1
111111
 

Mete ACAR
8 Şubat 2010,
Çarşamba

All-Star maçının araya girmesiyle kısa bir hafta olacak. All-Star arası hafif sakatlıkların iyileşmesi ve oyuncuların biraz olsun nefes alması için birkaç gün sağlayacak. Chris Paul’den sonra Brandon Roy’un da sakatlığı sebebiyle All-Star maçında oynayamayacağı açıklandı.

Bu arada NBA takım sahiplerinin oyunculara sunacağı yeni anlaşma taslağı oyuncular birliği tarafından “gülünç” bulundu. 2011 sezonunda lokavta doğru hızla yol alabilecek gelişmeler bunlar ama ABD ekonomisinin son birkaç yıldaki performansına bakarsak oyuncuların yapabileceği bir şeyin olmadığını görürüz.

Bu power ranking, takımların 8 - 14 Şubat tarihleri arasındaki tahmini performanslarıyla potansiyellerinin ve sıralamadaki yerlerinin bir ortalaması alınarak, son derece bilimsel(!) bir şekilde hazırlanmıştır.
 

 

3-0/b>

LeBron James’le Shaq takımı sırtlayıp, götürüyorlar. Sakatlıklar vız geliyor, tırıs gidiyor. Memphis önünde LeBron 15 asist yaparak kariyer rekorunu kırdı. Shaq pota altını domine etti. Miami maçında Daniel Gibson hamile nişanlısının rahatsızlığı nedeniyle hastanede olduğu için ilk yarıyı kaçırdı. Yerine sahada her işi yapabilen LeBron oyun kurucu oynadı ve gayet başarılı bir şekilde takımını yönetti. Üçüncü çeyrekte maça çıkan Gibson’la Cavs farkı açtı ve rahat kazandı. New York’u ağırladıkları maçta LeBron destan yazdı ve art arda 24 sayı bulduğu maçta toplam 47 sayı attı. Cavs üçüncü çeyrekte 20 sayı önde götürdüğü maçı dördüncü çeyrekte zora soktu ama kopartmayı bildi. Böylece artarda 11. galibiyetlerini aldılar ve ligin zirvesinde tek başlarına kaldılar. Delonte West antrenmanlara başladı ve yakında takımdaki yerini alacak. Cavs devamlı takaslarla anılıyor ama çok iyi durumdalar. Takasa gerek olup, olmadığı sorgulanır. Ancak Antwan Jamison veya Andre Iguodala’yı alırlarsa diğer takımlarla farkı çok açarlar.

2-2

8 maçlık deplasman turunun son ve çetin durağında Memphis’e 2 sayıyla yenildiler. Bu maçta sazı eline alan Kobe yüksek yüzdeyle 44 sayı atıp, Lakers efsanesi Jerry West’i geçerek en çok sayı atan Lakers oyuncusu oldu. Ancak maçtan sonra Gasol’un eleştiri kokan tebrik mesajı her şeyin pek de iyi gitmediğini gösteriyor. Memphis maçının devre arasında koç Phil Jackson da, “Kobe’nin rekoru kırmasına yardımcı olun. Sonra takım oyunu oynamaya devam edelim” diyerek inceden eleştirisini gönderdi. Charlotte maçında ayağını inciten Kobe 5 sayı atarak kötü bir maç çıkardı. Buna rağmen bu kez Lakers kazanmayı bildi. Denver karşısında ise Nuggets’ın hızlı oyununa ayak uydurmaya çalışınca raydan çıktılar ve evlerinde fark yediler. Bu maçta Kobe’nin kendine oynamaya başladığı iyice su yüzüne çıktı. Bynum sadece 7 şut kullandı ve 5 isabet buldu. Gasol 8/17’ydi ama atışların birkaçı diğerlerinin kaçırdığı toplara yaptığı ve kaçan tiplerdi. Kobe’nin ayak bileği sakatlığını dinlendirmek için oynamadığı Portland maçında kendilerine ters gelen Blazers’ı bu kez deplasmanda rahat yendiler. İlk beş çıkan Odom tam 22 ribaunt alarak kariyer rekorunu kırdı ve yıldızlaştı. Browns ve Farmar bençten büyük katkı sağladılar. Tek aksilik Bynum’ın maçın birinci dakikasında kalçasından sakatlanması ve ikinci yarıda oynamamasıydı. Bryant olmadan iyi bir takım oyunu oynamaları bence önemli bir sinyaldir. Her zaman takımın tek yıldızı olmak isteyen Kobe  rahatsızlık yaratmak yerine bu takımın kendisi kadar Gasol ve Bynum’ın takımı olduğunu da anlarsa Lakers adına çok iyi yapar.

