1
111111
 

Mete ACAR
23 Kasım 2009,
Pazartesi

Sezon başında şampiyonluğun iddialı ekipleri arasında gösterilen Boston Celtics ve San Antonio Spurs çok kötü oynuyorlar. İki takımın kadrolarında yaptığı eklemeler ve değişiklikler yaşlanmayı engellemeyen botoksa benziyor. Koşan, atletik takımlar ise Power Rankings’de bu hafta zirveyi alıyorlar.

Hepinizin Kurban Bayramı’nı kutlarım.


Bu power ranking, takımların 23 Kasım - Aralık tarihleri arasındaki tahmini performanslarıyla potansiyellerinin ve sıralamadaki yerlerinin bir ortalaması alınarak, son derece bilimsel(!) bir şekilde hazırlanmıştır.
 

 

2-1

Hornets karşısında umulmadık bir yenilgi almış olsalar da ligin en iyi derecesini Orlando ve Atlanta’yla paylaşarak, yollarına devam ediyorlar. Diğer iki takımın oyun kurucularının sakatlıklarından dolayı Suns bir adım daha önde. Stoudemire’ın formuna kavuştuğunu söyleyebiliriz. Nash sezon başından beri MVP düzeyinde oynuyor ve asist kategorisinde lider durumunda.

3-0

Pau Gasol Chicago maçıyla sahalara döndü ve sanki hiç sakatlık yaşamamış gibi kaldığı yerden devam etti. Gasol’le birlikte Lakers çok uzun, çok çevik ve çok akıllı bir basketbol takımı haline geliyor. Üstelik Gasol’un gelişiyle Bynum’un istatistiklerinde büyük bir düşüş yaşanmadı. Luke Walton sırtındaki sakatlıktan dolayı 6-8 hafta kadar sahalardan uzak olacak. Onun yokluğunu doldurmak için transfer yapmadılar; zaten ihtiyaçları da yok.

3-1

İnatçı Houston önünde evlerinde ecel terleri döktükleri maçı son saniyede Josh Smith’in basketiyle kazandılar. Bu maçta Marvin Williams yüksek yüzdeyle 29 sayı buldu ve sezonun en yüksek rakamına ulaştı. Bir gece sonra deplasmanda çıkışta olan Hornets’e yenildiler. Takımların mağlubiyetleri olacaktır, ancak bu maçta önemli olan birinci çeyrekte ayak bileğini burkan oyun kurucu Mike Bibby’yi kaybetmeleri oldu. Onun eksikliği Hawks’u olumsuz yönde etkileyecektir.

3-1

Shaq sağ omzundaki sakatlıktan dolayı beşinci maçını kaçırdı ama Cavs onun yokluğunu pek hissetmiyor. LeBron, Hickson ve Williams üçlüsü takımı sürüklemeye yetiyorlar. Ilgauskas ilk beşte süre almaya başlayınca geçen sezonki seviyesine gelmeye başladı. LeBron’un bu hafta oynadığı 4 maçta ortalamaları 34,2 sayı, 9.2 asist ve 5.7 ribaunt. Doğu konferansından başkasının haftanın oyuncusu seçilmesi ayıp olur herhalde. Cavs Doğu’nun zirvesine emin adımlarla yükseliyor.

2-1

Clippers deplasmanında oyuna çok iyi başlayıp, kötü bitirdiler. Evlerinde henüz yenilgileri yok, ancak deplasmanda 4-4’lük bir dereceye sahipler. Evlerinde Chicago’yu ikinci yarıdaki iyi oyunlarıyla rahat yendiler. Carmelo Anthony 30.5 sayı ortalamasıyla sayı krallığında birinci sıraya kurulmuş durumda.

3-0

Son birkaç maçlarını ufak farklarla ve genelde Dirk Nowitzki’nin sayesinde kazandılar. Josh Howard’dan sonra Shawn Marion’ın da sakatlanmasıyla sayı için Nowitzki ve Terry dışında fazla alternatifleri olmaması işlerini güçleştirdi. Neyse ki Marion yakında sahalara dönüyor. Pivot Dampier’ın teşhis konulamayan bir hastalığa yakalanmasıyla Drew Gooden ilk beşe yerleşti ve önemli katkıda bulunuyor. Tim Thomas’ın sakatlıktan dönmesiyle bençleri zenginleşti ve Sacramento önünde 104 sayının yarısını atarak güçlerini gösterdiler.

