2008-2009 SEZONU ÖNCESİNDE BIG EAST

 

Hüseyin Büyükçınar
31 Ekim 2008,
Cuma

1

BIG EAST : NBA’İN ARKA BAHÇESİ

Big East Konferansı’nın 2008-2009 sezonu öncesindeki durumunu, takımların yapısını ve oyuncuların tanıtımını yapmak amacıyla takım listesine şöyle bir baktığımda aklıma gelen isimler coşkulu hülyalara savuruyor beni. Gerçekten de bu doğu grubu NBA’e bir ‘fidanlık’ fonksiyonuyla hizmet ediyor. Bu münbit topraklarda yetişen fidanlar basketbolün kutsal topraklarına aktarılıveriyor.

NBA’i ortalama ilgi ve dikkatle izleyen herhangi bir basketbolsever ölçütünü kullanarak aklımıza gelen Big East patentli oyuncuları sıralamaya başlayıp, Patrick Ewing, Alonzo Mourning, Dikembe Mutombo, Allen Iverson, Ray Allen, Ron Artest, Richard Hamilton, Charlie Villanueva, Caron Butler, Samuel Dalambert, Ben Gordon, Carmelo Anthony, Ryan Gomes, Emeka Okafor, Troy Murphy, Hakim Warrick, Randy Foye, Rudy Gay, Marcus Williams, Aaron Gray, Kyle Lowry, Hilton Armstrong, Josh Boone diyerek saymayı bıraktığımızda, dışarıda kalanlara haksızlık etmiş olma duygusu ciddi vicdan sızlamalarına yol açabiliyor.

Ayrıca kolej basketbolünde kalmayı tercih etmiş efsanevi koçların çalıştığı bir konferans burası. Örnekse, 32 yıllık antrenörlük hayatının 26 yılını Syracuse Üniversitesi’nde geçiren, takımı üç kez Final Four’a taşımayı başaran, 2003 yılında Carmelo Anthony ile NCAA şampiyonluğu yaşayan, milli takımda Mike Krzyzewski’nin yardımcılığını da yapan Hall of Famer koç Jim Boeheim! Ve ‘adamım’ Rick Pitino… Yine şampiyonluklar yaşamış, bir başka Hall of Famer, UConn koçu Jim Calhoun! Ve John Thompson Jr. !

1 

 

Ya bir çoğu okul ve kulüp olmanın ötesine geçmiş takımlar? Gelelim onlara...

 

1CINCINNATI BEARCATS

2005-2006 sezonunda USA Konferansı’ndan ayrılıp Big East Konferansı’na geçtikten sonra mücadelenin ne olduğunu anladılar. İlk sezonlarında tutunmaya çalışıp NIT yapabildilerse de, 2006-2007’de kelimenin tam anlamıyla dibe vurdular. Geçtiğimiz sezonu bir toparlanma çabasıyla, görece daha yukarıda, onuncu sırada bitirdiler. Önümüzdeki yıl bu sıralamanın üzerine çıkmalarını beklemek yanılgıdan öte bir şey olur. Böyle bir girişime rahatlıkla halt etmek diyebiliriz.

Oysa kırmızı-siyahlılar mütevazı C-USA’in hırçın takımı hüviyetiyle NCAA turnuvalarının gediklisi olarak çok ciddi başarılar elde ettiler. Hatta çaylak koç Ed Jucker ile 1961 ve 1962 sezonlarını NCAA Şampiyonu olarak tamamladılar. Daha sonraki yıllarda, ünlü koçları Bob Huggins’in yönetiminde can yakıcı ve ses getiren bir takım olarak hep anıldılar. O Bob Amca 16 yıllık Cincinnati kariyerinden sonra şimdi West Virginia için çaba harcıyor.

Ben oldum olası Cincinnati’ye sempati duydum. Bunun en önemli nedeni 1960 Drafti’nde ilk sıradan seçilen, büyük basketbol cini Oscar Robertson oldu tabii. Takım yeni bir ilk sıra seçimi için 2000 yılını ve Kenyon Martin’i beklemek zorunda kaldı.

