1
111111
 

Mete ACAR
18 Aralık 2009, Cuma

Bu sezon müthiş bir ROY çekişmesi yaşanıyor. Tyreke Evans ve Brandon Jennings çaylağa benzemeyen performanslarıyla son yılların en güzel rekabetlerinden birini yaşatıyorlar bizlere. Bir de bu sezon vasat bir draft olduğu söyleniyordu. Oysa aklıma bir çırpıda gelen ve oyunlarıyla beni etkileyen birkaç çaylak ismi var: Evans, Jennings, DeRozan, Blair, Jerebko (Detroit bunu nasıl keşfetti??), Flynn, Mathews, Curry, Casspi, Thornton, Budinger ve henüz oynamamış olsa da Blake Griffin.


Bu power ranking, takımların 14 Aralık - 21 Aralık tarihleri arasındaki tahmini performanslarıyla potansiyellerinin ve sıralamadaki yerlerinin bir ortalaması alınarak, son derece bilimsel(!) bir şekilde hazırlanmıştır.
 

 

3-0

Marquis Daniels el tendonundaki yırtıktan dolayı ameliyat oldu ve sekiz hafta basketbol oynayamayacak. Celtics için problem değil, onlar yollarına devam ediyorlar. İnatçı Bucks’ı evlerinde yenmeyi bildiler. Ardından zor da olsa Wizards’ı deplasmanda yendiler ve yine deplasmanda problemli Bulls’u sahadan sildiler. KG eski çevikliğinde olmasa da çok iyi oynuyor. Rondo takımı çok iyi oynatıyor ve geçen sezonki playoff formunu bulmaya başladığını söyleyebiliriz. Deplasmanda ligin en iyi derecesine sahipler (11-1).

2-1

Vidaları sıktıkları zaman istedikleri takımı yenebileceklerini Utah maçında gösterdiler. Utah’ın şut sokamamasının yardımı olsa da dördüncü çeyrekte çok iyi savunma yaptılar. Bir benzerini Minnesota’ya karşı gerçekleştirip maçı 3. çeyrekte kopardılar. Bu maçın ilk çeyreğinde aldığı darbe sonunda Kobe’nin sağ işaret parmağında bir kırık oluştu. Oyuna geri dönen Kobe daha çok sol elini kullanmak zorunda kaldı. Zayıf Minnesota önünde bu önemli sakatlık problem yaratmasa da Utah deplasmanında Kobe’nin ne kadar etkisiz olduğunu gördük (Kobe midesinden de rahatsızdı). Lakers bu maçta Kobe’ye rağmen iyi hücum etmesine karşın çok kötü savunma yaptı. Eğer adam değiştirmeleri bile yapmazlarsa yenilgi kaçınılmaz olur. Bir de Kobe sakatken ve dışarıdan bu kadar kötü hücum edilirken niye Kobe’nin yedeği Vujacic hiç düşünülmez? Lakers, oyuncu kontratları lüks vergisi dahil $150 milyon olsa bile kar eder. O zaman Kirk Hinrich’i takasla almalarının tam zamanıdır.

2-0

Atlanta’nın niye başarılı olduğunu gösteren bazı istatistikleri dikkatinize sunuyorum: Asist/top kaybı oranında 1,82 ve 11,9 top kaybı ile lig birincisi konumundalar. Chicago’yu evlerinde parkeye gömdüler, keza büyük problemleri olan New Jersey’i de. Evlerinde yenildikleri Knicks maçından sonra 4 maçtır kazanıyorlar ve son 3 maçlarını farklı kazandılar. Aralık ayının sonunda evlerinde ve deplasmanda Cleveland ile kozlarını paylaşacaklar.

