1
111111
 

Mete ACAR
16 Şubat 2010, Salı

Takaslar başladı, All-Star maçını seyrettik ve şimdi ligin ikinci perdesi başlıyor. Eğer bahsi geçen takaslardan bir kısmı gerçekleşirse ligin güç dengesi tamamen değişecek ve sadece 2-3 takımın şampiyonluğa oynadığı bir ligi seyredeceğiz.

Bu power ranking, takımların 15 - 21 Şubat tarihleri arasındaki tahmini performanslarıyla potansiyellerinin ve sıralamadaki yerlerinin bir ortalaması alınarak, son derece bilimsel(!) bir şekilde hazırlanmıştır.
 

 

2-0

13 maçtır kazanıyorlar. Sezonun en uzun galibiyet serisi demek oluyor bu. New Jersey galibiyetinden sonra evlerinde Orlando’yu devirdiler. Bu maçta Cavs power forvetleri görev başındaydı (Orlando pota altında onları çok boş bıraktı). Böyle bir taktiğe karşı JJ Hickson 20, Varejao 16 sayıyla karşılık verdiler. LeBron oyunun kralını oynadı yine: 32 sayı, 8 ribaunt ve 13 asist. Hickson bu kadar iyi oynarken takas yapmaya gerek var mı? Eğer Amare Stoudemire’ı alacaklarsa çok düşük bir bedel olduğunu düşünüyorum. Sezon başında favorim olan Cavs böyle bir takasla önümüzdeki yıllardaki şampiyonluklara da ipotek koyabilir.

2-0

Kobe Bryant ve Andrew Bynum’ın yokluğunda San Antonio’yu rahat devirdiler. Pau Gasol 21 sayı, 19 ribaunt, 8 asist ve 5 blokla oynadı. 5 oyuncunun daha çift haneli rakamlara ulaşmasıyla güzel bir takım oyunu sergilemiş oldular. Utah deplasmanında birinci çeyreğin sonlarından itibaren oyunu rahat götürüp, kolay bir galibiyet aldılar. Jordan Farmar 18 sayıyla bençten büyük destek verdi. Farmar sezona iyi başlamadı ama her ay oyununu biraz daha geliştirdi. Son 3 maçta 14,3 sayı ortalamayı %63,5 şut yüzdesiyle tutturdu. Eğer böyle oynamaya devam ederse Lakers bençte önemli bir silaha sahip olur.

1-1

Clippers’ı Carlos Boozer’ın 34 sayılık domine eden performansıyla deplasmanda geçmeyi bildiler. Artarda 9 maç kazandıktan sonra evlerinde Lakers’a teslim oldular. Ayrıca evlerinde elde ettikleri artarda 10 galibiyetlik seriye de bu maçta veda ettiler. Kirilenko sezona iyi başladıktan sonra sakatlıklardan dolayı Aralık ayını kötü geçirdi. Ocak ayının ortasından itibaren hızla toparlandı ve şimdi takımın en önemli silahlarından biri durumunda. Eskisi gibi sahada her şeyi yapan ve son derece iştahlı bir Kirilenko seyrediyoruz. AK47 Şubat ayında 16,8 sayı, 5 ribaunt, 4 asist, 3 top çalma ve 1,6 blok ortalamalarıyla oynuyor. Saha içi şut isabet oranı ise %66!

2-1

New Orleans’ı ağırladıkları maçta Hornets’i yenebilmeleri için Vince Carter’ın 48 sayısından her birine ihtiyaçları vardı. Orlando ikinci yarıda 17 sayı geriye düştükten sonra rakibini yakalayıp, maçı almayı bildi. 19/27 atarken 7 ribaunt ve iki asisti de istatistik kağıdına iliştiriverdi. Chicago deplasmanında ilk çeyreği 41-17 geçince maçın kaderi erkenden belli oldu. Magic’de 7 oyuncu çift haneli skor üretmeyi başardı. Lig lideri Cleveland önünde Shaq’ i durdurdular ama JJ Hickson ve Varejao’yu boş bıraktılar. Onlar da Magic’in canını fena yaktılar. Yine de son dört dakikaya kadar maç baş başaydı. Sonra LeBron galibiyeti koparıp, aldı.

