HEDEF: 4 YA DA 5

 

onurozman@gmail.com
31 Ocak 2009, Cumartesi

Son yazıda net olarak yazmasam da, Heat’in all-star arasına kadar bir noktada bocalamaya başlayıp Şubat ortasına en iyi yüzde 50 galibiyet oranıyla girebileceğini, kısaca takımın düşüşe geçeceğini düşünüyordum. Kadro kalitesi ve fikstür gibi faktörleri düşününce gerçekten de bunun böyle olması gerekiyordu sanırım, ama Heat şaşırtmaya devam ediyor. Bu gidişle Heat play-off’a 4-6 arası bir yerde girecek – gerçi Sixers da son dönemde yaptığı atakla Pistons, Heat ve Hawks’tan oluşan bu gruba dahil olacak gibi gözüküyor –. Bu dörtlünün hangi ikisinin 4. ve 5. sırayı alıp birbiriyle oynayacağı, hangilerinin 6 ve 7. olup ilk turda elenecekleri (itirazı olan?!) çok önemli olacak. Heat bence şu ana kadar sezonun iyi anlamda en büyük sürprizi ve Dwyane Wade’e bir şey olmazsa sezon sonuna kadar böyle olmaya devam edecek. Sezon başındaki durumu düşününce bu yorumu yaptığıma hala inanamıyorum ama, Heat’in play-off’a da 4 veya 5’ten girmesi büyük ihtimal. Peki neden böyle?

Wade Varsa Oyun Kurucuya Gerek Yok

İnanamıyorum dedim, çünkü takım hala doğru düzgün bir oyun kurucu ve pivot bulamamasına rağmen performansını sürdürüyor. Mario Chalmers ara sıra iyi performanslar sergilese daha çok bir kısa skorer olarak katkı yapıyor, oyun kuruculuk farklı bir durum. Görünen o ki, birçok eksiklik, yapılan doğru hamlelerle ve tabii ki Wade’in inanılmaz oyunuyla örtülüyor. Örneğin, muhtemelen Udonis Haslem’le aynı pozisyonda olduğu için biraz da şansına oldu ama Michael Beasley’in 6. adam olarak kullanılması çok faydalı. Beasley tam anlamıyla bir skorer ve topu elinde isteyip kendi işini kendi yapmasını seven bir uzun. Daha çok yedeklerin sahada olduğu anlarda Beasley en iyi yaptığı işi daha fazla özgürlükle yapabiliyor. Eğer ilk beşte oynasaydı, Wade’den ona bu kadar top kalmazdı. Daequan Cook’un da katkısıyla Beasley, Wade’in kenarda olduğu anlarda takımın skor gücünün çok fazla azalmasına engel oluyor. Bu çok önemli. Kağıt üzerinde NBA’in en kötü kadrolarından birine sahip olan Heat’in aslında pek de kötü bir ikinci beşi yok. Bu geç düşünülmüş hamle – Beasley sezon başında Haslem’le birlikte ilk beşte çıkıyordu – Heat’in yararına oldu kısaca.

