1
111111
 

Mete ACAR
24 Şubat 2010, Çarşamba

All-Star arası ve takas dönemi geçti, gitti. Artık sezondan geriye kalan daha kısa olan ikinci yarısıdır. Bu dönem çok daha çekişmeli maçlara gebe olacak ve yapılan takasların ne derece faydalı veya faydasız (zararlı) olduğunu göreceğiz. Bazen kağıt üzerinde bir takım için son derece faydalı gözüken bir takas gerçekte bırakın faydayı, takıma zarar bile getirebilir. Yapılan önemsiz bir takas sonucu adı sanı duyulmamış bir oyuncu yeni takımında parlayabilir. Takasın dalga dalga yayılan etkilerini izleyeceğiz.

Bu power ranking, takımların 22 - 28 Şubat tarihleri arasındaki tahmini performanslarıyla potansiyellerinin ve sıralamadaki yerlerinin bir ortalaması alınarak, son derece bilimsel(!) bir şekilde hazırlanmıştır.
 

 

1-1

Kobe Bryant’ın ayak bileği sakatlığı sebebiyle oynamadığı maçta Celtics’e 1 sayıyla kaybederken “Galiptir bu yolda mağlup” dedirttiler. Maçın sonlarında çok kolay pozisyonları baskete çeviremediler ve uzun bir süre sayı bulamadılar. Fazlasıyla faul atışı kaçırdıklarını da eklemeliyiz. Takas döneminde faal değildiler ancak geri alanda zayıf oldukları Celtics karşısında daha belirgin olarak görüldü. Golden State maçında 27 sayı ve 10 ribauntla en iyi NBA maçını oynayan Shannon Brown, Celtics önünde yetersiz kaldı ve Ray Allen’ı yavaşlatamadı. Fisher’ın alternatifi düşünülmeli. Güçlü rakipler karşısında bu ne Farmar ne de Brown olabilir. Celtics önünde omzundan sakatlanan Vujacic 2 hafta sahalardan uzak olacak ama Kobe bu hafta sahalara geri dönüyor.

2-1

Cleveland deplasmanında olası bir NBA finali provası izledik. LeBron James bu ışıltılı sahnenin primadonnası olabilir belki ama maçı kazanan Carmelo Anthony (40 sayı, 6 rib., 7 asist) ve arkadaşları oldu. Öncelikle Kenyon Martin’in iyi oynadığı maçlarda çok farklı bir Denver izliyoruz. Cavs önünde Martin çok iyi oynadı ve 18 sayı, 17 ribauntla bilhassa takımın ribaunt yükünü sırtladı. Cavs karşısında 16 hücum ribauntu alarak ribauntlarda üstün geldiler. Ayrıca sadece 5 top kaybı yaparak maçı tamamladılar. Bu önemli deplasman galibiyetinden sonra takaslarla takımının en önemli oyuncularını göndermiş Washington karşısında umulmadık şekilde kaybeden taraf oldular. Evlerinde Boston’ı yenerken %43 ile 3 sayı isabeti buldular. Bilhassa JR Smith’in 5/11 üçlük atması 2/13 üçlük atan Celtics’i çok yaraladı. Böylece bir hafta içinde Doğu konferansının iki final adayını yenmiş oldular. Bu hafta deplasmanda Lakers’la karşılaşacaklar.

2-1

Takas dönemini beklendiği gibi sakin geçirdiler. All-Star arasından sonra Detroit’i 25 sayıyla parkeye cila yaptılar. Dwight Howard 33 sayı ve 17 ribauntla çok iyi bir performans gösterdi. “Yeni görünümlü” Dallas’ı ağırladıkları maçta sert kayaya tosladılar.  İlk çeyrek lehlerine gelişmiş olsa da sonraki üç periyotta potayı zor buldular ve Howard’ın 29 sayı ve 16 ribauntluk performansına rağmen Mavs’e yenildiler. Howard çok iyi oynadı ama ona eşlik eden yoktu. Dallas önünde bilhassa benç oyuncuları tam bir felakete imza attılar. JJ Reddick sezona iyi başlamasına rağmen bir süredir kayıpları oynuyor. Pietrus, Ryan Anderson ve Jason Williams da ona eşlik ediyorlar. Cleveland önünde bir Doğu finali provası yaşandı ve galip çıkan taraf Magic oldu. Dördüncü çeyrekte canlanan Carter, Lewis ve Nelson gibi oyuncuların Howard’a verdiği destekle Magic sözlüde soruların çoğuna doğru cevap verip, son iki soruya abuk sabuk yanıtlar vererek kredisini yitiren öğrenciye benzeyen Cavs’i solladı. Böylece “Doğu konferansında kim en iyi yarışı” yeniden başlamış oldu.

