1
111111
 

Mete ACAR
30 Aralık 2009,
Çarşamba

Birçok sakatlık iyileşirken yenileri takımlar arasındaki dengeleri bozabiliyor. Sezon içi takasları Utah Jazz’in çaylak Eric Maynor’ı Oklahoma Thunder’a takas etmesiyle açılmış oldu.

Herkesin yeni yılını kutlarım.

Bu power ranking, takımların 28 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasındaki tahmini performanslarıyla potansiyellerinin ve sıralamadaki yerlerinin bir ortalaması alınarak, son derece bilimsel(!) bir şekilde hazırlanmıştır.
 

 

4-0

LeBron James’in triple-double yaptığı maçta Sacramento’yu uzatmada kilitlediler ve hiç sayı atmalarına izin vermeden galibiyeti aldılar. Noel akşamı Staples Center’da adeta şov yaptılar ve 20 sayıya kadar çıkan farkı koruyup, sahadan galip ayrıldılar. Ligin en iyi savunma yapan takımlarından biri olduklarını bu maçta gösterdiler. Batı deplasman turunu 3-1 bitirerek ligin zirvesindeki takımlardan biri olacaklarını kanıtladılar. Evlerindeyse Houston’a 25 sayı fark atarak artarda 4 maç kazandılar. Sezona 3-3 başladıktan sonra 21-5’lik bir derece elde etmiş bulunuyorlar. Bu hafta Atlanta ile evlerinde ve deplasmanda zorlu iki maç yapacaklar.

2-1

Zorlu bir maçtan sonra Oklahoma Thunder’ı evlerinde yendiler. Kobe yine galibiyetin mimarı olup, 40 sayı attı. Gasol kontratını 3 sezon için uzattı. Tüm bu olumlu gelişmeler Noel gecesi evlerinde uğradıkları Cleveland bozgunuyla değişti. Görünen o ki maça sadece Kobe ve Artest gelmişti. Gasol ve Bynum ikilisi hiçbir şey üretmediler ve doğru dürüst savunma bile yapmadılar. Lamar Odom kafasında hala balayını yaşıyor olsa gerek ki bedeni Staples Center’da, aklı başka yerlerdeydi. Benç zaten malumunuzdur. Lakers’a bençten gelecek bir şutör guard lazım. Bu takasla halledilebilir ama savunmada adam değiştirmeleri yapmıyorsanız bunu koç ve ekibinin çözmesi gerekir. Lakers’ın .500’ün üzerindeki takımlara karşı derecesi sadece 6-5 ve sezon onlar için şimdi başlıyor.

2-1

Celtics için sakatlıklar bu sezon daha erken başladı. Paul Pierce dizinde oluşan ödemden dolayı ufak bir operasyon geçirdi ve iki hafta sahalardan uzak olacak. Geçen sezon Noel maçında Lakers’a yenildikten sonra sekiz maçtan altısını kaybetmişlerdi. Neyse ki bu sefer Pierce’ın yokluğuna rağmen Orlando’yu deplasmanda yenmeyi bildiler. Bu maçta Celtics adına yıldızlaşan isim Rondo oldu. Bilhassa 13 ribaunt alması çok önemli bir başarı. Tony Allen son maçlarda gayet iyi oynuyor ve Pierce’ın yokluğunda ilk beşte başlayıp, onu çok aratmadı. Son 4 maçta 11.2 sayı ve 3,5 ribaunt ortalamalarla oynuyor. Sakat Glen Davis takıma katıldı. Ancak Celtics vasat oynadığı maçta deplasmanda Clippers’a yenilerek hayal kırıklığı yarattı.

2-1

Bir kazadır oldu, Houston’a yenildiler ama sakatlıklarla boğuşan Portland’a mağlup olmalarının izahı yok. Dirk Nowitzki ve Barea haricinde berbat oynadılar. Jason Terry’de müthiş bir düşüş var. Howard henüz hazır değil. Shawn Marion’ın silkinmesi lazım, çünkü takım ondan daha fazlasını bekliyor. Memphis önünde çekişmeli geçen maçı kazanmayı bildiler ve deplasmanda Billups’sız sahaya çıkan Denver’ı ekarte ettiler. Bu maçta Drew Gooden 19 sayıyla Mavs’in en skorer oyuncusu olduğu gibi 7 oyuncu çift haneli skor üretmeyi bildi. Geniş kadrosu uzun süreli tökezlemelere izin vermiyor ve Dallas bu sayede yoluna devam ediyor.

