1
111111
 

Mete ACAR
23 Mart 2010, Salı

Aldığı artarda galibiyetlerle sıralamada hızla yükselen Celtics sağlıklı kalırsa playofflarda sürpriz yapabilir veya en azından daha güçlü rakiplerini hırpalayabilir. Denver ve Dallas şu sıralar çok iyi basketbol ortaya koyamıyorlar. Lakers ise yine sakatlıklarla boğuşuyor.

Bu power ranking, takımların 22 - 28 Mart tarihleri arasındaki tahmini performanslarıyla potansiyellerinin ve sıralamadaki yerlerinin bir ortalaması alınarak, son derece bilimsel(!) bir şekilde hazırlanmıştır.
 

 

4-0

Kolay maç programlarından dolayı yokuş aşağı vitesi boşa almış araba gibi “gaza basmadan” oynuyorlar. Zayıf takımlara karşı galibiyetleri sıralasalar da oynadıkları LeBron merkezli oyun benim çok hoşuma gitmiyor. Eğer playofflarda da böyle oynarlarsa yine ummadıkları bir hayal kırıklığı yaşayabilirler. Ilgauskas bu hafta eski takımıyla yeniden sözleşme imzalayacak.

2-0

Son haftaların formda ekibi San Antonio’yu delik deşik ederken çok etkileyicilerdi. Üstelik Howard faul probleminden dolayı fazla süre alamadı. Spurs’ü 26 sayı farkla yendikleri maçta Vince Carter 16’sı ilk çeyrekte olmak üzere toplam 24 sayı ve 8 asist yaparak takımının beyni oldu. Miami’yi uzatmada yendikleri maçta sahnede yine Carter ve Lewis vardı. Howard’ı daha fazla kullanmaları gerekiyor. Son 14 maçta sadece 2 mağlubiyet aldılar ve ligin en iyi savunma yapan takımı oldular.

4-0

Golden State deplasmanında çok kötü durumlara düştüler. Uzunu olmayan takıma karşı dışarıdan olduğu kadar içeriden de yediler. Lakers 50 boyalı alan sayısı bulurken Warriors 58 sayı buldu. Kobe’yle Bynum toplam 17 top kaybı yaptı (takımca 24 top kaybı). Warriors ise sadece 5! Warriors’un son saniyelerde üçlük sokamaması sonucu Lakers maçı kazanırken evimdeki koltuk takımını bile savunamayacak bir görüntü çizdiler. Sacramento deplasmanında ve evlerinde oynadıkları Minnesota ile Washington maçlarında görüntü biraz daha iyileşti. Bryant-Gasol-Bynum etkili bir üçlü haline geliyorken Bynum’ın aşil tendonundan sakatlanması takım adına çok kötü oldu. Neyse ki 2 hafta içinde sahalara dönmesi bekleniyor. Ancak Artest anlaşılmaz derecede istikrarsız. Benç katkısı yine diplerde sürünüyor. Bunun nedenlerinden biri Farmar’ın Phoenix maçında kırık serçe parmağına aldığı darbe sonucu kırık durumunun kötüleşmesi ve Farmar’ın aldığı sürelerin ve veriminin azalmasıdır. Lakers bu hafta 5 maçlık zorlu bir deplasman turuna çıkıyor. Playofflara nasıl gireceklerini üç aşağı beş yukarı anlayacağımız şu iki haftada ilk rakipleri San Antonio Spurs.

1-1

Sakatlarla dolu Chicago karşısında ilk yarıyı 20 sayı önde kapadılar. Jason Kidd’in oynamadığı 4. çeyrekte savunmada güç duruma düştüler ve fark eridi. Yine de maçın sonunu getirmeyi bildiler. Onlar için asıl sevindirici olan Jason Terry’nin sahalara geri dönüşü oldu. Maskeyle oynayacak olan Terry sakatlıktan sonraki ilk maçında 9 sayı buldu. Butler ve Nowitzki çok iyi oynadılar. Boston karşısında ise maçı son çeyrekte verdiler. Son periyotta Nowitzki’ye eşlik eden takım arkadaşı çıkmayınca Mavs evinde teslim oldu.