2008-2009 sezonundaki kadroda yer alan sophomore oyuncular Kenny Belton, Larry Davis ve Anthony McClain aynı zamanda takımın iskeletini oluşturuyor. Ancak bu yıl katılan Yancy Gates’e bağlanan umutlar daha belirgin. Koç Mick Cronin 2006 yılında göreve başlayan, memleketin öz çocuğu ve geleceğinin parlak olduğu söylenen genç bir hoca.

Takımda şu anda özellikle üstünde durulacak bir oyuncu yok ama geçmişten aklıma ilk gelen Bearcat’ler Jason Maxiell ve tabii Nick Van Exel!

 

1 CONNECTICUT HUSKIES

İki kez NCAA (1999 ve 2004) şampiyonluğu, 11 kez Big East normal sezon, altı kez turnuva şampiyonluğu, iki kez NCAA Final Four’u oynamak gibi bir başarının sahibi olan ve organizasyonun belki de en çok bilinen takımı. 

1UConn ne kadar kötü olabilir ki? 2006-2007 sezonunda konferans 12’incisi olup, NCAA Turnuvası’nı tribünden izlemek zorunda kaldıkları dönem bu sorunun en önemli ve tek yanıtı.
Hall of Fame üyesi koç Jim Calhoun’un bu başarıdaki payını kimse azımsamıyor. Hem takımın kimyasına kattığı ve formülü kendisinde saklı iksir hem de oyuncuların mevcut yeteneklerine eklediği ekstra niteliklerle NCAA’in en değerli hocalarından biri. Rudy Gay, Hilton Armstrong, Marcus Williams, Josh Bone, Denham Brown, Charlie Villanueva, Emeka Okafor, Ben Gordon, Caron Butler, Jake Voskuhl, Khalid El-Amin, Richard Hamilton, Ray Allen, Travis Knight, Doron Sheffer, Donny Marshall, Donyell Marshall, Scott Burrell, Chris Smith, Tate George ve Cliff Robinson... Başka söze gerek var mı?

Jeff Adrien, Curtis Kelly, A.J. Price, Stanley Robinson, Kemba Walker ve tabii ki Hasheem Thabeet bu yıl NBA adayı olarak gösterilen oyuncular. Bu oyunculardan atletizmi ve ribaund başarısı ile junior Stanley Robinson, lider özellikleri ve paslarıyla öne çıkan freshman guard Kemba Walker ve geleceğin en iyi savunmacılarından biri olarak gösterilen junior Hasheem Thabeet ile UConn bu yıl da adından çok söz ettirecektir.

 

 

1 DEPAUL BLUE DEMONS

Chicago’nun diğer okul ve takımlarının gölgesinde kalan, Büyükşehir Belediye tarzı, “İyi ki varlar, çekişmeye lezzet katıyorlar” biçimindeki iyiniyetli ve fakat gereksiz bir iltifat cümlesinde dahi adı geçmeyecek, geçemeyecek ekibin dişe dokunur bir başarısı da bulunmuyor. 1978/1979 sezonunda Final Four görmelerini ve burada da Indiana State’e yenilerek final şansını yitirmelerini saymazsak...

Koçları Jerry Wainwright’ı çok seviyor olmalılar ki, aldıkları sürpriz galibiyetleri hep onun adına özgülüyorlar. Okulun son yıllarda NBA’e gönderdiği oyuncular Wilson Chandler, Sammy Mejia, Steven Hunter, Bobby Simmons ve Quentin Richardson.

Kadroda bulunan Blue Demon’lar arasından iki sophomore oyuncu işaret ediliyor: Pivot Noyal “Mac” Koshwal ve kısa forvet Darquavis “Dar” Tucker. Kişisel tahminime göre Mart’ı göremezler. O halde geçelim.

1 GEORGETOWN HOYAS

Bir hayırsever bana bu sezon hangi takımın maçlarına kombine bilet istersem vermeye hazır olduğunu söylese seçeceğim takım kesinlikle Georgetown olurdu ve ben bugünden MCI Center’ın önünde kamp kurardım. Niye mi? Bu takım son iki sezonu konferans şampiyonu olarak bitirdiği, NCAA şampiyonlukları ve üç finalden boynu bükük ayrılmış olsa da Final Four’lar yaşadığı, aralarında en ‘baba’ uzunların da olduğu oyuncuları NBA’e gönderdiği, Patrick Ewing, Alonzo Mourning, Dikembe Mutombo’nun yanında Allen Iverson gibi ‘kutsal’ oyuncuları organizasyona arz ettiği, son dönemde Jeff Green ve Roy Hibbert ile verimliliğini sürdüreceğini kanıtladığı (Patrick Ewing Jr’a değinmeyerek onu kasten atladığımı hissettirebildim mi bilmem), koçun önde gideni, saygın insan, bir basketbol fenomeni John Thompson Jr’ı anımsattığı için…