3-1

Utah ve Portland galibiyetlerinden sonra Noel gecesi evlerinde Boston’a yenildiler. Dwight Howard, Kendrick Perkins’in fiziksel oyunundan usandı ve sadece 5 sayıda kaldı. Orlando’nun başarılı olabilmesi için Howard’ın da devrede olması lazım. O devrede olmayınca Carter sazı eline aldı ve yüksek yüzdeyle 27 sayı attı ama galibiyet için bu yeterli olmadı. “Geniş benç” diye övdüğümüz Magic bençi sadece 9 sayı katkı sağladı ve takım olarak %33 saha içi isabet oranıyla oynadılar.

2-1

Evlerinde zayıf Minnesota’ya fark attıktan bir gece sonra Denver deplasmanında Nuggets’a kolay lokma oldular.  İki gece artarda maçları hele binlerce mil gidip, farklı bir rakımda oynamak kolay değil. Üstüne bir de çıldırıp, attığı 17 üçlüğün 10’unu sokan ve 41 sayı atan J.R. Smith karşınıza çıkmışsa, yapılacak bir şey yok. Indiana deplasmanında rahat kazandılar. Bu hafta Cleveland ile iki önemli maç yapacaklar ve bu onlar için gerçek birer test olacaktır.

3-0

“Jeff Pendergraph sakatlıktan dönmüş; ne güzel!” diyecektim ki Joel Pryzbilla Dallas maçında sakatlandı ve sezonu kapattı. Mills-Fernandez-Batum-Outlaw-Oden fena bir ilk beş değil, Pryzbilla da yedek olarak gayet iyi ve bu oyuncuların hepsi sakat! Oden’ın sakatlığından bir süre sonra Portland ekstra oyuncu almak için NBA yönetimine başvurdu ve izin aldı. Böylece Anthony Tolliver’ı kadrolarına aldılar. Pryzbilla’nın sakatlığından sonra bir oyuncu daha almak istiyorlar haklı olarak. Tüm bu yoksunluklara rağmen Roy’un da olmadığı maçta deplasmanda Spurs’ü devirdiler. Üstelik bir gece önce yine deplasmanda Dallas’ı, daha önce de Miami’yi yenmişlerdi. Çok zor dört maçlık deplasman serisinde üç galibiyet aldılar ki ben böyle bir şeye hiç ihtimal vermiyordum. Takım sakatlıklara adeta isyan ederek birbirine kenetlendi. Ancak acilen bir pivota ihtiyaçları var ve takas yapacak takımlar arasında liste başındalar. Noel gecesinde önemli rakipleri Denver’ı dördüncü çeyrekteki oyunlarıyla geçtiler. Brandon Roy bu maçta yüksek yüzdeyle 41 sayı atarak yıldızlaştı.

1-2

Bir süredir deplasmanda kazanamıyorlar. Atlanta’yı evlerinde rahat yendikten sonra deplasmanda eksik Portland’a mağlup oldular. Bunda oyun kurucu Chauncey Billups’ın kasık sakatlığından dolayı ikinci yarıda oynayamamasının rolü büyüktü. Billups Dallas önünde de oynamadı ve Denver bu sezon sadece ikinci kez evinde teslim oldu. Billups olmayınca iş sadece Anthony ve J.R. Smith’e kalıyor. Bençten istenilen desteği alamıyorlar. Eğer J.R. Smith “çılgın” gibi oynamazsa bençten fazla katkı sağlanamamış oluyor. Denver bence skor üretecek bir oyuncuya daha ihtiyaç duyuyor, çünkü Billups olmayınca sadece Carmelo Anthony ve Smith’in eline bakıyorlar.

