ARŞİV

HAYDİ RASTGELE

 

omer-bilgin@hotmail.com
20 Ekim 2008, Pazartesi

Sizi bilmiyorum tabi ama kendi adıma konuşmak gerekirse uzun bir aradan sonra Explorer'a batug.com yazıp da çıkan sayfada yeni yazılarla karşılaşmak beni çok mutlu etti. Siteye verilen uzun ara esnasındaki gelişmelere bakarsak sanırım NBA'deki bütün takımlar arasında en büyük kötüye gidişin NJ Nets'e ait olduğunu söyleyebiliriz. RJ'nin de gidişi, taşınma olaylarıyla başlayan salary cap'i boşaltma girişimleri vs. Bu yazıda kısaca kadrodaki yeniden yapılanma olaylarına, önümüzdeki sezon takımdan beklenenlere ve ufak ufak da Brooklyn'e taşınma muhabbetlerine değinmeye çalışacağım.
 

2008-2009 sezonu için kadroda gözüken 19 Nets oyuncusundan 9'u, 2 veya daha az senelik tecrübelere sahip oyuncular olduğundan bu kadroyu 'genç ve tecrübesiz' olarak nitelendirebiliriz. Zaten bu 19 oyuncudan birinin Keith Van Horn olduğunu düşünürsek, bir çoğunun benchin bir sıra arkasında çekirdek çitleyerek maçı izleyeceklerini söyleyebiliriz. Hatta kimileri var ki otoyol kenarında piknik yapan Sultanbeyli halkı gibi sahada koşan oyunculara bakacaklardır. Bu da bize, New Jersey Nets yönetiminin bu sezondan pek de bir şey beklemediğini gösteriyor. Zaten baş koç Lawrence Frank'in sezon öncesi maçlarındaki 'deneysel' ilk beş seçimleri onun bile pek bir şey beklemediğinin başka bir göstergesi.
 

Brooklyn meselesi

 

Peki bunun sebebi ne? Bunun sebebi Bruce Ratner ve onun 300 milyon doları. New Jersey Nets, 2010-2011 sezonunda Brooklyn Nets olarak basketbol kariyerine devam edecek deniliyor. Ama tabi bu süreçler hep sancılı geçer, belki 2013'e kadar Nets'i IZOD Center'da izleyebiliriz. Kısacası bu sezon NJN maçlarına iddaa oynayacak arkadaşlar için çok bereketli geçeceğe benziyor. Bas bütün paranı rakip takıma...

Sezon öncesi maçlara göre kadro hakkında daha detaylı bilgi vermek gerekirse New Jersey Nets'in bir sürü görev adamından oluşan bir takım olduğunu ama takım kimyası hakkında kat etmesi gereken uzuuun yollar olduğunu söyleyebiliriz. Az önce, Frank beyfendi oynadığı üç sezon öncesi maçına da farklı bir beşle başladı demiştik. Bu beşlerde özellikle forvet ve uzun oyuncuları denediği göze batıyor. Çünkü, eh artık görünen köy de kılavuz istemez, takım Vince Carter ve Devin Harris'in takımı.

Özellikle Harris bu sene ''fentezi'' müziğin en güçlü seslerinden biri olacaktır eğer Brook Lopez, Sean Williams, Josh Boone ve Stromile Swift pota altında bitirebilirse. Yedeği olarak gözüken Keyon Dooling'se çok afedersiniz taa Clippers'tayken Mutombo'nun üstünden vurduğu smaçtan sonra benim aklımda kalan hiç bir halt yememiş bir oyuncu. Tamam penetre yeteneği iyi, savunmada da arada top da kapar ama hiç oyun kurucu özelliği yok. Skorer gard olarak VC'nin yedeği oynasa belki de daha verimli olur. Takımda bunlardan başka Chris Douglas Roberts(CDR), Eddie Gill ve Julius Hodge 1 ve 2 numara oynayabilecek yedekler olarak göze bile batamadıklarından muhtemelen NBDL'ye falan gitmezlerse, ya takasla yollanırlar ya da waive edilirler. Bi ihtimal CDR, belki bunların arasından sıyrılır ve NBA'de kalıcı olur. Çünkü çocukta potansiyel var gibi gözüküyor, ama öyle olsa ikinci turun 10. sırasında seçilmezdi herhalde... Vince Carter hakkında pek bir söze gerek yok, geçen senelerde ne yapıyorsa bu sene aynısını belki biraz daha fazla satarak yapmaya devam edecektir. En nihayetinde takımda artık bi Richard Jefferson yok. Vince babanın şutlarını azaltacak tek unsur ''orantısız'' forvet Yi Jian Lian gibi gözüküyor ama o da muhtemelen 82 maç çıkartamaz, elbet bi ara sakatlanır.