4-0

Berbat bir maç sonunda paçavra gibi iki takımdan biraz daha üstün olan Orlando Boston’ı deplasmanda yendi. İlk çeyrekte Boston’a 16 sayı fark atan Orlando’da rakibinin farkı eritmesinde en büyük pay sahibi, ikinci çeyrekte ilk beş oyuncularını adeta bençte unutan koç Steve Van Gundy olmalı. İkinci yarıda ise sadece Vince Carter’ın eline baktılar. Carter takımın kullandığı 70 toptan 29’unu kullandı. Dwight Howard’a sadece birkaç tane top indi ve 21 top kaybı yaptılar. Bunun yegane sebebinin menisküs yırtığından dolayı sol dizinden artroskopi ameliyatı geçiren ve 4-6 hafta sahalardan ayrı kalacak olan oyun kurucu Jameer Nelson’ın eksikliğine bağlı olduğunu düşünmüyorum. Geçen seneki uyum ve akışkanlık yok olmuş.

3-1

Milwaukee’nin derecesi 8-3 ve Doğu Konferansı’nda üçüncü sırada bulunuyor. Ben Doğu Konferansı’nın son üç takımı arasında olacaklarını tahmin ediyordum. Koç Scott Skiles ve oyuncularını tebrik etmek lazım. Redd’in sakatlığına Andrew Bogut’un sol ayak sakatlığı eklenince (2-4 hafta yok) Bucks’ın kadrosu iyice daraldı. Pota altı Dan Gadzuric ve emektar Kurt Thomas’a kalmış bulunuyor. Ersan savunma yapmasının mükafatını ilk beşe yerleşerek aldı. Yerini aldığı Hakim Warrick bençten gelerek hücum katkısı sağlıyor. Bucks’ın oynadığı 11 karşılaşmanın sadece dördü deplasmandaydı ve kazandıkları maçlardan sadece ikisinde rakipleri .500 derecesinin üzerindeydi. Bu hafta çıkacakları 4 maçlık Batı deplasman turu onlar için önemli bir sınav olacak. İlk sınavlarında son üç maçlarını kazanan Memphis Grizzlies’i çekişmeli bir maç sonunda yenmeyi bildiler.

2-2

Golden State’e karşı kötü bir oyun oynayıp, sahadan silindiler. Hınçlarını evlerinde Minnesota’dan çıkarttılar. Sezona kötü bir başlangıç yapan Portland toparlanmış bulunuyor. Ligin iyi savunma takımları arasına yine adlarını yazıyorlar. Bunda Greg Oden’ın önemli bir payı bulunuyor. Travis Outlaw’un sakatlığından dolayı ameliyat olmasıyla kısa forvet pozisyonunda Martell Webster’a kaldılar. Batum’un sakatlıktan bir an önce dönmesi onları rahatlatacaktır.

2-1

Evlerinde üçüncü maçlarını Orlando’ya kaybettiler. Evinizde veya deplasmanda yenilebilirsiniz ama Boston berbat bir maç çıkarttı. Oyun kurucu Rajon Rondo tanınmaz haldeydi. “İdare eder” diyebileceğim bir Pierce vardı, biraz da KG ve Ray Allen. Boston 2/19 üç sayı oranıyla oynadı. Rasheed Wallace 0/8 ile hiç isabet bulamadı. Daha erken denilebilir ama Boston şampiyonluk için oynuyorsa bir an önce toparlansa iyi olur. Yoksa onu sahasında veya deplasmanda yenecek birçok takım çıkar.