1-2

Altı maçlık bir galibiyet serisinin sonunda ve Batı deplasman turunun 3. maçında Utah’a yenildiler. Bençleri çok derin olmasına rağmen Vince Carter’ın yanına etkili ikinci skoreri ekleyemedikleri zaman rakipleri karşısında çok zorlanıyorlar. Utah maçında Rashard Lewis’in hayaleti sahada dolaşıyordu. Benç desteğine rağmen yenilgiye mani olamadılar. Suns maçında takımının en etkili skoreri olarak hayata dönen Lewis takımının galip gelmesini sağlayamadı. Dwight Howard ribauntlarda çok etkili ama bir türlü beklenen pota altı oyuncusu olamadı. Howard’ın hücumda da katkısı olmalı. Aralık ayında kalan 8 maçlarından 7’si evlerinde ve bu onlara bir avantaj sağlayacaktır.

3-0

Phoenix Suns’ı evlerinde tek sayıyla yenip, kötü gidişe “dur” dediler. J.J. Barea’nın ilk beş başlaması Mavs’e büyük bir enerji getiriyor. Bu maçta önemli olan Josh Howard’ın sakatlıktan dönmesi ve ortaya çok iyi bir performans koymasıydı. Bençten gelen Howard hem hücumda hem savunmada çok etkili oldu. Dallas koçu Carlisle, Howard’ın geçirdiği ayak bileği sakatlığı konusunda tedbirli olacaklarını ve arka arkaya yaptıkları maçların ikincisinde oynatmayacaklarını belirtti. Böylece Howard çok zorlandıkları Charlotte önünde forma giymedi. Dallas %39.8 saha içi şut yüzdesiyle oynadığı bu maçı uzatmada da olsa almışsa, 7’si hücum ribauntu olmak üzere toplam 18 ribaunt alan Dampier’e dua etsinler. Dallas bu maçta 20 hücum ribauntu yaptı ve rakibinin 18 top kaybından yararlandı. Sert savunma yapan takımlar karşısında çok zorlanıyorlar. Yine de haftayı 3 galibiyetle kapatmayı becerdiler.

2-2

Cavs Grizzlies’e maçın son saniyelerinde yenilirken, basit bir pick and roll oyununun Cavs için ne kadar ölümcül olabileceğini gördük. Shaq ve Ilgauskas gibi yaşlı, yavaş ve kilolu uzunlar pick and roll’de kurban durumuna düşerler, ki Shaq ezelden bunu oynamayı ve savunmayı bilmiyor. Delonte West’in bu sezonki oyunu aynen kendisine konulan manik-depresif teşhisi gibi takımı bir mutlu ediyor, bir üzüyor. Houston karşısındaysa James iyi savunulduğunda takımın ne duruma düşebileceğini gördük. Cavs bu sezon attığı en düşük sayı olan 85’i egale etti. Evlerinde zorlansalar da LeBron James’in durdurulamaz hücumlarıyla Portland’ı yenmeyi bildiler. LeBron’un 44 sayı atarak sezonun en yüksek skoruna ulaştığı maçta deplasmanda Thunder’ı safdışı bıraktılar. Takımda Mo Williams dışında James’e skorda yardımcı olan çıkmadığında zorlanabiliyorlar. Geçen sezonki handikapları devam ediyor.

2-2

Deplasman turunun sonunu iyi getiremediler ve Charlotte ile Detroit’e yenildiler. Bilhassa Detroit maçının son saniyelerinde Billups’ın müsait bir pozisyonu baskete çevirememesi hayal kırıklığı yaratmış olmalı. Kenyon Martin serçe parmağı çıktığı için Philadelphia ve Detroit maçlarında oynayamadı. Onun varlığı Nuggets için çok önemli çünkü takımın savunma sertliğini başta o sağlıyor. Nitekim Martin’in oynadığı Suns maçını geriden gelerek kazandılar. Koç Karl’ın da belirttiği gibi bazen akılları maçta olmuyor. Bu konsantrasyon problemi Nuggets’ın potansiyelini gerçekleştirmesini engelliyor.