2-1

Vince Carter’ın eski koçu Lawrence Frank’in danışman olarak Orlando Magic’in antrenmanlarına katılacak olması Carter’a yaramış olmalı ki Şubat ayında çıktığı ilk maçta 17 sayı 10 ribaunt ve 7 asistle triple-double’a yakın rakamlar elde etti. Böylece art arda 4 maç kazanmış oldular. Dwight Howard gittikçe daha iyi oynuyor. Rashard Lewis kıpırdandı ve JJ Reddick takımın yeni gözdesi oldu. Derken evlerinde umulmadık bir şekilde Washington Wizards’a yenildiler. 21 sayı farkı sağladıktan sonra 9 sayı geri düşmeleri ve maçın sonlarında tekrar öne geçmeleri seyir zevkini arttırdı. Son saniyede Caron Butler’ın şutunu engelleyemediler ve sahadan mağlup ayrıldılar. Howard 20 sayı ve 18 ribauntla oynadı. Carter 5/17 gibi kötü bir oranla 21 sayı sağladı. Fakat Caron Butler ve Randy Foye’u durduramadılar. Boston deplasmanında ise önemli bir galibiyet aldılar. İlk yarısını 11 sayıyla geride kapattıkları karşılaşmanın 3. çeyreğinde adeta barajın kapaklarını açtılar ve TD Garden’ı sel bastı! 3. çeyrekte 36 sayı atarken, sadece 11 sayıya izin verdiler ve maçı rölantide götürüp, galibiyeti hanelerine yazdılar. İlk yarıda  hemen 3 faul alıp, bençi ısıtan Howard, ikinci yarıda Celtics’i dağıtan kişiydi. Onu savunmaya çalışan Celtics üçlüklere mani olamadı. Son on maçından sekizini kazanan ve istim üstünde olan Magic bakalım bu hafta Cleveland deplasmanında aynı başarıyı tekrarlayabilecek mi?

2-2

Hafta başında oynadıkları maçta Sacramento Kings karşısında çok zorlanıp, ancak uzatmada maçı kazanabildiler. Evlerinde oynadıkları bu maçta kötü oynadıklarının sinyalini verdiler. Çarşamba gecesi oynadıkları maçta evlerinde Phoenix karşısında perişan oldular. Phoenix önünde Carmelo olmadan skor sağlayamayan bir takım haline geldiler. Esas önemli olan zaman zaman kötü savunma yapmaları. Ancak çok konsantre olarak çıktıkları Lakers maçında sezonun en iyi basketbolunu oynadılar.  İlk devreyi 5 sayı geride kapattıktan sonra ikinci yarıda Lakers potasına tam 67 sayı gönderdiler. Billups 3 çeyrek sonunda 37 sayı attı ve 9/11 üç sayı isabetine kavuştu. Maç sonunda 39 sayıyla kariyer rekorunu kırmıştı. Dördüncü çeyrekte sahneye JR Smith çıktı ve Lakers’ın tabutuna çivileri teker teker çaktı. Carmelo olmadan %57 saha içi atış yüzdesi ve %68,2 üç sayı yüzdesiyle oynamaları müthiş bir başarı. Bu takımın başarısı olması yanı sıra Lakers’ın iyi savunma yapamadığını da gösteriyor. Chauncey Billups ayak bileği sakatlığından dolayı Utah deplasmanında forma giymedi. Böylece iki yıldızından yoksun olarak sahaya çıkan Nuggets maçı baştan sona geride götürdü ve mağlup oldu. Biraz da sakatlıklardan olsa gerek, oldukça istikrarsız bir grafik çiziyorlar. Yine de sağlıklı oldukları zaman Batı konferansının favorilerinden biri durumundalar.