2-2

Nasıl sıcak bir yaz gecesi uyuduğunuz odada bir sürü sivrisinekle bir arada olmak istemiyorsanız, Houston’la da hiçbir takım karşılaşmak istemiyordur. Rockets sahada karşı takımı usandıracak kadar çok çalışıyor. Devamlı savunma yapabiliyor, her ribaunta giriyor ve ellerden kayan tüm toplara atlıyorlar. Deplasmanda ligin flaş ekibi Atlanta’ya kök söktürdüler. Bu arada artık sahalara dönmek isteyen T-Mac ile koç Rick Adelman’ın aynı görüşte olmadıkları ve Adelman’ın takım uyumunu bozmamak için T-Mac’i oynatmayacağı söyleniyor. Kontratının son senesinde kendini göstermek isteyen McGrady için bu kötü bir haber.

3-0

Tam 20 normal sezon maçında deplasmanda yenemedikleri Spurs’ü bu kez dize getirdiler. Deron Williams çok formda ve Eric Maynor’la birlikte oyun kurucu pozisyonunda çok güçlü oluyorlar. Hatta bazen Maynor oyun kurucu ve Williams iki numara olarak oynuyor. Mehmet Okur nezle olduğu için son maçlarda oynamadı ama Jazz yavaş yavaş toparlanıyor. Son üç maçını kazanan takımda Kirilenko şu sıralar çok formda.

1-3

Son üç maçlarını kaybettiler ve ardından çıkıştaki Hornets’i evlerinde güç bela yendiler. Yine basketbol adına hemen her şeyi yaratma işi Wade’e kalmış durumda ve Wade yardımlaşmalı savunulunca Heat’in hücum opsiyonları kısıtlı oluyor. Haslem ve Richardson’ın sakatlıkları kısıtlı kadroyu daha daralttı. Neyse ki Haslem Hornets maçında sahalara geri döndü.

2-2

Miami’yi deplasmanda rahat yenerek yabana atılacak takım olmadıklarını gösterdiler. Güçlü Lakers önünde varlık gösteremediler ama bu zaten çok beklenen bir şey değildi. Kevin Durant 27.7 sayı ortalamasıyla oynuyor ve bu hafta en iyi performans gösteren oyuncular arasındaydı. Genç Thunder takımı yavaş yavaş yükseliyor.

1-2

Altı maçlık deplasman turuna Sacramento önünde galibiyetle başladılar. Ardından Lakers ve Nuggets’a farklı yenilgiler takip etti. Joakim Noah müthiş bir görev adamı olarak kariyerini çiziyor ve şu anda 12.3 ribauntla lider konumunda. Derrick Rose’un formsuzluğu geçirdiği sakatlıktan kaynaklanıyor olabilir. Onun form durumu takımın seviyesini belirliyor. Rose daha iyi oynadıkça Bulls ilerleyecektir.

3-1

Hornets evlerinde Clippers’ı devirmekle kalmadı, güçlü Suns’ı da yenmeyi bildi. Yeni koç Jeff Bower ve yardımcılarının doğru yaptıkları şey ise çaylaklar Darren Collison ve Marcus Thornton’a daha fazla süre vermek oldu. Chris Paul sakat olduğu için Darren Collison’ın ilk beş başlaması doğal ama Byron Scott’ın yüzüne bakmadığı Thornton bençten gelerek önemli katkı sağlıyor. Emektar Devin Brown oldukça formda ve takıma ağabeylik yapıyor. Her şeyden önemlisi oyuncular çizdikleri kötü görüntüyü düzeltmek için birlik olduklarını gösteriyorlar.

1-2

Evlerinde 20 maçtır yenilmedikleri Utah’a kaybederken artarda üçüncü yenilgilerini aldılar. Tony Parker ayak bileğindeki sakatlıktan dolayı forma giyemiyor. Ginobili kasığında bir problem olmadığını söyledikten sonra Utah maçında oynamadı ve ardından bir hafta sahalarda olmayacağı açıklandı. Ginobili ve koç Popovich arasında basın yoluyla devam eden atışmalar ilgi çekiyor. Zayıf Wizards’ı evlerinde hezimete uğratarak biraz olsun nefes aldılar. Tony Parker’ın sakatlıktan dönmesi Spurs için en iyi haber oldu.

