ARŞİV
15 Kasım 2008
26 Ekim 2008

Önceki Yazılar

MONEY IS THE ANSWER
“THE ANSWER” IS MONEY

 

smyrnall@hotmail.com
3 Kasım 2009, Salı

“Season Preview şoku yavaş yavaş atlatılırken yeni bir yazının ancak şu aralar ilgi çekebileceğini düşündüm”, diyerek hep ertelediğim yazımın bahanesiyle giriş yapalım. Başlıktan da az-çok anlaşılacağı gibi konu yeni sezonun “nasıl”larından çok “neden”leri olacak, doğal olarak da Allen Iverson ve Zach Randolph ağırlıklı olacak.

Peki, neden bu üçlü aynı noktada birleşti? Öncelikle her üç tarafın da (Zach, Iverson ve Memphis) yeni bir başlangıca ihtiyacı vardı. Hepsi de geçen seneyi, hatta son 2-3 seneyi sancılı geçirmiş durumdalar. Sırayla gidelim.

MEMPHIS GRIZZLIES

Memphis'e gelmeden önce takım sahibi ve koç değişikliği sayısı neredeyse aynı olan bir takımın (üç takım sahibi - beş koç) hâlâ satılma ve şehir değiştirme maceraları devam ediyorsa, Iverson hamlesinin amacı daha net anlaşılacaktır. Hamlenin doğruluğu yanlışlığı değil de, nedeni anlaşılacaktır.

Vancouver’dan ayrılırken Grizzlies'in 45 ile 50 milyon dolar arası zarar ettiği söyleniyordu, burdan bakıldığında diğer Kanada takımı Toronto'nun da son yıllarda Avrupa karması gibi olması bir raslantı olmasa gerek. Her ülke daha fazla sayıda potansiyel müşteri demek, en basitinden NTVSpor‘un yayınladığı ilk yedi maçtan beş tanesinin Toronto maçı olması demek (He does, valla ben değil). Bu noktada hemen Mike Bibby – Jason Williams takasının yapıldığı dönemde basketbol operasyonları sorumlusu olan Dick Versace'nin açıklamalarını yazalım:

“Hızı (J-will), şuta (Bibby) tercih ettik” derken peşinden de “ayrıca J-will’in bu sezon bilet satışlarını arttıracağını da düşünüyorum” cümlesini eklemeyi unutmuyordu. Hatta, birkaç sezon daha ileri gittiğimizde, Heisley'in Nisan 2000 de takımı satın almadan önce tavsiyesini aldığı kişi olan Jerry West'in GM olarak takıma geldiğindeki açıklamalarını yazalım. “Orada (Los Angeles) bilet satabileceğiniz 10 milyon insan vardı, burada ise dolarlarınızı daha bilinçli harcamak zorundasınız”. Kısacası, Grizzlies'ın işin maddi yönüyle hep bir sıkıntısı oldu.

Herşey ‘tamamen duygusal’ yani.

Aynı mantıkla Memphis’te de “iş”lerin pek iyi gitmediği bir dönemde, takımı satmak kadar olmasa da radikal bir karar verildi ve resmen tribünlere oynandı. Iverson ve geçen sezon başlamadan daha ilk yazımda takası düşünülen oyuncu olarak belirttiğim Randolph takıma eklendi. 14 yılda sekiz kere ilk beş draft seçimi yapmalarına rağmen ikinci bir Pau Gasol çıkaramadılar ve hep bir “veteran yıldız” eksikleri oldu.

Bir tarafta, geçen sezon maç başına 12,700 bilet ile (biletli seyirci yazasım geldi bi an ama sonra Amerika için çok saçma bir söz öbeği olduğuna karar verdim) sonunculuğu kıl payı kaçıran Grizzlies; diğer tarafta NBA’de oynadığı her sezon forma satışı ilk beşte olan (ve 3 numaralı formasını geri alan) Iverson var. Bir tarafta çaylağı hariç adam gibi uzunu olmayan Grizzlies, diğer tarafta iyi kötü maç izlemeye gittiğinizde birşeyler gösterebilecek Randolph. Açıkcası hedeflenen değişimin etkisi sezon başlamadan kendini göstermeyede başladı. Yao Ming NBA’e gelmeden önce Çin’de forması en çok satılan oyuncu olan Iverson'ın yeni formaları, 170$’a varan fiyatlarla satışa çıkarıldı. Sezonluk bilet alanlara Iverson tişörtü verilerek ilk promosyon yapıldı.