Ve güncel nedenler ! Austin Freeman, DaJuan Summers, Chris Wright, Greg Monroe, Henry Sims ve Jason Clark… Bu oyunculardan en az üç tanesi gelecekte NBA’in önemli oyuncularından olmazsa bana hesap sorun, dava açın, maddi ve manevi tazminat isteyin!

Helen Cox Lisesi’nde oynarken Amerika’nın 1 numarası olarak gösterilen, 2008 McDonald’s All-American’a seçilen Greg Monroe’yu yazın bir kenara ve izleyin. Peki kazanmak için ne gerekiyorsa onu anlayan ve yapan bir oyuncuyu kim önemsemez ? O oyuncunun adını da not edin: Austin Freeman.

1LOUISVILLE CARDINALS

1 

Louisville denilince benim aklıma 2001 yılından beri hep Rick Pitino gelir. Pitino adı bir de işlerin kötü gittiği NCAA ve NBA takımlarının yöneticilerinin aklına geliyor. “Kurtar bizi Rick” diyen New York Knicks, Kentucky Wildcats, Boston Celtics bu çağrıdan yararlanmış, ama karşılığında gereken vefayı göstermemiştir. 2001 yılında Louisville’e gelen ve burada da kurtarıcılık misyonu ile hareket eden Pitino gerçekten ilginç istatistiklerin adamı olmasının yanında, yüksek lisans dersi olarak okutulacak bir biyografiye sahip. Literatüre “Pitino Savunması” kavramını sokmuş bir lider-başkan-koçtur o.

Takımın tarihinde 1979-1980 ve 1985-1986 sezonlarında olmak üzere iki NCAA şampiyonluğu ve sekiz Final Four yazılı. Şimdi sıra Pitino ile şampiyonluk yaşamaya gelmiştir bence. Lakin ufukta böyle bir olasılık var mıdır ?

C-USA kökenli Cardinals, Big East’te son iki sezonda yükselen bir grafik çizdi ve geçtiğimiz sezonu üçüncü sırada bitirdi. Önümüzdeki yıl daha iyi bir sıralama ve turnuvanın üst basamakları için büyük şans olan bir kadro var ellerinde: Junior PF iri kıyım Derrick Caracter, junior SG Earl Clark, freshman SF Jared Swopshire, freshman PF Samardo Samuels ve senior Terrence Williams. Bu malzeme ile hazırlanacak bir formül simyacı Pitino’nun elinde iyi iş yapar.

Geçen yıl takımın lokomotifi işlevini görüp draft’e yazılan David Padgett ve Juan Palacios seçilemediler ama 2009-2010 sezonunda NBA’de bu takımdan birilerinin olacağı kesin. Hem de draft’in birinci turunda seçilecek dört, hadi bilemediniz üç oyuncu ile… Louisville iyi takımdır, seviniz, destek veriniz!         

1 MARQUETTE GOLDEN EAGLES

Dwyane Wade... Öyle bir oyuncu ki, takımın anımsanması için neredeyse onun adının söylenmesi gerekiyor. Bu durum ayrıca Marquette’i, yeni Wade’leri yetiştiren okul olma zorunluluğu ile donatıyor. Ancak bu koşulla Wade’in okulu olmaktan çıkıp yıldız üreticisi olma özelliğini tabelasına yazma hakkını kazanabilirler.