2-2

Kenyon Martin’in yokluğunda Nene onun yerinde oynarken, Johan Petro pivot olarak ilk beş çıkmaya başladı. Petro verilen fırsatı oldukça iyi değerlendiriyor ve ribauntlarda etkili oluyor. Houston deplasmanında çok çekişmeli geçen karşılaşmanın sonunda Aaron Brooks’un son saniyelerdeki basketini engelleyemeyip, yenilginin acı tadını damaklarında hissettiler.  Washington maçında ilk yarıyı 6 sayıyla geride kapadılar ve ikinci devredeki oyunlarıyla galibiyeti koparttılar. Chris Anderson dizindeki tendinitisin yanı sıra sol el yüzük parmağının kırık olmasından ve sol ayak bileğinin burkulmasından muzdarip olduğu için Washington maçını kaçırdı. Ayakta durmakta zorlanan Birdman’in yine de fazla maç kaçırmaya niyeti yok. Evlerinde Milwaukee’ye yenilirken sıkı savunma yapan takımlara karşı zorlanabileceklerini gösterdiler. 5 maçlık zorlu bir deplasman turuna çıkıyorlar. Performansıyla çok övülen Nuggets’ın deplasman maçlarında 17-17’lik bir dereceye sahip olduğunu biliyor muydunuz? 

4-0

Son altı maçtan beşini kazandılar. Deplasmanda Houston ve Dallas’ı peş peşe oynadıkları iki gecede yenmeyi başardılar. Paul Pierce son 3 maçta 28 sayı ortalamayla oynuyor. KG savunmada güvenilir bir portre çiziyor ve Ray Allen üç sayı çizgisinin dışından bir keskin nişancının hedefi vurması kesinliğinde şut kullanıyor. 13 maçlarının kaldığı şu son etapta bir sakatlık daha vuku bulmazsa playoffların çekinilen takımlarından biri olacaklardır.

3-1

Hidayet’in son saniyelerde kaçırdığı faul atışının ribaundunu dışarı çıkartmasalar galibiyet ceplerindeydi. Fırsat varken rakibe vurup, geçmeyi bilmiyorlar. Oysa Toronto önünde 3. çeyrekte 10 sayı öndeydiler. Maçın sonlarına kadar hep önde gittiler ve sonra maçı rakiplerine ikram ettiler. Charlotte ve San Antonio’yu ağırladıkları maçlarda galibiyete uzatmada ulaştılar. Mike Bibby’nin üretim ve katkısı azalmış bulunuyor. Onun süresinin bir kısmını Jamal Crawford üstleniyor.

3-0

Minnesota’yı 38 sayı farkla sahadan silerken, 152 sayı bularak bu sezonun sayı rekorunu kırdılar. Richardson ve Stoudemire yanında 20 sayı atan son günlerin formda oyuncusu Amundson da skora büyük katkı sağladı. Utah karşısında Amare 14/16 isabet oranıyla kendisi için sezonun en yüksek rakamı olan 44 sayı buldu ve galibiyetin mimarı oldu. Robin Lopez (19 sayı, 10 rib.) ile çok etkili bir uzun tandemi oluşturdular. Zorlu bir maçtan sonra Portland’ı da geçmeyi bilerek haftayı yenilgisiz kapattılar. Amare son 10 maçta 6 tane double-double yaptı ve 30,2 sayı, 10,2 ribaunt ve 1,2 blok istatistiklerine ulaştı. Saha içi isabet oranı ise %57.

3-1

Washington ve Minnesota gibi iki zayıf takımı evlerinde parçaladılar. Ancak Phoenix deplasmanında Amare’yi durduramadılar. Paul Millsap’in double-duble yaptığı maçta evlerinde New Orleans’a 20 sayı fark attılar. Mart ayındaki deplasman maçlarında 3-4’lük bir dereceye sahipler. 17-17’lik deplasman dereceleri hiç iç açıcı değil ve playofflarda deplasman performanslarını arttırmaları gerekiyor.  

1-2

Deplasmanda Charlotte’a yenildiler. Kalan maçları oldukça zorlu geçecek. Toronto deplasmanında yırtıcı bir oyun ortaya koyarak çabuk çözülen Raptors’ı lime lime ettiler. Ancak Indiana deplasmanında sahaya çıkan takım aynısı değildi sanki. Devamlı top kaybı yapıp, maçın başından itibaren rakiplerine şans tanıdılar. Pacers da Granger’la bu şansı tepmedi ve Thunder umulmadık bir yenilgi aldı. Durant bu maçta 16 sayıda kaldı ve kötü oyunundan dolayı taraftarlardan özür diledi. Bu hafta sırasıyla San Antonio, Houston, LA Lakers ve Portland’ı ağırlıyorlar. Kavin Durant ve Thunder’ın hazır olacağına eminim.