0-3

Yaptıkları önemli takas onları ligin en önemli şampiyonluk adayı haline getirmesine rağmen, artarda 3 mağlubiyet alarak izleyenleri şaşırttılar (İki sezondur artarda 3 mağlubiyet almıyorlardı). Denver’la evlerinde yaptıkları düelloda LeBron James’in destansı oyununa rağmen (43 sayı, 13 ribaunt, 15 asist) kazanan Carmelo Anthony oldu. İki sayıyla mağlup olmalarına rağmen kullandıkları 40 faul atışından 17’sini kaçırmasalar maçı kazanırlardı. Faul atışları konusunda başta Shaq olmak üzere daha dikkatli olmaları gerekiyor. Ardından Charlotte’a deplasmanda yenilirken yeni transfer Antwan Jamison’ın ilk performansı berbattı (0/12 şut, 2 sayı, 7 ribaunt). Ancak Jamison hep böyle oynamayacağını Orlando karşısında attığı 19 sayı ile gösterdi. Shaq 9/10 ile 20 sayı buldu ve Howard’a karşı iyi direndi. Ancak dördüncü çeyrekte Magic Vince Carter, Rashard Lewis ve Jameer Nelson’ın basketleriyle oyunu kontrolleri altına aldı. Cavs için esas tehlike James’in olağanüstü performansına aldanıp, maçları domine etmeye kalkması olur. Çok iyi oynasa da tek başına bir takımı yenemez. Üstelik şu üç maçlık dönemde Mo Williams, Delonte West, Daniel Gibson ve Anthony Parker gibi oyuncular hiç faydalı olamadılar. Cavs Jamison haricinde bençinden destek alamazsa playofflarda başarılı olamaz.

4-0

‘Takas döneminde pek sesi soluğu çıkmayan Utah beklendiği gibi Boozer’ı takas etmedi. Ancak daha fazla lüks vergisi vermemek için Ronny Brewer’ı Memphis’e 2010 birinci tur draft hakkı (lotarya korunmalı) karşılığında takas ettiler. Bence iyi bir oyuncudan oldular ama finansal açıdan yapacak bir şey yoktu ve kadroları zaten fazlasıyla geniş. All-Star arasından sonra lige bilenmiş bir halde sahne aldılar. Mehmet Okur Houston deplasmanında 21 sayı, 8 ribaunt ve 4 blokla takımının en skorer oyuncusu oldu. New Orleans’ı Paul Millsap ve Golden State ile Portland’ı Carlos Boozer’ın güzel oyunlarıyla geçmeyi bildiler. Bilhassa Portland deplasmanında üçüncü çeyrekte 25 sayı geriye düştükleri maçta Boozer 22 sayı ve 23 ribauntla (kariyer rekoru) müthiş bir oyun çıkarttı ve Jazz uzatmada Blazers’ı silkeledi. Böylece Jazz artarda 7 deplasman maçında kazanmış oldu. Mehmet Okur doğum yapan eşinin yanında olduğu için Golden State ve Portland maçlarında oynamadı. Okur çiftini kutluyor ve yeni bebekleri Yiğit Mehmet’e mutlu bir yaşam diliyoruz.