3-1

Çlang! Dank! Bunlar Jazz oyuncularının Lakers karşısında dördüncü çeyrekte çemberi döven şutlarının sesleri. Jazz dördüncü çeyrekte tam 7,5 dakika şut sokamadı ve faul atışlarından sadece 2 sayı üretti. Dördüncü çeyreğin skoru 28-6 Lakers lehine sonuçlandı. Oysa Jazz ilk devre dört sayıyla önde ve 3. çeyrek sonunda sadece iki sayı gerideydi. Orlando’yu 3. çeyrekteki müthiş çabalarıyla yendiler. C.J. Miles sakatlıktan kurtulduktan sonra formunu bulduğunu, Orlando’ya yüksek yüzdeyle attığı 22 sayıyla gösterdi. Utah’ın faul atışı yüzdesi düşük olmasa da Orlando karşısında %65.2 sokarak, zorlandılar. Ligin en kötü faul atış yüzdesine sahip Orlando’ysa % 84.4 soktu. Evlerinde Kobe’nin sakatlığından da istifade ederek Lakers’dan rövanşı almış oldular. Jazz bu maçta çok verimli hücum etti. San Antonio, Orlando ve iki kez Lakers’la oynadıkları haftayı 3-1 kapatmaları ne kadar güçlü olduklarını gösteriyor. Deplasmanda daha iyi oynasalar ligin tozunu atarlar.

1-2

Aralık ayına kötü başladılar. 7 maçta rakiplerinden ortalama 108,2 sayı yediler. Kasım ayında sadece 3 yenilgi almışken şimdiden 5 yenilgi aldılar (hepsi deplasmanda). Bu hafta deplasmanda Dallas’a tek sayıyla mağlup olduktan sonra evlerinde güzel bir oyun sonunda Orlando’yu yendiler. Haftanın son maçında Denver’a ikinci yarıda teslim oldular. Phoenix’te ikinci sezonunu geçiren Jared Dudley bençten gelerek 9,2 sayı ve 3,8 ribaunt ortalamalarla başarılı bir sezon geçiriyor. Ancak sezon ilerledikçe yıpranan Suns kısıtlı kadrosu sebebiyle rakiplerine dayanamıyor. Bu hafta San Antonio’yu ağırlayacaklar.

3-1

Utah’a bir kez daha yenildiler. Neyse ki bu sezon başından beri 3 yenilgi aldıkları Utah’la 20 Ocak’a kadar tekrar karşılaşmayacaklar. Sacramento ve Charlotte’u evlerinde, Clippers’ı deplasmanda rahat yenerek artarda 3 galibiyete ulaştılar. Bu hafta oynadıkları üç maçta Ginobili 20, 22 ve 17 sayı bularak form tutmaya başladığını gösterdi. Keza Richard Jefferson da 23, 17 ve 17 sayıyla oynayarak sisteme adapte olmaya başladığını gösterdi. Şubat ayı başındaki uzun rodeo turuna kadar rahat bir maç programları var ve bundan yararlanmaları lazım, çünkü Şubat’la birlikte programları oldukça zorlu maçlarla dolu.

2-1

Cavs’in iflahını maçın başında keserek, etkileyici bir galibiyet aldılar. Shane Battier, Ariza, Hayes ve Landry savunmada çok etkiliydiler. Ardından Sixers’ı deplasmanda yendiler. Böylece son 5 deplasman maçından 4’ünü kazanarak adeta deplasman fatihi oldular. Ancak “deplasman fatihi” sıfatları Toronto’ya sökmedi ve bu kez fark yediler. Bu maçta Ariza’nın savurduğu yumruk rakibine gelmedi ama Ariza maçtan atıldı. Ariza’nın 2-3 maç ceza alacağını sanıyorum. Son 7 maçta skor yükünü Brooks ve Landry çektiler. Bençten gelen Landry “Yılın 6. Adamı” adayları arasında yerini her geçen gün perçinliyor.

