1
111111
 

Mete ACAR
10 Aralık 2009,
Perşembe

Ligin “olağan şüphelileri” zirveyi ele geçirdiler. Aralarına Denver’ı da aldıklarını söyleyebiliriz ama diğerleriyle aralarını açıyorlar. Takas söylentilerinin artmasıyla takas sezonunun açıldığını söyleyebiliriz. Allen Iverson profesyonel basketbola başladığı Sixers takımının formasını giymek üzere anlaştı.


Bu power ranking, takımların 7 Aralık - 14 Aralık tarihleri arasındaki tahmini performanslarıyla potansiyellerinin ve sıralamadaki yerlerinin bir ortalaması alınarak, son derece bilimsel(!) bir şekilde hazırlanmıştır.
 

 

3-0

Deplasman turunda fırtına gibi estiler. Kevin Garnett son 5 maçta 19 sayı ve 7.4 ribaunt ortalamalarla oynuyor. Asıl önemlisi bu süreçte % 59.1 saha içi şut yüzdesiyle oynuyor olması. Takımda biri teklediğinde diğeri sazı eline alıyor ve gün geçtikçe daha uyumlu hale gelen bir orkestraya benziyorlar. Sıkça eleştirdiğim Rasheed Wallace bile Spurs karşısında başarılı bir performans gösterdi.

3-0

Hımm... Miami maçından sonra Lakers hakkında ne diyeceğimi bilemiyorum. Mucize eseri maçı bir sayı farkla kazandılar. Heat kötü bir takım değil, üstelik iyi de oynadılar ama Heat’e karşı evinde şans eseri kazanıyorsan oturup düşünmek zorundasın. Ron Artest’in eline geleni potaya yollamasını birilerinin engellemesi gerekiyor. Benç hala felaket bir halde ama Farmar kendini toparladı. Üç sayıları atabilen bir oyuncuya ihtiyaçları var.

2-0

Bu hafta rahat bir programları vardı ve sadece iki maç oynadılar. Knicks’i evlerinde Rashard Lewis’in etkili oyunuyla devirdikten sonra çıktıkları Batı deplasman turunun ilk maçında Golden State karşısında adeta ecel terleri döktüler. Bu hafta Clippers, Jazz ve Suns’la deplasmanda oynayacaklar. Kadrodaki onca değişikliğe rağmen takım istatistikleri geçen sezonla neredeyse tıpatıp aynı. Bu devamlılığı sağladığı için koç Stan Van Gundy’ye teşekkür etmeliler.

3-0

Sezona 3-3 başladıktan sonra 11-2’lik bir dereceyle devam ettiler. Shaq’in takıma anlamlı bir katkısı yok ama lideriniz LeBron’sa korkmanıza gerek yok. Geçen sene rakiplerinden maç başına sadece 91.4 sayı yiyorlardı. Bu sene bu rakam 94.3 sayı ortalamasına çıkmış bulunuyor. Ancak son 7 maçta yedikleri sayı ortalamasını geçen sezonki miktara çektiler. Geçen sezonki seviyelerine geldiklerini söyleyebiliriz.

3-0

Haftayı mağlubiyetsiz kapattılar. Deplasmanda Spurs’ü yendikleri maçta iyi bir takım performansı gösterdiler. Lakers’la birlikte Batı konferansının en iyi takımı durumundalar. Carmelo Anthony çok iyi bir sezon geçiriyor. %47.9 saha içi şut isabet oranıyla 29.6 sayı ortalaması tutturmuş bulunuyor. Bu hafta çıkacakları üç maçlık Doğu deplasman turunda da performanslarının çok değişeceğini sanmıyorum.