3-1

Sonuca bakarak çekişmeli geçtiği sanılsa da Sacramento karşısında maçın kontrolü hep Celtics’in elindeydi. Lakers deplasmanında Ray Allen’ın harika performansıyla bir sayıyla galip gelip, rövanşı almayı bildiler. Her ne kadar son çeyrekte sadece 11 sayı atıp, rakiplerinin maça ortak olmasına izin vermiş olsalar da gerektiği yerde iyi savunma yaptılar ve morallerini yükseltecek bir galibiyet aldılar. Portland deplasmanında ise galibiyete kolay uzanırken Blazers’ı ablukaya alan bir savunma uyguladılar. Denver önünde ilk çeyrekte 18 sayı geriye düştükten sonra geri dönmek için çok gayret ettiler ama nefesleri yetmedi. Başparmağını burkan Pierce’ın tüm gece çemberleri dövdüğü maçta Ray Allen’ın bir başka iyi performansına rağmen Nuggets’a yenildiler. Yine de Celtics deplasman turundan iyi bir şekilde dönmüş oluyor ve kötü dönemi atlattıklarını söyleyebiliriz. Ancak Eddie House gibi sağlam karakterli ve iyi bir şutörü gönderip, niye Nate Robinson gibi takım için kanser vakası olabilecek birini aldılar ki? Bençten skor gelmediğini herkes biliyor da, Nate Robinson’ın takım kimyasına zararlarını GM Ainge bilmiyor mu? Bu Perşembe Cleveland’ı ağırlayacaklar. 

3-0

Görünüşe göre Oklahoma sadece playofflara girmekle kalmayıp, can sıkıcı bir rakip olmayı da başaracak. Thunder Şubat ayında henüz mağlubiyet yüzü görmedi ve bu ayın şu ana kadar en iyi takımı unvanını kolayca kucakladı. All-Star arasından sonra Dallas’ı evlerinde yendiler. Maça savruk başlamalarına rağmen koç Scott Brooks’un yerinde molalarıyla ikinci çeyrekte toparlandılar ve ısıran savunmaları ve hızlı hücumlarıyla rakiplerini alaşağı ettiler. New York deplasmanında ummadıkları kadar dişli bir rakiple karşılaştılar. Knicks’in yeni oyuncuları T-Mac ve Eddie House 26 ve 24 sayı atarak takımlarını sürüklediler. Ancak artarda 27 maçtır 25 sayı ve üzerinde skor bulan Kevin Durant yenilgiye izin vermedi ve Thunder uzatmada kazandı. Deplasmandaki Minnesota maçı da çok çekişmeli geçti. Fakat Durant 25 sayı ve üzerinde attığı artarda maçların sayısını 28’e çıkartarak şu an hiçbir aktif oyuncunun sahip olmadığı bir payeye sahip oldu. 1986-87 senesinde artarda 40 maçta 25 sayı veya üzerinde skor bulan MJ şu anda Durant’in en yakındaki rakibi. Minnesota maçında Russell Westbrook triple-double yaparak galibiyette önemli pay sahibi oldu. Böylece artarda 9 maç kazanmış oldular.

3-1/font>

All-Star arasından sonra deplasmanda Oklahoma’ya yenilirken takımın ne halde olduğu açıkça meydandaydı. Maça çok iyi başladılar ve farklı öne geçtiler. İkinci çeyrekte Thunder, Mavs’in savunmaya çabuk dönemediğini gördü ve hızlı hücum etmeye başladı. Bu arada savunmada vidaları sıkmayı ihmal etmediler. Mavs sıkıyı görünce bir anda dağıldı. Erick Dampier bu maçta parmağından sakatlandı ve ameliyat olmak zorunda kaldı. Dampier’in 3-5 hafta oynayamayacağı açıklandı. Neyse ki Dallas o sakatlanmadan önce Washington ile takası yapmış ve Brandon Haywood, Caron Butler ve DeShawn Stevenson’ı takıma katmıştı. Pivot Haywood önemli katkısı olacağını henüz ilk maçında gösterdi ve 10 sayı, 9 ribaunt ve 5 blok yaptığı maçta Dallas, Phoenix’i devirdi. Bu maçta tüm ilk beş oyuncuları ve Jason Terry sayıda çift haneli rakamlara ulaştılar. Deplasmanda Orlando’yu 85 sayıda tutarak eskisi gibi savunma yapabilen bir Mavs’i sahneye koydular. İlk çeyrekte 33 sayı yedikten sonra Magic’i adeta “büyülediler” ve üç periyotta sadece 62 sayı atmalarına izin verdiler. Evlerinde Wade’siz Miami’yi yenerek, çıkışlarını sürdürdüler. Bu hafta Lakers’ı konuk edecekler.