3-0

Şu anda Batı konferansında en iyi basketbol oynayan takım Utah Jazz. Carlos Boozer’ın baldırından sakatlanmasına rağmen hiç etkilenmeden yollarına devam ediyorlar. Dallas’ı Paul Millsap ve Deron Williams’la yıktıktan sonra Mehmet’in 28 sayıyla sezonun en yüksek rakamına ulaştığı maçta Portland’ı ufaladılar. Ardından evlerinde Denver’i başından sonuna önde götürdükleri maçta yenmeyi başardılar. Böylece artarda 8 galibiyet almış oldular. Denver maçında Carlos Boozer baldır sakatlığından geri döndü ve etkili oyunuyla galibiyette söz sahibi oldu. Önümüzdeki altı maçtan beşi deplasmanda ve evlerinde Lakers’ı ağırlayacaklar. Ancak bu performanslarıyla deplasmanda da kazanmaları normal olur.

2-1

Joe Johnson’ın 37 sayı attığı maçta deplasmanda Oklahoma’ya yenildiler. Ardından zorlanmalarına rağmen Clippers’ı mağlup ettiler. Chicago’yu ağırladıkları maçta Josh Smith’in triple-double yapmasıyla Bulls’u yendiler. Deplasmanda oynayacakları Washington maçıysa kar fırtınası yüzünden tehir edildi. Maç programlarına bakıldığında genelde zayıf takımlarla maçlarının kaldığı görülüyor. Eğer istikrarlı olabilirlerse sıkıntılı günler geçiren Boston’ı altlarına alıp, Doğu konferansında üçüncü sıraya çıkabilirler.

3-1

Ocak ayını artarda 3 maç kaybederek kötü noktaladılar ama Şubat ayına iyi bir giriş yaptılar. Deplasmanda zorlanmalarına rağmen son çeyrekte Washington’ı sahadan sildiler. Bu maçta Paul Pierce ayak bileğinden sakatlandı. Pierce’ın oynamadığı maçlarda evlerinde Miami ve New Jersey’i sonunu zor getirdikleri karşılaşmalarda yenmeyi başardılar. Pierce’ın yokluğunda Ray Allen sazı eline aldı ve bu maçlarda 23 ve 26 sayılık katkı sağladı. Böylece Celtics için ne anlama geldiğini göstermiş oldu. Uzun süreden beri ilk kez tam kadro olarak Orlando karşısına çıkan Celtics ilk yarıyı 11 sayı farkla önde kapadı ama üçüncü çeyrekte sadece 11 sayı bulup, potasında 36 sayıyı görünce 14 sayıyla geriye düştü ve maçı kaybetti. Dwight Howard’ın hemen üç faul alıp, ilk yarıyı bençte tamamlamasına karşın KG’nin ilk yarıda hiç sayı bulamaması son derece düşündürücü. Üçüncü çeyrekte Magic’e 19-0’lık bir seri yapma fırsatını tanımaları ve evlerinde 15-9’luk bir dereceye sahip olmaları da öyle. Çok anlamlı olmayan takas dedikodularının kurtarıcı olamayacağı konusu bir yana, Magic karşısında bu şekilde dağılabilen Celtics’in playofflarda istenilen başarıyı yakalayabileceğine inanmıyorum.

