Garip Rankings 08/09 - Part II

 

ozanaydin21@yahoo.com
01 Kasım 2008, Cumartesi
"Her ne kadar okurken bânâl olduğunu düşünsem de, kolaya kaçmak olarak görsem de, kendi kendime "ulan zaten power ranking varken bu yazı neye hâcet" desem de; yıllardır yapmak istemişimdir böyle bir sıralama, zaten altıncı adam yazıları patır patır dökülürken hafiften sıkıntı basıyor takım yazmaya gelince iş...
Okuyacağınız yazı, takımların şu anki form durumları, yahut potansiyelleri ile alâkalı değil; daha çok benim şahsi beklentilerim ve tahminlerim ile yoğrulmuş bir şampiyonluk ihtimali sıralamasıdır. Bu sebeple size über-saçma, ya da hatalı gibi gelen tümce ya da öbekleri "deli herhalde" deyip geçiniz, üzerinde de fazla kafa yormayınız."

Part II ile devam ediyoruz...

GRUP III: Size bir yan rol uygun gördük, haftaya sete gelin

15. Atlanta Hawks
 
Hawks'ın oynaması gereken basketbol, Celtics serisinde, biraz da şansla, şekillenmiş oldu. Agresif savunma, Johnson'ın yönettiği hücumlar, serbest bir Josh Smith, bütün oyuncuların -Al Horford dahil- penetre ettiği bir sistem. Rakibin dengesini bozan takım olma işini çok iyi beceriyorlar, Geçen sene ilk iki maçı nasıl kaybettiğimizi anlamaya çalışırken üçüncü maçı kaybettik. Boş bırakmaya gelmeyecek bir kadro.
 
Önemli bir soru işareti var tabii, Josh Childress'ın geçtiğimiz sezon umut veren yapıyı ve bu sezonki olası bir yükselişle lige damga vuran oyunculardan biri olmayı kenara koyup, Yunanistan'a gitmesi, diğer oyuncuları nasıl etkilemiştir, Hawks açısından takip edilmesi gereken unsurlardan biri bu. Yerini Evans ile doldurdular, ki fena bir takviye değil, geçtiğimiz sezon playofflarda kendine gelen Zaza "i'm right there" Paçulya da katkı verir ve fazla aramazlar Josh kardeşimizi. Ama hedef koymak konusunda biraz daha net olmalılar.
 
14. Portland Trail Blazers
 
İyi kadro ama abartı da mevcut içinde, bir tutam da olsa. Önce pozitif yanlarını düşünelim: Birbirini tamamlayan yetenekli ilk beş (Blake-Roy-Webster-Aldridge-Oden), neredeyse onlarla aynı ayarda ikinci bir beş (Bayless-Fernandez-Outlaw-Frye-Przybilla), ve yetenekli oyunculara devam (Rodriguez-Batum-Shavlik Randolph(bu adam Phila'da iyi iş yapmıştı)-Diogu). Doğru seçimler yapıldığı takdirde müthiş bir havuz.
 
Kötü tarafından bakarsak, bu kadar geniş ve aynı zamanda genç kadrolarda yer alan problemlerden en büyüğü, bu genç oyunculardan bazılarının yeterli performans sergileyememesi ve kontrat sezonları geldiğinde doğru oyuncu yerine yanlışı takımda tutmak. Portland elbette ki bu oyuncuların tamamına hak ettiği şansı veremeyecek, hatta son dörtlü belki de hiç şans bulamayacak.
 
İkinci problem, takımın en çok umut bağladığı iki oyuncunun -Oden ve Roy- sakatlık problemleriyle sürekli karşılaşacak fiziksel yapıya sahip olmaları. Portland tarafından Oden hakkında sürekli net açıklamalar geliyor, sakatlığının tamamen geçtiği yönünde; ancak kariyerinin başında bir tam sezon kaçıran oyuncular her zaman bu riski taşırlar.
 
Kötü ihtimalleri bir kenara koyarsak, Portland karşısına çıkan her takımın düzenini bozabilecek, eşleşme problemi yaşamayacak ve gençliğin verdiği enerjiyle normal sezonu oynayacak. Playoff yaptıkları takdirde zorlamaları mümkün olmayan bir takımla karşılaşacakları bir sırada olmalarını bekliyorum, yine de ilginç olacaktır.
 
