2008-2009 SEZONU ÖNCESİ BIG - 12

 

Hüseyin Büyükçınar
3 Ekim 2008,
Cuma

 

CADILAR KAZAN KAYNATIYOR

 

Bu yazıda sıra artık eni konu 100 yıl önceki şampiyonundan söz edilen, aynı süreye yakın bir geçmişi olan ulusal kolej ligini, bugünkü adıyla NCAA organizasyonunu yedi kez kazanan ve devlet üniversitelerinden oluşan bir konferansta. Her ne kadar bu yedi şampiyonluğun beşini Kansas, ikisini de Oklahoma State kazanmış olsa da, bu grup özellikle Teksas takımlarıyla oldukça heyecan verici ve şamatalı bir yapıya sahip. Üstelik gönül bağım olan, ezeli ve ebedi rakip iki takımın, Teksas Longhorns ve Oklahoma State Cowboys'un yer aldığı grup. Kadıköy sokaklarında dolaşırken, özellikle Mart ayına yakın günlerde, üstünde Oklahoma State t-shirt'ü, elinde Teksas bayrağı olan birini görürseniz, bana selam vermekten lütfen çekinmeyin. Anlaşılmaz bir aşk meselesidir bu; muammalı ve hummalıdır hem de...

Ulusal şampiyonluğu kazanan takımlar ve şampiyonluk tarihleri şöyle :

1922 - Kansas
1923 - Kansas
1945 - Oklahoma State
1946 - Oklahoma State
1952 - Kansas
1988 - Kansas
2008 --Kansas

Laf aramızda, 100 yıl önceki şampiyon da Kansas !

Baylor Bears

 

Geçmişte ciddi bir başarısı bulunmayan, geçen sezona kadar küme düşmekten (!) son anda kurtulan bir takım Baylor Bears. Onları gündemin tepesine oturtan, sporla hiçbir ilgisi olmayan bir olay var ki, aynı zamanda başarısızlığın da en önemli nedenlerinden biri aslında. Bears'ın 2003 yazında bir oyuncusu öldürüldü. Hala esrarını koruyan bu olayın ertesinde koç ve önemli oyuncuların neredeyse tamamı ayrıldı. Takım iki yıl ceza aldı. Nihayet cezanın ardından 2006-2007 sezonunu sonuncunun bir üstünde, 2007-2008 sezonunu da beşinci sırada bitirdiler. Bu yükselişte koç Scott Drew'un katkısı inkar edilemez. Ancak Baylor için iyi haber, önümüzdeki sezon yükselişinin devam edeceği biçiminde.
Bears, son draft başarısını 1998 yılında ilk tur 22. sıradan seçilen Brian Skinner ile yaşamış. Takıma bu yıl gelen, dışarıdaki başarısını boyalı alanda da gösterdiği takdirde emsalsiz bir oyuncu olacağı söylenen uzun Anthony Jones, NCAA'in en iyi zıplayan guard'larından Curtis Jerrels, 2009 draft'ı için ikinci turda adı geçen Kevin Rogers ve en çok dikkat edilmesi gereken oyuncusu sophomore LaceDarius Dunn ile Baylor'ın 2008-2009 sezonunun konferans üçüncüsü olması kimseyi şaşırtmayacak ve okul geçen sezon olduğu gibi bu sezon da, altı kontenjanı bulunan Big-12 Konferansı'nı temsilen NCAA Turnuvası'na katılacaktır.

 

Colorado Buffaloes

 

Dikkat edelim, Big -12 Konferansı'nı iki yıldır sonuncu bitiren bir takımdan söz ediyoruz. Bu her takımın başına gelebilecek bir akıbet, ama son yılın sonunculuğunda takımın başında Jeff Bzdelik varsa ve konferans turnuvası 12 galibiyet-20 mağlubiyet oranıyla bitiyorsa, yüzümüzde muzip bir gülümseme oluşuveriyor. Üstüne üstlük camiada, yeni sezonda sıralamadaki yerlerinin değişeceğine dair en ufak bir beklenti yok. Scout olarak, NBA'de yardımcı ve baş koç olarak, NCAA'de oyuncu ve koç olarak çalışmış, başarılarla dolu bir kariyerin sahibi olan Mr.Bzdelik nasıl olur da bu takıma olumlu bir ivme kazandıramaz ?