3-0

Phoenix Suns geri döndü! “Toparlanıyorlar” falan derken, koşmaya başladılar. Tam 5 maçtır kazanıyorlar ama asıl dikkatleri çeken son dört maçlarının deplasmanda olması. Deplasmandaki bu seri galibiyetlerden önce son 13 deplasman maçında 1-12’lik bir dereceye sahip olan takımdan bahsediyoruz! Houston’ın ardından geçtiğimiz hafta New Orleans, Denver ve Sacramento’yu deplasmanda farklı şekilde yendiler. Amare Stoudemire bu hafta oynadıkları 3 maçta 25 sayı ve 12,6 ribaunt ortalamalarla oynadı. Steve Nash onun için; “Amare ribaunt alınca iyi bir takım oluyoruz” dedi. Sanırım Amare takas söylentilerine kafayı yormamayı öğrendi. Kendini oyuna verince ligdeki en iyi oyunculardan biri olduğu zaten biliniyor. Fikstür avantajı da olan Suns böyle oynarsa sıralamada yükselmeye devam eder.

2-1

Şu anda Batı konferansının “en iyi topunu” Kevin Durant oynuyor. LeBron James’le birlikte perfomansından en çok söz edilen oyuncu o. Thunder artarda 5 maçını kazanmış bulunuyor ve KD son 15 maçında sadece 3 kez 30 sayısının altında skor buldu (Onlarda da en aşağı 28 sayı attı). Geçtiğimiz hafta evlerinde Atlanta’yı yendikten sonra deplasmanda çekişmeli bir maç sonunda New Orleans’ı devirdiler. Bu gibi galibiyetlerle playoff sırası için çekiştikleri rakipleriyle aralarını açıp, playoff için emin adımlarla ilerliyorlar. Haftanın son maçında deplasmanda Golden State’i teslim aldılar.

1-2

Dallas Mavericks deplasmanda Utah’a yenildikten sonra evlerinde Golden State’i yendiler. Minnesota Timberwolves maçından önce antrenmana geç kalan Dirk Nowitzki kendine ceza verdi ve bu maça ilk beşte çıkmadı. Dallas bunu pahalıya ödedi ve zayıf Timberwolves’a evinde yenilerek düşüşlerinin vahametini gözler önüne serdi. Mavs son beş maçından dördünü kaybetti. Ocak ayının başından itibaren .500 derecesinin üzerinde sadece 3 takımı yenebildiler ve böyle bir galibiyete en son 18 Ocak’ta Boston önünde  ulaştılar. Kalan maç programlarının oldukça kolay olduğunu biliyoruz ama böyle oynarlarsa tahmin ettiklerinden daha fazla mağlup olurlar. İşte bu yüzden sezon başında önemli katkı vereceğini düşündükleri ama “kayıpları oynayan” Josh Howard’ı ısrarla takas etmek istiyorlar. Howard 12 sayı ve 3,7 ribaunt ortalamalarıyla oynuyor (geçen sezon 18 ve 5 ort.). Saha içi şut yüzdesi ise sadece %39,3. Yalnızca Howard’ı takas ederek yıldız oyuncu alabileceklerini sanmıyorum.

2-1

8 maçlık ünlü rodeo turnesine çıktılar. Turun ilk maçında sonlarında zorlandıkları Sacramento karşılaşmasını kazandılar. Hemen ertesi gece Portland deplasmanında 4. çeyreğe 8 sayıyla önde girdiler. Tony Parker sakatlıktan dolayı kaçırdığı 3 maçın ardından gayet iyi görünüyordu ve takımda hemen herkes sayı buluyordu. Maç tıkır tıkır giderken dördüncü çeyrekte işler değişti ve Spurs 30 sayı yerken sadece 19 sayı atabildi. İlk yarıda 9 sayı ve 8 ribaunt alan Tim Duncan maçı 15 sayı ve 12 ribauntla bitirdi. Dördüncü çeyrekte sadece 2 sayı ve 1 ribauntu vardı. Son çeyrekte sadece Manu Ginobili direndi ve takımın geri kalanı kontağı kapattı. Bu Spurs için sezonun özeti adeta ve koç Popovich hala durumu düzeltebilmiş değil. Deplasmanda Clippers’ı yenmeleri kolay oldu.