3-1

Amare Stoudemire karşılığında istediklerini alamayınca takas etmekten vazgeçtiler. All-Star arasından sonra Memphis deplasmanında Jason Richardson, Amare ve Nash’in iyi oyunlarıyla inişteki rakiplerini çok rahat yendiler. Amare’nin 30 sayı ve 14 ribaunduna rağmen Dallas deplasmanından galibiyet çıkartamadılar. Atlanta önündeyse sezonun en iyi savunma performansını gösterip, rakiplerini 80 sayı ve %39,5 saha içi şut isabet oranında tutmayı başardılar. Amare artarda 9 maç 20 sayının üzerinde attıktan sonra Sacramento önünde 19 sayıda kaldı ama Suns, Kings’i alaşağı etmeyi bildi.  Suns bu süreçte 8-2 yaparak sıralamada hızla yükseldi.

1-2

Batı deplasman turuna rahat bir Clippers galibiyetiyle başladılar. Ancak Phoenix önünde ikinci yarıda durdular ve sadece 30 sayı bulabildiler. 80 sayıda kaldıkları maçta %39,5 saha içi şut yüzdesinde kaldılar ve ribauntlarda Suns’a ezildiler.  Pazar gecesi oynanan maçta Golden State’e karşı dördüncü çeyreğin başında 18 sayıyla öndeydiler. Maçın bittiğini sanmış olacaklar ki, Warriors koşar adım Hawks’a yetişti ve 4 sayıyla maçı kazandı. Şubat ayında 4-4’ler ve Güneydoğu grubunun liderliğini alma yarışında Orlando’yla araları gittikçe açılıyor.

2-1

All-Star arasından sonra evlerinde ağırladıkları Memphis’e mucize kabilinden yenildiler. 37 saniye kala 97-92 öndeydiler ve hatta maçı anlatan Kaan Kural bile “Maç bitti” deyip, ardından Raptors’ın maçı çok büyük ihtimalle kazandığını söyledi. Ancak uzatmaya giden maçta Raptors evinde artarda 9. galibiyeti göremedi ve sahadan boynu bükük ayrıldı. Bu maçta ayak bileğini burkan Bosh New Jersey deplasmanında forma giymedi ama Raptors aylardır doğru dürüst süre almayan Nesterovic’in 16 sayısıyla galip gelmeyi başardı. Evlerinde Washington’ı iyi bir takım oyunuyla alt etmeyi başardılar. Bu maçta Antoine Wright 19 sayı atarak bu sezonki en yüksek skorunu elde etti. Jarrett Jack, Bosh’un yokluğunda takımının skor yükünü çekiyor. Raptors doğru zamanda bir araya gelip, ivmelenmeye başladı. Son 12 maçlarında 10 galibiyete ulaştılar ve yıldız oyuncuları olmadan bile kazanabiliyorlar. Bu hafta Cleveland’ı ağırlayacaklar.

1-2

All-Star arasından sonra oynadıkları ilk maçta Tony Parker sakatlıktan döndü ve 28 sayısıyla Indiana deplasmanından galibiyet çıkartmalarında başrolü üstlendi. Duncan bu maçta 26 ribaunt toplarken 4/23 saha içi şut isabetiyle 8 sayıda kaldı. Duncan bu sezon %51,6 saha içi isabet yüzdesiyle 18,9 sayı üretiyor ve 11 ribaunt alıyor. İstatistiksel olarak bu rakamlar geçen seneki rakamlarından daha iyi olsa da Duncan’ın saha içi şut yüzdesi Ocak ayında %47,4’e düştü. Şubat ayında ise kaygı verici şekilde %45,3’e. Sayı ortalaması Ocak ayında etkilenmiş olmasa da Şubat ayında 15,9’da kaldı. Üstelik eskisi kadar çok faul de yaptırmıyor. Yenildikleri Philadelphia maçında da 10 sayı (4/10 şut) ve 9 ribauntta kalan Duncan bir an önce toparlanmazsa Spurs için gidişat daha vahim bir hal alabilir. Parker’ın kalça sakatlığından doğru dürüst kurtulamadığı Sixers önünde belli oldu ve 1/9 isabetle sadece 2 sayı buldu. Parker kalça sakatlığından dolayı Detroit deplasmanında forma giyemedi ve Spurs uzatma sonunda Pistons’a teslim oldu. Böylece rodeo turunu 4-4 bitirebildiler. San Antonio’nun en verimli oyuncusu hala Manu Ginobili.  Koç Popovich bu sene hangi rotasyonu denese başarılı olamadı.