3-1

Sezon başında şampiyonluk adayları arasında gösterilen Spurs için gün geçtikçe daha acı veren bir yıl oluyor. Blazers’ı ağırladıkları akşam rakiplerinin pivotları sakatlıklardan dolayı oynayacak durumda değildi ve pivot olarak Juwan Howard sahadaydı. Konuk ekip için daha da iç karartan durum takımın yıldızı ve formda oyuncusu Brandon Roy’un omzundaki rahatsızlıktan dolayı forma giymemiş olmasıydı. Buna rağmen Spurs Bayless’ı durduramadı ve evinde mağlup oldu. Blazers’a ribauntlarda yenilmeleri ve daha fazla top kaybı yapmaları düşündürücü. Koç Popovich takımı rayına oturtmak için rotasyonla oynamaya başladı ve Clippers maçından başlayarak McDyess yerine çaylak Blair’i ilk beşte oynatıyor. Ben ne Blair’in, ne de Ozan Aydın’ın yazısında dile getirdiği gibi Manu Ginobili’nin ilk beş başlamasının faydalı olacağını düşünüyorum. Esas problemin Parker’ın oyunundaki düşüş olduğuna inanıyorum. Bence Popovich onunla konuşup, arabanın anahtarlarını ona emanet ettiğini ve dilediği gibi oynamasına izin verdiğini söylemeli (izin vermiyor demiyorum, bu sadece moral motivasyona yönelik bir konuşma olacaktır). Duncan süper oynuyor ama şoför (Parker) olmadan bu araba istediği yere gidemez. Deplasmanda Milwaukee ve Knicks’i yendiler ama Spurs .500 derecesinin üzerinde sadece iki takımı yenmiş bulunuyor. Ocak maç programı da zayıf takımlara karşı maçlarla dolu ama geri kalanı ligin sonuna kadar son derece zorlu geçecektir.

2-2

Clippers’ı evlerinde yendikten sonra deplasmanda Orlando’ya yenildiler. Ardından New Jersey’i yine deplasmanda yenmeyi başardılar. Sakatlıktan dönen Carl Landry bu üç maçta skor yükünü üstlendi. Cleveland deplasmanında direnç gösteremediler ve tam 25 sayı fark yediler. Güçlü pota altı oyuncuları olan takımlara karşı çok şansları olmayacaktır. Kadrolarına katmayı düşündükleri Von Wafer sakat çıkınca vazgeçtiler. Tracy McGrady’i takas etmeyi planlıyorlar.

1-2

Takas sezonunu açarak kontratı yazın bitecek olan Matt Harpring ve çaylak Eric Maynor’u Oklahoma’ya gönderdiler. Karşılığında leblebi, çekirdek ve OKC’nin 2002 draft seçimi Peter Fehse’yi aldılar. Jazz Carlos Boozer ve Kyle Korver’ı da gönderirse lüks vergisi ödemeyebilir. Orlando ve Miami deplasmanlarında yenilerek 5 maçlık Doğu deplasman turunu 2-3 bitirmiş oldular. Evlerinde zayıf Sixers’a acımayıp, 21 sayı farkla yendiler. Ocak ayı maç programları zor değil ve bunun avantajlarını kullanmaları beklenir. Ancak olası takaslar durumu tamamen değiştirebilir.

3-0

Genel Menajer Pat Riley’nin devreye girmesiyle Miami’de işler rayına girmiş gibi görünüyor. Riley, Dwyane Wade’in de kendine çekidüzen vermesi gerektiğini söyleyince, Wade başta olmak üzere herkes silkindi. Bilhassa Beasley son maçlarda oldukça etkili oynuyor. Beasley’nin Aralık ayı ortalamaları 17,2 sayı ve 6,7 ribaunt. Böylece son 6 maçta 5 galibiyet almayı bildiler. Noel akşamı New York’ta çıkıştaki Knicks’i rahat bir  oyun sonunda devirdiler. Ardından evlerinde Indiana’ya 34 sayı fark attılar. Ocak ayında 11 deplasman maçları var. Bu zorlu maç programından önce takımın bir araya gelmesi önemli; yoksa dağılıp gidebilirler.

1-3

Evlerinde art arda 19 maç (geçen sezon 12 Mart’tan beri kaybetmiyorlardı) kazanmış olan Suns, Cleveland’a mağlup olarak bu seriyi bitirdi. Ardından Oklahoma’ya evlerinde kaybederek tehlike sinyalleri vermeye başladılar. Neyse ki Noel akşamı hindi, pardon Clippers vardı ve onları paramparça yaptılar. Leandro Barbosa bu maçla sakatlıktan döndü ve 21 dakikada 12 sayı attı. Golden State’e deplasmanda yenilirken tam 132 sayı yediler. Bu Suns için bile fazla. Üstelik 4. çeyreğe 4 sayı önde girmişlerdi. Bu hafta Lakers, Celtics ve Grizzlies’i ağırlayacaklar. Evlerinde oynasalar da işleri hiç kolay olmayacaktır.