2-1

Deplasmanda Indiana’ya yenilerek 5 maçlık galibiyet serisine bir son verdiler. Ardından New Jersey’i evlerinde yendiler. Toronto’nun toparlandığının en iyi işareti sakatlanan oyuncular yerine ilk beş oynayanların gösterdiği iyi performanslardır. 5 maçtır ayak bileğindeki sakatlıktan dolayı forma giyemeyen DeMar DeRozan yerine ilk beş çıkan Sonny Weems enerjisiyle faydalı bir performans ortaya koyuyor. Weems Nets önünde 14 sayı ve 11 ribauntla oynadı (İkisi de kariyer rekoru rakamları). Hido yerine ilk beşe terfi eden Antoine Wright aynı maçta 18 sayı atarak bu sezonki en yüksek rakamına kavuştu.  Sacramento’yu ağırladıkları maçta DeRozan ve Hidayet sakatlıktan geri döndüler. Hidayet en sonunda maskeyle oynamayı kabul ettiği için forma şansı buldu ve iyi bir oyunla 16 sayı ve 5 asiste ulaştı. Bosh müthiş bir oyunla 36 sayı, 11 ribaunt ve 5 asist elde etti. Wright bençten gelse de yüksek yüzdeyle 16 sayı buldu. Bargnani’nin 22 sayısı da eklenince Raptors geride başladığı 4. çeyreği farklı önde bitirdi. Raptors son 16 maçının tamamında 100 sayı sınırını geçti ve 11/5’lik bir derece elde etti. Son 8 maçtan 7’sini kazanmaları takımın performansının ne kadar yükseldiğini gösteriyor.

1-3

Brandon Roy diz arkasındaki sakatlıktan dolayı hala maç kaçırıyor. En son olarak All-Star maçında oynayamayacağı açıklandı. Buna rağmen Portland kazanmaya devam ediyor. Evlerinde Charlotte’ı LaMarcus Aldridge’in önderliğinde geçtiler. Deplasmanda Utah’a direnemediler ve Jazz’den bir yenilgi daha alıp, bu sezonki tüm karşılaşmalarından mağlup ayrıldılar. Evlerinde San Antonio önünde zorlandılar ama dördüncü çeyreğin başında 10 sayı geriye düştükleri maçı Aldridge ve Webster’ın iyi oyunlarıyla kazandılar. Webster 5/5 üçlük isabetiyle oynadı ve dördüncü çeyrekte attığı iki üçlükle maçı çevirdi. Ağırladıkları Lakers önünde tutunamadılar ve 17 sayıyla farklı mağlup oldular. Geriye kalan maçları pek kolay değil ve playofflara istedikleri sıradan girmek istiyorlarsa Brandon Roy’un sağlıklı olması gerekiyor. 

2-1

Son haftalardaki kötü sonuçları bertaraf etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Golden State’i evlerinde rahat yendiler. Ardından zorlu Memphis deplasmanında umulmadık derecede rahat bir galibiyet aldılar. Memphis’in uzunlarını iyi kontrol ettiler ve rakiplerini 18 top kaybına zorladılar. Pek kullanmadıkları uzunları Joey Dorsey bu maçta 7 sayı ve 12 ribauntla oynayarak göz doldurdu. Ancak evlerinde Philadelphia’ya yenilerek şaşırtıcı bir sonuç aldılar. İlk çeyreği geride kapadıktan sonra ikinci çeyrekte 14 sayı fark atarak devreyi 10 sayı önde kapattılar. Üçüncü çeyreğin sonunda fark biraz azalsa da yine de son çeyreğe önde girdiler. Ancak maçın son dört dakikasında yetişen Sixers’a maçı verdiler. Aaron Brooks’un 34 sayısına yazık oldu.

