1
111111
 

Mete ACAR
9 Mart 2010, Salı

Playoff yarışı son sürat devam ederken Cleveland-Detroit maçının 3. periyodunda Pistons guardı Rodney Stuckey mola sırasında bençlerinde fenalık geçirdi ve antrenör Arnie Karner’ın kollarında yığılıp, kaldı. Stuckey acilen hastaneye kaldırılırken, maç 12 dakika durdu. Tekrar başlamadan önce Cavs ve Pistons oyuncuları saha ortasında bir araya gelerek Stuckey için dua ettiler. Evet, basketbol sadece bir oyun. Bunu hepimize hatırlattıkları için iki takım oyuncularına teşekkür ederiz.

Bu power ranking, takımların 8 - 14 Mart tarihleri arasındaki tahmini performanslarıyla potansiyellerinin ve sıralamadaki yerlerinin bir ortalaması alınarak, son derece bilimsel(!) bir şekilde hazırlanmıştır.
 

 

3-1

Shaq parmağından ameliyat oldu ve 6-8 hafta forma giyemeyecek. Ne gam! Takas edilen Ilgauskas Mart ayı sonunda Cavs’e geri dönüyor. Zaten makine düzeninde işliyor ve takımların geri kalanıyla arayı her geçen gün daha da açıyorlar. Bence 2000’li yılların başındaki Lakers ve Spurs takımları kadar iyiler ve bu ligin kalanı için fazlasıyla korkutucu. Detroit maçında ayağını hafif şekilde burkan LeBron Milwaukee maçında oynamayınca 6 galibiyet ardından yenilgi tatmış oldular.

4-0

Pazar günü oynanan Lakers maçına kadar 4 maçlarını en az 10 sayı farkla kazanmış ve güven pompalamışlardı. Lakers’a karşı maçın sonunu zor getirmiş olsalar da maç hep daha çok onlara yakındı. Önemli olan sahada çok mücadele eden bir takım haline gelmiş olmaları. Dwight Howard’ın “panzehiri” pek yok gibi gözüküyor. Carter eski formuna ulaşmış durumda ve Matt Barnes, Gortat, Pietrus ve Bass gibi savunmacı oyuncuları mevcut. Tek dezavantajları Jameer Nelson’ın tahmin edilemez oyunu.

4-0

Jason Terry’nin Minnesota maçında elmacık kemiğinin kırılması istim üzerindeki Dallas için çok kötü oldu, zira Terry çok formdaydı. Gerçi sadece 1-2 hafta kaçıracak ama yine de eksikliği hissedilecektir. Tahmin ettiğim üzere galibiyet serisini 11’e çıkarttılar (evlerindeki Boston maçına kadar kazanacaklarını öngörüyorum). Son 3 maçta savunmalarının çok iyi olmadığı bu maçlarda 100 ve üzerinde sayı yemelerinden anlaşılıyor.

1-3

Eğer şampiyonluk adaylarından biri olduğunuzu iddia ediyorsanız kesinlikle daha iyi oynamalısınız. Lakers’ın geçen seneden daha iyi olduğu tek alan savunma verimliliği bence. O da birçok rakip karşısında işe yaramıyor. Lakers’ın playofflara girip girmeyeceği bile belli olmayan Miami ve Charlotte’a yenilmesi Lakers taraftarları için düşündürücü olmalı. Tabii bir de Kobe’nin Quentin Richardson’ın savunmasında takılmaması durumu var. Orlando yenilgisiyle Gasol’un transferinden beri ilk kez artarda 3 maç kaybettiler. Geçen sezon 65-17 bitirmişlerdi. Geçen sezonki yenilgi rakamını şimdiden aştılar ve kalan maçlarının çoğu da deplasmanda oynanacak.

3-1

Phoenix deplasmanında fena ezildiler. Carmelo Anthony-Kevin Durant düellosunu ‘Melo kazandı ve Denver farklı galip geldi. Son maçlarına baktığımda Washington yenilgisini falan görüyorum. Feci istikrarsızlar. Indiana ve Portland’ı evlerinde yenerek Batı konferansı lideri Lakers’a yaklaştılar ama maç programlarıyla ne onlara, ne de Mavs’e yetişebilirler.