2-1

Lakers’a karşı müthiş bir maç çıkarttılar ama mağlup olmaktan kurtulamadılar. Ancak rakiplerinden aldıkları övgüler onlar için geleceğin parlak olduğunu gösteriyor. Phoenix deplasmanında Kevin Durant’in harika performansıyla galip gelmeyi başardılar. Yine Durant’ın skorer oyunuyla Charlotte’ı yenmeyi de bildiler. Ibaka iyi bir performans gösteriyor ama Thunder iyi bir pota altı oyuncusuyla bambaşka bir takım olur (Brook Lopez’i bu takımda düşünebiliyor musunuz? Ne harika olurdu). Çaylak Eric Maynor’ı ve Matt Harpring’in bu sezon biten kontratını 2002 draft seçimi karşılığında almaları iyi bir alışveriş oldu.

2-0

Deplasmanda ve evlerinde Detroit’i denize, pardon göle döktüler.  Hidayet son üç maçta 7, 11 ve 6 asist yaptı. Koç Triano’nun rotasyonu oturttuğunu düşünüyorum ama Hido, Bargnani, Calderon gibi savunmayla alakaları olmayan oyuncular ilk beşte olunca galibiyet almaları çok zordu. Calderon’un sakatlığı işe yaradı ve Jarrett Jack oyun kurucu pozisyonunda verimli oldu. Sonny Weems ve Amir Johnson gibi savunma yapan oyuncular süre alıyor ve faydalı oluyorlar. İlk beşte olacağını düşündüğüm Antoine Wright’in tamamen kayıp olmasını anlayamıyorum. Calderon’la başarı gelmeyecekse onu takas etmenin vakti değil mi? Siz ne dersiniz Bay Colangelo?

1-2

Sacramento için “garip” bir hafta oldu. Mucizevi bir maç sonunda 35 sayı geriden gelip, Bulls’u deplasmanda devirdiler. Asla teslim olmamaları imrenilecek bir hasletleri. 1996 yılından beri hiçbir takım 35 farkın üzerini kapatıp, galip gelmemişti. Genç Sacramento takımı tarih yazdı. Cleveland önünde takdir edilecek bir oyun ortaya koydular ama uzatmada kontağı kapattılar. İçeri dalmak yerine durmadan şut kullandılar ve hiç isabet bulamadılar. Lakers karşısında maç iki uzatmaya gitti ama kazanan konuk ekip oldu. Yine de en iyilerin başının belası olabileceklerini gösteriyorlar. Takas dönemi açıldığına göre acaba Kevin Martin’i takas edecekler mi?

1-1

Art arda üç maç kazandılar. Bu maçlarda adeta “deliren”  Zach Randolph 27 sayı ve 19,3 ribaunt ortalamalara ulaştı (birçok oyuncu 19,3 sayı ortalaması için yanıp tutuşur). Zach Randolph reklamını yapmaktan bıkmıyorum; kesinlikle All-Star’a göz kırpıyor (hatta geçenlerde ben ona bir oy attım). Ancak bu takım sadece onun takımı değil, O.J. Mayo, Rudy Gay, Marc Gasol da iyi oynuyorlar. Ancak takımın ligin üst seviye takımları arasına gelebilmesi için Mike Conley’den daha iyi bir oyun kurucuya ihtiyacı var. Ayrıca Gay’i takımda tutamayacakları aşikar. Zaten tutabilseler bu yaz imza attırırlardı. O zaman şimdi onu takas edip, takımın ihtiyacı olan tipte oyuncuları alabilirler. Ama genel menajeriniz Chris Wallace ise takas edilmeyecek oyuncuları takas eder ve edilmesi gerekenleri etmez.

1-1

New Orleans Hornets hakkında basketboldan konuşmaya gerek var mı? Nasıl olsa playofflara giremeyecekler, en iyisi lüks vergisi ödememek için David West’i biten kontrat karşılığı takas etsinler. Yok, Chris Paul buna kızar. Sonra o da takasını ister. Amaan, dert ettiğin şeye bak. Sanki o olduğu zaman bir şey oluyor (“Chris Paul oyuncu mu” anlamında söylemiyorum, onun etrafında doğru düzgün kadro kuramadıklarını söylemeye çalışıyorum). Böylece en azından lüks vergisi ödemez ve yeniden yapılanmaya giderler.