1-3

Hafta başında seyre değer bir oyundan sonra Lakers’ı evlerinde yenmeyi başardılar. Bu maçta Zach Randolph 22 sayı ve 17 ribauntla Lakers uzunlarını denize döktü. Rudy Gay ve Mike Conley destek verince zor da olsa maçı kazanmayı bildiler. Ertesi gece Cleveland deplasmanında farklı yenildiler. Fakat onları playoff yolunda etkileyebilecek yenilgiyi evlerinde Houston’dan aldılar. Zach Randolph bu maçta çok etkili olamayınca Rockets maçı farklı kazandı. Minnesota deplasmanında ilk çeyreğe fırtına gibi girdiler. İkinci ve üçüncü çeyreklerde fark yavaş yavaş eridi ve son çeyrekte Minnesota’ya direnemediler. Al Jefferson dördüncü çeyrekte 16 sayı atarak Grizzlies’i felç etti. Böylece artarda 3 mağlubiyet alarak bir iniş yaşamış oldular. All-Star arası imdatlarına yetişecektir.

1-3

Chris Paul geçirdiği menisküs ameliyatı sonucu sahalardan 4-6 hafta arası uzak kalacak. Takım onun yokluğunda istikrarsız sonuçlar alıyor. İki hafta önce Paul’suz çıktıkları ilk maçta deplasmanda Memphis’i geçmeyi başarmışlardı. Ardından evlerinde Phoenix, Oklahoma ve Philadelphia’ya yenildiler. Sixers önünde çıkış içinde bulunan Marcus Thornton’dan bel ağrıları yüzünden faydalanamadılar. Böylece evlerinde artarda 4. mağlubiyetlerini almış oldular. Haftanın son maçında güçlü Charlotte Bobcats’i deplasmanda yenmeyi başardılar. İlk yarısını geride kapattıkları maçı üçüncü çeyrekte 15 sayı fark atarak kazandılar. Çaylak Collison 24 sayı atarak kariyer rekoru kırdı ve maçın kazanılmasında en büyük payı aldı. New Orleans’ın kalan maç programına baktığında insanın panikten midesi bulanıyor. Belki de ligin en zorlu fikstürüne sahip Hornets’in Chris Paul’ün yokluğunda playofflara girmesinin çok zor olduğunu düşünüyorum.

0-3

İyi götürdükleri Batı deplasman turunun sonunu getiremediler ve peş peşe Portland ve L.A. Lakers’a yenildiler. Lakers önünde Gerald Wallace olmadan korakor bir mücadele ortaya koydular ama maçı iki sayıyla kaybettiler. Yine de böyle bir deplasman turundan 3-3 dönmeleri deplasmanda başarısız olan Bobcats için büyük bir gelişmedir. Fakat evlerinde Chris Paul’ün olmadığı Hornets’e yenilerek art arda 3. yenilgilerini almış oldular. Aralık ayının sonunda beri sakat olan Tyson Chandler artık iyileşti ve Bobcats bir an önce onun sahalara dönmesini bekliyor.

1-3

Batı deplasman turunda .500 derecesinin üzerinde 5 takımı artarda devir ve sonra evinde ahı gitmiş, vahı kalmış Clippers’a yenil. Olacak iş değil! Philadelphia deplasmanında daha gayretlilerdi ama Sixers’ın topu hep içeri indirmesini engelleyemediler. Formda Elton Brand ve Iguodala’yı durduramayınca uzatmada yenildiler. Joakim Noah’ın topuk dikeni yüzünden doğru dürüst oynayamadığı bu maçta iyice su yüzüne çıkınca All-Star’a kadar oynamayacağı açıklandı. Atlanta deplasmanında maçı son dakikalara kadar önde götürdüler ama sonra Hawks’a teslim oldular. Haftanın tek galibiyetini evlerinde Miami’yi yenerek aldılar. Her ne kadar maçı ilk çeyrekten itibaren önde götürseler de fark hiç açılmadı ve Heat maça hep ortak olabildi. Philadelphia maçında koçuna küfreden Tyrus Thomas bir maç ceza aldığı için bu maçta oynayamadı. Bu arada Bulls’un Hinrich ve Salmons’ı verip, Ray Allen’ı alacağı dedikodusu yapılıyor. Eğer bunda bir gerçeklik payı varsa, Bulls hiç durmasın derim. Hinrich genç olmasına rağmen Allen kadar iyi bir oyuncu değil ve Allen hala 2-3 yıl daha oynayacak kadar iyi durumda bulunuyor. Yazın uygun bir kontratta anlaşma şansları da çok yüksek.