Marquette de USA Konferansı’ndan Big East Konferansı’na gelenlerden. Geçmişte 1977’de North Carolina’yı yenerek NCAA şampiyonluğu ve 1974 NCAA finali ve üç Final Four yaşama başarısını gösterdi. Wade gibi bir tosuncuğu NBA’in müşfik kollarına bıraktı. (Ayıp olmasın yahu, başka kimse var mıydı acaba derken aklıma Doc Rivers gelmez mi? Ha evet,  Amal McCaskill de var)

Marquette bu yıl geçen sene asistan koç olarak çalışan Buzz Williams yönetiminde sezona başlayacak. Kadrosundaki iki senior, Dominic James ve Jerel McNeal ile geçen yıl ulaştıkları beşinciliği ve dolayısıyla NCAA Turnuvası’nı yakalama uğraşı içinde olacaklar ve büyük olasılıkla da başaracaklar. Dominic ve Jerel ise 2009 Draft’inin ikinci turunda seçilme şanslarını diri tutmaya çalışacaklar. 

1 NOTRE DAME FIGHTING IRISH

Duke'ta Coach K'in asistanlığını da yapmış olan Mike Brey’in 2000 yılından beri görev yaptığı takım özellikle son iki sezonda oldukça başarılı oldu. 2006-2007 sezonunu konferans dördüncüsü, 2007-2008 sezonunu da konferans ikincisi olarak bitirdi. NCAA Turnuvalarının gediklisi olan Notre Dame bu başarıyı 28 kez gösterdi ve buradaki en büyük başarısı 1978 yılında oynadığı Final Four oldu.

NBA’e seri biçimde oyuncu gönderen bir takım olarak tanınmıyorlar. Şimdiye kadar en fazla görev adamı olarak tanımlanabilecek oyuncular gitti buradan NBA’e. Örnek olarak Troy Murphy, Pat Garrity ve 1992’de beşinci sıradan seçilen LaPhonso Ellis ilk akla gelenler. Zaten otoriteler Notre Dame Fighting Irish’i yıldıza dayanmadan takım ruhunu yükselterek oynayan bir takım olarak nitelendiriyorlar ve başarılarının da buradan kaynaklandığını söylüyorlar. Bu nedenle 2008-2009 sezonunda üst sıralarda yer alacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Kadroda yer alan oyuncular arasında özellikle junior Luke Harangody göze batıyor ama benzeri çok bulunan beyaz dört numara pozisyonunda oynayan bir oyuncu olarak, önümüzdeki draft’e girse bile seçilme şansının olduğunu sanmıyorum.

 

1PITTSBURGH PANTHERS

Koç Jamie Dixon ile son yıllarda iyi basketbol oynamasına, ortalama bir başarı çizgisini yakalamasına rağmen bir türlü mutlu son olarak kabul edilebilecek noktalara ulaşamayan bir takımdan söz ediyoruz. Bu haliyle bana hep, bir zamanların Kırmızı Şimşekler’i olan Eskişehirspor’u anımsatırlar.

Panther’in 1928 ve 1930 yıllarında yaşadığı iki ulusal şampiyonluğa tanık olanlar arasında bugün yaşayan pek kalmamıştır herhalde. Keza 1941’de oynadıkları tek Final Four da anılardan silinmiş ve arşivlerde kalmış olmalı. Pittsburgh’un bu Final Four’un yarı finalinde 36-30 yenildiği Wisconsin aynı zamanda o yılın ulusal şampiyonu da olmuş.

Kadrolarında bulunan senior Sam Young’ın bu yılın, sophomore DeJuan “Big Fella” Blair’in ise 2010 Draft’inin ikinci turunda seçilecekleri konuşuluyor. Umut veren freshman Nasir Robinson, sophomore’lar Gary McGhee ve Bradley Wanamaker ile birlikte Pittsburgh bu sene de alışılmış çizgisini yakalar ama daha fazlasının olacağına inanmam için bir neden göremiyorum.

1PROVIDENCE FRIARS

NBA’e oyuncu gönderme konusunda eli sıkı olan takımlardan biri de Providence. Ben şu anda oynayan oyuncular arasında Ryan Gomes ve Austin Croshere’ı biliyorum.

16 kez katıldığı NIT’de1961 ve 1963 şampiyonluğu, 15 kez katıldığı NCAA Turnuvası’nda 1973 ve 1987 Final Four heyecanı dışında benim bildiğim ya da bulabildiğim bir başarıları yok. Böyle bir yazı yirmi yıl sonra yazıldığında da aynı şeylerin söyleneceğinden hiç bir kuşkum bulunmuyor.

“Adamım” Rick Pitino’nun Providence’a hizmetinin geçtiğini, 1987’de NCAA Final Four’u oynattığı takımda şimdiki Florida Gators’un koçu “kanka” Billy Donovan’ın da yer aldığını eklemeden geçmeyelim.

