1
111111
 

Mete ACAR
22 Ocak 2010, Cuma

Sezon tüm hızıyla devam ederken Haiti’deki depremle sarsıldık. NBA yönetimi ve oyuncular yine mükemmel bir yardım organizasyonu için kolları sıvadılar. Bu NBA’in sadece bir lig olmadığını ve süper yıldızların başkalarının yaralarını sarmak için nasıl çırpındıklarını göstermesi açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Darısı buradaki liglerimizin başına diyelim…

Bu power ranking, takımların 18 – 25 Ocak tarihleri arasındaki tahmini performanslarıyla potansiyellerinin ve sıralamadaki yerlerinin bir ortalaması alınarak, son derece bilimsel(!) bir şekilde hazırlanmıştır. lanmıştır. lanmıştır. lanmıştır.
 

 

2-1/b>

Beş maçlık batı deplasman turunu 3-2 geçtiler ama 2-3 olmasına ramak vardı. Eğer Clippers’da Chris Kaman gibi önemli bir eksik olmasaydı sanırım Cavaliers bu maçı kaybederdi. Clippers %60’a yakın bir şut isabet oranıyla oynarken Cavs %48’de kaldı. Galibiyeti aldıkları 14 hücum ribaunduna borçlular ve burada da Kaman faktörü önemli yer tutuyor. Cavs için ne kadar övgü dolu sözler söylenirse söylensin LeBron James’e son derece bağımlı bir takım oldukları ortada. Mo Williams James’a yardımcı oluyor ama geçen sezon olduğu kadar istikrarlı değil. Keza Delonte West de öyle. Bu kurgu normal sezonda işler de, playofflar bambaşka bir hikayedir.

3-1

Son iki haftadır Lakers sakatlıktan döküldü. Kobe’nin parmağı falan derken beli de tutmamaya başladı. Takımı o kadar sırtında taşırsa olacağı budur. Artest, Vujacic derken neredeyse ayakta sağlam adam kalmadı. Bu şartlarda Spurs’den fark yediler. Ertesi akşam ise deplasmanda Dallas’ı yenmeyi başardılar. Evlerinde Clippers’a 40 sayı fark atarken ne Kobe’nin sırt ağrısından eser vardı, ne de Gasol’un diz arkası sakatlığından. Bynum’a karşılık Bosh takas senaryoları ortada dolaşıyor ama Lakers’ın panik düğmesine basması için sebep yok. Bryant-Gasol-Artest-Bynum dörtlüsü “sağlıklı” bir şekilde sahada olduğu zaman sadece bir maç kaybettiklerini belirtelim (Cleveland maçını kaybettiler. Utah’a karşı deplasmanda kaybettikleri maçta Kobe sahada olmasına rağmen hastaydı). Bu hafta 8 maçlık deplasman turuna başlıyorlar ve Cavs ve Celtics gibi güçlü rakiplere karşı oynayacaklar. Lakers sezonu açıyor.

1-1

Atlanta başlarına bela oldu. Bir kez daha, bu sefer evlerinde Hawks’a mağlup oldular. Deplasmandaki New Jersey galibiyetinden sonra evlerinde Chicago Bulls’a teslim oldular. Görünen o ki Hawks ve Bulls gibi genç takımlar Celtics için fazla atletik ve hızlı kalıyorlar. Bu arada sakatlıklar ardı ardına geliyor ve Celtics’in ritmini bozuyor. Rasheed Wallace ayak sakatlığından dolayı birkaç maç kaçırdı. Ancak önemli olan Rondo’nun sağlıklı kalması, çünkü bu geminin kaptanı artık o. KG’nin 2 maç sonra Portland maçıyla parkeye döneceği söyleniyor. Son 10 maçta 4-6’lık bir dereceleri var ve son zamanlarda rakiplerine karşı ribauntlarda çok zorlanıyorlar.