0-3

Sacramento Kings kolay kolay dağılmayacak bir yapıda olduğunu deplasmanda ortaya koyduğu dirençli basketbolla gösteriyor. Kings gerçekten harika bir hikaye. Batı konferansının en dibinde olması beklenen takım rakiplerine kök söktürüyor. Genelde vasat olarak değerlendirilen oyuncuların aynı hedefe kilitlenerek ne kadar başarılı olabileceklerini tüm dünyaya göstermeleri önemli bir armağan bana göre. Kings attığından çoğunu yiyor ve şut yüzdeleri rakiplerinden düşük. Başarılı olmalarının sırrı ise ribauntlarda gizli. Rakiplerinden daha fazla ribaunt alma kategorisinde 5. sıradalar.

1-3

Boston’a yaptıkları sürprizi Cavs’e yapamadılar ama çok uğraştılar. Ardından Bobcats’e deplasmanda kolay teslim oldular. Böylece art arda üç maç yenilmiş oldular. Savunmalarını oturtmaları lazım, çünkü bu hafta aldıkları üç yenilgide potalarında 100 sayının üzerini gördüler. Savunmayı toparlarlarsa umulanın üzerinde bir başarı elde edeceklerini düşünüyorum.

0-4

Batı deplasman turunda yenilgiler peşpeşe geliyor. Pistons alamet-i farikaları olan sıkı savunmayı hala yapıyor, ancak sakatlıklardan dolayı skor alternatifleri azalmış bulunuyor. Ben Gordon, Stuckey ve Charlie V. dışında biraz da Will Bynum’dan skor katkısı geliyor ama bunlar yeterli değil. Yine de maçlara asılmaları takdire değer.

1-3

Dört maçlık Batı deplasman turunda sadece bir galibiyet alabildiler ama evlerinde çekişmeli bir maç sonunda Heat’i devirdiler. Koç Triano’nun rotasyonları tam oturtamadığı görülüyor ama o da top Hido’nun elinde olduğunda takımın bir başka oynadığını anlıyor olmalı ki önemli anlarda takımının oyununu kurmakla onu görevlendiriyor. Chris Bosh hücumda çok iyi ama savunmada bir o kadar kötü. Savunmada da iyi olsa ligin tozunu atar ve Toronto ligin en güçlü takımlarından biri olur.

1-2

Deplasmanda Hornets Ve Grizzlies’e yenildikten sonra son üç maçlarını kaybettikleri evlerinde ligin güçlü ekiplerinden Nuggets’ı silkelediler. Eric Gordon’un kasığından sakatlanmasıyla ilk beşte sahaya çıkan ve başarılı olamayan Rasual Butler bu maçta bençten gelerek 27 sayıyla takımının en skorer oyuncusu oldu. Kareem Rush’ın ön çapraz bağlarından sakatlanmasıyla kullanmadıkları Ricky Davis ilk beş çıkmaya başladı. Denver’ı yenmeleri koç Dunleavy’nin koltuğunu korumasını ne kadar sağlar bilmiyorum ama suyunun ısındığı kesin.

1-2

Andre Iguodala sahada her şeyini veriyor ama bilhassa bençin yetersizliğinde istenilen sonuçları alamıyorlar. Elton Brand yavaş yavaş eski kimliğine kavuşuyor ama pivot Dalembert hiçbir şey oynamıyor. Zaten adı takas dedikodularından kurtulmuyor. Takas süresi bitene kadar Sixers onu gönderecektir. Geçen seneki performansıyla övülen Thaddeus Young bu sezon performansı geriye gidenler arasında. Keza Willie Green de öyle. Koç Eddie Jordan düşündüklerini bir türlü uygulayamıyor

1-2

Stephen Jackson’dan kurtuldular ve galiba sırada Monta Ellis var. Koçuyla antrenmanda dalaştıktan sonra bir muhabire “Jackson’ın gidişiyle daha fazla sorumluluk almak istemediğini, zaten çok sorumluluk aldığını ve takımda yegane savunma yapanın kendisi olduğunu” söyleyen Ellis topun ağzına geldi. Takımın Ellis’in menajerine takas için yetki verdiği söyleniyor. Son olarak Ellis basına “Takas olmak istemediğini ve Golden State’de mutlu olduğunu” söyledi. Bobcats’de oynarken bileğinden sakatlanan Raja Bell ameliyat olmadan oynamaya devam edeceğini söylemişti. Warriors’a takas olunca fikrini değiştirip, ameliyat olmaya karar verdi. Diz tendonundan ameliyat olup, sezonu kapatan Azubuike’yle birlikte Warriors revire döndü.