2-1

Fark attıkları Toronto maçından sonra evlerinde New York’a yenilerek tüy diktiler. Dallas deplasmanında çekişmeli bir maçtan sonra Mavs’i yenmeyi başardılar. Bu maçta %36 ile saha içi şut isabet oranına rağmen 16 hücum ribauntu alarak ve rakibi top kaybına zorlayarak maçı kazandılar. Daha istikrarlı olmaları gerekiyor, zira kadroları Doğu Konferansı’nın zirve takımlarından biri olmaları için yeterli. Fakat bu güveni verecek istikrara kavuşamadılar. Mike Bibby son iki maçta vasat oynadı ama Joe Johnson eski formuna kavuşmuş gözüküyor.

1-3

Deplasman turunda önce Knicks’ten bir şamar yediler. Ardından Cavs Suns’ı adeta bir kağıt gibi buruşturup çöpe attı. İki maçta da 100 sayı barajını aşamadılar ve rakiplerinden fark yediler. Steve Nash Cavs maçında 5 asiste karşı 6 top kaybıyla oynadı. Evlerinde Kings’i yendikten sonra yine deplasmanda Lakers’a boyun eğdiler ve 88 sayıda kaldılar. Görünüşe göre deplasmanda güçlü rakipleri önünde zorlanacaklar. Ribaunt problemi işlerini ileride daha güçleştirecektir. Aralık ayında sadece 5 deplasman maçları var ama Orlando, Cleveland, San Antonio, L.A. Lakers ve Boston gibi güçlü takımları ağırlayacaklar.

2-2

Erick Dampier açıklanmayan hastalığını atlatıp, sahalara geri döndü. New Jersey Nets’e karşı 18 sayı ve 11 ribauntla kaldığı yerden devam ettiğini gösterdi. Sekiz maç kaçırmasına sebep olan rahatsızlık ise kolunun uyuşmasıymış. Doktorlar bir dizi test yapmışlar ve sonuçta bir şey çıkmamış. Berbat bir şut yüzdesiyle oynadıkları Memphis maçında fark yediler. Sert savunma yapabilen takımlara karşı çok zorlanıyorlar. Benzer bir senaryoyu evlerinde kaybettikleri Atlanta maçında da gördük. Mavs bu sezon ilk kez artarda yenilgiler almış oldu. Ayrıca ilk kez 75 sayıda kaldılar. Sadece Nowitzki ve Terry’nin ellerine bakmaları galibiyet için yeterli olmayabiliyor.

2-1

Carlos Boozer All-Star seviyesinde oynuyor. Evlerinde oynadıkları son altı maçtan beşini kazandılar. Ancak deplasmanda kötü bir grafik çiziyorlar. Zayıf Minnesota’ya yenilerek bunu bir kez daha gösterdiler. Bu hafta iki kez Lakers’la, Spurs ve Magic’le karşılaşacaklar. Evlerinde ne kadar güçlü olduklarını göstermek için önlerinde önemli maçlar var. Koç Sloan’un kontratı bir sene daha uzatıldı ve böylece gelecek sene de Sloan’u takımın başında göreceğiz.

1-1

Evlerinde Miami’ye yenilince art arda 3. mağlubiyetlerini almış oldular ve basına epey konu oldular. Houston’ı ağırladıkları maçta önce Greg Oden’ı sakatlık nedeniyle kaybettiler. Dizkapağını kıran Oden sezonu kapattı. Moral bozucu bu sakatlıktan sonra geri düştükleri bu maçta Roy ve Miller’ın gayretleriyle maçı bir sayıyla aldılar. Portland geçen seneki kadrodan çok farklı bir kadroya sahip değil belki ama Andre Miller ve Greg Oden’ı takım içine adapte ettiremediler. Bazıları Oden’ın pota altına girerek Roy’un alanını daralttığını, bazısı Miller’ın topa hükmetmesinden dolayı yine topa hükmetmeyi seven Roy’la aynı anda sahada olmasının problem yarattığını ve bir kısmı da Roy’un bu oyuncularla birlikte oynamayı öğrenmesi gerektiğini söylüyorlar. Oden uzun bir süre daha yok. Görünüşe göre uyum sorunu olan Miller bir forvet oyuncusu için takas edilecek. Şov yine Brandon Roy’a kalacak. Bakalım bu Roy’a bağlı oyun ne derece başarılı olacak? Bunu Doğu deplasman turunda daha iyi göreceğiz.