 

1 RUTGERS SCARLET KNIGHTS

Asıl başarıyı Amerikan futbolunda gösteren, ünlü bir üniversitenin mütevazı takımı olan Scarlet Knights’ın başında neredeyse koçlardan oluşan bir aileye mensup olan Fred Hill var. Takım tarihinde sadece 1976’da NCAA Turnuvası’nda Final Four oynayabilmiş ve Michigan Spartans’a yenilerek elenmiş. Son beş sezonun üçünü konferansın dibinde tamamlamışlar. Ama bu yıl takıma katılan iki freshman oyuncunun da katkısıyla, en azından NIT düzeyine çıkabileceklerine dair iddiaları makul karşılamak mümkün.

Yıllardır üst düzey bir oyuncuyu aleme sunamamış olan Rutgers, bilindiği gibi nihayet 2006 Draft’inde Quincy Douby’yi Sacramento’ya göndererek şeytanın bacağını kırmıştı. Yukarıda sözünü ettiğim freshman oyuncular, Greg Echenique ve Mike Rosario, aynı zamanda üniversitenin kampüsünün bulunduğu şehirlerin çocukları. Greg Echenique savunma anlayışı, bitiricilik ve blok özellikleriyle biliniyor. Mike Rosario ise Rutgers tarihinde ilk kez McDonald’s All American seçilmeyi başaran bir guard. Agresif skorer yanı, gelişmiş savunma anlayışı ve ikinci toplara olan hakimiyeti ile adında söz ettireceğe benziyor. 

1SETON HALL PIRATES

Müteveffa Eddie Griffin ile her gün yeniden doğan Samuel Dalembert’in okulu olan Seton Hall bir New Jersey takımı. İki yıldır koç Bobby Gonzalez ile çalışıyorlar ve geçen yılı 11. sırada bitirebildiler.

1953 NIT Şampiyonu olan Pirates 1989 yılında NCAA Turnuvası’nın finalinde uzatmada Michigan Spartans’a 80-79 yenildi, 1991 ve 1993 Big East Şampiyonu oldu ve o günden bugüne dişe dokunur bir başarısına kimse tanık olmadı.

2008-2009 sezonunda yetersiz kadrosu ile bir varlık gösteremeyeceğini, Cincinnati ve South Florida ile sonuncu olmama mücadelesi yapacaklarını düşünüyorum. Söylemedi demeyin.

1SOUTH FLODIDA BULLS

Konferansın en zayıf üç takımından biri olan South Florida Bulls’un konferans, NCAA ve NIT düzeyinde hiçbir başarısı bulunmuyor.

2006 Draft’inde ikinci tur üçüncü sıradan ve Atlanta tarafından seçilen Solomon Jones dışında bilinen bir oyuncusu da yok. Geçtiğimiz bir iki yıl içinde dikkati çeken bir başka oyuncu olan Kentrell Gransberry de 2008 Draft’inde seçilemedi.

Takım şimdi daha güçsüz. Tek çarelerinin genç oyuncularla yeni bir yapılanmaya gitmek olduğunu söyleyenlerin sesi artık daha çok duyuluyor. Malum, bölge de bu amaca oldukça uygun ve yıldız oyuncu madeni.

1ST.JOHN’S RED STORM

Bu New York takımı, kim ne derse desin, Chris Mullin ve Ron Artest’in takımı olmasının ve maçlarını Madison Square Garden’da bulunan Alumni Hall’da oynamasından dolayı hissettiğim hasetin dışında benim için hiç bir anlam ifade etmiyor.

St. John’s Üniversitesi’nin basketbol takımı 1907 yılında kurulmuş ve 1911 yılında o zamanki adıyla Helms National iampiyonluğunu kazanmış. Ayrıca beş kez konferansta normal sezon liderliği ve üç kez konferans turnuva şampiyonluğu var. NCAA Turnuvası’na katılıp iki kez de Final Four oynadıklarını tarih yazıyor.

Geçen sezonu konferansın sondan üçüncüsü olarak bitirmişlerdi ve bu sezon da aynı yerin en büyük adayı olduklarını peşinen söylemek mümkün. Senior oyuncuları Anthony Mason Jr. dinamik bir skorer ve Big East’in en iyi oyun kurucularından biri olarak dikkat çekiyor.