2-1

Bir istikrarsız takım daha. Deplasmanda Clippers’a yetişemeyerek, maçı kaybettiler. Yine deplasmanda 4. çeyreği 41-22 üstün geçip, Suns’ı yendiler. Jazz’i seyretmesi çok zevkli çünkü kasmadan, zevkine oynar gibiler. Ancak evlerinde oynadıkları Clippers maçında çok iyi bir oerformans gösterdiler. Bilhassa Mehmer Okur hayatımda gördüğüm en “acımasız” smacını attı ve 27 sayıyla takımının en skorer oyuncusu oldu. Mehmet böyle oynarsa Utah “farklı” bir takım olur ve playoff senaryolarını baştan yazabilir.    

4-0

Paul Pierce’ın sakatlıktan dönmesiyle toparlandılar. Nate Robinson’ın ardından Spurs’den ayrılan Michael Finley’i aldılar. Nate Robinson bençten gelerek üçlüklerle katkı sağlıyor gibi görünüyor ama playofflarda bu oyuncuların çok fayda sağlayamayacağını düşünüyorum. Philadelphia karşısında Celtics yataktan yeni kalkmış ve güzelliğini makyaja borçlu bir kadına benziyordu. Sixers koştuğu her an basket bularak Celtics’in “makyajını akıttı”. Keza etkili bir bençi olmayan, sadece Al Thornton ve Blatche ile etkili olabilen Wizards önünde son saniyelerde Ray Allen’ın üçlüğüyle galip gelebildiler. Takımı yine Ray Allen sürüklüyor (10/15 FG). KG’nin 0/7 ile oynadığını ve 8 sayısını faullerden bulduğunu belirtelim. Yine de playofflara sağlıklı girerlerse üzerlerine çizik atmak çok yanlış olur. 

3-1/font>

Celtics’le playoff sıralaması için büyük bir çekişme içindeler. Maç programları Hawks’un şansının daha yüksek olduğunu söylüyor ama deplasmanda daha başarılı sonuçlar almak zorundalar. Jamal Crawford, Josh Smith ve Marvin Williams formdalar. Deplasman turunun ilk maçında Miami’ye yenildiler.

3-1

Amare sezon sonu için değerini en yükseğe çıkarmaya çalışıyor ve bunun için çok iyi performanslar sergiliyor (Son 3 maçta 30’ar sayı attı). Ancak bazen Utah maçında olduğu gibi karşılığını alamadığı oluyor. Suns üçüncü çeyreğin sonunda maçın bitmiş olduğunu sanmış olacak ki dördüncü periyotta adeta sahada yoktular. Sonuç hüsran oldu. Yine de son 10 maçta 8-2’lik sonuç hiç de fena sayılmaz. Cuma gecesi oynayacakları Lakers maçına kadar maçları yok. 

3-1

Denver deplasmanında etkili olamadılar ama daha gençler ve o seviyeye çıkmak için zamana ihtiyaçları var. Clippers ve Kings’i deplasmanda yenerek önemli galibiyetler aldılar. Denver maçında 19 sayıda kalan Durant, Clippers ve Kings karşısında 25 sayı barajını aştı.

3-0

San Antonio’nun durumunu en güzel Michael Finley özetliyor. Finley: “Playofflarda bir şampiyon adayının kadrosunda yer almak istiyorum” diyerek kontratının buy-out edilmesini istedi. Belli ki Spurs’ü şampiyon adayı olarak görmüyor. Gittiği takım da Celtics; Cavs falan değil. 4 maçtır kazanıyorlar ancak bu haftanın ilk maçında Cavs ile deplasmanda kapışacaklar (LeBron oynamayabilir). Memphis deplasmanında Tony Parker elini kırdı ve 6 hafta kadar sahalardan uzak olacak. Spurs adına önemli bir kayıptır. Manu Ginobili takımı sürükleyen oyuncu rolüne devam ediyor. Son 4 maçta 17,7 sayı, 6,7 asist, 4 ribaunt ortalamalara sahip. Tim Duncan’ı artarda iki gece oynatmayacakları söyleniyordu ama oynatmaya devam ediyorlar.