13. Philadelphia 76ers
 
Elton Brand ligdeki en iyi uzunlardan biri, buna şüphe yok, ve ligdeki tüm üstün uzunlar gibi takımının listemde üst sıralarda yer almasına şaşırmamak lazım. Bununla birlikte, Sixers'ın riskli bir kadroya sahip olduğunu belirtmek gerek. Brand hem ribaund, hem sayı yükünü büyük ölçüde alabilir, Dalembert'i rahatlatıp onun katkısını da artırabilir; fakat Andre Miller'ın artık üst seviye oyun kuruculardan uzakta bir yerde olduğunu, 2 numaralı pozisyonun soru işareti olduğunu, ve bench'in zayıf olduğunu da bir yere yazmak lazım. Playoff yapmaları kesin gibi ama bu sene bir şey beklememek lazım. Asıl gelecek sene yapılacak eklemelerle gerçek planın ne olduğunu görebiliriz.
 
Sanal reklam: NBA Tv'de yorum lüks
 
Batuğ Evcimen'e yazısı için teşekkürümü edeyim satırlarda, bilmukabele, duyduğum kadarıyla bu sezon yorumcu da keyfi bir sıralamaya bırakılmış NBA Tv'de, en azından şimdilik... Bu kanalın yayın haklarını aldıklarında sevinmiş, hakkını vereceklerini düşünmüştük. Önce Kablo komedisi geldi, maç seçimleri her zaman vardı, şimdi de yorumcu olmadan maç dinleyeceğiz, hem de orjinal ses opsiyonu olmadan. Biraz silkelenmeye davet ediyorum yetkilileri, iki tane adam almak bu kadar mı zor?
 
GRUP IV: Bu arkadaşı önceki filmde beğenmiştim, tekrar arayalım
 
12. Toronto Raptors

 Colangelo akıllı adam, işini de nasıl yapacağını biliyor. Bosh şu an ligi domine edecek uzunlar arasına ismini tepeden yazdırmış durumda, formda ve aç. Takımın sorunlu oyuncusu, daha doğrusu sağlam kalmadığı için sorunlu oyuncusu Ford yerine bir başka sorunlu oyuncu O'Neal geldi; ancak onun sorumluluğu Ford'unkinden az olacak.
 
Ford takasının bir iyi, bir kötü yanı var. İyi yanı, Calderon ilk beş, Solomon yedek oyun kurucu oldu ve bu bence birbirini tamamlama açısından Ford-Calderon ikilisinden iyi. Solomon üstün savunma meziyetini alışkanlık haline getirirse bu takımda çok iş yapabilir. Kötü yanı, O'Neal kumarı için hem Rasho, hem de Hibbert kaybedildi ve bu olası sakatlıkta -hem de ne olası- takımı tek uzunla bırakacak. Hoş, şu anda da uzun yedeği Bargnani'den ibaret ve onu da ne kadar uzundan sayabiliriz, bilemiyorum.
 
Raptors'un bu sezon Doğu'da son dörde kalması, uzunlar ve oyun kurucular dışında, Parker ve Bargnani başta olmak üzere takımın tamamının sağlıklı kalıp katkı yapmasına bağlı. Aksi takdirde geçen sezonu bitirdikleri vasatın üzerinde noktada bir sezon daha sayacaklar.
 
11. Orlando Magic
 
Ölü sezonu sakin geçiren bir diğer takım, Magic. Geçtiğimiz sezon en büyük eksiklikleri oyun kurucuydu, hem ilk beşte hem de yedekte. İkinci büyük eksikleri uzun yedeğiydi. Bu eksiklikler aynen devam ediyor. Yine de Doğu'nun ilk dördüne tutunmak için yeterince güçlüler.
 
Takımda takip edilmesi gereken en önemli başlık, Hidayet'in durumu. Bunu NBA Stüdyo tadında söylemiyorum elbette, sezon sonunda player option var kardeşimizin kontratında, takımda uzun soluklu olması beklenilen diğer üç oyuncu ise -Howard, Lewis ve Nelson- uzun süreli ve kallavi kontratlara sahipler. İlk soru; Hidayet geçen sezondaki performansını ve takımdaki rolünü tekrarlayabilecek mi? Cevap evetse takımda kalmak için yüklü bir kontrat isteyecektir ve alamadığı takdirde de Magic için geride kalan iki yıl uzun kontrata sahip üçlü için yeni bir sisteme, daha fazla sorumluluğa alışmak demek. Sorunun bir diğer yanı da, Hidayet'in sezon devam ederken yapacağı kontrat görüşmelerinde alacağı tavır, sahaya yansıyacak mı? Cevap hayır ise geçtiğimiz sezondan daha dersiz topsuz bir Magic izlememiz muhtemel.
 