1-1

‘Melo’nun sakatlıktan döndüğü maçta Dallas’ı paspas yaptılar. 36 sayı farkla biten maç bu sezon Denver’ın en yüksek farkla kazandığı maç oldu. Carmelo fazla zorlamadığı maçı 19 sayıyla bitirdi. Evlerinde San Antonio önünde döküldüler ve 19 sayı farkla mağlup oldular. Bu sezon evlerinde aldıkları en farklı mağlubiyeti bu maçta aldılar. Nene haricinde maça doğru dürüst katkı sağlayan oyuncu yoktu ve %39 ile oynadılar. Kenyon Martin’in sakatlıktan dolayı son iki maçta forma giyemedi.

2-1

Şaşırtıcı derecede istikrarsızlar. Deplasmanda Memphis gibi güçlü bir rakibi 14 sayı farkla yeniyor, ertesi akşam evlerinde zayıf Miami’den 18 sayı fark yiyorlar. Dördüncü çeyrekte 27-12’lik skorla enerjilerinin kalmadığını ilan ettiler. Bu biraz da bir gece önce Memphis deplasmanında oynayıp, sabaha karşı Atlanta’ya dönmüş olmalarıyla açıklanabilir. Joe Johnson iki maçtır hasta olduğu için iyi oynayamıyor. Chicago önünde de 7/21 atarak yararından çok zararı oldu. All-Star arasından sonra 4 maçlık batı turuna çıkıyorlar ama kalan maçları onlara Celtics önünde avantaj sağlıyor. 

1-0

Yaralı geyiği görmüş kurt gibi playoffun kokusunu alan Thunder da rakiplerinin üzerine çöküyor. Portland’ı deplasmanda yenerek son üçü deplasmanda olmak üzere artarda 6 maç kazanmış oldular. Portland’a karşı Kevin Durant 33 sayı, 11 ribauntla oynayarak işini yaptı. Westbrook ikinci yılında 16 sayı, 7,5 asist ve 5 ribaunt ortalamalarla oynuyor. Şut yüzdesini yükseltirse çok önemli bir oyuncu haline gelebilir. All-Star arasından sonra galibiyet serilerini geliştirmelerini bekliyorum.

0-1/font>

Haftanın tek maçında deplasmanda New Orleans’a yenildiler. İlk yarıda 55 sayı buldukları maçın ikinci yarısında bukalemun gibi değiştiler ve sadece 30 sayı bulabildiler. 28-14 önde geçtikleri ikinci çeyreğe karşı Hornets’in cevabı 29-12’lik bir çeyrek oldu. Ray Allen’ın sırt ağrılarından oynamadığı maçta Paul Pierce sadece 15 sayı atmasına rağmen takımının en çok sayı atan oyuncusu oldu. KG ikinci yarıda hiç sayı bulamadığı maçı 7 sayıyla tamamladı. Bilhassa KG’nin beklenilen seviyeye bir türlü ulaşamamasıyla Celtics tökezlemiş durumda. Orlando’yu Noel’de yendiklerinden bu yana 9-13’lük dereceye sahipler. All-Star arası Celtics için daha iyi bir dönemde gelemezdi.

0-1

Dördü batı deplasman turunda alınan artarda 5 galibiyetten sonra evlerinde eksik Portland’a boyun eğdiler. İlk yarıda 60 sayı yedikten sonra üçüncü çeyrekte 22 sayıdan geri gelmeye çalıştılar. Dördüncü çeyrekte farkı 7 sayıya kadar indirdiler de. Ancak Portland iki üçlük göndererek hesabı kesti ve sonra fark azalsa da Blazers galibiyeti kucaklayan taraf oldu. Amare Stoudemire 24 sayı, 9 ribauntla oynasa da maçın kırılma anlarında ortada yoktu. Nash yine sonuna kadar direndi ama galibiyet için geç kalınmıştı. Amara’nin takası için Cavs’le anlaşmak üzere oldukları söyleniyor. Ancak onun için alacakları çok fazla değil. Talep bu kadar az mı? Yoksa Steve Kerr arkadaşı Danny Ferry’e kıyak mı geçiyor? Dedikodular doğruysa Miami’nin vermeyi vaat ettiği oyuncular bana göre daha değerliydi.