3-0

Keşke hep Celtics’le oynasalar! Şaka bir yana Celtics’le çok iyi eşleşiyorlar ve geçtiğimiz hafta bir kez daha deplasmanda ifadelerini aldılar. Ardından Washington ve Phoenix’i evlerinde devirdiler. Suns maçında yine Jamal Crawford sahneye çıktı ve son saniye üçlüğüyle maçı kazandırdı. Böylece hafta sonunda Güneydoğu grubunda zirveye çıktılar. Biraz daha istikrarlı olurlarsa playofflarda ses getiren işlere imza atabilirler.

3-0

Carmelo’nun sakatlıktan kurtulmasıyla artarda üç maç kazandılar. Aralık ayından itibaren 14-9’luk bir dereceleri var ve fakat sakatlıkların vuku bulduğu 11 maçta sadece 4-7’ler. Anthony veya Billups olmayınca kötü bir takım haline geliyorlar. Ancak Carmelo ve Billups sakatlıktan dönünce çok farklı bir takım olduar. Yine de geçen sezona göre benç problemi yaşıyorlar ve bunu bir türlü çözemediler.

1-2

San Antonio’yu deplasmanda yendikten sonra evlerinde Utah ve Los Angeles Lakers’a yenildiler. Takımın sayı gücünü arttırmak için Josh Howard Lakers maçıyla birlikte ilk beş çıkmaya başladı. Evlerinde art arda oynadıkları üçüncü maçta Oklahoma’yı Dirk Nowitzki’nin son dakikada attığı basketlerle geçmeyi bildiler. Bu maçta Jason Terry’nin de iyi oynaması ve skora katkıda bulunması Dallas adına olumlu işaretler. Beş maçlık Doğu deplasman turunun ilk maçında Toronto’ya 22 sayı farkla yenildiler. Dallas’ın bu maçta 88 sayıda kalması, oynadığı son 9 maçta sadece bir kez 100 sayıyı aşması ve buna karşın rakiplerinin 5 kez 100 veya üzerinde sayıyla maçı tamamlamaları çektikleri sıkıntıyı gösteriyor. Ben sahada yorgun bir Dallas takımı görüyorum. Öncelikle enerji sorunlarını aşmaları gerekiyor.

2-2

Kobe’nin bel ağrıları çektiği maçta Lakers’ı 20 sayı farkla yendiler. Ertesi gece Oklahoma’ya karşı oynadıkları maçta Tim Duncan yine forma giymedi (arka arkaya maçların 2.sinde oynamıyor). Buna rağmen DeJuan Blair’in kariyer rekorları kırdığı maçı (28 sayı, 21 ribaunt) uzatmada almayı bildiler. Blair maçın başında Spurs’u öne geçirdi ve farkı açmasını sağladı. Uzatmaya giden maçta son hücumda Spurs oyuncularından dışarı çıkmakta olan topu uçarak içeri çelen ve basket bulmalarını sağlayan Manu Ginobili maçın bir sayıyla kazanılmasında son sahnede başrolü oynadı (Yoksa bu maçta 0/10’la berbat bir performans gösterdi). Cuma gecesi ise sert kayaya tosladılar ve Charlotte depasmanında 16 sayı farkla mağlup oldular. Bu maçta Spurs takımından hiçbir oyuncu 11 sayıdan fazla atamadı. Cumartesi gecesi ise koç Popovich ezber bozdu ve Duncan’ı oynattı. Üç çeyrek boyunca 28 dakika süre alan Duncan 4. çeyreğin bitmesine 4 dakika kala ve fark 10 sayı iken oyuna girdi. Memphis’in lakaytlığı yüzünden bir dakika içinde başa baş olan maçı yine de Grizzlies kazandı. Spurs deplasmanda 7-9’luk bir dereceye sahip. Maç programının kolaylığını da göz önünde bulundurursanız bu takımın şu an şampiyonluk adayları arasında sayılması abesle iştigaldir.