Bir diğer başlık da sağlık durumu olacak. Hidayet, Howard ve Lewis geçtiğimiz sezon 80+ maça çıktılar. Bu devamlılık iki sezon üst üste sağlanabilecek mi, merak ediyorum.
 
Maurice Evans'ın yerine gelen Pietrus dışında önemli ekleme yok, bu da konuşmaya değmez zaten.
 
10. Houston Rockets
 
Rockets'ın korku filmi kadrolarından biri daha. Şu büyük mali krizden önceki Serie A takımlarına benzetiyorum bunları, taraftar baskısıyla transfer yapıp taraftar baskısıyla adam satan. Her sezona macerayla, bilinmezlerle girmenin ne anlamı var?
 
T-Mac'ten başlayalım. Geçtiğimiz sezonun playoff'larındaki muhteşem performansı hep aklımda kalacak. Rockets, gördük ki, iyi ve sağlıklı gibi bir T-Mac ile, Yao yokken bile iddialı bir takım olabiliyor. T-Mac, iyi bir gününde takımı her açıdan sırtlayıp maça ortak edebiliyor, hatta söküp alabiliyor. Sorun, adamın bu konsantrasyonu 82 maça yayamaması, yaymaya çalıştığında sağlıklı kalamaması. Şunu da eklemek isterim, herif tur geçene kadar bu yafta alnına yapışık kalacak; ancak Utah serisindeki tavrı, oyunu, çabası ve performansı ile benim gönlümde turu geçmiştir ve bir daha da adama bu bahaneyle saldırmam.
 
Yao müzmin sakat mı, değil mi bilemiyorum. Bildiğim kadarıyla sakatlıkları farklı farklı bölgelerden, alâkasız zamanlarda. Onun problemi de Mac'i andırıyor, kendini çok kaptırdığı dönemlerde aşırı yüklemeyle bir yerinden pörtleyiveriyor.
 
Üstteki verileri değerlendirince, Yao'nun sakatlık ihtimaline karşı bir uzun takviyesi ve mevcut uzunların tutulması takım için yeterliydi. Zira ana amaç takımı playoff'a sağlıklı ve formda sokmak, bu da açık seçik belliydi. Bence mantıksız bir Artest hamlesi geldi. T-Mac ile oynayamayacak gibime geliyor o herif. Hadi Artest şov transferi, şişkin guard bölgesine Barry eklemektense Mutombo tutulup, sezon ortasında bir uzun takasla çekilseydi, daha iyi olurdu gibime geliyor. Hedef T-Mac ve Yao'yu ne olursa olsun sağlıklı tutmak, gerekirse dönem dönem, bir kaç maç dinlendirmek.
 
9. San Antonio Spurs
 
Sezonun ilk maçında, Popovich'in Shaq'a yaptığı, ister istemez düşündürdü: "Acaba Popovich geçtiğimiz sezonun playoff'larında bu şakaya zemin mi hazırladı?"
 
Sezon başında fantasy draft'larda Tony Parker'ı kesin alınacaklar listesine yazmıştım ama alamadım, tahmin ettiğimden üstte gitti. Geçen sezon Bay A ile konuşuyorduk (Sir Alp Akbulut olur kendisi), Spurs yakında Parker'ın 26 sayı ortalama yaptığı bir yarı contender olacak diye. Sanırım o sezon bu sezon. En sevdiğim oyuncular arasında yer alan Duncan ve Ginobili, bu sefer ilk turda çakılırsa şaşırmam. Ancak, Batı Finali bile sürpriz olur. Basketbola kağıt üstünde devam eden, kağıt üzerinde bırakmış basketbolcu sayısında Spurs üç ile başı çekiyor: Finley, Oberto ve Jacque Vaughn.
 
8. Dallas Mavericks
 
Bu sezon en çok merak ettiğim takım.
 
Rick Carlisle, tempo manyağı bir koçtur, biliriz, sahada Kidd gibi bir elle ilk defa oynayacak, Anthony Johnson'lı, Chucky Atkins'li günlerden sonra. Bu istediklerinin gerçekleşmesi için müthiş bir fırsat çünkü Kidd ligdeki belki de en zeki oyuncu, ayakları artık aklıyla koordine çalışamasa da. Ama arkasında Jason Terry var, o da iyi oyuncudur, koç tarafından yönlendirmeye müsaittir, saha ile tribün arasındaki bağdır, yararlı adamdır.
 