2-1

Memphis deplasmanında Roy’un iyi oyunuyla galip geldiler. Kolay geçen Indiana maçından sonra Denver deplasmanında yenilgi aldılar. Antrenmanda ayak bileğini burkan Camby Denver’a karşı forma giyemedi ama sakatlığı uzun sürecek gibi değil. Playofflara son sıradan gireceklerini iddia etmek kehanet olmaz.

3-0

Toronto’nun aksine All-Star arasından sonra çok önemli bir çıkışa imza attılar (9-2). Washington’a hem evlerinde hem de deplasmanda fark attılar. Ancak asıl önemli galibiyeti Cleveland önünde aldılar. LeBron’ın oynamadığını biliyorum ama onun eksikliğine rağmen Bucks adına önemli bir galibiyet oldu. Bogut ve Salmons dışında Delfino, Jennings, Mbah a Moute, Stackhouse ve İlyasova da önemli katkı veriyorlar. Cleveland’ın ardından bu hafta Boston’ı ağırlayacaklar.

3-0

4 maçlık yenilgi serisinden sonra artarda 3 maç kazandılar. Golden State, L.A. Lakers ve Atlanta’yı yendikleri bu 3 maçta Wade 33,3 sayı ve 12 asistle durdurulamaz şekilde oynadı. Quentin Richardson Lakers ve Hawks önünde döktürürken, Beasley Hawks maçında etkiliydi. Salı günü oynayacakları Charlotte maçından sonra 6 maçı sahalarında oynayacaklar. Sonraki maçları da zorlu değil. Bu şekilde oynarlarsa playofflara girmeleri muhakkaktır.

1-2

New York’u yenerek 4 maçlık mağlubiyet serisinden sonra galip geldiler. Philadelphia’yı ağırladıkları karşılaşmada ayak bileğindeki sakatlıktan dolayı 7 maç kaçıran Chris Bosh sahalara geri döndü ama pek hazır görünmedi. Hidayet’in sakatlıktan dolayı yokluğunda koşan Sixers’la baş edemediler. All-Star arasından sonra 3-6’lık bir derece yaptılar ve bu hafta 4 maçlık batı turuna çıkıyorlar. Toparlanmazlarsa playoff sıralamasında daha da düşebilirler.  

2-2

Evlerinde Dallas ve deplasmanda Boston’a yenildiler. Ardından evlerinde Lakers ve Warriors’ı yenerek playoff potasına çok yaklaştılar. Maç programları da çok zorlu değil. Bu yüzden Chicago yerine playofflara girmeleri büyük bir olasılıktır. Sezon içinde çok süre verilmeyen DJ Augustin son 3 maçta 20 dakikanın üzerinde süre aldı ve bilhassa Lakers ile Warriors maçlarında çok faydalı oldu. Chicago’daki günlerinden sonra Charlotte Tyrus Thomas’a cennet gibi geliyor olmalı. Chicago’da bu sezon hiç double-double yapmayan Thomas, Charlotte formasıyla çıktığı 9 maçta 3 double-double’a imza attı.

2-2

Evlerindeki Portland ve San Antonio maçlarını kazandılar ama bu iki yenilginin arasında deplasmanda New Orleans ve Chicago’yu yenmeyi bildiler. Son 6 deplasman maçlarını kazanarak ilginç bir seriye imza attılar. Ama daha ilginci evlerindeki son 8 maçı kaybetmiş olmaları. Evlerinde aldıkları son galibiyet 1 Şubat’taki Lakers galibiyetiydi. Grizzlies de playoff şansını çok azalttı.

2-2

Carl Landry’i gönderip, Kevin Martin’i almalarının ne karlı bir takas olduğu fikrini satmaya çalışıyorlar ama doğru dürüst galibiyet alamadıktan sonra bunu iddia etmenin çok anlamı yok. Belki Yao’nun sağlıklı dönmesiyle istedikleri şekilde oynayan bir takımı yaratabilirler ama şu anda iyi gitmiyorlar.  Luis Scola son 3 maçta 21,3 sayı ve 18 ribaunt ortalamalar tutturdu.