1-2

Carter Washington maçında omzu çıktığı için 3 maç kaçırdı ve Portland maçıyla geri döndü. Ancak 22 dakika sahada kaldığı maçta varlık gösteremedi. Batı deplasman turuna Sacramento galibiyetiyle başladılar ama Denver’dan 18 ve Portland’dan 15 sayı fark yediler. Bu süreçte Matt Barnes takımın tek istikrarlı oyuncusu olarak görülüyor. Howard hiç kimsenin tahmin etmediği kötü bir sezon geçiriyor. Koç Stan Van Gundy takımı kendine getirmek için rotasyonla tekrar oynamak zorunda kalacak gibi gözüküyor. Pazartesi günü Lakers karşısında deplasman turunun son maçına çıkacaklar.

2-0

Milwaukee maçında dizinin arkasından sakatlanan Brandon Roy’suz çıktıkları maçta Martell Webster’ın güzel oyunuyla Orlando’yu rahat yendiler. Bunca sakatlığa rağmen yollarına devam ediyorlar ve geçen haftayı iki galibiyetle kapatmayı bildiler. Rudy Fernandez sakatlıktan döndü ama Outlaw ve Batum’un sakatlıktan dönmesini sabırsızlıkla bekliyorlar. Uzun rotasyonları neredeyse kalmadığı için takasla bir uzunu takıma katma ihtimalleri yüksek görünüyor.  

3-1

Wesley Methews? Sundiata Gaines? Kim bu adamlar? Utah Jazz bu adamları nereden ve nasıl buluyor, keşfediyor? Deron Williams’ın sakatlığı sırasında guard rotasyonu için kadroya katılan Gaines, Deron Williams’ın Cavs maçında tekrar sakatlanmasıyla dördüncü çeyrekte kendini sahada buldu. Attığı 9 sayının tümünü bu çeyrekte bulan Gaines son saniye üçlüğüyle takımının maçı kazanmasını da sağladı. Utah çıkışa geçmişken Deron Williams el bileğinden sakatlandı ama buna rağmen Milwaukee maçında sahaya çıkıp, iyi bir performans ortaya koydu. Dört maç kazandıktan sonra Denver deplasmanında kaybettiler. 7-12’lik deplasman dereceleri dışarıda yine sıkıntı çektiklerini gösteriyor. Yine de iyi basketbol oynayıp, çıkışa geçtiklerini söyleyebiliriz.

0-3

14-3’lük sezon başlangıcından sonra 10-14’ler ve son üç maçlarını kaybettiler. Hele cumartesi gecesi Charlotte’dan 26 sayı fark yerken berbat oynadılar. Maç programlarının zorlu kısmını geçtiklerini biliyoruz ama şimdi çok sıradan bir takım görüntüsüne sahipler. Takım kayıp giderken bana koç Alvin Gentry yakalayamayacakmış gibi geliyor.  

2-2

Kevin Durant bir süredir inanılmaz oynuyor. Şu an 28.9 sayı ve 7.1 ribaunt ortalamaları bulunan Durant son 14 maçta 32.7 sayı ve 7,35 ribaunt ortalamalarla oynuyor (Ocak ayında 31,8 sayı ve 7,9 ribaunt). Bu 14 maçta saha içi şut yüzdesi ise %55,8. Oklahoma bahsi geçen 14 maçta 5 kez yenildi (bu beş maçı toplam 16 sayıyla kaybettiler. İki maçı ise tek sayıyla). Biraz daha tecrübeli veya şanslı olsalardı çok daha iyi bir dereceye sahip olabilirlerdi.

3-0

Evlerindeki son üç maçı kazanıp, yollarına devam ettiler. Son 14 maçlarında sadece 3 yenilgileri var ve evlerinde oynadıkları son 8 maçı kazanmış bulunuyorlar. Zach Randolph’un performansı zaten malumunuzdur. Cumartesi gecesi San Antonio önünde yine başta onun performansıyla galip geldiler. Grizzlies’in önemli bir benç handikapı var. Bu yüzden ilk beşe çok yük biniyor. Playoffları zorlayacaklardır.