2-1

Çok iyi oynadıkları haftada Golden State’i evlerinde ve Memphis’i deplasmanda yendiler. Evlerinde başa baş oynadıkları Cavs’e LeBron ve Maurice Williams’ın skorer oyunlarıyla teslim oldular. Thunder çok genç bir takım olmasına rağmen her geçen gün daha oldun bir oyunu sahaya koyuyor. Russell Westbrook tahmin ettiğim gibi çok iyi bir sezon geçiriyor ve oyunun her yönünde katkı yapıyor..

1-3

Oden resmen sezonu kapattı. Rudy Fernandez siyatik ağrılarından dolayı ameliyat oldu ve 6 hafta sonra dönebilecek. Buna rağmen Indiana deplasmanında kazanmayı bildiler. Ancak yine deplasmanda Cavs’e ve iki uzatma sonunda Milwaukee’ye teslim oldular. Takımı Roy ve Aldridge’in sürükleyeceği ortada. Guard rotasyonu hala açıklığa kavuşmamış durumda. Sahada Miller-Bayless-Roy veya Miller-Blake-Roy üçlüsünü görebiliyoruz. Bayless formda değil ve üstelik takasını istiyor. Blazers’ın işi zor.

3-0

Koç Kuester sakatlıklardan dolayı değişik ilk beşleri sahaya sürüyor. Charlie V. burnunun kırılmasından sonra bençten geliyor. Keza Ben Gordon da ayak bileği sakatlığından sonra bençten gelen bir diğer oyuncu oldu. Böylece bençi güçlü tutmaya çalışıyorlar. Ancak Ben Gordon’ın sol ayak bileği sakatlığı tam olarak iyileşmiş değil ve kazandıkları Philadelphia deplasmanı ile Denver ve Golden State maçlarında forma giymedi. Chucky Atkins ve Maxiell ilk beşte faydalı maçlar çıkarttı. Akıllara zarar Kwame Brown’ın bile şu sıralar faydalı bir basketbol sahaya koyduğunu söyleyebiliriz (bunu yazarken ben bile inanmakta güçlük çekiyorum). Warriors’a karşı Rip Hamilton 21 maç süren sakatlığını sona erdirdi ve 18 sayısıyla galibiyette önemli payı oldu. Pistons artarda 5 maç kazanmış oldu. Koç Kuester ne yapıp, edip takımı playoff sınırında tutmayı başarıyor.

2-1

Uzatma sonucu Cavs’i yenerek yabana atılmayacak bir takım olduklarını gösterdiler. Kendisinden pek bahsetmedik ama koç Lionel Hollins takıma getirdiği zihniyetle övgüyü hak ediyor. Biraz açalım: Rudy Gay artık sadece bir hücum silahı değil, LeBron James’i bile iyi savunabilecek komple bir oyuncu; Marc Gasol sadece ribauntlarda etkili olan bir oyuncu değil, sayı ve asistleriyle her geçen gün ağabeyine benziyor; Zach Randolph problem çıkartan değil, takıma ağabeylik yapan bir oyuncu. Randolph bilhassa son 5 maçtır çok iyi oynuyor. İki bençi dar takımın karşılaşmasında Memphis evinde Oklahoma’ya yenildi. Grizzlies %60’ın altında faul atışı atmasa maçı alabilirdi. Bu maçın hıncını deplasmanda Miami Heat’ten çıkarttılar ve Gay’in kariyer sayı rekorunu kırdığı maçta 28 sayı fark attılar.