2-1

Iverson’ın gitmesinden sonra toparlandılar ve üç maç artarda kazandılar. Bu gelişmede oyun kurucu Mike Conley’nin etkisi büyük oldu. Çekişmeli giden bir maçtan sonra Milwaukee’ye evlerinde kaybettiler. Ancak takımın havası değişmiş gözüküyor. Rudy Gay üstünden yük kalkmışçasına oynuyor ve yüksek skorlar buluyor. Grizzlies daha iyi olacaktır.

1-3

Aradıkları şutörlerden birine kavuştular. Stephen Jackson bu takas için ne düşünüyor bilinmez ama bu Kaptan Jack’in bir playoff takımına gitmediği gerçeğini değiştirmez. Golden State’e takas edilen Raja Bell el bileğinden sakat olduğu için yeterince verimli olması beklenmiyordu. Bu yüzden Jackson takımı güçlendirmiş olarak kabul edilebilir ama Bobcats oldukça zayıf bir takım. Ne Jackson ne de Bobcats için fazla bir şey değişeceğini sanmıyorum.

2-1

Indiana’yı deplasmanda devirmeleri şaşırtıcıydı. Ardından zayıf New Jersey’i yendiler ve Boston’a uzatmanın son saniyesinde yenildiler. Bunda sakatlıktan sonra takıma katılan Eddy Curry’nin ne kadar etkisi var, bilmiyoruz ama Knicks ilk kez bir arada oynamayı becerdi. Bu arada Grizzlies’le bağlarını koparan Iverson’ı alacakları söyleniyordu. Knicks bunların dedikodu olduğunu ve Iverson’ı almayacaklarını açıkladı. Hızlı oynayan ve bir skorere ihtiyacı olan Knicks Iverson’ın antikalıklarının daha ağır basacağını düşünmüş olmalı.

1-2

Antawn Jamison’ın sahalara döndüğü maçta Wizards Cavaliers’i bir güzel ayıkladı. Sakatlıklar düzeldikçe iyi olacakları düşünülen Wizards bu yolda adımlar atmaya başladı. Earl Boykins’i iki hafta önce kadrolarına katmaları iyi bir hareket oldu. Boykins bençten gelerek hemen sayı katkısı sağlayabiliyor. Oklahoma deplasmanında dağıldılar ve potalarında 127 sayı gördüler. Koç Flip Saunders takımı bir an önce bir araya toparlamaya çalışmalı, yoksa yine hayal kırıklığı yaratacaklar.

0-2

Tam 12 maç art arda kaybettiler. Al Jefferson’da inanılmaz bir düşüş var. 16 sayı ve 6.8 ribaunt ortalamalarıyla oynuyor. Bilhassa ribaunt rakamları çok düşmüş durumda. Takım olarak ilgisiz ve isteksiz görünüyorlar. Koç Rambis bunu sorguluyor ama şimdilik olumlu bir tepki almış değil. Görünen o ki Rambis’in baş antrenörlük işi kolay geçmeyecek.

0-3

Devin Harris’in sakatlıktan döndüğü maçta Knicks’e kaybettiler. Şu an 0-13 bir dereceye sahipler ve maç programları göz önüne alınırsa sezona en kötü başlangıç yapan takım unvanını alabilirler. Dört maçlık batı deplasman turundan galibiyet çıkarmaları mucize olur. Bu şartlar altında koç Lawrence Frank’in görevde kalması ihtimali her geçen gün azalıyor.

 

 

 

 

 

Arşiv
 

18/11/09
10/11/09

07/11/09

23/10/09