1-3

Deplasmanda Spurs’e boyun eğdiler. Ardından Houston’a yenildiler ve Noel akşamı Phoenix deplasmanında 31 sayı fark yediler. Tam Clippers’ın ne berbat bir organizasyon olduğu konusunda yazıp çizecektim ki evlerinde Baron Davis’in son saniye basketiyle Boston Celtics’i devirdiler. Bu onlar için moral arttırıcı bir galibiyet olmuştur hiç şüphesiz. Blake Griffin yakında maçlara çıkmaya başlayacak. Bu da Clippers’ı bir kademe daha yukarı taşıyacaktır.

1-2

Art arda 3 yenilgiden sonra Bogut’un harika oyunuyla deplasmanda Indiana’yı yendiler. Fakat evlerinde Washington’a yenilerek, hayal kırıklığı yarattılar. Michael Redd beklendiği gibi ilk beş çıkmaya başladı ve Wizards’a 32 sayı atarak takımının en skorer ismi oldu. Bu maçın ardından San Antonio’ya evlerinde farklı yenildiler. Aslında bu takımın bir yere gideceği yok, en fazla playoff yapıp, ilk turda elenecekler. O halde Redd’i takas edip, yerine biten bir kontrat ve draft seçimi alsalar daha iyi olmaz m? (zorla son 30 yılın en büyük sezon içi takaslarını gerçekleştireceğim)

1-2

Son 10 karşılaşmada rakip takımların 100 sayıyı geçmesine izin vermediler. Gerçi kendileri de iki kez geçebildiler ama görünen o ki savunmaya dayanan bir takım haline geliyorlar. Bu 10 maçın 6’sını kazandılar. Bu hafta evlerinde oynadıkları Miami ve San Antonio maçlarını ufak farklarla kaybettiler. Böyle oynamaya devam ederlerse playofflara girerler. David Lee Aralık ayı maçlarında 18,7 sayı ve 11,8 ribaunt ortalamaları tutturmuş bulunuyor ve bilhassa son maçlarda çok iyi oynuyor.

1-1

Hah! Charlotte için tek gereken buydu işte; Gerald Wallace’ın takım arkadaşlarını gayret göstermemekle suçlaması. Tyson Chandler ve Boris Diaw’ın iyi birer sezon geçirdiğini iddia etmiyorum ama bir de takım içi sürtüşmesine ne gerek var? Çekersin arkadaşını, diyeceğini kapı ardında dersin. Bunları ta Türkiye’den bizim duymamıza, bilmemize gerek var mı? (Otur! Bir veriyorum sana. –delirmeye başladım galiba)  Boris Diaw bu sezon 9 milyon dolar kazanıyor ve Aralık ayı sayı ortalaması 9,5. (boyu boyuna huyu huyuna der gibi, aldığı para da sayı ortalamasına eş; ah ne güzel!)

1-2

Felaket bir durumdalar. Evlerinde ağırladıkları Sacramento önünde 35 sayı öne geçtiler ve sonra durdular. Evet, durdular. Zira maç bittiğinde Kings 4 sayıyla galipti. Şöyle anlatayım: Üçüncü çeyreğin ortalarında fark 33 sayıydı ve maç pek çoğuna göre izlenilirliğini yitirmişti. Üçüncü çeyrek bittiğinde fark 19 sayıydı. Dördüncü çeyrekte sahneye önce Ime Udoka, sonra Tyreke Evans çıktı ve Bulls farkına vardığında maç ellerinden kayıp, gitmişti. Bu yenilgi için koç Vinny Del Negro’yu suçlamak ne kadar yerinde bilmiyorum ama Del Negro’nun Bulls’la işinin bittiğine inanıyorum. Bu takım nasıl bu kadar yerle bir olur? Hornets’i evlerinde yendikleri maçta Tyrus Thomas sakatlıktan döndü ve 21 sayıyla takımın en skorer oyuncusu oldu. Formsuz John Salmons ve Brad Miller yedeğe çekildiler.

2-1

Art arda iki maç kazanarak düzelebileceklerini gösterdiler. Arenas’ın Agent Zero olarak geri döndüğü soyunma dolabından çıkan silahlarla anlaşıldı. Minnesota deplasmanında galibiyet serisini devam ettiremediler. Fakat son 5 maçta 3 galibiyet almış olmaları düzelme içinde olduklarını gösteriyor. Takas için en çok adı geçen takımlardan biri Wizards, çünkü beklentileri karşılayamadılar. Ancak takas için tetiği birkaç maç sonra çekmelerinde fayda var, zira Wizards dümeni doğrultabilir. 