3-1

Milwaukee Bucks da Phoenix gibi toparlanan takımlar arasında bulunuyor. Deplasmanda Andrew Bogut’un etkili oyunuyla Miami’yi perişan ettikten sonra dişlerini Orlando’ya geçiremediler. New York deplasmanında Ersan’ın 25 sayı atarak kariyer rekorunu kırmasını izledik. Ersan 9 da ribaunt alarak galibiyette büyük pay sahibi oldu. Evlerindeki Indiana maçında Bogut ve Mbah a Moute’nin iyi oyunuyla rakiplerini rahat geçtiler. Bu maçta Jerry Stackhouse bençten gelerek 14 sayılık bir katkı sağladı. Son 6 maçlarından 5’ini kazandılar. Maç programlarının kolay olması onlar için bir avantaj ve art arda maçlar kaybeden Miami’yi yakaladılar.

0-4

Artarda 5 mağlubiyete ulaşarak bu sezonki en uzun yenilgi serisine ulaştılar. Deplasman maçları neyse ama hafta başında evlerinde Milwaukee’ye yenilmelerine ne demeli? Boston ve Cleveland deplasmanlarında alınan yenilgilerden sonra Chicago önünde Dwayne Wade’in kendi standartlarına göre kötü oyununa da tanık olduk. Wade 20 sayı attığı maçta 7/21 şut oranıyla oynadı. Jermaine O’Neal Noah ve Tyrus Thomas’ın yokluğundan istifade ederek 24 sayı ve 16 ribauntla oynadı. All-Star arasından sonra zorlu bir deplasman turuna daha çıkacak olan Miami’nin işi zor. Wade’in sırt ağrılarının All-Star arasında geçmesini ümit edecekler.

3-0

Demek toparlanmak için bu kadar uzun bir süreye ihtiyaçları varmış. Sixers artarda 4 maç kazanarak kendileri için sezonun en uzun galibiyet serisine imza attı. Bu dört maçın üçünün deplasmanda olması da ilgi çekici bir başka not. Chicago’yu evlerinde uzatma sonunda mağlup ettikten sonra deplasmanda New Orleans ve Houston gibi kendilerinde güçlü takımları yendiler. Bençe çekilen Thaddeus Young Hornets önünde kendisini bularak 19 sayı buldu ve takımının en skorer oyuncusu oldu. Houston önünde de 17 sayıyla aynı başarıyı tekrar eden Young toparlandığını gösteriyor. Rockets’a dördüncü çeyrekte 32 sayı atan Sixers geriden gelerek maçı kazanması başardı. Andre Iguodala her şeyi yaparak iyi bir performans gösteriyor. Allen Iverson çocuğu hasta olduğu için son iki maçta forma giyemedi.

1-2

Deplasmanda Chicago’yu yenerek 4 maçlık yenilgi serisini bitirdiler. Çekişmeli bir maç sonunda Atlanta deplasmanında kaybettiler ve evlerinde San Antonio’dan fark yediler. GM ve koç Mike Dunleavy koçluk görevinden ayrıldı. Yerine yardımcı koç Kim Hughes geçici olarak görev alacak. GM olarak görevine devam edecek olan Dunleavy 2003 yılından beri Clippers’la çalışıyordu ve kontratı bir sezon daha devam edecek. Böylece takım playoff defterini kapatmış oldu (zaten bir süredir girecekleri falan yoktu). Bundan dolayı takas dönemini hareketli geçirebilirler. Camby’nin adı sık sık takas senaryolarında geçiyor. Bir de Isiah Thomas’ın adı koçluk için geçiyor ki, Clippers’a yakışır diyorum (Bu dedikodular Clippers takım yetkilileri tarafında reddedilse de konu Clippers olunca hiç belli olmaz).

