ARŞİV
20 Ekim 2008

KİM, KİMİNLE, NEREDE, NASIL?
 

omer-bilgin@hotmail.com
06 Kasım 2008, Perşembe

Yeniden merhabalar, ‘Sezon artık başladı; arayı açmayalım bir yazı daha yazalım.’ dedim ve oynanan maçlar, takımın genel görünümü; neyi, nasıl yaparsak daha iyi olabilir, onları irdelemek umuduyla geçtim bilgisayar başına.

NJN-WAS : 95-85

Nets, ilk maçta Washington’da, Arenas’sız Wizards’ı yenerek sezona başladı. Şimdi bumaçta görünen güzel ve çirkin şeyler var. Güzel olanlardan başlarsak; takım oyuncuları Vince Carter’ı kaptan seçtiler ve o da 21 sayısıyla galibiyeti getirdi diye sallayabiliriz. Kidd gitmiş, RJ gitmiş çok afedersiniz kaptan olcak başka kim var da ‘Cap’n Carter’ diye atmasyon triplere giriyoruz? Ha, yok eğer ’Carter’ın ligde artık on küsürüncü senesi, Toronto’daki gibi Charles Oakley’den fırça yemeyecek kalitede bir oyuncu oldu’ diyorsanız, üçüncü çeyrekti galiba Carter’a double-team geldi sağ dip köşede, üçlüğün orda, içerde Brook Lopez mi ne bomboş, ama Kaptan double-team’ın üstünden üçlüğü göndermeyi pas vermeye yeğledi. Skor da başabaş falandı. Demek istediğim kısaca şu, Eşeğe altın semer de vursan gene eşektir. Carter da eski Carter şimdilik...

Lawrence Frank’in bu maçtaki başarısı bence süreyi müthiş iyi dağıtmasıydı. Geçen yazımda ‘bi' halt olmaz, NBDL’ye gider’ dediğim Chris Douglas-Roberts, Jarvis Hayes’in sakatlığından sonra sezon öncesi maçlarda rotasyonda birkaç adım yukarı çıkarak epey süre almaya başlamıştı. Bu maçta da 15 dakikaya yakın sahada kaldı. Olumlu bir istatistikle mi oynadı, hayır. Ama sezon öncesi iyi işaretler vermişti. Rotasyonda kullanabileceğini düşünüyorum, Jarvis Hayes’in bi yerine bişi olursa. Zaten ESPN’deki sevgili arkadaşım  John Hollinger da CDR’yi Hayes’in üstüne koymuş, depth chart’ta. Sezon öncesi bi halt edemez dediğim diğer oyuncu olan Ryan Anderson da 15 dakika da 5 sayı 3 ribaund ile oynadı. Hepimizin umut bağladığı Brook Lopez ise maçta yedek soyundu ve Josh Boone ile dakikalarını paylaştı. 25 dakika oyunda kalan Lopez 8 sayı 8 ribaund 2 blok ile oynadı. İlerleyen maçlarda süresi artar daha yararlı olur diye ümit ediyoruz. Bu maç hakkında altı çizilebilecek diğer performanslar ise Yi Jianlian 17 sayı 6 ribaund 2 blok ve Jarvis Hayes 14 sayı 6 ribaund.

Warriors – Nets : 105 – 97

Wizards karşısında yapamadığımız birkaç küçük şey, Warriors karşısındaki yenilginin hazırlayıcısı oldu. Neydi bunlar? Savunma ve hücum olarak ikiye ayırmak gerekirse;

Hücumda Yi Jianlian’dan gerekli katkıyı alamadığımız takdirde takım sadece Carter’a odaklı oynamaya başlıyor. Carter bu maç kullandığı 15’e yakın şutla 20 sayı atarak görevini yapmış gözüküyor fakat Bobby Simmons’dan yeterli katkıyı her iki maçta da alamamış olmamız set hücumlarını sıkıntıya sokuyor. Josh Boone’dan alınan 17 sayı 14 ribaund'luk katkı sevindirici. Ribaundların 9 tanesinin hücum ribaundu olması Boone gibi savaşçı bir oyuncunun önemini bir kez daha vurguluyor. Bu maçta da sürelerin eşit dağıldığı ve 30 dakikanın üzerinde süre alan tek oyuncunun Carter olduğu görülüyor. Zaten yeni yapılanan takımlarda da durumun böyle olması gerektiğini bildiğimizden Lawrence Frank’i kutluyoruz.