Forvet hattı ateşten gömlek


Forvetler arasında ise rekabet olacağa benziyor. Tabi ki bu takım adına yararlı mı zararlı mı olur bilinmez. Muhtemelen sezona Yi Jianlian beşte başlar çünkü Çinli, arkasında milyarlar var. Şaka bir yana, Milwaukee'deki bazı maçlarda gerçekten çok iyi performanslar sergilemişti, umarım devam eder de All-Star arasına kadar 'matematiksel olarak' play off umutlarımız devam eder. Off, bu adam bir de çekik gözlü diye All-Star oluyormuş bu sene... Yi'yle rekabet içinde olacak beş kişi göze batıyor: Bobby Simmons, Jarvis Hayes, Maurice Ager, Brian Hamilton ve Trenton Hassell. Hassell daha çok hobi için basketbol oynadığından onu eleyebiliriz. Ama ben onu Minnesota zamanlarındaki Bowen'vari savunmalarını yapacaksa sahada görmek isterim. Yapar mı? Zor dostum, zoor... Bobby Simmons ise daha çok top kendi takımındaysa oynamayı seven bir oyuncu. Adeta dipsiz kuyu. Pas ver, geri alamazsın. Clippers'ta bi aralar 20'ye yakın ortalamalarla oynardı ama ondan böyle performanslar beklemek tabi ki hayalcilik olur. Geldik Jarvis Hayes'e. Bence yedeğin hası, bu adam. Detroit'te 'gerekeni yapan' adam rolünde oldukça iyiydi. Basketbol zekası da, bu kadro için üst düzey sayılabilir. Top da kaybetmez. Savunması da pekiyi. Ama ne yazık ki, sakat! Maurice Ager ve Hamilton ise başka kariyer seçimleri yaparlarsa sanırım daha başarılı olacaklardır.

Uzun rotasyonu için söylenecekler aslında ayrıca bir yazı konusu olabilir. Zira NBA'deki çoğu takımın yumuşak karnı olan 4-5 pozisyonları için NJN'de bir tırın tekerleri kadar oyuncu var. İşin iyi tarafı hepsi de potansiyeli yüksek adamlar. İşin kötü tarafıysa Lopez'i ayrı tutarsak, biraz dallama oluşları. Lopez'i sonra konuşuruz zaten o yüzden Josh Boone, Stromile Swift, Ryan Anderson, Sean Williams, Eduardo Najera ile başlayalım. Najera zaten takımın en tecrübelilerinden olduğu ve savunmaya biraz daha kafası bastığı için muhtemelen diğerlerinden sıyrılacak ve 20 dakikalara yakın süreler alacaktır. Ama benim gönlüm Stromile Swift'ten yana.

Keşke ilkokul öğretmenimin sık sık sarfettiği 'kafanızı karpuz gibi kesip bilgileri içine mi koyalım?' geyiği gerçek olsa da böyle müthiş atletik özellikleri olan bir adam harcanıp gitmese. Çünkü gerçekten takip ettiği hücüm ribaundları olsun, blokları olsun, zaman zaman müthiş yararlı bir oyuncu olabiliyordu kendisi. Ama şanssızlık işte, kendisinden NJN'de bir tane daha var. Hem de daha genç. Adı da Sean Williams. O yüzden Swift muhtemelen bir takasa kurban gidebilir gözüyle bakıyor, ve Williams'a geçiyorum.

Sean baba gerek blokları, gerek smaçlarıyla takımın RJ gittikten sonra VC'yle birlikte yegane 'Top 10' elemanı olmuştu. Bu sene ondan performansını katlamasını ve Most Improved Player'a falan, en azından aday olmasını bekliyoruz, IZOD Center taraftarları olarak. Josh Boone ise her ne kadar NBA Live oyunlarında overall olarak takımın en düşüklerinden olsa da zaman zaman gaz hareketlerle oyuna heyecan katmasını bilmiş ve New Jersey ahalisinden bir Scott Pollard sempatisi görmüştü. Ama bu sene Brook Lopez'in gelmesiyle muhtemelen o da Josh 'Seni maçın ilerleyen dakikalarında kullanacağız' Boone olur.

Hot Future Prospect : Brook Lopez


Gelelim Lopez babaya... 1988 doğumlu bu arkadaşımız, Allah göstermeye, sakatlanmazsa, ortalamanın üstünde bir pivot olabilecek gibi görünüyor. Henüz konuşmak için erken ama sen kolejde (19ppg/8 rpg/2bpg) ile oynarsan, draftta 10. sıradan seçilirsen, 2 milyon da senelik alırsan, insanlar senden bir şeyler bekler. Söylentiler odur ki, Lopez baba Chris Kaman - PJ Brown karışımı bir oyun stiline sahipmiş. Post season'da pek bi numarasını görmek nasip olmadı ama belli ki adam iyi bir ribaundçu. All-Star'da Rookie'lerde rahat oynar, ama hiç de belli olmaz. Ha, takımı play-off'lara sokacak kadar süper mi? Yok, sanmam. Ama takım Brooklyn'e taşınınca kadroda olursa isimden müthiş reklam yapar, o ayrı.

Evet sezon öncesi NJ Nets'de görünenler bunlar. Manzara belki iç açıcı değil ama Nets bu sezon da kazanmasa da göze hoş gelen bir basketbol oynayacaktır. Sonuçta ligin en hızlı gardlarından birine, NBA'in görmüş olduğu en iyi smaççıya(voleybolcuydu, zamanında) atletik uzunlara ve Brook Lopez gibi bi adama sahip bu takım. Daha ne olsun?

Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle, esen kalın efendim..