1-2

Pota altındaki boşluğu Clippers’dan Marcus Camby’i takasla alarak doldurdular. All-Star arasından sonra evlerinde Clippers’ı yendiler. Boston karşısında sezonun en kötü basketbolunu oynayıp, evlerinde hezimete uğradılar. Ardından 3. çeyreğin ortasında 25 sayı farkla önde oldukları maçta uzatmada Utah’a yenildiler. Konsantrasyon problemleri var ve bunu aşmadıkça iyi basketbol oynayamazlar. Sakatlıktan dönmüş olan Brandon Roy hala tam olarak hazır değil.

4-0

Takas döneminde çok faallerdi. Önce John Salmons’ı Milwaukee’den Hakim Warrick, Joe Alexander ve 2011 ve 2012 2. tur draft hakları karşılığında aldılar. Sonra Tyrus Thomas’ı Charlotte’a Flip Murray, Acie Law ve birinci tur draft hakkı karşılığında takas ettiler. Sonuç olarak kadro itibariyle zayıflamış oldular. Ancak buna rağmen All-Star arasından sonraki çıkışlarını devam ettirdiler. New York Knicks’i evlerinde ve deplasmanda yendikten sonra yine deplasmanda Minnesota’yı yendiler. Bu maçta yeni transferler Hakim Warrick ve Flip Murray katkı sağladılar. Evlerinde oynadıkları Philadelphia’yı 32 sayı farkla pestile çevirdiler. Bu maçta yeni transfer Warrick’le Taj Gibson’ın pota altında çok iyi anlaştıkları göze çarptı. Bulls zayıf takımlara karşı galibiyetler almış olsa da akıcı oyunları dikkat çekti.

2-1

Darren Collison takımını sürüklemeye devam ediyor. Utah’a evlerinde yenildikten sonra Indiana ve Houston’ı yendiler. David West kazandıkları 2 maçta takımın skor yükünü çekti ve formda olduğunu gösterdi. Chris Paul’ün menisküsten dolayı sahalardan ayrı kaldığı sürede 5-5’lik bir dereceye sahipler. Playoff için mücadelelerine devam ediyorlar ama zorlu bir maç programları bulunuyor.

3-1

Takas döneminin bitmesine saniyeler kalana kadar bir takas yapmak için uğraştılar ama istedikleri büyük takası gerçekleştiremeyince, kadrolarını değiştirmediler. All-Star arasından sonra oynadıkları ilk maçta Philadelphia’ya deplasmanda fark attılar. Dwayne Wade New Jersey maçında baldırından sakatlandı ve maçı terk etti. Buna rağmen Heat maçı kazanmayı bildi. Memphis deplasmanında 2 uzatma sonunda Michael Beasley’nin 30 sayısıyla maçı kopartmayı bildiler. All-Star arasından önce dökülen Quentin Richardson arada ne yaptı bilmiyorum ama aradan sonra oynadığı ilk iki maçta double-double yaptı. Memphis önünde de 8 sayı 9 ribauntla oynadı. Richardson’ın bilhassa bir ribaunt canavarına dönmesi çok ilginç (3 maçta 11 ort.). Ancak Dallas önünde işler tersine döndü ve üçüncü çeyreğinde 15 sayı fark yedikleri maçta Mavs’e teslim oldular. Bu maçta sadece Jermaine O’Neal, Cook ve biraz da Chalmers faydalı olabildi ve ilk yarısını 8 sayıyla önde kapadıkları maçı kaybederek 5 maçlık galibiyet serilerine veda ettiler. 5 maçlık deplasman serisini 4-1 kapatmaları ve son iki maçlarını Wade’siz oynadıklarını düşünecek olursak büyük iş başardıklarını söyleyebiliriz. Wade baldır sakatlığından dolayı 2-3 maç daha kaçıracak gibi geliyor bana.

