“I’LL BE BACK” DİYENLER...

 

Can Birand
02 Kasım 2008, Pazar

Gözümüz aydın! Uzun süren bekleyişin ardından nihayet NBA'e kavuştuk ve iki hafta içinde de kolej basketbolu özlemimiz sona eriyor. Sezon boyunca NCAA eksenli gözlem ve analizlerimi burada sizlerle paylaşacağım. Amacım, her yerde bulup okuyabileceğiniz klişe değerlendirmeler yazmaktan çok, orijinal konu ve analizlerle sizlere farklı bir bakış açısı sunabilmek. Örneğin bu yazıda draft’a girmekten vazgeçip takımlarına dönen oyunculardan kurulu bir 'en iyi beş' hazırladım. Sezon öncesi hiçbir önemli oyuncusunu kaybetmeyen North Carolina oyuncularını (Tyler Hansbrough, Ty Lawson, Wayne Ellington ve Danny Green) bu değerlendirmenin dışında bıraktım, zaten kağıt üzerinde açık ara favoriler ve UNC'yi şampiyonluğa taşımak için herşeylerini ortaya koyacaklar. İşte draft öncesi "I'll be back" diyen ve sezonun başlamasıyla NCAA'lere karizmatik bir dönüş yapacak olan oyunculardan kurulu bir 5...

PG - Darren Collison, 6'1", 165 lbs. UCLA, Senior

Darren Collison ve Ty Lawson... İkisi de point guard... İkisi de geçtiğimiz sezon Final Four oynadılar ve ikisi de finali göremediler. Diğer bir ortak noktaları da beklenmedik şekilde draft’tan çekilmeleriydi. Bu ikili drafttan çekilince, benim son yıllarda bir benzerini hatırlamadığım bir olaya şahit olduk. Dokuzuncu sıradan seçilen DJ Augustin ile 34'üncü sıradan seçilen Mario Chalmers arasında başka point guard seçilmedi. Başka bir deyişle tam 25 sıra point guard’sız geçildi. (George Hill daha çok 2 numara gibi oynadığı için onu saymıyorum.) Bir sene daha kolejde kalma kararı halen tartışıladursun, UCLA'in kurt hocası Ben Howland'ın bu durumdan ziyadesiyle memnun olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil. Nasıl olmasın ki? Doldurulması en zor mevkilerden birinde Collison gibi tecrübeli ve yetenekli bir oyuncusu var; geceleri rahat rahat uyuyabiliyordur. Üstelik aynı Collison'ın liseyi bitirdiği sıralarda kimse ondan bir NBA oyuncusu olmasını beklemiyordu. Ben Howland'ın liselerden bulup çıkarttığı ve NBA'e soktuğu oyuncuların listesi hayli uzundur, Collison da seneye o listedeki yerini alacak deyip PG faslını kapayalım ve Howland'ın yetenek avcılığını da başka bir yazıya bırakalım.

SG - James Harden, 6'5", 218 lbs. Arizona State, Sophomore
2008 draft’ına girmeyerek doğru kararı verdiğini düşündüğüm oyuncuların başında Harden geliyor. Pac-10'in şu anda en önemli oyuncularından biri ve eğer oyununu bir kademe ileriye taşırsa Sun Devils'i Sweet 16'e sokabilir. Şu anda kolejde DeRozan'ın arkasından en iyi shooting guard olarak gösteriliyor. Sezon içinde bu unvanını koruyabilecek mi, izleyip göreceğiz. Siz de benim gibi potaya yüklenmeyi seven, iyi şutör, savunmada gayretli ve solak 2 numaraları seyretmeyi seviyorsanız doğru kanaldasınız demektir.

SF - Earl Clark, 6'9", 200 lbs. Louisville, Junior
Final Four için çarpışacak olan Lousville'in şüphesiz en büyük kozu olacak. 4 numaradaki Derrick Caracter'in kadro dışı kalmasıyla Clark'i hem 3 hem de 4 numarada izlememiz olası. Maç başına ortalama 30+ dakika alacaktır ancak sezonun belli bölümlerinde dakikalarının azaltılması ve dinlendirilmesi de gerekiyor. Ribaundlarda oldukça etkili ama bu sene şutunu ilerletmesi ve şut seçimlerinde daha dikkatli olması şart. Bu arada 6'9" olarak listelenmiş olmasına rağmen boyu bence en az 6'10", hatta 6'11"'e yakın görünüyor.

PF - Blake Griffin, 6'10", 239 lbs. Oklahoma, Sophomore
Geçen sene şayet draft’a girseydi dördüncü sıra hakkına sahip Oklahoma Thunder tarafından seçilebilirdi. Kolejde Oklahoma'da oynayıp Thunder tarafından seçilmesi de ilginç olurdu. Thunder'ın yine yukarılarda bir seçim hakkı elde edeceğini varsayarsak Griffin-Thunder birlikteliği hala ihtimal dahilinde. Şu anda kolejdeki en yetenekli uzun gibi görünüyor. Sezon boyu tüm gözler Griffin'in üzerinde olacak, takımını nereye kadar götürebileceği ise merak konusu.

C - Hasheem Thabeet, 7'3", 260 lbs. Connecticut, Junior

7'3"luk Tanzanya doğumlu bu dev pivotun kolejdeki üçüncü sezonunda neler yapacağı bu sezonun en merak edilen konularından biri. İlk iki senesinde istikrarsız bir görüntü çizdi ve hücumdaki zaafları fazlasıyla göze battı. Ancak boyu ve bloklardaki sezgisiyle savunmada maç çeviren performansları da oldu. Scout’ların kafasını karıştıran bir oyuncu. NBA'de Saer Sene benzeri bir ‘bust’ olacağına inananların sayısı hiç de az değil. Benim görüşüm, yukarılardan seçen bir takım “uzunlar ağaçta yetişmiyor” diyerek Thabeet'e mutlaka şans verip, tarihin tekerrürden ibaret olduğunu bizlere bir kez daha gösterecektir. HT'nin takımı Connecticut sezona hayli iyi bir kadroyla giriyor ve Final Four'u sonuna kadar kovalayacak bir kadroları var. Thabeet'in özellikle defansif oyunu belirleyici olacaktır. Bu arada aklıma Larry Bird'ün Roy Hibbert hakkında söylemiş olduğu 'özlü' söz geldi: "Oyunun neresinde olursanız olun, boyu ayni: 7'2". Thabeet de sahanın neresinde olursa olsun boyu değişmiyor: 7'3''!!!

Kolejde kalma kararlarının doğru olup olmadığını, takımlarını nereye kadar götürebileceklerini ve bireysel performanslarını hep beraber bekleyip göreceğiz. Oldukça uzun bir beş çıkardık ama fena da olmadı hani. Sizce bu beş ortalama bir bench’le ve iyi bir koçla (yalnız Larry Brown olmasın lütfen!) NBA Doğu Konferansı’nda kaç galibiyet alırdı?