Okulun NBA'e gönderdiği akılda, en azından benim aklımda kalan son Buffalo, 1997 draft'inde Chauncey Billups olmuş. Kadroda kayda değer, adı öne çıkarılabilecek bir oyuncu da görünmüyor.

 

Iowa State Cyclones

 

Jeff Hornacek, Kelvin Cato, Marcus Fizer, Jamaal Tinsley ve nihayet 2006 Draft'inde Will Blalock'ı NBA'e gönderen Iowa State Cyclones, Big-12 Konferansı'nı, 2000 yılında hem sezon hem turnuva lideri, 2001 yılında sezon lideri olarak tamamlamak ve bunların sonucunda NCAA turnuvasına katılmak dışında bir başarıya imza atabilmiş değil.

Görev yaptığı iki yıl içerisinde, özellikle 2008'de LA Clippers tarafından draft edilen guard Mike Taylor ile takımı adam etmeye çalışan koç Greg McDermott bu yıl saha içinden gelecek böyle bir destekten de yoksun olacak. Böylece son altı yılı ortalama dokuzuncu sırada bitiren Iowa State'in önümüzdeki sezon sonunda görebileceği en iyi sıranın da burası olacağını söylemek için kahin olmaya gerek yoktur.

 

Kansas Jayhawks

 

NCAA'in son şampiyonu Kansas Jawhawks sezon öncesinde, beş sezon birlikteçalıştığı, büyük başarıların mimarı koç Bill Self ile 10 yıllık kontrat imzaladığını açıklayarak ilk bombayı patlattı. Bill Self ile konferans ve NCAA başarıları yaşadıktan sonra NCAA şampiyonluğunu da kazanan Jayhawks, draft'ta ise bu kazanan takımın en önemli parçalarını kaybetti. Brandon Rush, Darrell Arthur, Mario Chalmers, Darnell Jackson ve Sasha Kaun'un ayrılışının takıma olumsuz biçimde yansıyacağı kesin. Ama büyük koçun takımı toparlayacağına, en kötü olasılıkla dördüncü sırayı alıp March Madness'a gidileceğine inanmayan yok gibi. Koçun takım içindeki en büyük yardımcıları da freshman Travis Releford, sophomore Cole Aldrich ve junior Sherron Collins olacak.

Travis Releford freshman olmasına rağmen yaratıcı yetenekleri gelişmiş, sorumluluk alabilen bir usta oyuncu izlenimi veriyor ve 2 ya da 3 numarada camia ona güveniyor. Takımın gardı ve koçun saha içindeki gölgesi ise kesinlikle Sherron Collins. Hırsı, atletizmi ve çabukluğu ile Nate Robinson'a benzetilen Collins'i önümüzdeki yıl NBA'de görebiliriz. Klasik bir beyaz pivot olan Cole Aldrich'in ise adı geçen seneki draft'te geçmiş, ama zamanı gelmedi gerekçesiyle geri çekilmişti. Bitirici, güçlü ve ribaundlardaki başarısıyla dikkat çekiyor.


Kansas State Wildcats

 

Kendi ölçülerine göre son yılların en iyi derecesini 2007-2008 sezonunda elde eden, katıldığı NCAA turnuvasına ikinci turda Wisconsin'e yenilerek veda eden Kansas State Wildcats, bu başarısını önümüzdeki sezon kesinlikle yakalayamayacak.

Fundamental bakımından çok gelişmiş bir oyuncu olan Michael Beasley'nin erken profesyonel olmayı tercih etmesi ve takımın etkili oyuncularından Bill Walker'ın da NBA'e gitmesiyle oldukça hafiflediler (!) Deneyimsiz koç Frank Martin'in de elindeki olanaklarla daha bir-iki yıl mucize yaratmasını kimse beklememeli.