0-3

Artarda 4 yenilgi alan Bulls’a oyunundan ötürü kızmamak lazım, çünkü yönetim takaslarda önemli oyuncularını gönderdi. Bilhassa John Salmons’ın eksikliği hissediliyor. Tabii artarda dört yenilginin üçünün evlerinde geldiğini belirtmek gerekiyor. Dallas’a karşı başta Derrick Rose olmak üzere iyi direndiler ama daha iyi ve tecrübeli Mavs’i deviremediler. Mart ayı programlarının kalanı kolay değil ve inişteki Bulls playoff sırasını Charlotte’a kaptırabilir.

0-3

Artarda 4 ve son 7 maçın 6’sını kaybettiler. Marcus Thornton ve Darren Collison gibi 2 harika gence sahipler ve bunların oyununu geliştirmek için uğraşmaları gerekiyor. Playoff tablosundan çıktıklarını ve Chris Paul yakında dönecek olsa bile tekrar o tabloda yer alamayacaklarını düşünüyorum.

1-3

5 maçlık yenilgi serisinin ardından Toronto’yu deplasmanda yenerek kötü gidişe set çektiler. “Bildikleri gibi” oynamak Sixers’a yaramış gibi. Eddie Jordan’ın oturtmak istediği Princeton hücum sistemi bir anda oturtulacak bir şey değil. Öncelikle oyuncuların sistemi kabul etmesi gerekiyor. Oyuncuların bu konuda çekincesi olduğu biliniyor. Takımda bir de Iguodala gibi hızlı hücumlarla veya içeriye dalarak sivrilen önemli bir oyuncu varsa bu sistemi getirmek daha da zor bir hal alıyor. Iguodala’nın takaslarda adının geçmesi ve belki yazın takas edilecek olmasının sebebi sisteme uymamasından dolayıdır. Thaddeus Young Raptors maçında 32 sayı atarak kariyer rekoru kırdı. Williams ve Holiday guard ikilisi de şu sıralar başarılı maçlar çıkartıyorlar. 

0-3

Artarda 3 mağlubiyet aldılar ama son saniyelerde kaybettikleri Boston maçı en can acıtanı olmalı. Blatche geçtiğimiz haftalardaki “çılgın” performanslarından sonra biraz duruldu. Rakipleri artık onu ciddiye alıyor olmalı. Al Thornton Celtics karşısında 24 sayı, 11 ribauntla oynadı ama Wizards forması altında ortalamaları 14,1 sayı ve 4,5 ribaunt. Bunlar bence zaten tutturması gereken istatistikler. Thornton daha istikrarlı olmalı ve Milwaukee maçlarındaki gibi sahadan kaybolmamalı. JaVale McGee çok atletik bir oyuncu ama o derecede ham ve istikrarsız. Milwaukee maçında 11 ribaunt aldıktan sonra Boston karşısında sadece 1 ribaunt alabildi.

1-3

Artarda 3 mağlubiyet alarak beyhude bir sezonun yenilgi rakamlarını arttırdılar. İyi bir nüveye ve bu yaz için salary cap boşluğuna sahip oldukları söyleniyor da kim, ne diye gelsin bu takıma? Topa biraz sert gireceğim ama hangi yıldız oyuncu bu takımda profesyonel yaşamını köreltmek ister? Kaman ve çaylak Blake Griffin ilk fırsatta kaçmaya çalışmayacaklar mı? Peki bunca rezil sezonun sonunda hala nasıl koltukları dolduracak seyirci bulabiliyor ve ligin karlı takımları arasına girebiliyorlar? İşte bunu ben de hiç anlamıyorum. Los Angeles’ta ne yapsan satılıyor galiba. Holiday guard ikilisi de şu sıralar başarılı maçlar çıkartıyorlar.