Nowitzki yine bir koçun en sevdiği oyuncu tipi, akıllı, oyunu bilen, versatil. Yanında Dampier ve Diop gibi iki ağır işçi, tüm bunların üzerine ek olarak; şutunu yaratmayı çok iyi bilen Stackhouse ve Howard gibi iki kanat. Brandon Bass çok faydalıydı geçen sene, Hornets serisinin ayakta kalanlarındandı, bir de Gerald Green var, Carlisle pek sevmez gerçi salak oyuncuları ama, uzun süredir umutlu olduğum bir tip.
 
Nihayetinde, Dallas'ın kadrosu en güzel kadrolardan biri, Carlisle'ın eline gelmiş en iyisi kesinlikle. Sezon başında uyum süreci sebebiyle yavaş girmelerini, all-star arası ile açılmalarını ve playoff'a zirve formla girmeleri aklımdaki senaryo. Bir hızlı, bir yavaş oynayıp allak bullak eder bunlar, çok güzel oyuncular var.
 
Geçtiğimiz sezonki takas döndü, dolaştı ve Kidd'in yaşında tıkandı, Devin Harris'in sisteme daha uygun olduğu söylendi. Ben şöyle düşünüyorum: "every great fighter has one great fight, left in his tank"
 
7. Utah Jazz
 
Jazz, hakkında fikir yürütülemeyecek takımlardan biridir, bence. Boozer ve Memo kontrat sezonundalar, Memo zaten iki sezondur pek bişey oynamıyor, Amerika'lılar gibi kontrat sezonunda coşar mı, şüpheliyim. İkisi arasında doğru dengeyi Sloan bile bulamadı yıllardır, bu sezon da ana problem bu olacak. Deron Williams'ın CP3'ye çok yakın bir guard olduğunu da düşünmüyorum, şut lüksü onu elit bir seviyeye getirse de, şu malzemenin akıcı bir basketbol oynamamasının birinci sebebi Deron'un basiretsizliğidir, bence.
 
Tıpkı Hornets gibi, yıllardır 2 numara problemini çözemediler. Ronnie Brewer da, CJ Miles da oranın ilacı değil, tezat olarak da Ronnie Price hoşuma gidiyor, belki iki numarada izlersek bu sene, faydalı olabilir. Onun dışında, bildiğimiz Jazz işte, T-Mac tek başına yeniyor bunları, ama Houston'da olmayan bir şey var bu takımda, sağlık ve istikrar.
 
GRUP V: Kilit rol için kafamdaki isim sensin, gel bakiyim
 
6. New Orleans Hornets
 
Bir oyuncuya çok bağlı takımlar için hep aynı şeyi düşünmüşümdür. Sonuçta Chris Paul de insan ve onun da kötü oynamaya, kritik maçlarda sıçmaya hakkı var. West'in hücum ritmi de, Chandler'ın hücuma katılması da, 2 numaradan alınacak katkı da ona bakıyor. Bu sezon yedeği Pargo da terk-i diyar eyledi, ki müthiş kritik bir oyuncuydu bana kalırsa. Geçtiğimiz sezon Spurs serisinde göze batan sorun belliydi, eğer bu takım şampiyon olmak istiyorsa baskı altında ezilmeyen, kendi şutunu yaratabilen 1-2 veteranla anlaşmalı, kadrosunu derinleştirmeli, yedek sırasını kuvvetlendirmeli. Bunu benim kadar Byron hoca da, Jeff Bower da görmüştür diye tahmin ediyorum.
 

Takıma katılan tek önemli oyuncu olan James Posey, Celtics'te ve daha evvelinde Heat'te edindiği tecrübeleri buraya taşımaya çalışacak. Ama o da kendi skorunu yaratabilen bir oyuncu değil, Paul'ün servisini bekleyecekler arasında... Heat'te de, Celtics'te de bu servisi birden fazla oyuncu yaptığı için hücum açısından kilit rol üstlenebiliyordu, ama burada zorlanacak gibime geliyor. Savunması önemli tabii ki, hele hele olası bir eşleşmede Kobe karşısında.
 
Ben, bu yaşta iki sezon üst üste bu kadar istikrarlı ve üst düzey oynayan bir oyuncu hatırlamıyorum. Paul bu kirişi kırsın isterim; ancak olası bir Mavs ya da Suns eşleşmesinde yetmez gibime geliyor, zira karşısındaki adamlar da son barutlarını atıyor olacaklar.
 