Sonuçta ne mi oldu? Sezonluk bilet yenilemesinde şimdiden %15 artış (preseason dönemi) ve aynı döneme göre %50 daha fazla bilet satışı sağlandı. Bu konuda sonunculuğa oynayan bir takım için amaçladıklarını elde etmiş oldular.

Olay sadece bilet-tişört satmak da değil aslında. Marketing sorumlusu John Pugliese’in de belirttiği önemli bir nokta daha var: Önümüzdeki sene takımın Memphis şehrindeki 10. yıl kutlamaları yapılacak ve bu tek atımlık hamlenin, bir senelik kumarın takımın şehirde kalmasının yanında, şehir sakinlerinin de takımı sahiplenmesi ve birliktelik sağlanması amacıyla yapıldığını düşünüyorum. Takımın Memphis’te kalıcı olması için de kampanyalarına bu konu üzerinden başladılar, bu seneki tanıtımlarda hep (çarşı herkese karşı tadında) agresif bir varolma vurgusu yapılıyor. Mayo ile ''Join The Fight'', Zach ile ''Us Against The World'' ve Iverson ile ''Answer the Call'' temaları seçildi. Sezon başlangıcına az bir süre kala da, son kurşunu attılar: “It’s all about where we’re from”

Memphis şehrinin DNA larına şimdiden Grizzlies'a olan bağlılığı işlemeye başladılar özetle.

Herşey ‘tamamen duygusal’, yani.

ZACH RANDOLPH

Hazır reklam repliğinden bahsetmişken, özel hayatında da benzer bir motto ile yaşayan Zach ile devam edelim. Kısaca geçmişine baktığımızda, herhangi bir takımın kurtarıcısı olamayacağını rahatlıkla görebiliriz. Özetlersek;

- 14 yaşında pantolon çalmaktan 30 gün süre ile gözaltına alındı,
- 15 yaşında dayak atmaktan 30 gün ev hapsi aldı,
- 17 yaşında çalıntı silah satmaktan 30 gün gözaltına alındı. Araya da yaş sınırı altında alkollü içecek sıkıştırdı; ama onun standartlarında bu, lafını etmeye değmez bir olay.
- Takım arkadaşı Ruben Patterson'ı yumrukladı,
- Marijuana eşliğinde araba kullanmaktan yakalandı,
- Kardeşinin bir gece klübünde üç kişiye ateş açtığı olaydan sonra yalan ifade vermekten suçlandı (kardeşi de üç yıl hapis aldı),
- Portland caddelerinde yasadışı araba yarışına katıldı,
- Cinsel saldırıdan suçlandı (ancak dava düştü),
- Köpek dövüşü yaptırdığı bir kişi, Zach’ın kendisine saldırdığı gerekçesi ile dava açtı,
- Indiana maçından sonra taraftara el kol hareketi yapmaktan bir maç ceza aldı,
- Louis Amundson'ı yumruklamaktan iki maç ceza aldı,
- Madde etkisi altında araba kullanmak kuşkusu ile tutuklandı (daha sonra dikkatsiz araba kullanmaya düşürüldü)

...ve tam açıklamasını bulamadığım fakat daha sonra düşürülen bir suçlama daha. Bu arada, o ilkokuldayken babasının da hırsızlıktan hapis yattığını hatırlatalım.