2-2

Lakers maçında bir sürü faul atışı kaçırmaları Heat’i galibiyetten etti. Ardından Kings’i deplasmanda rahat yendiler. Deplasmanda başarılı bir takım Heat ve playoff’larda birilerinin başına bela olabilirler. Aralık ayının kalan maçlarında sadece 3 deplasman maçları var ve maç programları ağır değil. Eğer Wade’e skorda yardımcı olabilecek oyuncuları çıkartabilirlerse galibiyete daha yakın oluyorlar.

2-1

Batı deplasman turunda çok iyi sonuçlar aldılar. Golden State’in ikramını geri çevirmediler ama Greg Oden’ın sakatlanıp oyunu terk ettiği maçta Portland’a son saniyelerde yenildiler. Aaron Brooks çıkış içinde ve kontrollü oynadıkça takımına faydası oluyor. Trevor Ariza 18.1 sayı ortalamasıyla oynuyor ama saha içi şut isabet oranı % 38.7. Ariza’nın kariyer ortalamasının %45.7 olduğuna dikkatinizi çekerim. Bençten gelen Carl Landry her ay ortalamalarını yükseltiyor ve Aralık ayında 18.3 sayı ve 7.7 ribaunt ortalamalarına kavuşmuş bulunuyor. Bu arada T-Mac için takas dedikoduları da yavaş yavaş ısınmaya başlıyor.

1-1

Celtics önünde ikinci yarıda dağıldılar. Oyuncu rotasyonlarının sınırlı olması ve sakatlıklar Thunder’ı çok zorluyor. Bu sezon sadece iki kez artarda iki maç kazanabildiler. Neyse ki seri halde yenilgiler de almıyorlar. Bu seviyede devam ederlerse playoff’lar için aşağı sıralarda bir yer bulabilirler. Kevin Durant son 5 maçta 31 sayı ortalamayla oynuyor. Pivot pozisyonunda çok zayıf kalıyorlar.

0-2

20’si hücum olmak üzere 55 beş ribaunt alıp maçı kaybediyorsanız ortada bir gariplik var demektir. San Antonio bunu Boston maçında başardı. Üstelik rakibi sadece 32 ribaunt almıştı. Bol bol faul atışı ve üç sayılık şut kaçırdılar. Denver maçında ise rakiplerine ribauntlarda boyun eğdiler. Evlerine art arda iki maç kaybederek güçlü takımlar seviyesinde olmadıklarını gösterdiler. Greg Popovch DeJuan Blair’e daha fazla süre vermeli, çünkü verilen süreyi çok iyi değerlendiriyor. Manu Ginobili eski günlerini mumla aratıyor. Richard Jefferson takasının tutmadığını söylemek için çok mu erken acaba? Spurs son 12 yıl içinde ilk kez uyum sorunu yaşıyor..

1-1

Houston’dan evlerinde fark yerken çok dağınık bir görüntü çizdiler. Haftanın ikinci ve son maçında güçsüz Indiana’yı 72 sayıda tutup farklı yenmeyi başardılar. Takım yenilse de yense de Marcus Camby 2 haftadır çıldırmış gibi oynuyor. Son altı maçta 16.3 ribaunt, 11,5 sayı ve 2,6 blok ortalamalarla oynuyor bu profesyonellik abidesi oyuncu. Son 7 maçta 5 galibiyetleri var ama ne kadar iyi olduklarını bu ayki zorlu maç programından çıktıklarında anlayacağız. Aralık ayının kalanında oynayacakları 12 maçtan 7’si deplasman maçı ve evlerinde Orlando, San Antonio ve Boston gibi üç önemli rakiple karşılaşacaklar.