Shawn Marion’un sakatlığından sonra Heat’in ne kadar vasat bir ilk beşi olduğu biraz daha göze batıyor. NBA’in en kötülerinden, Marion olsa bile. İşte bu ilk beşin şu anki galibiyet-mağlubiyetinin 25-20 olmasının tek sebebi Wade. Wade öyle bir oyuncu ki, oyun kurucunun yoksa pek de önemli değil. Topu eline verirsiniz, o 2 numaradan oyun kuruculuk yapar. Sahaya 1 numara olarak çıkan Mario Chalmers’a da hücumda sadece topu karşı sahaya geçirip, topu verip, sonra bir köşede topu beklemek kalır. Yani oyun yaratmakla çok fazla kafa yorması gerekmez. Zaten bu konuda Chalmers’ın çok da iyi olmadığı ortada. İşte Wade’in varlığı Chalmers’ın bu eksikliğinin yok olmasına sebep oluyor. (Bu arada bunları söylerken Heat’in elit takımlar arasına katılabilmesi için iyi bir oyun kurucuya ihtiyacı olduğunu da unutmayalım.) Diğer oyuncular için de benzer bir durum var. Haslem gerçekten NBA tarihinin en şanslı oyuncularından biri. Lige geldiğinden beri Wade’le birlikte. Felaket hücum özelliklerine rağmen bu yetersizliği nerdeyse hiçbir zaman çok sırıtmadı. Genelde tek yapması gereken Wade’in herkesi üstüne çekmesiyle yarattığı boşluklardan yararlanıp kolay sayılar bulmak. Tamam, bunu yapmak da bir marifet, hakkını yemeyelim. Bir oyuncunun kendi yeteneği kadar doğru anda, doğru yerde, doğru takımda bulunmasının kariyeri açısından ne kadar önemli olduğunun bir kanıtıdır Haslem’in kariyeri. Özellikle Ben Wallace, Kenyon Martin ve Haslem gibi hücumu sınırlı oyuncularda daha da ön plana çıkıyor bu durum.

Ekstra Galibiyetler

Tahminimin aksine, takımın hala yüzde 50’nin 5 galibiyet üstünde kalmasının sebebi, Lakers, Cavs, Magic gibi takımlara karşı ekstra galibiyetler alınması. Heat kendi ayarında takımlara karşı zaten mantıklı bir performansa sahip. Son iki ayda öyle çok sürpriz yenilgiler yok. Bunların üzerine, Miami’de ligin elitlerine karşı alınmış birkaç galibiyet, takımı sıralamada bu kadar yukarılara taşıdı. Biraz önce saydığım üç takım Miami’den eli boş gönderilmiş. Diğer iki elit Spurs ve Celtics’e kaybedilmiş. 5’te 3. Hiç de fena bir yüzde değil ligin en iyi 5 takımına karşı.

Bu galibiyetlerin her birinde 2-3 oyuncu, isimlerinden büyük katkılar yapmış. Chalmers, Cook, Haslem, Beasley’den ikisi genelde. Chalmers genelde istikrarsız. Diğer üç isimden ise Heat genel olarak istikrarlı bir katkı alıyor (Cook ve Beasley’den skor, Haslem’den savunma katkısı). Marion da yavaş yavaş geri dönüp her zamanki işini yapmaya devam edecektir. Bu yüzden, Heat’in, eğer önemli bir sakatlık yaşanmazsa, büyük bir düşüşe geçmesi zor gibi. Kadro yetersizliğinden dolayı bundan yukarı çıkması da çok zor, ama takımın şu anda sürpriz gibi gözüken durumunu sezon sonuna kadar sürdürmesi çok olağan. Yine de Wade’in 4-5 maçlık kısa bir sakatlık durumunun her şeyi bozabileceğini unutmayalım tabii.

Teker teker oyuncu performanslarından fazlaca bahsetmeye gerek yok. Jamaal Magloire, Joel Anthony’den ilk beşteki yeri almaya başladı gibi. Ne fark eder? Al birini vur ötekine. Doğru düzgün katkı yapanlar beşlisinden (Marion, Chalmers, Haslem, Beasley ve Cook) zaten bahsettik.

Tahminim, takım all star arasına 28-24’le girer, şubat ayını da 31-27’yle bitirir. Şubat ayı içinde, yazının başında direk rakip saydığım Pistons ve Sixers’la ikişer maç (biri Miami’de, biri deplasmanda) ve ayın sonunda Hawks’la Atlanta’da yapılacak bir maç var. O yüzden, mart ayı başında 4-7 arasında sıralama oluşmaya başlayabilir. Şubat ayı Heat açısından çok, çok önemli. Normal sezon sonunda 4 veya 5’e ulaşılabilirse, Wade faktörüyle Heat kendini play-off ikinci turunda bulabilir. Ne dersiniz, hiç fena değil!

Görüşmek üzere..