Tüm bu kötü imaja rağmen artık bir kızının olduğunu ve ailevi sorumluluklarının olduğunu söylüyerek olgunlaştığını belirtti ve ayın sözü köşesini bizden kaptı. (1)

ALLEN IVERSON

Diğer büyük soru işareti, “veteran yıldız” Iverson ise Pistons’tan biraz sıkıntılı ayrılarak geldi Memphis’e. Detriot'te yedekten gelmeyi kesinlikte kabullenmedi, oluşan durumu ise koçun üzerine attı tamamen. Kendisine koç tarafından söylenen ile yapılanın tutmadığını belirterek sert bir şekilde direk Curry’i suçladı, Joe Dumars'ı da her fırsatta temize çıkardı. “Takım arkadaşlarımın benden vazgeçtiğini söyleyen bir koçum olmamıştı daha önce” diyerek koluna yaptırdığı “only the strong survive” dövmesinin hakkını verdi ve kendi bildiği doğrudan vazgeçmedi; sonucu kadroya dâhil olamamak olsa da.

“Kariyerimin en kötü sezonuydu” açıklamasıyla da Pistons günlerine noktayı koydu. Bu konu ile ilgili hep George Karl'ın “hâlâ inanıyorum ki Iverson birgün yedekten gelmeyi kabul etmek zorunda kalacak ve patlayıcı bir altıncı adam olacak” cümlesi aklıma takılır. Gelecek sezon 36 yaşında olacak ve bunu kabul edebileceği çok fazla senesi yok önünde. Karl'a söyleyin, belki evinin arka bahçesindeki maçta olabilir.

Gelelim bu iki veteran eklemesi ile oluşan Grizzlies'ın yeni çehresine ve yapacaklarına.

IVERSON + RANDOLPH + GRIZZLIES

Etkisiz eleman Steven Hunter'ı saymazsak Iverson ve Randolph'un NBA tecrübesi 21 yılla geri kalan tüm takım toplamından 2 yıl daha fazla. Yazının başında belirttiğim veteran yıldız eksiğini açık seçik gösteren bir rakam bu, hatta yıldızsız hâli bile eksik (kendisine takım bulması için izin verilen Marko Jaric de çıkarılırsa, geri kalan takımın 2 katı oluyor bu rakam). Tamam takıma veteranlar geldi...

...ama takımın eldeki bu kozmik çorbayla ne yapacağı da ayrı bir soru.

Geçen sene en çok şut kullanan ismin çaylak (2) olduğu bir takıma, topu hep elinde isteyen Allen Iverson ve Mr. Black Hole lakaplı (3) Zach Randolph’un katılması, nasıl yansıyacak? Geçen sezon takım olarak 17.4 asist ortalaması ile son 50 yılın en düşük beşinci asist ortalamasını yakalayan Grizzlies'e, bu ikilinin eklenmesi nasıl bir takım uyumu/uyumsuzluğu katacak? Iverson ve O.J. Mayo süreleri nasıl paylaşacak, ya da hangi pozisyonlarda oynayacaklar? Rudy Gay daha 15 ay önce franchise player iken, şimdi zorlasak dördüncü oyuncu konumuna geldi; buna tepkisi ne olacak? (4)

Hatta, geçen sene O. J. Mayo ve Rudy Gay'ın daha ön planda olma konusunda problem yaşadıkları bile konuşuldu; büyük ihtimalle o günleri bile arayacaklardır bu sezon. Randolph iddia ettiği gibi antremana gelen ilk oyuncu olabilecek mi? Soruların sonu yok ama kesin olan, ilk beşin neredeyse hepsi hem all-star istatistikleri tutturmaya aday, hem de bire karşı beş oynamaya. Marc Gasol'un bu karmaşada hem iyi istatistikler tutturacağını hemde karakter olarak iyi bir imaj çizeceğini düşünüyorum. Sıradan sayılabilecek özellikler bile; ego savaşları yaşamaya aday bu isimler arasında göze görece daha bir güzel görünecektir.

Genel olarak oyun kurucu pozisyonunda O.J. Mayo, şutör guard pozisyonunda Iverson’ın olmasını bekliyorum. Mayo, çaylak senesinde oynadığı oyun kurucu pozisyonunu eğer 48 dakika boyunca sürdürseydi 15,9 şut denemesi ve 6,3 asist ortalaması ile sezonu tamamlayacaktı. Aynı düzeltme şutör guard pozisyonunda oynadığı süreler için yapıldığındaysa, 20 şut denemesi ve 4,1 asist ortalaması yakalamış olacaktı ki; takımın bu sene en çok ihtiyacı, atan değil attıran oyuncu olacak.