1-1

Deplasmanda Kobe ve Bynum’sız Lakers’a yenilirken kötü bir tablo çizdiler. Takımın en iyisi yine Manu Ginobili’ydi ama tek başına güçlü rakiplerine karşı yapabilecekleri sınırlıydı. Duncan 6’sı “garbage time”da olmak üzere 16 sayı üretti ama son iki dakikada bulduğu 6 sayı olmasa 10 sayıda kalacaktı. Hınçlarını Denver’den çıkarttılar ve 19 sayı farkla ezdiler. Uzun mesafeden şu atmaya eğilimli Nuggets uzaktan atarak, bir sürü şut kaçırdı ve maçın başından itibaren süreklilik sağlayamadılar. Spurs Tony Parker’ın yokluğuna rağmen topu iyi paylaşarak, kolay bir galibiyet aldı.

1-1

İtiraf etmeliyim ki Dallas’ın kötü gidişini çok dikkate almayıp, düzeleceklerini düşünüyordum. Alınan kötü sonuçların kısa süreli bir düşüşten kaynaklandığını ve lig maratonunda bunun en üst düzey takımların bile başına geldiğini ileri sürüyordum. Ancak artık oynanan oyun ve alınan sonuçlar kısa süreli bir düşüşten fazlasına işaret ediyor. Dallas deplasmanda Golden State’i yenerken potasında 117 sayı gördü. Oyun ne kadar hızlı oynanırsa oynansın, kazanılırken dahi Warriors’dan 117 sayı yemek iyi bir takımın yapacağı iş değil. Nitekim ertesi gece Denver deplasmanında 35 sayı fark yerken tüm zafiyetleri ortaya çıkıverdi. Dallas %38’le oynarken Denver %60’la attı. Ribauntlarda çok etkisizdiler. Bu sadece Erick Dampier ve Shawn Marion’ın yokluklarıyla açıklanacak bir eksiklik değil. Jason Kidd, sakat Kobe yerine All-Star seçildi. All-Star arasında Josh Howard, Drew Gooden, James Singleton ve Quinton Ross Washington’a gönderildi. Yerlerine Caron Butler, Haywood ve DeShawn Stevenson geldi. Bu önemli takasla Mavs kendine gelebilir.

1-0

Artarda 3 maç kazanarak olumlu grafiklerini devam ettirdiler. Philadelphia maçında zorlansalar da bir kez daha 100 sayıyı aşıp, 100 sayıyı aştıkları maç serisini 17 maça çıkarttılar. Chris Bosh All-Star arasına 24,4 sayı ve 11,4 ribaunt ortalamalarla giriyor. Şu anda oynayan sadece üç oyuncu 24 sayı ve 11 ribaunt ortalamalarla All-Star arasına girmişlerdi (Shaq (7 kez), Duncan (2 kez) ve KG (1 kez)). Kolay maç programlarından iyi faydalandılar ama Mart ayı programları zorlu maçlara sahne olacak. O zaman Toronto’yu bir kez daha değerlendirmek daha doğru olur.

1-1

Evlerinde Oklahoma’ya yenilirken sadece 77 sayıda kaldılar. Dördüncü çeyrekte sadece 14 sayı bulurken potalarında 30 sayı gördüler. Juwan Howard maç sonunda soyunma odasını dağıtıp, herkesin kendine gelmesi gerektiğini ağır bir dille söyledi. Ertesi gece oynayacakları maç için sabaha karşı Phoenix’e vardılar ve günlerdir dinlenen Suns’ın önüne çıktılar. Blazers, Suns önünde öyle istekli ve iyi planlanmış bir maç çıkarttı ki Suns bilhassa ilk yarıda ne olduğunu anlamadı. Koç McMillen Oklahoma maçında ilk beşte oynayan Batum yerine Steve Blake’i Andre Miller’la birlikte ilk beşte oynattı. Blake 20 sayı ve 12 asistle sezonun en iyi rakamlarına ulaştı. Miller maçın sonunda sıkıştıklarında potaya giderek takımını rahatlattı. Böylece Suns’ın 5 maçlık galibiyet serisine son verdiler. Eksik kadrolarıyla başardıkları destansı nitelikte.