 

Missouri Tigers

 

Linas Kleiza, Kareem Rush ve Keyon Dooling gibi üç oyuncuyu kişisel becerileri bakımından kafanıza yerleştirdiğiniz yer, inanınız ve eminim ki Mizzou'nun kolej basketbolündeki yerinin üzerindedir.

İki senior oyuncusu Leo Lyons ve DeMarre Carroll dışında üzerinde durulacak bir oyuncuları yok. Koç Mike Anderson ise, esas itibarıyla yedinci yılına başlayacağı kariyerinde pek başarısız sayılmaz. UAB baş koçu olarak çalıştığı ilk dört yılında takımını NCAA turnuvasına sokabilmiş, 2005'te ikinci turu görüp, 2004'te ''Sweet 16'' yapabilmiş bir hoca. Aynı başarıyı burada yaşaması neredeyse olanaksız.


Nebraska Cornhuskers

 

Nebraska Cornhuskers adı kulağıma pek çalınmaz ama kazaen duyarsam aklıma şimdi olduğu gibi Tyronn Lue'dan başka kimse gelmez. Geçen sezon koç Doc Sadler'ın birtakım doğru hamleleri sayesinde Nebraska 20 galibiyet ve 13 mağlubiyet oranıyla konferansı yedinci sırada bitirerek NIT'ye (National Invitation Tournament) katılmış ve ikinci turda elenmişti. Herbir Cornhusker biliyor ki 2008-2009 kesinlikle aynı şey olmayacak ve takımı dipten kazımak ya da en azından en dipteki Colorado'nun üzerinden sökmeye çalışmak için tüm kampüs seferber olacak.


Oklahoma Sooners

 

Oklahoma Sooners bu yıl da en çok Blake Griffin'in takımı diye anılacak. Ancak2007-2008 NCAA Turnuvası'ndaki gibi ikinci tura kadar gelip bu defa geri dönmemeyi başarabilecekler mi ? Öyle sanıyorum ki bu soruya olumlu yanıt vermek için bin dereden su getirmeye gerek yok. Çünkü geçen yılın kadrosundan kimse eksilmediği gibi, Blake Griffin'e maksimum katkıyı sağlayacak Willie Warren gibi bir guard geldi takıma. 2008 McDonald's All-American seçilen freshman oyuncu, çok yönlü oyunu ve kısa mesafe şutlardaki isabet oranıyla kolej basketbolunun yıldız adaylarından biri.

Blake Griffin'in ilk üç sıradan seçilmesine kesin gözüyle bakanlar bir hayli fazla. Carlos Boozer ve Karl Malone'a benzetilen Griffin, 2.06 boyunda, pozisyonuna göre atletik, ribaund ve skor yetenekleri gelişmiş bir oyuncu. Oyun zekasının da altı mutlaka çiziliyor. Lisede ve üniversitede iyi bir öğrenci olduğu da ekleniyor. Onun için bir başka övgü konusu da iş ahlakı ve güçlü karakteri. NBA'e gönderdikleri en son oyuncu 2000 draft'ında ikinci tur dokuzuncu sıradan Eduardo Najera olmuş ama okul bu yıl ve gelecek yıl adından daha çok söz ettirecek gibi görünüyor.

Takımda üçüncü sezonuna başlayacak olan koç Jeff Capel, ilk yılında pek başarılı olamamış, ikinci yıl konferans dördüncüsü olarak NCAA Turnuvasına katılmış ve fakat ikinci turda Louisville'e yenilerek elenmişti. 2008-2009 sezonunda ise Big 12 liderliği için Texas Longhorns ile çekişeceğini ve NCAA Turnuvasında daha başarılı olacağını iddia etmek yanlış olmayacaktır.