3-0

Şu anda ligin en formda takımı muhtemelen Charlotte Bobcats’dir. Boris Diaw son 4 maçta iyi oynuyor. San Antonio’yu ezdikleri maçta sahanın en iyi oyuncusu Diaw’dı. Ertesi akşam Phoenix’i ağırladıkları maçta sahayı Suns’ı dar ettiler. Eğer böyle oynamaya devam ederse Bobcats bambaşka bir boyut kazanır. Bir de bençten doğru dürüst destek gelse bu takım uçar, gider. Deplasmanda 3-15’lik içler açısı bir dereye sahipler. Deplasmanda daha iyi sonuçlar alırlarsa Doğu konferansının çekinilen takımlarından biri haline gelirler.

2-2

Altı maçlık galibiyet serileri Philadelphia deplasmanında son buldu. Evlerinde Clippers’ı kolayca geçtiler. Bu iki maçta Emeka Okafor takımın sayı yükünü çekerek göz doldurdu. Ardından deplasmanda zayıf Detroit’e yenilerek taraftarları için hayal kırıklığı yarattılar. Bu mağlubiyeti son günlerin çıkıştaki takımı Indiana’yı yenerek affettirdiler. Eğer playoff yapma hedefiniz varsa Detroit gibi takımları nerede olursa olsun yeneceksiniz. Lüks vergisi sınırının altına düşmek için Hilton Armstrong’u Sacramento’ya takas ettiler.

1-2

Houston için ocak ayı iyi gitmiyor. Bu ay oynadıkları yedi maçtan sadece ikisini kazandılar (evlerinde Minnesota’yı ancak uzatmada yenebildiler, bir de Knicks galibiyeti var). Beş maçtır deplasmanda yeniliyorlar ve bu ay deplasman galibiyetleri yok. Cuma gecesi evlerinde Miami’ye yenildiler.  Rockets da Suns gibi maç programlarının zorlu kısmını aşmış bulunuyor. Ancak onlarda da bir düşüş var. Eğer düşüş sürerse T-Mac’i takas etmek için daha hızlı davranabilirler.

2-1

Indiana deplasmanında 23 sayı öne geçip, maçı 4 sayıyla verdiler. Cuma günü oynadıkları deplasman maçında ise işi sıkı tutup New York’u 20 sayıyla sahadan sildiler. Haftanın son maçında güzel bir oyunla Dallas’ı sahadan sildiler. Buna rağmen Hidayet vasat bir performans gösterdi. Orlando’daki gibi top elinde olmayan Hidayet bu durumdan rahatsız olduğunu dile getirmeye başladı. Koç Triano da topu Hidayet’in eline daha çok vereceklerini söylüyor ama maç sonlarını Jack-Calderon-Hido ile oynuyor ve bunların üçü de topu ellerinde istiyorlar. Üstelik Jack dışında savunma özürlü oldukları için savunma problemleri ortaya çıkıyor. Takım kadrosu bir türlü oturtulamadığı için (eldeki oyuncularla bu kolay değil) beklenen performansı bir türlü gösteremiyorlar. Takas için Bosh, Calderon ve Hido’nun adı dedikodularda geçiyor. 

2-2

Batı deplasman turuna Phoenix’i yenerek başladılar. Clippers ve Jazz önünde alınan mağlubiyetlerden sonra Warriors’ı bir öne geçip, bir geriye düştükten sonra devirmeyi başardılar. Wade’in 37 sayı attığı maçta Houston’ı yendiler. Ancak deplasman turunun son maçında Oklahoma’yla başa çıkamadılar. Bu ay çok zorlu bir maç programları var. Buna rağmen sadece 4-5’lik bir dereceye sahipler. Eğer ayı %50 dereceyle kapatırlarsa büyük bir iş başarmış olurlar.