1-3

Bence takas dönemini en karlı kapatan takım Houston oldu. Carl Landry gibi takımı ateşleyen bir oyuncudan olmalarına rağmen karşılığında Kevin Martin’i aldıklarını belirtelim. İş bununla kalmıyor… Bilhassa New York’tan aldıkları 2012 birinci tur draft seçimi ile 2011 birinci tur draft seçimlerinin karşılıklı değiştirilmesinden çok karlı çıktıklarını düşünüyorum. New York hemen ayağa kalkamayacağı için o draft seçimleriyle yüksek sıralardan seçebilirler. GM Darly Morey yine voliyi vurdu. All-Star arasından sonra Utah’a yenildiler ve deplasmanda Milwaukee’ye fark attılar. Takaslar olduktan sonra çıktıkları ilk maçta düş kırıklığı yarattılar ve zayıf Indiana’ya evlerinde yenildiler. İlk yarıyı 9 sayı farkla önde kapatmalarına rağmen ikinci yarıda rakiplerinden 71 sayı yediler ve maçı 10 sayı farkla kaybettiler. Yeni oyunculardan sadece Kevin Martin bençten gelerek 14 sayı, 6 ribaunt ve 5 asistlik katkı sağladı. Ancak 3/16 atarak çok düşük bir isabet oranıyla oynadı. New Orleans deplasmanında dördüncü çeyrekte farkı kapattılar ama galip gelemediler. Jared Jeffries iyi bir performans gösterdi ama Kevin Martin henüz yeni sisteme alışmış değil.

1-2

Takas döneminin son gününde mühim takaslar gerçekleştirip, Chicago’dan Tyrus Thomas ve San Antonio’dan Theo Ratliff’i kadrolarına kattılar. Thomas için Bulls’a Flip Murray, Acie Law ve birinci tur draft seçimi verdiler. Theo Ratliff’i ise 2. tur draft seçimi karşılığında aldılar. Böylece pota altı sorunlarına çare buldular. All-Star arasından sonra sinek siklet New Jersey’e evlerinde yenilip, inanılmaz kelimesine yeni bir boyut kattılar. Ardından ligin en çok maç kazanan takımı olan Cavs’e evlerinde fark attılar. Bu maçta yeni transfer Tyrus Thomas ribauntlarda etkili oldu. Milwaukee deplasmanında ilk yarıyı 15 sayı geride kapattıktan sonra rakiplerine yetişmeye çalıştılar ancak başaramadılar.

2-2

Takas döneminde akıllı bir hareketle Utah’dan Ronny Brewer’ı 2010 birinci tur draft seçimi karşılığında aldılar. Ancak Brewer Grizzlies formasıyla çıktığı ilk maçta dizinin arkasındaki tendonu kısmi olarak yırttı. Brewer’ın uzunca bir süre oynayamayacağı düşünülüyor. All-Star arasından sonra evinde Phoenix’e yenilerek artarda 5. mağlubiyetini alan Grizzlies, deplasmanda Toronto’yu uzatmada yenerek yenilgi serisini sona erdirdi. Evlerinde Miami’ye uzatma sonunda teslim olarak evlerinde artarda 4 maç kaybetmiş oldular. Deplasmanda New Jersey’i iyi bir takım oyunuyla yendiler ancak playoff şansları artık pamuk ipliğine bağlı.

2-1

Takas döneminde Hakim Warrick, Joe Alexander ve draft hakları karşılığında Chicago’dan John Salmons’ı aldılar. Philadelphia’yla yaptıkları takastaysa Royal Ivey ve Primoz Brezec’i alıp, Francisco Elson ve Jodie Meeks’i gönderdiler. Salmons kırk yıllık Bucks oyuncusuymuş gibi oynayarak büyük katkı sağladı. Önce Detroit deplasmanında 19 sayı ile oynadı. Ardından Charlotte maçında 19 sayı, 5 ribaunt ve 7 asistle oynayarak maçın kazanılmasında öne çıkan isim oldu. Fakat şut yüzdesini yükseltmesi gerekiyor.