1-1

Son bir ay içinde 13 maç yaptılar ve 10’unu kazandılar. Bu 13 maçta sadece üç defa rakiplerinden 100 sayı yediler ve bu maçların ikisini kaybettiler (Chicago maçını uzatmada kaybettiler). Bu hafta oynadığı iki maçta Camby 17,5 ribaunt ve 4,5 blok ortalamalar tutturdu. Kalan on bir maçlarından. Altısında rakipleri .500 derecesinin üzerinde ve altı deplasman maçları var. Zorlu maç programlarına rağmen bu maçların çoğunu kazanacaklarını ve playofflara formda bir şekilde gireceklerini düşünüyorum.

2-2

Son haftaların çıkıştaki takımı Miami’yi deplasmanda yenerken maça fırtına gibi girdiler ve Miami onlara bir türlü yetişemedi. Parker uzun bir süre yok ve Tim Duncan’ın istatistikleri hiç olmadığı kadar düşmüş durumda (Mart ayında 14,3 sayı, 7,3 rib.). Telaşa mahal yok! Manu Ginobili çok formda ve onu Jefferson’la birlikte oynatan koç Popovich Jefferson’dan verim almanın yolunu da bulmuşa benziyor. Aklın yolu bir, Jefferson ancak hızlı oyunda verimli olabilirdi ve bunu en iyi yapabilen ise Ginobili oldu. Bir gece sonra Orlando önüne çıktılar ve adeta dağıldılar. Tim Duncan artık artarda maçları kaldıramıyor. Bu maçta 1/10 ile sadece 5 sayı üretebildi. Ribauntlarda da yoktu. Duncan Red Kit dergilerinin son karesinde ufka doğru kaybolan kovboyu andırıyor. Onun da basketbol sahnesinin ufkunda yitip, gitmesinin vakti geliyor.

2-1

Clippers’a yenilerek kötü başladıkları Batı deplasman turunda Sacramento’nun ardından güçlü Denver’ı dize getirdiler. Bilhassa Denver maçı Nuggets’ın nasıl durdurulabileceği konusunda önemli dersler taşıyordu. Bucks bu maçta bıkıp, usanmadan savunma yaptı. Adam paylaşmalarını ve yardımlaşmaları neredeyse kusursuzca gerçekleştirdiler. Bogut’un faul probleminden dolayı sadece 15 dakika oynayıp, ne skor ne de ribauntlarda katkı veremediği maçta Denver’ı %37,2 saha içi şut isabet oranında tuttular. Salmons ve Delfino skorer özelliklerini gayet iyi bir şekilde ortaya koydular, ancak maçın kırılma anlarında Ersan Ilyasova’nın katkıları (14 sayı, 10 rib.) çok önemliydi. Yaptıkları takastan beri 16 maçta sadece 2 kez yenildiler ve bunların biri uzatmadaydı. Önlerindeki 5 maçı evlerinde oynayacaklar. 

3-1

Umutsuz görünse de playoff yarışını devam ettiriyorlar. Son altı maçlarının beşini kazandılar. Kevin Martin’in takıma katılmasıyla Luis Scola skorer bir kimliğe büründü ve Mart ayında şu ana kadar 20,6 sayı ve 11,3 ribaunt ortalamalarla oynuyor. Ben Kevin Martin’i oyuncu olarak ne kadar eleştirsem de Houston forması altında her geçen gün üretim ve verimini arttırıyor. Öyle görünüyor ki Brooks-Martin-Ariza-Scola-Yao beşlisi çok etkili olabilecek bir beş.

1-2

Evlerinde San Antonio ve Orlando’ya yenildiler. Orlando karşısında Wade dışında Wright ve Breasley de maçın sonunda etkili oldular ama galibiyeti kucaklayamadılar. Charlotte’ı yenerek sıralamada onların üzerine çıkmayı başardılar. Kalan maçlarında sadece bir takım (Milwaukee) .500 derecesinin üzerinde yer alıyor ve ligin en kötü takımlarıyla oynayacak olan Heat’in bir mağlubiyetten fazla almaması gerekiyor. Playofflara 6. sıradan girmelerini öngörüyorum ama şansları yaver giderse 5. sırayı bile kapabilirler.