3-0

Artarda 4 maç kazandılar. Bilhassa deplasmanda kazandıkları Boston maçında son derece enerjik bir oyun ortaya koydular. Washington önünde iki kez uzatmaya giden maçı Derrick Rose’un son saniyelerde attığı basketle kazandılar. Rose bu maçta 37 sayı atıp, kariyer rekorunu kırdı. Eğer bu şekilde oynarlarsa playofflarda 5. sırayı alabilirler. Ama öncelikle deplasmanda daha iyi oynamaları gerekiyor. Bu hafta 7 maçlık Batı deplasman turuna çıkıp, Ocak ayını bitiriyorlar.

0-4

Art arda dört maçtır kaybediyorlar. Belinden sakat olan Chris Kaman bu dört maçta oynamadı. Evlerinde Cleveland’ı ağırladıkları maçı ellerine geçen birkaç fırsatı değerlendiremeyerek ikram etmiş oldular. Bu maçta Rasual Butler ve Eric Gordon çok iyi performans gösterdiler ancak Kaman olmadan Clippers pota altında çok ezildi ve bu yüzden maçı kaybetti. Sık sık sakatlanan Kaman uzun süre sahalardan uzak kalabilir. Ancak Clippers adına esas üzücü olan çaylak Blake Griffin’in dizinin iyileşmediği ve ameliyat olarak sezonu kapatacağı haberiydi.

0-3

Ocak ayında sadece bir maç kazandılar ve yedi maç kaybettiler. Evlerinde Orlando’ya ve deplasmanda Philadelphia ile Washington’a yenildiler. Bu üç maçta 90 sayıya ulaşamazken rakipleri en az 10 sayı fark attılar. Sakatlıktan dönüşü merakla beklenen Kevin Martin Sixers’a karşı 19 sayı ve Wizards’a karşıysa 23 sayıyla oynadı ama düşük yüzdeli atışlar kullandı. 2016 yılı 2. tur draft hakkı karşılığında aldıkları Hilton Armstrong’u kullanmıyorlar.

1-3

Altı maçlık Batı deplasman turunda beş maç yaptılar ve sadece bir galibiyet alabildiler. Sezon başındaki çıkışları uzak bir serap gibi gözüküyor. Bu arada koç Skiles takımını kontrol edebilmek adına sahada garip kararlar alıyor. Maça kötü başlayan beşin tümünü kısa sürede kenara alıp, ikinci beşi sürebiliyor. Bu yüzden oyuncular neye uğradıklarını anlamıyorlar ve verimlilikleri düşüyor. Michael Redd’in geçen sezon olduğu gibi diz bağlarından sakatlandığı ve ameliyat olacağı açıklandı. Redd’in kariyeri son bulmuş olabilir. Bu eksiği kapatmak için Emektar Jerry Stackhouse ile sezon sonuna kadar anlaştılar.

1-3

Son beş maçtan dördünü kaybettiler. Gerçi üçü deplasmandaydı ama evlerinde Toronto’ya da kaybettiler. Koç D’Antoni Jared Jeffries’i takas edebilmek için bolca süre veriyor ama Jeffries bildiğimiz Jeffries’ten farklı değil. Yani sıradan bir görev adamı sadece. Yanında “tatlandırıcılar” olmadan kimse Jeffries’in kontratını üstlenmek istemez. Cap’lerinde daha fazla yer açabilmek için sonunda daha makul bir takasa girişebilirler.

2-1

Ocak ayında 4-3’lük bir dereceye sahipler ve son dört maçlarından üçünü kazandılar. Dalembert 6 maçtır çok iyi oynuyor ve elim Haiti depreminden sonra hızını kesmeyip, iyi oyununa devam edeceğini düşünüyorum. Elton Brand banktan gelmekten oldukça rahatsız ve bunu belirtiyor. Buna rağmen fena katkı vermediğini görüyoruz. İşin ilginci sezona çok iyi giren ve Brand’in sakatlığında power forvet mevkiinde oynayan Speights da yedeğe çekilmiş durumda ve hiç katkı sağlayamıyor. Koç Eddie Jordan kısa bir beşle çıkmayı tercih ediyor (L. Williams-Ivy-Iggy-T. Young-Dalembert). Geçen sene bunu uyguladıklarında başarılı maçlar çıkartmışlardı ve bu sene de aynı sonucu elde ediyorlar.