1-2

Takas döneminin en faal takımları arasına girdiler ve salary cap’lerini boşaltırken, iyi bir çekirdek kadroyu korudular. Önce Marcus Camby’i, Travis Outlaw ve Steve Blake karşılığında takas ettiler. Cleveland ve Washington’la yaptıkları üçlü takasta Sebastian Telfair’i Cleveland’a ve Al Thornton’ı Washington’a gönderirken Washington’dan Drew Gooden’ı aldılar (Gooden Dallas’dan Washington’a takas edilmişti). Portland’a deplasmanda yenildikten sonra evlerinde Atlanta’ya direnç göstermediler. Bu maçta Baron Davis bel ağrılarından oynayamadığı için ilk beşte Blake boy gösterdi. Sacramento’yu evlerinde rahat yendiler. Bu maçta Eric Gordon 30 sayı atarak başrolü aldı.

1-2

All-Star arasından sonra oynadıkları ilk maçta evlerinde Miami’den tarihi bir fark yediler. Ardından Iguodala’nın 20 sayı, 9 ribaunt ve 8 asist yaptığı karşılaşmada San Antonio’yu devirdiler. Chicago deplasmanında ise 32 sayı farkla mağlup oldular. Tam toparlanıyorlar derken yine kötü oynamaya başladılar. “Allen Iverson takıma geri döndü” derken, AI’ın kızının rahatsızlığı sebebiyle belirlenmeyen bir süre için takımdan uzak olacağı açıklandı.

2-2

Takas döneminin bitmesine yakın çeşitli takas olasılıklarını değerlendirdiler ama sunulan oyuncuları beğenmemiş olsalar gerek ki, yola eski kadrolarıyla devam ettiler. Çaylak Jerebko’nun 21 sayıyla kariyer rekoru kırdığı maçta Minnesota’yı yendiler. Deplasmanda Orlando’ya karşı varlık gösteremediler. Richard Hamilton’ın 29 sayı attığı maçta evlerinde Milwaukee’ye dayanamadılar. Haftanın son maçında Hamilton, Stuckey ve Gordon’ın skorer oyunlarıyla San Antonio’yu uzatmada geçmeyi başardılar. Hamilton çok formda ve son 3 maçta 31 sayı ortalamayla oynuyor.

2-1

Yeniden yapılanmaya yelken açtılar. Caron Butler gibi iyi bir oyuncudan sonra Jamison’ı da Cleveland’a göndererek adeta kalite olarak küçüldüler. Ancak her zaman daha iyi oyuncuları göndererek daha kötü bir takım haline gelmiyorsunuz. Washington zaten iyi oyunculara rağmen kötü basketbol oynuyordu. Yerlerine gelenlerle daha kötü olmayacaklardır. Andrey Blache Jamison’ın yerini doldurabileceğini 3 maçta gösterdi. Bu 3 maçta 25 sayı, 10 ribaunt ortalamalarla oynadı. Denver karşısında aldıkları sürpriz galibiyette yeni transferler Al Thornton ve Josh Howard başrollerdeydi. Howard’ın 3 maçta 17 sayı ortalamasıyla oynamasının yanında %45,5 saha içi isabet oranıyla oynaması da onun adına önemli bir gelişme. Toronto maçında yenildiler ama direnç gösterdiler. Yeni kadrolarıyla çetin bir takım olacağa benzerler.

1-2

Troy Murphy’i Cleveland’a itekleye.., pardon takas edemediler. Böylece hareketsiz bir takas dönemi geçirdiler. San Antonio’ya evlerinde çekişmeli bir maç sonunda yenildiler. New Orleans deplasmanında Danny Granger’ın iyi oyununa rağmen mağlup oldular. Houston deplasmanında Granger 36 sayıyla oynadı. Kendisine Troy Murphy ve TJ Ford yardımcı oldular ve ilk yarısında 13 farkla geride oldukları maçta 10 sayı farkla galip gelmeyi bildiler.