2-1

Marc Gasol boynu tutulduğu için son iki maçta forma giyemedi. Bu hafta da maç kaçırması bekleniyor. Her zaman olduğu gibi Randolph, Gay ve Mayo takımı sürüklüyorlar. Grizzlies şu sıralar fena oynamıyor ama Şubat ayında aldıkları mağlubiyetlere hayıflandıklarına eminim.

1-3

Takımın yeni sahibinin Michael Jordan olarak onaylanmasından sonra Oklahoma’ya karşı oynadıkları ilk maçı kazandılar. Ancak Atlanta ve Miami deplasmanlarında yenildiler. Deplasman zaafları olduğunu biliyoruz ama Washington maçından sonra 5 maçı evlerinde oynayacaklar ve o maçların ardından karşılaşacakları rakipleri genelde zayıf takımlar olacak. Charlotte’ın kalan 13 maçında sadece 3 rakibi .500 derecesinin üzerinde ve 5 deplasman maçları var. Ancak 6. sırada olan Miami’nin maç programı daha zayıf rakipleri içeriyor.

2-1

Atlanta Hawks’u mucize kabilinden ve rakiplerinin sarsaklığından istifade ederek yenmeyi başardılar. Böylece 5 maçlık yenilgi serisinden sonra galibiyete zor da olsa ulaşmış oldular. Evlerinde Oklahoma önünde berbat oynayarak, dağıldılar. New Jersey deplasmanında Bosh’un 36 sayısıyla galibiyeti elde ettiler. Playofflara girecekler ama Cleveland’a büyük olasılıkla 4-0 süpürülecekler. Takım bu kadar kötü oynarken Bosh’un Toronto’da kalma ihtimali her geçen gün zayıflıyor.

1-3

Artarda 10 yenilgiden sonra deplasmanda Philadelphia’yı yenerek galibiyet hasretine son verdiler. Sakatlıktan dönen Derrick Rose 23 sayı ve 5 asistle galibiyette büyük pay sahibi oldu. Alınan artarda mağlubiyetlerle playoff şansları bence kalmadı.

1-3

Chris Paul’ün pazartesi gecesi Dallas’ı ağırladıkları maçla sahalara dönmesi bekleniyor. Geçtiğimiz hafta gündemi meşgul eden konulardan biri de gözde çaylak Collison’ın takas senaryolarıydı. Salary capi dolu olan Hornets oyuncu takası yapmadan takıma istediği oyuncuları ekleyemez. Bu yüzden uygun takaslar aramaları ve itekle.. pardon takas etmeye çalışacakları Stojakovic’in yanına cezbedici Collison’ı eklemeleri olasılık dahilinde bulunuyor.

3-1

Devamlı eleştirilerimizden usandılar mı, nedir? Bu hafta 3 galibiyet alıverdiler. Üstelik bu galibiyetlerin ikisi Charlotte ve Oklahoma gibi dişli ekiplere karşı alınan galibiyetlerdi. Bu üç galibiyette Danny Granger 29 sayı ortalamasıyla oynadı. Bilhassa Oklahoma maçında takım olarak mücadeleci ve istekliydiler. Sezon sonunu iyi bir şekilde bitirirlerse gelecek sezon için daha fazla umut besleyebilirler.

2-2

Bu hafta oynadıkları iki Philadelphia maçını kazandılar. Çekişmeli geçen maçta son dakikalarda Aaron Brooks’u durduramayınca Houston’a boyun eğdiler. T-Mac maç başında etkili oynasa da dördüncü çeyrekte etkisizdi. New York’tan takasla alınan Hill ve Jeffries ise iyi oynayarak galibiyette söz sahibi oldular. New York’ta üç oyuncunun 25 sayının üzerinde atmasına rağmen Knicks’in kaybetmesi de bir başka ilginç nottu. 