2-1

Art arda 4 mağlubiyetten sonra evlerinde Toronto’yu ezdiler. Son günlerde eski formundan uzak görünen Brandon Jennings iyi bir oyun ortaya koydu. Koç Skiles’ın pek kullanmadığı yedeklerden Roko Ukic 17 sayı attı ve bundan sonra sahada daha fazla yer alabileceğini gösterdi. Haftanın en çekişmeli maçlarından birinde iki uzatma sonunda Portland’ı safdışı etmeyi başardılar. Michael Redd bu maçla sakatlıktan döndü ve 11 sayıyla galibiyette katkısı oldu. Andrew Bogut sakatlıktan döndükten sonra başarılı basketboluyla göz dolduruyor. Takımın başarısındaki önemli faktörlerden biri oyun kurucu Luke Ridnour’un olgun oyunu. Ridnour’un saha içi şut yüzdesi %51,8. Bu geçen sezona göre %11,5 artış demektir ve Ridnour şut yüzdesini bir önceki sezona göre en çok yükselten basketbolcu oluyor. Bucks 1-9’luk bir dereceden sonra son iki maçını kazanarak biraz toparlandı. Deplasmanda daha iyi oynamayı öğrenmeleri gerekiyor.

1-2

Tyreke Evans 20,2 sayı 5 ribaunt ve 5,1 asist ortalamalarıyla 20/5/5 ortalamalarına sahip 3 oyuncudan biri oluyor (diğerleri LeBron ve Wade). Eğer sezonu bu istatistiklerle tamamlarsa çaylak sezonunda 20/5/5 yapan 4. oyuncu olacak (diğerleri Oscar Robertson, MJ ve LeBron). Bu hafta deplasmanda New Orleans ve San Antonio’ya yenildiler. Evlerinde Minnesota’yı Jason Thompson’ın sayı ve ribauntta çift haneli rakamlara çıkmasıyla kazandılar. Çaylak Omri Casspi de çok faydalı oluyor. Kings çaylaklarda turnayı gözünden vurmuşa benziyor.

0-2

Dallas önünde vasat bir oyun ortaya koyup, evlerinde teslim oldular. Aynı şeyi Memphis önünde de gerçekleştirdiler. İki maçta 93 ve 90 sayı atarken 106 ve 118 sayıyı potalarında gördüler. Yani sayı üretimleri kısıtlıyken, savunmaları elek gibiydi. Wade’e destek gelmeyince işleri çok zor oluyor ama savunma da yapmıyorlar ki! Son 8 maçta sadece 2 galibiyetleri var ve bu hafta oynadıkları iki maç bir göstergeyse başları belada demektir. Evlerinde oynayacakları 6 maçın ikisinden mağlubiyetle ayrılmış oldular. Kalan 4 maçı iyi değerlendirmeleri gerekiyor.

2-1

Chris Paul’ün takımı sırtlamasıyla yükselişe geçmiş bulunuyorlar. Sacramento ve Minnesota’yı çok az farklarla yenerken, ailesindeki hastalıktan sonra takıma yeniden katılan Stojakovic ve benç oyuncuları Songaila ve Thornton’dan önemli katkı aldılar. Ancak evlerinde Knicks’ten fark yiyerek haftayı yenilgi almadan kapatamadılar. Hornets playoff’lara girmek istiyorsa maç başına yediği ortalama 102,2 sayıyı düşürmeli. (23. sıradalar) Savunmaları fena halde aksıyor.

1-2

Stephen Jackson’ın takıma katılmasından itibaren 6-6 durumdalar. Gerald Wallace maç başına 12,4 ribaunt ile ribaunt krallığında başı çekiyor. Denver’ı evlerinde yendikten sonra deplasmanda San Antonio’ya direnemediler. En acısı ise uzatma sonunda son saniyelerde Dirk Nowitzki’nin zor şutuyla Dallas’a deplasmanda kaybetmeleri oldu. Oysa maçı uzunca bir süre önde götürmüşlerdi. Etkili savunma yapmaları başarılarının anahtarı olacaktır. Aralık ayının kalan maçları nispeten kolay maçlar. Charlotte bu maçlarda istediği sonuçları alabilirse playoff yolunda yerini sağlamlaştırabilir.