3-1

13 maçlık mağlubiyet serisinden sonra Washington’ı deplasmanda yenerek seriyi bitirdiler. Bu maçta Charlie V. bençten gelerek 23 sayı buldu ve galibiyeti takımına getirdi. Ardından uzatma sonunda New Orleans’ı (Rip Hamilton sezon rekoru 32 sayı) ve ardından New York’u yendiler. Böylece artarda 3 maç kazanmış oldular. Bu üç maçta kasığından sakat olan Ben Gordon’ın oynamadığını belirtelim. GM Dumars’ın yeniden yapılandırmasının ilk adımları kötü gitti. Neyse ki elinde Tayshaun Prince ve Rip Hamilton gibi takas edebileceği oyuncular bulunuyor.

3-1

Toronto, Phoenix ve New Jersey’i yenerek art arda 3 maç kazanmış oldular. Bilhassa Toronto ve Phoenix önünde 20 sayı ve üzeri farkları eritip, galip gelmeleri şaşırtıcıydı. Haftanın son maçında evlerinde New Orleans’a yenilerek işlerin yolunda (!) olduğunu herkese gösterdiler. Roy Hibbert Hornets maçında 27 sayı (kariyer rekoru) ve 10 ribauntla oynadı. Ancak çok istikrarsız oynuyor. Troy Murphy’nin adı sık sık takas dedikodularında geçiyor.

1-3

Washington’da basketbol adına konuşulacak çok fazla bir şey yok. Arenas’ın sorgulaması yapıldı ve hakkında silah bulundurma cürümünden dolayı dava açıldı. Arenas bu suçu kabul etti. Şimdi 26 Mart’ta kararın açıklanması bekleniyor. Arenas davanın sonucuna göre hapis cezası alabilir. Ben hapis cezasından ziyade kamu görevinde çalışma ve para cezası alacağını sanıyorum. Bundan dolayı kontratının sona erdirilebileceğini de sanmıyorum. Ancak imajı büyük hasar gördü ve onu ayağa kaldırması çok zor olacak. Dev kontratından dolayı takas edilmesi de imkansız gibi gözüküyor. Wizards için durumlar müşkül.

0-3

Haftayı galibiyetsiz kapattılar. Üstelik oynadıkları üç maç da evlerindeydi. Cuma gecesi Milwaukee’ye 9 sayıyla mağlup oldular. Corey Maggette ve Monta Ellis çırpınıyorlar ama basketbol iki kişilik bir takım sporu değil..

0-3

1-9’luk bir dereceleri var ve Ocak ayında sadece bir maç kazandılar. Kötü oyun ve mağlubiyetler yetmezmiş gibi Al Jefferson ile Kevin Love’ın arasında kıskançlık olduğuna dair haberler etrafı sardı. GM Kahn tarafından yalanlanan bu haberler oynanan kötü basketbolun üzerini örtemiyor.  Takımın havasını değiştirmek için gitmesi gereken çok oyuncu var.

0-2

7 maçtır galibiyet yüzü göremiyorlar. Bu hafta evlerinde Boston ve Indiana’ya farklı yenildiler. İki hafta önce Rafer Alston’la sözleşmelerini karşılıklı fesh ettiler. Ardından Eduardo Najera’yı Dallas’a gönderip, karşılığında Kris Humpries ve Dallas’ın kullanmadığı Shawne Williams’ı aldılar. Takımda bulunan Sean Williams’la kontratlarını sona erdirdiler. Hatta Shawne Williams’ı da serbest bırakacakları söyleniyor. GM Rod Thorn takaslarla takımın elini yüzünü düzeltmeye çalışıyor ama işi çok zor.

 

 

 

 

 

 

Arşiv
 

12/01/10
04/01/10
30/12/09
21/12/09
18/12/09
10/12/09
01/12/09
23/11/09
18/11/09
10/11/09

07/11/09

23/10/09