1-2

Herkes çaylak Brandon Jennings’den bahsediyor ama çaylak Tyreke Evans da ortalığı birbirine katıyor. 19.4 sayı ve 4.9 asist ortalamalarla oynayan Evans kısa zamanda takımın en önemli oyuncusu haline geldi. Topu devamlı elinde isteyen Kevin Martin sakatlığı sebebiyle takımda yer alamayınca Kings takım basketbolu oynamaya başladı. Bundan Beno Udrih, Casspi, Rodriguez, Greene ve Thompson faydalanıyorlar. Evlerinde iyi oynuyorlar ama deplasmanda adeta yok oluyorlar. Bu hafta evlerinde Indiana’yı yendiler ama deplasmanda Phoenix’e ve evlerinde Miami’ye yenildiler.

1-2

Evlerinde Boston tarafından şarampole yuvarlandılar. Daha da kötüsü New Jersey’e yenilen ilk takım “payesini” elde ettiler. Neyse ki dördüncü çeyreğinde büyük mücadele gösterdikleri Sixers önünde zor da olsa galip gelebildiler. Koç Larry Brown tarafından sıkça eleştirilen Boris Diaw’ın Sixers önünde başarılı bir performans göstermesi Bobcats adına sevindirici bir gelişmeydi. Oyuncu rotasyonunun dar olmasının sıkıntısını yaşıyorlar. Geniş bir bençle bulundukları yerden çok daha yukarılarda olabilirlerdi. Playoff yolunda onları en çok zorlayacak olan şey budur. İlk beş oyuncularının sakatlıklarında boşluğu dolduramazlar.

2-1

Son 11 maçlarında 7 galibiyetleri var. Geçtiğimiz hafta deplasmanda Minnesota’yı ve evlerinde Dallas’ı yendiler. Bilhassa Dallas önündeki performansları çok iyiydi ve Dallas’ı farklı yenmelerini sağladı. Jamaal Tinsley Memphis’in kendisine verdiği şansı fena değerlendirmiyor. Ancak Marc Gasol’un performansında üç maçtır düşüş var. Bu düşüşle birlikte aldığı süreler de biraz azaldı. Hasheem Thabeet’e daha fazla süre veriliyor. Gasol’un performans eksikliğini ise Zach Randolph kapatıyor. Randolph son iki maçta double-double yaptı.

1-1

Chris Paul’ün sakatlıktan döndüğü karşılaşmada Minnesota önünde uzun süre geride kaldılar ama maçı galip bitirmeyi başardılar. Paul bu maçta 16 sayı, 15 asist, 8 top çalma ve 6 ribaunt yaparak kaldığı yerden devam edeceğini gösterdi. Aralık ayı maç programları dişlerine göre. Bundan faydalanarak üst sıralara gözlerini dikmeleri gerekiyor.

1-3

Wizards’a son saniyelerde acemiliklerinden yenildiler. Ardından yine deplasmanda Pistons’a boyun eğdiler. Haftanın en kötü sonucunu ise evlerinde Cavs’den aldılar. Berbat oynadıkları ikinci çeyrek sonunda maçın kaderi belli olmuştu. Lige 7-2 başladıktan sonra şu an 9-10’luk bir dereceye sahipler. Son 8 maçlarında 7 yenilgi aldılar. İyi bir savunma takımı hüviyetinden çıkmış bulunuyorlar. Son 8 maçlarından sadece birinde 100 sayının altında yediler ve zaten o maçta Chicago’yu 2 sayıyla 99-97 yendiler. Hızla sezonun başında tahmin edilen takıma benziyorlar: Çok sayı yiyen, savunması zayıf ve derin bir kadrosu olmayan Bucks.