1-1

İyi ki Darren Collison var! Collison Hornets’i playofflara taşımak için elinden geleni yaparken, çok iyi pişiyor. Hornets, Orlando Magic’e bir ara 17 sayı fark attığı maçta tutunamadı. Boston’ı ağırladıkları maçta ise 25 sayı ve 9 asistle takımını galibiyete taşımayı bildi. Bu sezon az kullanılan Morris Peterson da 16 sayı 10 ribauntla oynadı. Stojakovic’in iyi oyununu da eklersek Hornets’in playofflar için az da olsa şansı olduğunu söyleyebiliriz.

2-0

Washington’ı çekişmeli bir maç sonunda Raymond Felton’ın son saniyelerdeki basketiyle devirdiler. Minnesota’yı deplasmanda Nazr Mohammed’in son anlardaki smacıyla yenerek önemli bir galibiyet aldılar. İkinci çeyrekte farkı 21 sayıya çıkartmalarına rağmen Minnesota geri geldi ve dördüncü çeyrekte Bobcats’i kilitledi. Son çeyrekte sadece 13 sayı bulabilen Bobcats, Corey Brewer’ın dışarı çıkan topu saha içinde tutma gayreti yüzünden galibiyete ulaşabildi. Nazr Mohammed 21 sayı, 20 ribaunt ile ilk kez 20-20 yaptı.

1-1

Deplasmanda Indiana’yı yendiler ama evlerinde Orlando’dan fark yediler. Derrick Rose hafif sakatlığına rağmen All-Star maçında oynadı. Takas söylentilerinin ortasında yer alıyorlar.

0-1

Deplasmanda zordaki Miami’ye 33 sayı farka yenilerek durumun kendileri için de hiç iç açıcı olmadığını belgelediler. Takımın en yüksek sayı atan oyuncusu 12 sayıyla Luis Scola oldu ve Rockets 20 sayıyı sadece üçüncü çeyrekte geçebildikleri maçı 66 sayıyla tamamladılar. Tracy McGrady takasıyla en değerli oyuncuları takıma kazandırmaya çalışıyorlar. Eğer bunu başarabilirlerse All-Star arasından sonra yenilenmiş ve enerjik bir Rockets takımını sahada görebiliriz.

0-1

Artarda 4 mağlubiyet alarak playoff resminin dışında kaldılar. Evlerinde Atlanta’dan 14 sayı fark yerken ikinci yarı sadece 39 sayı bulabildiler. Dört maçlık mağlubiyet serisinde hep 100 sayıdan fazla yediler. Kazanmanın yolunun savunmadan geçtiğini biliyor olmaları lazım. Kalan maçları çok kolay değil ve playofflara girebilmek için daha önce tutturdukları form grafiğine ulaşmaları gerekiyor.

2-0

Beş maçlık yenilgi serisinden sonra evlerinde Houston’ı büyük bir hezimete uğratmayı başardılar. Müthiş bir savunma direnciyle rakiplerini sadece 66 sayıda tutarken 33 sayı fark attılar. Ertesi akşam Atlanta deplasmanında da son derece istekli bir oyun ortaya koydular ve Hawks’ı 18 sayı farkla sahadan sildiler. Jermaine O’Neal kariyerinde ilk kez %53,6 ile oynuyor (daha önce %48,5’u aşamamıştı) ve faydalı bir görev adamı tanımına cuk oturuyor.

1-1

Evlerinde Detroit’e yenilerek şaşırtıcı bir sonuç aldılar. Zayıf New Jersey’i deplasmanda 20 sayı farkla yenerek yollarına devam ettiler. Son 10 maçta 7-3’ler ve toparlandıkları görülüyor. Bilhassa Andrew Bogut ligin kalburüstü pivotları içine giriyor. 

1-1

Minnesota’yı rahat yenerek galibiyet serisini 5 maça çıkarttılar. Ertesi gece Toronto deplasmanında yenilerek seriyi sona erdirdiler. Bu maçta koç Eddie Jordan yanlış bir karar verip, ikinci yarıda Elton Brand yerine Royal Ivey’i oynatıp, takımı kısaltmak yoluna gitti. Aradaki 9 sayı fark üçüncü çeyreğin bitmesine 1:48 kala Brand oyuna tekrar girdiğinde 23 sayıya çıkmıştı. Yine de maçı 93-93 beraberliğe getirdiler ama ondan sonra sayı bulamadılar. Allen Iverson hala çocuğunun rahatsızlığı nedeniyle hastanede bulunuyor ve All-Star maçında oynamayacağı açıklandı.