2-2

Jose Calderon (kalça) ve Bargnani’nin (ayak bileği) sakatlıklarında Minnesota’yı evlerinde yendiler ama zor günler geçiren Milwaukee’den deplasmanda fark yediler. Oyuncuların aralarında yaptıkları toplantıdan sonra artarda 3 maç kazandılar ama Bucks önünde hiç ümit vaat etmediler. Bu kötü görüntü Atlanta önünde de devam etti ve evlerinde 22 sayı farkla yenildiler. Bu maçta bençten gelen Calderon sakatlığı nüksedince oyundan çıktı. Pazar günü konuk ettikleri Houston’ı evlerinden boş gönderdiler. Jose Calderon sakatlıktan dolayı yine forma giyemedi, ancak yerine oynayan Jack 17 sayı, 8 asist ve 8 ribaunt ile çok iyi bir performans gösterdi. Ben oyun kurucu pozisyonunda Jack’i savunma yapmayan Calderon’a tercih ediyorum.

2-0

Deplasmanda Hornets’i ikinci yarıdaki etkili oyunlarıyla farklı yendiler. Böylece bu sezon ilk kez 4 maç artarda kazanmış oldular. Ayrıca Nate Robinson’ı oynatmadıkları son 5 maçın 4’ünü kazanmış oldular. Gelecek sezon serbest kalacak olan Larry Hughes, David Lee ve Al Harrington gibi oyuncular takımı taşıyorlar. Harrington ve Hughes kariyerlerinin sonbaharında son kez bir kontrat kapmanın heyecanıyla takımlarını ateşliyorlar. 3 yıldır sakatlıklardan dolayı basketboldan uzak olan Jonathan Bender’i kadrolarına kattılar.

0-2

Chris Kaman’ın form düşüklüğünün D vitamini eksikliğinden ortaya çıktığı açıklandı. D vitamini almaya başlayan Kaman son maçlarda bilhassa dördüncü çeyrekte tükeniyordu. Evlerinde güçlü rakipleri Orlando ve San Antonio’ya yenildiler. Bu hafta 6 maçlık bir deplasman turuna çıkıyorlar. Aralık ayının kalan maçları oldukça zorlu görünüyor. Clippers da istikrarsızlığını kıramayan ekiplerden biri ve potansiyellerini sahaya yansıtamıyorlar. Blake Griffin geldiğinde takım nasıl olacak görmek lazım.

2-1

Öncelikle yıldız oyuncuları Danny Granger’ı 4-6 hafta için sakatlıktan dolayı sahalarda göremeyeceğiz. Bunun etkisi negatif anlamda büyük olacaktır. Portland’a evlerinde mağlup olduktan sonra kaynayan bir kazana benzeyen Nets’i rahat yendiler. Esas sürprizi ise deplasmanda Wizards’ı son salisede yenerek yaptılar. Tabii daha önce Arenas faul atışlarını kaçırmasa kazanmaları mümkün olmayacaktı. Yine de artarda iki maç kazanmış oldular. Troy Murphy çok iyi oynuyor ve Mike Dunleavy sakatlıktan sonra form bulmaya başlıyor ama Indiana’yı Aralık ayının kalan maçlarında çok zorlu rakipler bekliyor. Bu takım yapısıyla, beklentiyi karşılayamayan oyuncularla ve yıldız oyuncularının sakatlanmasıyla Pacers playoff yapamaz.

1-3

New Jersey Nets’e yenilmek kötüdür. Peki Nets’e evinde yenilmek? Chicago Bulls bunu başardı. Nets’in toparlanmaya başladığı açık ama Bulls çok kötü oynuyor. Atlanta’dan deplasmanda büyük bir fark yediler. Evlerinde uzatmada devirdikleri Golden State maçından sonra son derece formda Celtics’ten evlerinde 26 sayı fark yediler. Koç Vinny Del Negro’nun günlerinin sayılı olduğu, hatta yerine koç Lawrance Frank’in geçeceği bile söyleniyor. Joakim Noah bile son maçlarda sayı ortalamasının altında kaldı. Brad Miller geçen seneden daha az süre alıyor ama 23 dakikada 4,8 ribaunt ortalamayla oynaması, kafasında şimdiden çiftliğine çekilmiş bir basketbol oyuncusunu andırıyor.