1  SYRACUSE ORANGEMEN

1 

Hall of Famer koç Jim Boeheim’in takımı sezon sıralamasında elde ettiği yerleri neresi olursa olsun bir marka takım. Big East ve NCAA için ifade ettikleri anlamın yanında, NBA için de çok önemli bir kaynak ve bakış açısı ayarı. 2003 NCAA Turnuvası’nı şampiyon olarak tamamladılar ve daha önce de dört Final Four başarıları var.

Say dediklerinde ilk aklıma gelen ürünleri, Derrick Coleman, Etan Thomas, Donte Green, Demetris Nichols, Hakim Warrick, Carmelo Anthony… Ama bunun arkası hiç kesilmeyecek.

Bu sezon mücadele edecek oyuncular arasında bulunan junior Paul Harris, rekabeti seven, güce dayalı oyunuyla bir ribaund canavarı, junior Eric Devendorf oyunu iyi okuyan bir guard, sophomore Jonny Flynn özgüven, yoğunlaşma ve hırsıyla tam bir büyük maç oyuncusu, freshman Kris Joseph usta bir pasör, dğer bir freshman Mookie Jones hırslı, atlet ve çok yönlü bir genç… Bu kadroyla NCAA Turnuvası’na rahatlıkla katılabilirler ve hatta bir-iki tur atlayarak geçen seneki NIT çeyrek finalinden daha anlamlı bir başarıyı yakalayabilirler.      

 

1 VILLANOVA WILDCATS

Wildcat’ler bu sezon kesinlikle konferansta ilk üçü kovalayacaklar. Bunun için gerekli tüm kenar yönetimi ve oyuncu donanımına sahipler. İhtiyaçları olan deneyim kutsal yapılarında mevcut. Bu takım 28 kez NCAA Turnuvası’na katıldı, üç kez Final Four oynadı ve 1985 sezonunda NCAA Şampiyonu oldu, teselli ödülü sayılan NIT’de 17 kez mücadele etti ve 1994 yılında NIT Şampiyonu, 1995 sezonunda Big East Şampiyonu oldu.

Villanova Üniversitesi’nin son yıllarda NBA’e gönderdiği yıldızlar arasında aklıma Randy Foye, Kyle Lowry, Michael Bradley ve Tim Thomas geliyor.

Çabukluğu, yaratıcılığı ve sorumluluk alma özellikleri üst düzeyde olan Corey Fisher, atletizmi, üçlükleri ve dayanıklılığı ile dikkatleri üzerine çeken Corey Stokes ve lokomotif guard Scottie Reynolds da ileride kesinlikle adlarından söz ettirecekler.

1WEST VIRGINIA MOUNTAINEERS

1 1 

Jerry West’in ve bizim başkan Rodney King "Rod" Thorn’un takımını saygıyla selamlıyoruz.

West Virginia tam üç kez basketbol şampiyonası finali oynadı. 1959 NCAA Finali’nde California’ya 71-70 yenildiler. NIT’nin NCAA’den daha prestijli sayıldığı yıllarda, 1942’de Western Kentucky’yi 47-45 yenerek şampiyon oldular. Nihayet 2007 NIT Şampiyonluğu’nu Clemson’ı 78-73 yenerek elde ettiler.

Geçen yıl Joe Alexander’ın NBA’e seçilmesinden sonra takımda ve özellikle boyalı alanda bir gedik oluşacağı söyleniyor. Ancak bu yıl gelen iki freshman’ın bu gediği kapatmanın ötesinde, takımı daha ileri noktalara getireceğini söyleyenler de az değil. Bir kere Devin Ebanks adını mutlaka hafızanızda tutun. Sürekli gelişen potansiyeli ile geleceğin en önemli yıldızlarından biri olacak. Kevin Jones ise Joe Alexander’ın eksikliğini zerre kadar hissettirmeyecek.

Yeniden yapılanan takımın çıkışını sürdüreceğine ve NCAA Turnuvası’na katılacağına inanıyorum.


Öncekiler

2008-2009 Sezonu öncesi BİG-12
2008-2009 Sezonu öncesi Atlantic Coast Conference