1-3

Houston deplasmanında Carl Landry’nin 22 sayı ve 10 ribauntluk performansıyla galip gelmeyi başardılar. Beno Udrih ve Tyreke Evans iyi bir guard ikilisi oldular. Andres Nocioni alkollü araba kullandığı için iki maç ceza aldı. Zaten son dönemlerde fazla süre alamayan Nocioni’nin eksikliği fazla hissedilmedi. Kadroda eksikleri var. Bunları yazın tamamlayarak, eski günlere dönmeye çalışacaklar.

1-3

Artarda 6 yenilgiden sonra Houston’ı uzatmada yenerek galibiyete uzandılar. Sakatlıktan dolayı onca maçı kaçıran Tayshaun Prince’ın şu andaki form durumunu görmek tüm basketbolseverler için sevindirici olmalı. Rodney Stuckey Cleveland maçında baygınlık geçirerek korkuttu ama şimdi durumu iyiymiş. Geçen senenin gürültü kopartan serbest oyuncuları olan Ben Gordon ve Charlie V.’nin kötü performansları sonucu gözden düşmeleri bu yaz takas senaryoları için de yer almalarına neden olabilir.  

1-3

Son 27 maçta 6-21’lik bir derece elde etmiş bulunuyorlar. Şubat ayında sadece 2 galibiyet aldılar. Detroit’i evlerinde ezerek haftanın tek galibiyetini aldılar ama evlerinde New Jersey’den 20 sayı fark yerken berbat bir görüntü çizdiler. Tam 18 üçlük denemesinin hepsini kaçırarak NBA rekoru kırdılar. Detroit galibiyetinde 21 sayı, 8 asist ve 7 ribaunt yapan T-Mac, New Jersey yenilgisinde 1/6 ile 2 sayı bulabildi.  

0-4

Son 13 maçta 2-11’lik dereceleri göze fena batıyor. 4 maçlık deplasman turunda galibiyet alamadılar. Son derece dağınık bir takımlar ve bunu bir Larry Bird takımı olarak adlandırmak Bird’ün basketbol adamı olarak kariyerine gölge düşürüyor. Toparlanmaları için uzun bir zamana ihtiyaçları olacaktır.

0-4

4 maçtır yenilen bir başka takım da Golden State. Onlar da 5 maçlık deplasman turunun 4 maçında mağlup oldular. Monta Ellis’in sakatlığında Stephen Curry takımın lideri olarak sahne aldı. Göze çok hoş gelen basketbol stiliyle Curry elinden geleni yapıyor ama bu kadroyla galibiyet almak kolay değil. Curry’nin iyi ve gelişmeye açık oyunu bir diğer guard Monta Ellis’in elden çıkartılma ihtimalini yükseltiyor. Sağlam bir 5 veya 4 numarayla değiştirebilirlerse iyi bir takım yaratma yolunda önemli adımlar atmış olurlar.

0-2

Artarda 5 maçtır yeniliyorlar. Dallas deplasmanında kök söktürdüler ama galibiyeti çıkartamadılar. Evlerinde Houston’a mağlup olarak evlerinde artarda 5. yenilgilerini aldılar. Alkollü araç kullanmaktan dolayı 2 maç ceza alan Al Jefferson Dallas ve Houston maçlarında oynamadı. Yerine ilk beş çıkan Darko Milicic varlık gösteremedi.

1-2

Devin Harris’in 31 sayıyla sürüklediği maçta deplasmanda New York’u 20 sayıyla mağlup ettiler. Böylece son 5 maçta 2 galibiyet aldılar ve aynı zamanda son 3 deplasman maçını kazanmış oldular. Bu hafta 4 maçları batı deplasman turunda gerçekleşecek ama galibiyet çıkartmaları zor görünüyor. Maç programları bir hayli zorlu olsa da Sixers’ın elinde bulunan 9-73’lük dereceden kötüsünü alacaklarını artık sanmıyorum

 

 

 

 

 

 

Arşiv
 

01/03/10
24/02/10
16/02/10
08/02/10
03/02/10
28/01/10
22/01/10
12/01/10
04/01/10
30/12/09
21/12/09
18/12/09
10/12/09
01/12/09
23/11/09
18/11/09
10/11/09

07/11/09

23/10/09