1-2

Evlerinde Lakers ve Bucks’a yenildikten sonra deplasman Clippers’ı devirdiler. Milwaukee maçında beyin sarsıntısı geçiren Tyreke Evans Clippers karşısında oynamadı. Mart ayında bir triple double yapan ve iki kez de kıyısından dönen Evans şu an itibariyle 20,3 sayı, 5,6 asist ve 5,2 ribaunt ortalamalarla oynuyor.

1-2

Son 13 maçta 2 galibiyetleri var. Takım içi huzursuzluğun almış, yürümüş olduğunu da duyuyoruz. İyi bir oyuncu nüveleri var ama Donald Sterling gibi bir patrona sahip takım, takım olur mu? 

1-3

Son 14 maçlarında sadece 2 galibiyetleri var. Mart ayında mücadeleyi tamamen bırakmış bulunuyorlar. New York ve Chicago gibi rakiplerini evlerinde dahi yenemiyorlar. Bu sezon Iguodala’ya hiç yaramamış bulunuyor. Kariyer saha içi şut isabet oranı %46,1 olan Iguodala bu sezon %42,5 ile kariyerinin en kötü yüzdesiyle oynuyor. Şu anki 16,9 sayı ortalaması son 4 sezonun en düşüğü. Ribaunt ve asist rakamlarında yükselme görülse de Iguodala kötü bir sezon geçiriyor ve yeniden yapılanmanın içinde olacak olan Sixers’ın takaslarda kullanabileceği bir isim olarak dikkati çekiyor.

0-4

Son 14 maçlarında sadece 2 galibiyetleri bulunuyor. Artarda 5 maç kaybettiler. Rip Hamilton son 2 maçta sadece 6 sayı attı (1/11). Sakatlıktan döndükten sonra her ay performansını arttıran Hamilton Mart ayında yine “kayıpları oynamaya” başladı. Mart ayında 14,7 sayı ortalamasıyla oynuyor. Sayı ortalaması geçen sezonkiyle aynı olsa da yüzdeleri düşmüş bulunuyor. Rip’in Pistons’daki günlerinin sayılı olduğunu düşünüyorum ama takas için alacaklarından fazlasını vermeleri gerekebilir.

1-3

Tolliver’ın 30 sayıyla kariyer rekorunu kırdığı maçta New Orleans’ı yendiler. Lakers karşısında harika bir performans gösteren Stephen Curry, Hornets ve Spurs önünde sakatlığı sebebiyle forma giyemedi. Döndüğü Memphis deplasmanında da etkili değildi. Şu an takımda 5 NBDL oyuncusunun bulunması Warriors adına ilginç notlardan biri.

0-4

Artarda 11 mağlubiyet aldılar ve bu yenilgi serisi şu anda ligdeki en uzun ikinci yenilgi serisi. Andrey Blatche’nin iyi oyunu ve istatistiklerinden bahsettik ama galibiyet getirmiyorsa kendine oynadığından söz etmek daha doğru olur. Bir de tutup, az paraya oynadığından ve daha fazlasını hak ettiğinden dem vuruyor. Bu da kafasının kendi yaptıklarında olduğunu ve takım oyuncusu olmadığını gösteriyor. Bakalım Wizards onu adam edebilecek mi?

0-3

Son 19 maçtan 18’ini ve son 12 maçı kaybettiler. Bu gidişle ligin sonunu en kötü şekilde getiren takım payesini alacaklar. Üstelik kadroları üstlerinde bulunan birçok takımdan daha iyi görünüyor. Darko Milicic Minnesota’da hayat emareleri gösteriyor. Koç Kurt Rambis önümüzdeki sene işe sıfırdan başlayacak.

0-3

Artarda 7 maç kaybettiler. Bu hafta evlerinde Sacramento ve Detroit gibi dişlerine göre iki takımı ağırlayacaklar. “Bir sezonda en çok yenilgi alan takım” unvanını kazanmamak için bu mühim bir fırsat, çünkü daha sonra oynayacakları maçlar bunlar kadar kolay olmayacaktır.

 

 

 

 

 

 

Arşiv
 

15/03/10
09/03/10
01/03/10
24/02/10
16/02/10
08/02/10
03/02/10
28/01/10
22/01/10
12/01/10
04/01/10
30/12/09
21/12/09
18/12/09
10/12/09
01/12/09
23/11/09
18/11/09
10/11/09

07/11/09

23/10/09