0-3

Takas döneminde takımı neredeyse tamamen boşalttılar. Nate Robinson’ı Celtics’e verip, Eddie House’ı aldılar. Salary Cap’i boşaltmak için almayı çok arzuladıkları Tracy McGrady’ye üçlü takas sonunda kavuştular ama bedeli bence hayli ağır oldu. Houston’a Çaylak Jordan Hill dışında Jared Jeffries, 2012 birinci tur draft seçimini vermeyi ve 2011 birinci tur draft seçimini değiştirmeyi kabul ettiler. İstedikleri salary cap boşluğu için bence büyük bir bedel ödediler. All-Star arasından sonra deplasmanda ve evlerinde Chicago’ya boyun eğdiler. Yeni transferlerinin sahne aldığı maçta Oklahoma önünde iyi oynadılar ve normal sürede galibiyeti kaçıran taraf oldular. Ancak uzatmada Thunder’a teslim oldular ve mağlubiyet serisini 6’ya çıkarttılar. Yine de bir yıl sonra ilk keza doğru dürüst süre alan T-Mac’in sahada kaldığı 32 dakikada 26 sayı bulması Knicks adına çok sevindirici olmalı. Ayrıca T-Mac Cuma günü şaşırtıcı bir açıklama yapıp, eğer Knicks yazın iki süper yıldızı takıma kazandıracaksa bu sene aldığı 22,5 milyon dolarlık ücretinde ciddi indirim yapabileceğini söyledi. Eğer böyle bir şey gerçekleşirse ve T-Mac sağlıklı bir şekilde basketbola geri dönerse önümüzdeki sene 3 süper yıldızlı çok güçlü bir Knicks’i MSG’de görebiliriz. Ben T-Mac’in açıklamasına rağmen bunun gerçekleşmesinin düşük bir ihtimal olduğunu düşünüyorum.

0-4

Takas döneminin en faal takımlarından biri olan Sacramento yıldızı Kevin Martin’i gözden çıkardı ve onu Houston’a göndererek Carl Landry’i aldı. Üçlü takasta Sergio Rodriguez’i de New York’a gönderdiler. Ancak bu takaslar düşüşlerini engellemedi ve All-Star arasından sonra artarda 4 maçta yenildiler. Kevin Martin’i göndererek yaz döneminde faal olacak salary cap boşluğunu oluşturdular.

2-2

Takas döneminde bilhassa Monta Ellis’in adı sıkça dedikodularda geçse de takımda değişiklik yapmadan yollarına devam ettiler. Ellis’in diz sakatlığı devam ederken Lakers’a çekişmeli bir maç sonunda yenildiler. Evlerinde Sacramento’yu 2. çeyreğinde 42 sayı attıkları maçta 32 sayı farkla ezdiler. Bu maçta CJ Watson kariyer rekorunu 40 sayı atarak kırdı. Bir ara 15/16 olan şut yüzdesi maç sonunda 16/23 idi. Ayrıca 7 ribaunt ve 6 asistini de eklemeliyiz. Ona Anthony Morrow (25 sayı) ve Stephen Curry (24 sayı, 15 asist) eklenince fark kaçınılmaz oldu. Evlerinde Utah’a yenildikten sonra Atlanta’yı yenerek önemli bir galibiyet aldılar.

0-4

Al Jefferson’ın adı bir süre takas dedikodularında yer aldı ama GM David Kahn hiçbir hareket yapmadı. Minnesota kadrosuna göre oldukça başarısız bir sezon geçiriyor. All-Star arasından sonra yenilgilere devam ettiler ve mağlubiyet serisini 6 maça taşıdılar. Koç Rambis Al Jefferson’dan daha fazla verim alabilmek için Kevin Love’ı bençten getirmeye ve yerine Ryan Hollins’i ilk beş çıkartmaya başladı. Ancak Jefferson hala çok kötü oynuyor. Yazın büyük bir olasılıkla onu takas edeceklerdir.

1-3

Deplasmanda Charlotte’ı baştan sona önde götürdükleri maçta yenerek 5. galibiyetlerini aldılar. Courtney Lee 21 sayıyla takımını galibiyete taşıyan isimdi. Evlerindeki Miami ve Toronto maçlarını kaybettiler. Miami maçında rakiplerinin yıldız oyuncusu Dwayne Wade’in baldırından sakatlanıp, maçı terk etmesine rağmen maçı kazanamadılar. Toronto ise sahaya ayak bileğinden sakat olan Chris Bosh olmadan çıktı. Buna rağmen yıldız oyuncuları olmayan rakiplerine yenildiler. Ardından evlerinde Memphis’e yenilerek artarda 3 kez yenilmiş oldular.

 

 

 

 

 

 

Arşiv
 

16/02/10
08/02/10
03/02/10
28/01/10
22/01/10
12/01/10
04/01/10
30/12/09
21/12/09
18/12/09
10/12/09
01/12/09
23/11/09
18/11/09
10/11/09

07/11/09

23/10/09