2-2

Atlanta maçında 146 sayı yiyerek sezonun en çok sayı yeme rekorunu egale ettiler. Bu maçta kötü oynamanın dışında oyuna ilgisiz kaldılar. Chris Bosh Atlanta maçında ilk kez oyuna hiç katılmadı. Wizards deplasmanında tablo değişti ve Toronto’nun savunma yaptığını söyleyebiliriz (en azından çok sayı yemediler). Uzatma sonunda kazandıkları maçta mühim taktiksel değişiklikler yoktu. Sadece maçı kazanma uğruna ilk beşin sahada daha fazla kaldığına tanık olduk. Deplasmanda 78 sayıda tutup, darmadağın ettikleri Bulls karşısında ise geniş bir oyuncu rotasyonuyla sonuca gittiler. Toronto’nun son iki maçtakine benzer sonuçlara daha sık ihtiyacı var. Yoksa koç Jay Triano ile yollarını ayıracaklarını söylemek için kahin olmaya gerek yok.

2-1

Ben Gordon Chicago maçında tekrar sahalara döndü ama maçı kazanamadılar. Zaten deplasmanda başarılı sonuçlar alamıyorlar. Evlerindeki Milwaukee ve Washington maçlarını kazanmayı bildiler. İkinci turdan draft ettikleri ve hakkında fazla bir şey bilinmeyen İsveçli Jerebko gayretiyle takımda önemli bir rol üstlenmeyi becerdi. Öyle ki GM Dumars sakat Prince’ı takas etmeyi bile düşünebilir.

2-2

Hafta başında deplasmanda yendikleri Toronto’ya bu kez kendi evlerinde uzatmada yenildiler. Gilbert Arenas 34 sayıyla oynadı ve Brendan Haywood 16 ribaunt topladı ama bunlar galibiyet için yetmedi. Arenas oyun kurucu değil iki numara oynuyor gibi. Zaten Earl Boykins’le birlikte çok süre aldılar. Wizards’ın uzun süredir denediği ve zaman zaman başarılı olduğu Arenas-Butler-Jamison üçlüsüne dayalı basketbol oyunu bu yaz yapılan oyuncu katkılarına rağmen artık verimli olamıyor. Wizards’da değişiklikler kaçınılmaz görünüyor. Pazar gecesi Detroit deplasmanında yine bir yenilgi aldılar.

1-3

Son haftalarda maç programlarının azizliğine uğrayıp bolca yenilgi aldılar. Cavs önünde ilk yarıyı başa baş götürdükleri maçın ikinci yarısında dağıldılar. Ertesi akşam bu kez evlerinde zayıf Raptors önünde teslim bayrağını ilk çeyrekte çektiler ve 32 sayı farkla yenildikleri maçta sezonun en kötü oyununu oynadılar. Çaylak Taj Gibson iyi oyunuyla göz dolduruyor ve bu yüzden Bulls Tyrus Thomas’ı takas etmek istiyor. Senaryolardan birinde Thomas ve Jerome James’i Al Harrington karşılığında Knicks’e takas ediyorlar. İki tarafa da uyduğu için olma ihtimali yüksek bir takas. Kirk Hinrich el başparmağından sakatlandı ve 2 hafta forma giyemeyecek. Bu arada her ne kadar şu sıralar dedikodusu olmasa da Lakers takas yoluyla Hinrich’i almak için istekli olabilir. Böylece önümüzdeki yaz için Bulls’un salary cap’i iyice boşalmış olacak.

3-1

İki haftadır fena basketbol oynamadıklarını ama bunu galibiyetlere çeviremediklerini görüyorduk. Bu hafta Suns’ı perişan ettikten sonra deplasmanda pes etmeyerek, Hawks’ı yendiler. Chris Duhon Atlanta önünde 25 sayı ve 10 asistle oynadı. Pazar günü evlerinde Nets’i ikinci yarıdaki oyunlarıyla alt etmeyi bildiler. Bu arada Nate Robinson koç D’Antoni tarafından oynatılmıyor. Robinson’ın da takas edilme olasılığı yüksek gözüküyor.