Oklahoma State Cowboys

Eski koç Sean Sutton'ın görev yaptığı son iki yıla gelinceye kadar, özellikle 2002'den 2006'ya kadar konferansın ve NCAA turnuvasının en renkli takımlarından biri oldu Cowboys. Turnuvada ilerleyebildiği kadar ilerledi, elendiği takımların neredeyse tamamı da Final Four oynadı. Özellikle o yıl NCAA şampiyonu da olan Carmelo Anthony'li Syracuse'a elendikleri 2003 turnuvasında, bu fakirde olduğu gibi, tüm gönüllerde taht kurdular.

Son iki yıldaki başarısızlığı gerekçe gösterilerek Sean Sutton'ın görevine son verilip yerine Travis Ford'un getirilmesiyle ve sophomore James Anderson'ın olgunlaşan oyunu ile takımın toparlandığı ve bu sezon NCAA Turnuvası'nda kendisini bekleyen yere rahatlıkla ulaşacağına ve başarılı olacağına inanılıyor.

Freshman sezonunda McDonald's All-American olan James Anderson, atletizmi, savunma anlayışı ve rakibini geçiş tekniği bakımından çok konuşulan ve geleceğin marka oyuncularından biri olacağına inanılan bir Cowboy! Obi Muonelo'nun sağlayacağı ekstra katkı da takımın sıralamadaki yerini etkileyecek.


Texas Longhorns

 

İnanarak, tüm samimiyetimle ve hiiiç taraflı olmayarak Texas Longhorns'un bu yıldaha önce olmadığı kadar başarılı olacağını, konferansı açık ara lider tamamlayıp NCAA Turnuvası'nda en azından Final Four'a katılacağını iddia ediyorum.

2006 Draft'inde LaMarcus Aldridge'i, 2007 Draft'inde de Kevin Durant'i birinci tur ikinci sıradan NBA'e göndermiş, son olarak D.J. Augustin gibi geleceğine yatırımlar yapılan bir oyuncuyu çıkarmış takımın kadrosunda çok yetenekli gençler var. Bunların başında da A.J. Abrams, Damion James ve Connor Atchley geliyor. Bu oyuncuların en az iki tanesinin NBA olacağı kesin ama Longhorns'un asıl başarısı takım kimyasını oluşturmuş olmaları. Konferansın en kurt koçu olan Rick Barnes'ın tecrübesi takıma sürekli bir ivme kazandırıyor. 2007-2008 sezonundaki NCAA Sweet 16 halinin daha ileri evrelere ulaşmasında Rick Hoca'nın rolü büyük olacak.

Geçen yıl sakatlanarak parkeden uzak kalan Doğuş Balbay kenardan gelerek takıma katkıda bulunacak ve onu izlemek bizlere heyecan verecek.


Texas A&M Aggies

 

Koç Mark Turgeon ile ikinci sezonuna başlayacak olan Texas A&M, sürekli olarak son anda katılabildiği NCAA Turnuvası'ndan bu yıl uzak kalacak ve İnter-Toto (!) ile (NIT) yetinmek zorunda kalacak.

2007'de Acie Law'un Atlanta'ya gitmesiyle oluşan boşluğu kapatamayan Aggies, bu yıl da pivot DeAndre Jordan'ı arayacak. Takımın elinde bulunan junior Bryan Davis ve senior Josh Carter ile ne kadar ve nereye kadar gidecekler, göreceğiz. Şahsen izlemekten hiç zevk almadığım bir takım olduğu için Texas A&M bahsini kısa kesiyorum.


Texas Tech Red Raiders

 

Texas Tech'ten ne zaman söz edilse, aklıma Tony Battie ve 2005 NCAA Turnuvası2nın birinci turunda UCLA'i, ikinci turda Gonzaga'yı elemeleri gelir. Arada bir dinlenseler de, kural olarak turnuvaya katılabilen bir takımdır ve sanıyorum ki bu yıl dinlenme dönemleri olacak.

Öne çıkan ve takımı sırtlayacak bir oyuncu aklıma gelmiyor. Gelseydi inanın kendime saklamaz, söylerdim. Bu çeşit zor durumlardan nefret ediyorum.