Tahminimce Memphis bu sene run-and-gun kadar olmasa da, daha hızlı bir oyun taktiği ile sahaya çıkacak. Randolph’un beş numaraya çekildiği small-ball kadrosu sahada olabilir. Oynadığı her takım 100 sayı ortalamasının üzerinde olan koç Lionel Hollins, bu düzen için uygun bir aday gibi görünüyor. Kontratının son senesi olması ve herhangi bir uzatma/sözleşme anlaşmasının şimdilik yapılmaması “tren” (5) lakaplı koçun herşeyini ortaya koymasında etkili olabilir. Geçtiğimiz sezon 77 şut denemesi ile 29. sırada olan bir takımın kazanmak için daha fazla şut kullanması gerektiği açık. (6)

Bir de, Iverson’un yarı saha basketbolundan pek haz etmediğini eklersek, small-ball tarzı hızlı oyunu sık sık izleyebiliriz. Koşmayı gerektiren bu taktik için diğer dikkat çekici oyuncu da, kilolarından arınmış Marc Gasol. Sanki koşmaya hazırlanırmış gibi bir hali var. (7)

IS THIS “THE ANSWER”?

Özetle, hem takım içi soruların cevabını, hem Heisley'in finansal taktiğinin sonuçlarını önümüzdeki aylarda göreceğiz. Herşeyi özetleyen bir cümleyi, sezonluk bilet sahibi bir Grizzlies taraftarından alalım:

“Finansal etkiyi göz ardı edemezsiniz. Takımın Memphis’te kalmasını istiyorsak organizasyonun para kazanmasına ihtiyacımız var. Eğer Iverson buna yardım edecekse, bu uzun vadede takıma yararlı olacaktır”. Ben hem Memphis takımının hem Memphis şehri insanlarının bu hamlelerden çok da mutsuz olmadığını düşünüyorum; çünkü şu an için öncelikleri önemli başarılar değil, ayakta kalmaya devam edebilmek. Onların amacı NBA’deki diğer takımlar gibi en iyi kasap olmaktan çok, Seattle’dan sonraki ikinci koyun olmamak.

1) Ayın sözü: “Be the first guy at the gym, come to practice and work hard every day, because they’re going to look up to me” - Zach Randolph

2) O. J. Mayo geçen sene toplam sayı, toplam dakika, FGA, 3FGA ve FT yüzdesi kategorilerinde takım lideri oldu. FGA ile de franchise çaylak rekorunu kırdı.

3) Vakti zamanında yeterince top alamamaktan şikâyet eden Zach'a, Nick Van Exel'ın “aklın nerede senin, her seferinde topu sana veriyoruz” demişliği bile vardır.

4) Geçen sene Rudy Gay’in de içinde olduğu 3-4 oyunculuk bir gruplaşma olduğu dedikoduları vardı. Hakim Warrick başta olmak üzere Gay hariç hepsi gönderildi. Dedikodular doğru mudur, ya da giden oyuncularda etkisi var mıdır bilinmez ama Rudy Gay'ın o günlere nazaran, her türlü geri plana düştüğü kesin.

5) Hem vagonları çeken trenin arkasındakilere liderlik etmesi ile yön verebilen kişiliğini, hem de İngilizce’de “train”in bir diğer anlamı olan “eğitmek” ile oyuncuların oyunu daha iyi öğrenmesini sağlayabileceği vurgulanıyor.

6) Karşılaştırma için; D’antonio sağolsun 86,5 ile New York lig lideri, şampiyon Lakers ise 85,1 ile hem lidere çok yakın, hem de 77 şut denemesinin çok çok üzerinde.

7) Gasol geçen sezon koşu parkurunu en kısa 62 saniyede tamamlamıştı. Presesonda kondisyoner Jason Biles hedeflerinin 60 saniyeye olduğunu açıkladı. Gasol beklenenden daha iyi bir derece, yani 58 saniye ile, tabiri caizse ceylan gibi koşarak kendi rekorunu altüst etti.