1-3

İddia öne sürmeyi sevmem ama iddia ediyorum ki Don Nelson yerinde yardımcı koç Keith Smart olsaydı Warriors evinde Rockets’ı yenerdi. Sekiz, on sayı farkla öndeyken koç Nelson’ın maçın son dakikalarında sahada tuttuğu beş şu oyunculardan oluşuyordu: Curry-Ellis-CJ Watson-Morrow-Radmanovic. Pivotu bırakın doğru dürüst power forvet bile yok takımda! Sonuçta fark eridi ve Houston 2 sayı farkla galip ayrıldı. Don Nelson açıkça maçı Rockets’a tepside sundu. Orlando’yu ağırladıkları maçta da son üç dakikada çok süre alan oyuncular yorulduğu için maçı kaybettiler. Ancak suç sadece koçta değil; yöneticilerin de bu sonuçlarda payı var. Bir yeniden yapılanma düşünülüyorsa bence başta GM Larry Riley’nin gitmesi gerekiyor.

0-5

Beş maçtır galibiyet yüzü göremiyorlar ve Batı deplasman turunda umduklarını bulamadılar. Son maçta Clippers önünde sadece 72 sayıda kaldılar. Sakatlıkların iyileşmesine rağmen uyumlu ve istikrarlı bir basketbol oynayamıyorlar. Bunda sezon başından beri sahaya yedi farklı ilk beşle çıkmalarının rolü büyük olsa gerek. Roy Hibbert’in Jeff Foster yerine bençe çekilmesini ben anlayamadım. Koç Jim O’Brien herhalde Hibbert’ın bençten sağlayacağı sayı katkısını düşünüyor olmalı. Bu oyunla playoff yapmalarının imkanı yok. GM Larry Bird bir Indiana efsanesi olabilir ama doğru dürüst bir takım yaratamadı. Bence yönetimin yeniden yapılandırılması gerekiyor.

0-3

Art arda 9 maçtır kaybediyorlar ve ligin en uzun yenilgi serisine sahipler. Charlotte deplasmanında maçı son saniyelerde kaybettiler. Çaylak Jrue Holiday’in sakatlanmasıyla bu sezon için anlaştıkları Allen Iverson’ı dört gözle bekler oldular. Evet, Iverson pazartesi günü ilk NBA forması giydiği takımla yine bir eski takımı olan Denver önüne çıkacak. Iverson birçok takımın sorunlarını giderecek bir cevap olamaz belki ama Sixers’ın ona ihtiyaç duyduğu kesin. Bilet satışlarının şimdiden arttığını duyuyoruz. Sixers bir anda küllerinden yeniden doğacak olmasa da Ivy’den dolayı ilgiyle izlenen bir takım olacaktır.

1-2

Hornets önünde maçı uzun süre önde götürmelerine rağmen sahadan yenik ayrıldılar. Kevin Love sakatlıktan döndü ve ilk maçında 11 sayı, 11 ribauntla göz doldurdu. Uzun süredir beklenen performansını gösteremeyen Al Jefferson da 20 sayı ve 14 ribauntla oynadı. Galibiyeti bir sonraki maçta Utah’ı yenerek hanelerine yazdırdılar. Kevin Love bu maçta da bençten gelerek 18 sayı ve 10 ribauntluk çok önemli bir katkı sağladı. Jazz önünde tam yedi oyuncu çift haneli skor üretti. Ryan Gomes da çok formda. Minnesota toparlanırken Ramon Sessions geçen seneki formundan hayli uzakta bulunuyor.

1-2

Sezona en kötü başlama rekorunu kırdılar. 0-18’den sonra evlerinde Charlotte’u çekişmeli bir maç sonunda devirmeyi başararak rekoru geliştirmeyi durdurdular. Bu galibiyette sakatlıktan yakın zamanda dönen Courtney Lee’nin 27 sayısı önemli bir pay sahibiydi. Pazar günü Knicks’le yaptıkları maçtan mağlubiyetle ayrıldılar ama eskiye nazaran daha iyi oynadıklarını söyleyebiliriz. Koç pozisyonuna genel menajer Kiki Vandeweghe geçti ama koçluk görevini yardımcısı Del Harris yapıyor.

 

 

 

 

 

Arşiv
 

01/12/09
23/11/09
18/11/09
10/11/09

07/11/09

23/10/09