1-3

Oklahoma’dan deplasmanda fark yedikten sonra yine deplasmanda New Jersey’i silkelediler. Deplasman turunda Chicago’ya (uzatmada) ve Detroit’e yenildiler. Son 7 maçta sadece bir galibiyetleri var. Son 12 maçın 11’inde Monta Ellis takımının bir numaralı skoreriydi. Topu bu kadar isteyen bir oyuncunun top kaybı yapması normal ama Ellis 4.6 ortalama ile bu kategoride lig birincisi. Zaten top kayıpları Warriors’ı mahveden faktörlerden biri. Diğerleri ribaunt, sakatlıklar, koç Don Nelson, yönetim ……

0-2

Arenas’ın kaçırdığı faul atışları yüzünden Celtics’i ellerinden kaçırdılar. Arenas’ın triple-double yaptığı maçta evlerinde bu kez Indiana’ya tek sayı farkla yenildiler. Arenas bu maçta da faul atışlarını kaçırarak takımını bir galibiyetten etti. Son 6 maçta 4 sayı ve altında farkla ya kazandılar, ya kaybettiler. Tablo çok farklı olabilirdi ama bu 6 maçın 4’ünü kaybettiler. Aralık ayında kalan 9 maçlarının 7’si deplasmanda. Wizards oyuncuları koç Saunders’ın sistemini sahada bir türlü uygulayamıyor. Bu sezon büyük bir hayal kırıklığından başka bir şey değiller.

0-4

Kevin Love’ın gelmesiyle Al Jefferson çok rahatlamış gözüküyor ve sayı ortalaması yeniden çıkışa geçti. Ancak bu olumlu gelişmeler galibiyetlere yansımış değil. Timberwolves bu hafta oynadığı 4 maçı kaybetmiş bulunuyor. Timberwolves bençinde Rambis, Reggie Theus ve Bill Laimbeer gibi değerli basketbol koçları bulunuyor. Eğer bu koç grubu takımı toparlayamıyorsa, takımda bazı değişiklikler yapılması kaçınılmazdır. Pota altı iyi olan Timberwolves’a iyi şutörler gerekiyor.

0-3

Bu hafta evlerinde ağırladıkları takımlara konukseverliklerini gösterip, yenilgi hanelerini zenginleştirdiler. Artarda 12 mağlubiyetle bir yenilgiler konvoyu oluşturmuş durumdalar. Allen Iverson Sixers formasıyla çıktığı üçüncü maçında 20 sayıya ulaştı ama yüzdeli oynamıyor. Elton Brand eski formuna ulaşmış gibi gözüküyor. Sixers için umut verici olan oyuncuların istekli olması ve maça asılmaları. Bu günlerin birinde galibiyet alacaklardır.

1-3

Ligin en az asist yapan takımı durumundalar (16.1 ortalama). Devin Harris gibi bir oyun kurucunuz daha iyi olmak zorundadır, ancak o da sakatlıktan yeni kurtuldu ve forma girmiş değil. CDR diz sakatlığından dolayı Atlanta maçında oynamadı ama MR sonuçları temiz çıktı. Brook Lopez son iki hafta çok iyi oynadı ama birilerinin ona ayak uydurması lazım. Onun yerine takımda sürtüşmeler alıp başını gitmiş durumda.

 

 

 

 

 

Arşiv
 

10/12/09
01/12/09
23/11/09
18/11/09
10/11/09

07/11/09

23/10/09