1-2

Bir bitki tarafından yönetilselerdi daha kötü durumda olurlar mıydı acaba? Takım sahibinin seçtikleri yöneticiler ve onların seçtiği koç niye takımı sabote etmeye çalışıyor? Bir Robert Ludlum romanı gibi komplo, aksiyon, karmaşa, ne arasan var Golden State’de. Bu gidişle korkarım cinayet bile olabilir (Anthony Randolph kendini Sprewell sanıp, koç Nelson’a dalabilir). Hafta başında aldıkları iki mağlubiyetin ardından evlerinde Phoenix’i devirdiler. Bu hafta Celtics’i ağırlayıp, ardından Lakers, Blazers, Nuggets ve Timberwolves’la oynayacaklar. Ronny Turiaf ve Andris Biedrins sakatlıktan döndüler.

0-3

Hoppala! Küme düşmeye mi oynuyorlar yoksa? Art arda 5 galibiyetten sonra mağlubiyetin önünü alamıyorlar. Tabii sakatlıklar bellerini büktü ama GM Dumars garip bir takım kurdu, kardeşim. Rip Hamilton’un mevkiine Ben Gordon alınır mı? Neyse ki Rip sakatlandı da şimdilik çok sırıtmadı bu takas (sakatlığa sevindiğimiz sanılmasın-paranoyaklaşıyor muyum ne? Okuyucu bunu anlamayacak değil herhalde). Sonra savunmayla alakası olmayan, atarak yaşayan Charlie V. alımına ne demeli? Jonas Jerebko şapkadan çıkmasaydı Dumars çok eleştirilirdi. Bu arada Toronto deplasmanında Ben Gordon. Rip Hamilton ve Tayshaun Prince sakatlıktan döndüler.

0-4

Boston deplasmanında ilk yarıyı 15 sayı farkla önde kapattılar. İkinci yarıda biraz sertlik görünce hemen yelkenleri suya indiriverdiler. Sanki nefesleri maçların sonunu çıkartmaya yetmiyor. Bu maçtan sonra evlerinde Atlanta’ya ve deplasmanda Miami’ye yenildiler. Art arda 6 maçtır kaybediyorlar ve Miami deplasmanında tam 34 sayıyla yerle bir oldular. GM Larry Bird’ün bir şeyler yapması lazım artık, ancak şimdiye kadar atılan adımlar genelde olumsuz oldu.

2-1

Atlanta’dan deplasmanda fark yedikten sonra ligin en kötü iki takımının karşılaştığı maçta New Jersey’i deplasmanda alt ettiler. Ardından Corey Brewer’ın 27 sayı attığı maçta evlerinde Wizards’ı teslim aldılar.  Böylece bu sezon ilk defa artarda galibiyet almış oldular. Kevin Love ve Al Jefferson bir arada çok etkili oluyorlar. Son 7 maçta 4-3’lük derece Timberwolves adına hiç fena değil.  Yavaş yavaş daha iyi olacaklarını düşünüyorum.

0-2

Dört maçtır bençten gelerek oyuna dahil olan Elton Brand bu durumdan usanmış olacak ki, takım arkadaşlarını ve koçunu eleştiren demeçler vermeye başladı. Ad vermeden (yerine ilk beş çıkan Speights’ten bahsediyor) savunma yapmayan, pas vermeyen oyuncuların sahada bu kadar uzun kalmamaları gerektiğini savundu. Altı maçlık deplasman turunda şu an 0-2 durumdalar ve galibiyet alamayabilirler. Sixers için unutulası bir sezon geçiyor.

0-2

19 maçlık yenilgi serisinden sonra şimdi 9 maçtır galibiyet yüzü göremiyorlar. Yi Jianlian sakatlıktan döndü ve Houston önünde çok gayretli bir oyuna imza attı. Ancak çok güçsüz bir takımlar ve bir arada oynamanın sihrine ulaşmış değiller. Devin Harris’de son maçlarda kıpırdanma görülüyor.

 

 

 

 

 

Arşiv
 

21/12/09
18/12/09
10/12/09
01/12/09
23/11/09
18/11/09
10/11/09

07/11/09

23/10/09