2-0

Altı maçlık mağlubiyet serisini deplasmanda Knicks’i uzatmada yenerek sona erdirdiler. Tyreke Evans bu maçta 27 sayı, 6 asistle oynadı. Detroit deplasmanında ise sahneye Kevin Martin çıktı ve 26 sayıyla takımının en skorer oyuncusu oldu. Beno Udrih Knicks maçında sadece 6 dakika sahada kalmasına rağmen Pistons önünde sahada uzun süre kaldı ve ilk yarıda 18 olmak üzere toplamda 22 sayı buldu.

1-1

Milwaukee’de iyi bir deplasman galibiyeti aldılar. Ardından evlerinde Sacramento’ya yenildiler. Tayshaun Prince yavaş yavaş eski formuna kavuşuyor. Geçen yaz saçtıkları paraların bedelini şimdi takasla temizlemeye çalışıyorlar.

0-1

Evlerinde Chicago’ya yenilerek kötü gidişlerine devam ettiler. GM Larry Bird taraftarlardan sabır isterken Troy Murphy için diğer takımlardan dünyaları istiyor.

0-1

Charlotte deplasmanında Raymond Felton’ı durduramadılar ve maçı iki sayıyla kaybettiler. Sonunda yeniden yapılanmaya başladılar ve Caron Butler, Haywood ve DeShawn Stevenson’ı Dallas’a gönderip, yerlerine çok işe yaramayacak parçalar aldılar. Josh Howard 2 sene önceki formundan çok düşmüş durumda. Kafa bakımından da iyi durumda değil. Drew Gooden, James Singleton ve Quinton Ross önemli oyuncular değil. Esas önemlisi bu takasla istedikleri kadar kontratı bütçelerinden çıkartmış değiller. Hala lüks vergisi sınırının üzerindeler ve altına düşmeleri için takas yapmaları gerekiyor. Takas yapmış olmak için yapmışa benziyorlar.

0-2

Son 17 maçta 4-13’lük bir dereceye sahipler. Utah maçından sonra deplasmanda Golden State’e 30 sayı farkla yenilerek “mağlubiyet ufuklarını” genişlettiler. Tek parlak nokta Chris Kaman’ın All-Star maçında oynayacak olması.

0-1

Sacramento karşısında maçın bitmesine 7,5 dakika varken 15 sayı farkla önde ve galibiyetten emindiler. Maç önce uzatmaya gitti ve ardından uzatmada Knicks yenilgiye uzandı. Wilson Chandler’ın 35 sayılık kariyer rekoru da çöpe gitmiş oldu. D’Antoni ile kafadan çatlak gardı Nate Robinson’ın arası hala kötü. Robinson D’Antoni’ye cevap vereceğine oyun kurucu nasıl olur öğrense çok daha iyi olur.

0-2

Philadelphia deplasmanında farklı yenildiler. Evlerinde Nazr Mohammed’in içeri çevrilen topu smaçlamasıyla Charlotte’a maçı verdiler. Corey Brewer topu içeri çevirmeseydi maçı kazanma ihtimalleri yüksekti.

1-1

Dokuz maçlık mağlubiyet serisini Clippers’ı yenerek durdurdular. Stephen Curry bu maçta 36 sayı, 13 asist ve 10 ribauntla triple-double yaparken yıldızlaştı. Monta Ellis’in dizinden hafif sakatlığı bulunması sebebiyle çıkmadığı maçta Curry takımını sırtladı. 

0-2

Mağlubiyet serileri 8’e ulaştı. Cleveland deplasmanında gayretliydiler ama evlerinde Milwaukee’den 20 sayı fark yediler. 8 galibiyetten fazlasını alamayacaklarını düşünüyorum. Bu gerçekten korkunç bir derece olur. Bu arada başka bir ürkütücü manzara da Milwaukee maçında tribünlerde sadece 1016 seyirci olmasıdır. New Jersey’in kar altında bulunması 20 bin kapasiteli IZOD Center’da 1016 seyircinin olmasını tek başına izah etmiyor.

 

 

 

 

 

 

Arşiv
 

08/02/10
03/02/10
28/01/10
22/01/10
12/01/10
04/01/10
30/12/09
21/12/09
18/12/09
10/12/09
01/12/09
23/11/09
18/11/09
10/11/09

07/11/09

23/10/09