Takım : Genel olarak

Savunmada Wizards ve Warriors maçlarında en çok göze batan zaafımızın çok faul yapmak olduğunu görüyoruz.  Wizards faul çizgisine 30, Warriors da 52 kere gidince fazla söze yer kalmıyor zaten.  Zaten bu sebepten Brook Lopez 19 dakikada 6 faul yaparak oyun dışı kaldı. İlk beşte de Yi hariç diğer oyuncular maçı 5 faulle bitirdi. Bu kadar çok faul yapmanın nedeni olarak da savunmadaki rotasyonu gösteriyor Lawrence Frank. Eh, napalım adam da haklı... Özellikle penetresi kuvvetli backcourt oyuncularına karşı Harris-Carter ikilisi gerekli sertliği yakalayamıyor, iş uzunların yardımına kalınca da Lopez, Boone gibi oyuncular yavaş kalıyor. Simmons zaten savunmayla pek alakası olmayan bir arkadaşımız olduğundan etliye sütlüye karışmıyor, Yi ise özellikle Warriors karşısında boyundan ötürü yavaş kalıyordu. Özellikle Biedrins gibi bir uzuna karşı savunmada aksayan Nets’imizin ilerleyen günlerde Howard ve Amaré gibi insan azmanlarına karşı ne yapacağı merak konusu. Onları geçtim, hızlı ve çevik guardlar için, yani bir Chris Paul bir Steve Nash için kariyer maçları olabilir bu sene Nets maçları.. Corey Maggette ve Stephen Jackson’ın sırasıyla 15 ve 9 kere faul attığı bir maçta böyleyse, Jazz maçları, Hornets veya Spurs maçları bayağı durağan geçermiş gibime geliyor.

Post savunmasında takım, Sean Williams’ı bekliyor gibi gözüküyor. Blokları vemücadeleci oyunuyla gerçekten de ateşleyici güç görevi gören Williams Boone’la da iyi anlaştığından epey verimli olacaktır. Yi Jianlian ise gerçekten NBA’deki uzunları savunma konusunda çok yol kat etmeli. Umarım o yolu bir an evvel kat eder de IZOD Center’daki Çin popülasyonu artar, kulüp bilet satışlarından gelir elde eder. Najera yavaş yavaş iyileşmekte ve Warriors maçında 5 dakikaya yakın süre aldı.

Takım hakkında akıllara gelen yegane soru bu forvetlerle bu ligin bitmeyeceği gibi gözüküyor. Nets adeta Lebron’u bekler gibi SF pozisyonunu güçlendirmek için herhangi bir senaryo üretmiyor. O derece ki , sitelerin rumors kısmında bile en küçük bir dedikodu yok. Diğer taraftan uzunların dedikodusu gırla gidiyor. Kısa forvet rotasyonunda elle tutulur bir oyuncu olmaması ceza şutörü olarak elimizde bir tek VC’yi bırakıyor. O da zaten takımın yıldızı olduğundan attığı şutlar ceza niteliği taşımıyor. Bu role soyunabilecek bir diğer oyuncu Chris Douglas-Roberts gibi gözüküyor fakat onun da istikrarsız bir yapısı olduğu söylenmekte. Gerçi iki maçta da sayı atamayarak en azından bir konuda istikrar sahibi gibi gözüktü.

Diğerleri

Keyon Dooling,  şimdililk bekleneni veriyor. Sonuçta kimse ondan aslında bir şey beklemiyor. Harris’i dinlendirsin yeter. Üçlük çizgisinin gerisinden attığı şutları daha yüzdeli atmayı başarırsa ne âlâ..

Harris şimdilik topu yarı sahaya taşıma görevinin altından başarıyla kalkıyor gibi gözükmekte fakat ondan beklenen daha çok penetre etmesi ve savunmada en azından rakip guardlara biraz daha zor anlar yaşatması. Henüz bunları yapmadı. İki maçta da az top kaybetmesi olumlu bir gelişme olarak göze çarpıyor.

hoopsworld.com’da çıkan bir yazıya göre takımımız bu aralar en çok takım savunması olayına odaklı çalışıyormuş. Belli. CDR iyi bir savunmacı olmak için çok çalıştığını açıklamış vs... Harris’in konu hakkında güzel bi yorumu var o da şu: "We've got to get on the same page. I think we've yet to have a quarter where we are all locked in." Yani diyor ki ‘Bir müslümanın 3 kase balı varsa hepsiyle savunma yapmalı, en azından bir çeyrek boyunca hep beraber canımızı dişimize takmalıyız.’ Hadi bi deneyin bakalım, nolcek?

Warriors ve Wizards maçlarının her ikisinde savunma açısından gardımızın düştüğü periyot, üçüncü periyottu. Wizards karşısında 0-10’luk seriye Jarvis Hayes,  back-to-back 5 sayısıyla karşılık verip durumu kurtardı fakat Warriors gibi run-and-gun tarzını benimsemiş takımlara karşı fark açıldı mı kapanmıyor. Adamlar gazı alıp gidiyorlar. Bu noktada akıllara ‘Acaba Lawrence Frank yeterli mi?’ soruları geliyor. Yine ESPN’deki arkadaşım John Hollinger’la yaptığım telefon görüşmesinde bu konuyu kendisine danıştım. John Baba kısaca New Jersey’in yeni yapılanan takımların yapması gereken her şeyi yaptığımızı, salary cap’i boşalttığımızı, genç, enerjik , başarıya aç bir kadro kurduğumuzu fakat Lawrence’dan kurtulup kurtulamayacağımızı All-Star’dan önceki bölümde alacağımız galibiyetlerin belirleyeceğini belirtti. Ayrıca All-star arasına kadar belki de Carter’dan da kurtulabileceğimizi ekledi.

Şimdilik olay budur. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle. Hadi görüşürüz.
(editör'ün notu: Yazının yayımlanmasındaki gecikmeden dolayı, özürler şirketten)