5. Phoenix Suns
 
Shaq da, Hill de, Nash de, hatta ve hatta Bell, Barbosa, Robin Lopez bile "bu sezon son sezon" diye geçiriyordur içinden herhalde. Bu durumun baskı yaratma gibi bir ihtimali olsa da -ne baskısı yaratacaksa bu kadar veteran takıma-, eldeki oyuncu grubu ile gelecek sezonu hesap etmeden mücadele etmek iyi bir şans.
 
Şunu hatırlamak gerek: Suns halen bu ligin en iyi kadrolarından biri. Shaq hazırlık maçlarında iyi gözüktü, Amare neredeyse 30-10 tutturacak, Nash asist krallığının daimi adayı. Barnes eklemesini beğendim, geçen sezon playoff'ta cıvık sıçan Hill'in bu sefer sağlam olması için önemli, ki hep bir takımdaki ilk senesinde pozitif katkı vermesiyle meşhurdur. Robin Lopez sahada olduğu dakikalarda sırıtmayacak bir oyuncu izlenimi verdi.
 
Bundan önceki sezonlarda problemleri kritik dakikalarda rezalet oynamalarıydı, genellikle Spurs'e karşı. bu sefer o duvarı daha rahat geçeceklerdir, şampiyonluk için şanslarını ciddi seviyede görmemin en büyük sebeplerinden biri de bu.
 
4. Detroit Pistons
 
Stuckey, Billups ve Rip'e harika bir yedek oldu. Amir Johnson, yıllardır hak ettiği şansı bu sezon alacak gibi. Wallace ile, Tayshaun ile, yedekten gelecek McDyess ve bazı işleri iyi becerdiğini bildiğimiz Kwame ile Pistons derin bir kadroya sahip. Kritik dakikaları ne kadar iyi oynadıklarını, ne kadar tecrübeli olduklarını, kendilerini ispatlamayı ne kadar sevdiklerini anlatmaya gerek yok.
 
Geçtiğimiz sezon Celtics'e elendikten sonra, ana parçalardan birini yollayacakları söylentisine karşı oyuncular ağız birliği etmişçesine "şu anda eklemeye ihtiyaç yok" açıklaması yaparak, yeterli potansiyele sahip olduklarını düşündüklerini gösterdiler.
 
Pistons'ın son yıllardaki en büyük problemi, kendilerine olan aşırı güvenlerinin ilk üç Doğu Finali'ndeki avantajdan son üç yılda dezavantaja dönüşmesiydi. Bunda en büyük pay bence koçun basiretsizliğiydi, ki yeni koç Curry oyuncuların işine fazla karışmayacak, ligi bilen ve takımı tanıyan, tabiri caizse kadayıf kıllı bir abimiz. Sisteme fazla dokunmadan, Doc Rivers'ın geçen sene yaptığı bol bol pohpohlayarak, gazlayarak takımın veriminin artmasını sağlamaya çalışacaktır. İşi zor değil, sadece nerede ne yapması gerektiğini iyi hesaplamalı.
 
GRUP VI: Film başına kaç para alıyordu o herif, getirin defterimi çek yazıcam!
 
3. Los Angeles Lakers
 
En derin, en diri kadro Lakers'ta, şüphe yok. En baba koç da Lakers'ta, kabul edelim. En iyi oyuncu Lakers'ta mı, tartışılır. Geçtiğimiz sezon Lakers'ı Celtics önünde tam kadro favori gösteren ESPN yazarlarının yanıldığı nokta, sahadaki en iyi oyuncunun Kobe olmasıydı. Evet, Kobe daha yetenekli, daha atletik, bire bir maçta da Pierce'ı yener (LeBron'u biraz zor yener). Ancak yıllardır tecrübe ettiği bir sorun var, maç sıkışınca, birinin takımı sırtlaması gerektiğinde Kobe ya üçlük, ya da el üstü orta mesafe sallıyor, içeri girmiyor, falan filan. Bu durumun bu sezon değişeceğini düşünmek çok iyi niyetlilik olur.
 
Yine de, geçtiğimiz sezon olduğu gibi, Kobe'ye ihtiyaç duymayabilir Lakers finale çıkmak için, zira bu kadar derin, versatil ve diri bir kadro hiç bir Batı takımında yok. Farmar'ın enerjisi bile Spurs'ün 15 sayı önde olduğu bir maçı çevirmeye yetiyor bazen. Ama şampiyon olmak için, kendi ayarında ya da daha güçlü bir takımı yenmek gerekiyor ve "Lakers o istikrarı sağladı" demek için henüz erken.
 
