin de OJ Mayo ile takas edilmiş olması pek de sevilmemelerini sağladı. Doğrusunu söylemek gerekirse, Randy Foye beklentilerin bir hayli altında kalarak bu ateşe odun attı. Henüz Love takas edilmedi; ancak onun da adı takas söylentilerinde geçiyor.

Wizards açısından bakarsak, az üstte bahsettiğim gibi kadroyu biraz daha derinleştirip iddialı olmaya çalıştıklarını söyleyebiliriz. Mike Miller favori oyuncumdur, savunmasını da yapar, şutunu da sokar, geçtiğimiz sezon yüzdesi yerlerde sürünen şut yüzdesini bu kadroyla yükseltmesi muhtemel. Randy Foye, NBA kariyerinde vasatın üzerine nadiren çıktı ama Arenas’ı yedeklemek için hiç de fena bir opsiyon değil. Wizards beşinci sıradan muhtemelen potansiyelli bir uzun alacaktı ama McGee ve Blatche zaten bu kontenjanı dolduruyorlar.

Wizards, son yıllardaki en sağlam çekirdeğini kurmuş oldu, bu takasla birlikte. Mike Miller ihtiyaç duydukları bir parçaydı, 2nd unit idare edecek tipte bir oyuncu olmadığı için ilk beş başlamalı. Başarılı olmaları, işin savunma tarafını ne kadar kıvırabileceklerine bağlı, Miller ve Jamison gibi topu elinde tutmaktan pek hoşlanmayan oyuncularla Arenas ve Butler epey rahatlar. Sakatlıklar son iki sezondur canlarını sıktı ama o unsuru bir kenara koyabilirlerse başka bir sorunla yüzleşeceklerini sanmıyorum.

Wolves, Rubio’yu istiyorsa beşinci pick yeterli olmaz. Her ne kadar beşinci sıraya kadar düşeceği söylentileri olsa da, en kötü Thunder tarafından seçilmemesi benim açımdan büyük bir sürpriz olur. Ancak ellerinde 5., 6., 18. ve 28. seçim hakkı var, bunların ikisini paketleyip 2. sırayı zorlayacaklardır. Rubio’nun Memphis’e arıza çıkardığı haberlerini de göz önünde bulundurunca, çok fazla zorluk yaşayacaklarını zannetmiyorum. Bu uğurda Love’u da gözden çıkardıkları konuşuluyor. McHale’in bütün izlerinden sıyrılmak için fena bir plan değil. Pecherov iki, Songaila bir sezon daha takılır ve ikisi de Avrupa’ya dönerler, Etan Thomas da zaten kafada basketbolu bırakmış bir adam. Toplamda daha fazla para ödeyecekler yer değiştiren oyunculara ama eminim ki rahatlamışlardır.