Bu sezon da Lakers'ın Amerikan medyası, ve Türk medyasının hatırı sayılır bir kısmı tarafından açık ara favori gösterildiğini görüyoruz, dinliyoruz. Ben sezonun şu aşamasında ciddi kadro belirsizlikleri olan bir takımın bu kadar favori gösterilmesini bağlayacak bir nokta bulamıyorum. Bynum çok yetenekli bir oyuncu; ancak onu hangi ciddi maçta izledik, playoff'u ne zaman tecrübe etti bu herif? Gasol taşşak sahibi olsa Duncan ayarında, ama Nuggets serisi ilk maç dışında nerede gördük o taşşakları? Seversiniz veya sevmezsiniz, takımın çok önemli bir parçası olan Odom'un bench'e itilmesinin negatif sonuç getirme ihtimali az mı, çok mu?
 
Sorular bir kenarda dursun. Lakers Batı'nın en güçlü takımı, bu bir cevap. Ama listenin tepesindeki takımlar da ileri bir adım attılar. Bunu görmezden gelmemek gerek.
 
2. Boston Celtics
 
Geçtiğimiz sezon, takımın bu sezon için kurulduğu ve birbirlerine alıştıktan sonra çok daha iyi oynayacakları fikri yürütülüyordu. O takım, birbirine alışmakla kalmadı, kanımca Garnett'in zaman zaman tırsıp kaybolmasını sağlayan yüzük eksikliğini de giderdi. Bu sezon Garnett, rakip takım oyuncularına babalanırken parmağında yüzüğü de olacak. Uzun uzun yazmaya gerek yok, bir yazı duruyor zaten arşivde. Celtics bu sezon şampiyonluk adayım, onu engelleyecek bir takım var, o da...
 
1. Cleveland Cavaliers
 
Gidenlerle başlayalım. Joe Smith, Damon Jones, Dwyane Jones, Shannon Brown. Koç olsanız hayıflanır mıydınız? Belki Joe Smith, veteran uzun katkısı için playoff'ta kadroda istenebilecek bir oyuncu.
 
Gelenlere bakalım. Mo Williams, çaylaklar, Wally Szczerbiak'ın biten kontratı. Mo Williams, her ne kadar Cleveland yazarı kadim dostum Can Ege tarafından vasat bir oyuncu olarak görülse de, takımdaki önemli bir eksiği giderecek: Maç sıkışınca topu potaya atacak adam. Zaten hücumların %70'i falan LeBron'un elinden dönüyor, kalan topları da çok büyük ihtimalle kısalar kullanıyor. Garip bir formül, ama merkezinde LeBron olunca işliyor işte. Bucks'taki rakamları düşer de, çok fazla da düşmez.
 
Bu takıma bir de sezon ortası eklemesi yapıldığını düşünün. Hani olur olur, diyelim ki Wally'nin kontratının yanına Gibson konuldu ve Vince Carter alındı. Korkutucu değil mi? Ya da yüzük aşkına karısını LeBron'a emanet edebilecek Iverson. Uçuk mu geliyor? Cavs'da ne uçuk değil ki... LeBron'un tek ihtiyacı adam gibi bir skor katkısı, şutla ya da başka şekilde, bunu verecek adam uzun olmuş, kısa olmuş, farketmez bence, LeBron gerekeni yapar.
 
Geçen sezonki seriyi düşünüyorum. Pierce-Posey tandemiyle LeBron'a müthiş bir savunma yapıldı, yine de herif sayı dışında istatistiklerle seriye etki edip, son maçta 45 atmayı başardı. kaldı ki, bu başarıları yakaladığı takım aşağı yukarı aynen duruyor, üstüne Mo ve bir sezon ortası takviyesi...
 
Tüm bunları geçelim. LeBron James şu anda ligdeki en iyi oyuncu ve bu kimle oynarsa oynasın öyle kalacak. Savunmak da, savunmasına karşı skor bulmak da bir eziyet. Kaldı ki, Cavaliers komple bir savunma takımı ve her nasılsa playoff'larda nasıl oynamaları gerektiğini de çok iyi biliyorlar. Burada payeyi koç Brown'a vermek gerek, kadroya gelen isimleri çok iyi hazırlıyor bu tip maçlara, Varejao zaten bu işleri yapmak için yaratılmış, Ben Wallace da... LeBron için "o" yılın geldiğini, korkunç bir sezon geçireceğini hissediyorum.