1-2

Aralık ayında iyi bir performans gösteren Knicks Ocak ayının ortasından itibaren çözülmeye başladı. Geçtiğimiz hafta başında Nate Robinson’ın 23 sayısıyla Washington’ı yenmeyi başaran Knicks daha sonra evinde Milwaukee’ye ve deplasmanda Cleveland’a yenildi. Wizards önünde Larry Hughes’un takımında oynadığını fark eden(!) koç D’Antoni, Hughes’un 18 dakikada 11 sayı attığını görünce Bucks önünde de oynattı. Ancak istikrar abidesi(!) Hughes bu kez 2 sayılık (ve kuruşluk) bir performans gösterdi ve Cavs maçında da hiç oynamadı. Nate Robinson Cleveland önünde 26 sayıyla oynayarak Knicks’in geri dönmesini sağladı. Ancak Knicks güçlü rakibini deplasmanda deviremedi.

2-1

Danny Granger kendine geldi! 23 sayı attığı maçta Toronto’ya fark attılar. 25 sayıyla oynadığı maçta Detroit’i 24 sayı farkla süpürdüler. Detroit maçıyla sahalara geri dönen TJ Ford Milwaukee deplasmanında 20 sayıyla takımının en skorer oyuncusu oldu ama Pacers maçı kazanamadı. Koç Jim O’Brien, Earl Watson ve A.J. Price’la kazanma şansının daha fazla olduğunu iddia ederek TJ Ford’u 18 maç boyunca kenarda tuttu ve hiç oynatmadı. Watson’ın ailedeki bir vefat sebebiyle takımda olmaması nedeniyle Price Detroit maçında ilk beş çıktı ve Ford bençten gelerek iyi oynadı. Pacers maçında ise takımın en iyisiydi. Bakalım koç O’Brien abartılı benç sürgününü Watson geri dönünce devam ettirecek mi?

1-2

Takım kadrosu dağılmadan önce onurlarını kurtarmak için oynamaları takdire değer. Evlerinde Boston’a dördüncü çeyrekte boyun eğdiler. Deplasmanda New York önünde hezimete uğradılar.  Orlando deplasmanında ise maçı hiç bırakmadılar ve Caron Butler’ın son saniyelerdeki basketiyle maçı kazandılar. Kar fırtınası yüzünden evlerinde Atlanta’yla yapacakları maç tehir edildi. Oyuncuların hemen hepsinin adı takas dedikodularının konusu olmaya devam ediyor ama onlar ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Son beş maçtan üçünü kazandılar. “Hayal kırıklığı sezonunda” gülümseyebilecekleri bir andır bu an.

2-1

Beş maçlık mağlubiyet serisine New Jersey’i evlerinde yenerek son verdiler. Ancak bu maçta çok zorlandıklarını belirtmek gerekiyor. Deplasmanda Ben Gordon’ın 26 sayıyla oynamasına rağmen Indiana önünde hezimete uğradılar. New Jersey’i ağırladıkları maçta yine kolay olmayan bir galibiyet alarak haftayı 2-1- geçtiler. Bu maçta ilginç olan çaylak Jerebko’nun 20 sayıyla takımının en skorer oyuncusu olmasıydı. Üstelik bunu 9/9 atarak başardı. Ancak Detroit her zaman Nets’le oynamıyor ve onlar da çok kötü bir sezon yaşıyorlar.

2-0

Son sıralarda olmasına rağmen çıkış içinde olan bir başka takım da Minnesota. Son dört maçlarını kazanarak herkesi şaşırttılar. Bilhassa deplasmanda Dallas’ı devirmeleri inanılır gibi değil. Üçüncü çeyrekte Dallas’ı 19 sayıda tutup, 32 sayı buldular ve böylece maçı kazanmayı bildiler. Ardından evlerinde güçlü Memphis’i yıkmayı başardılar. Al Jefferson 23 sayısından 16’sını dördüncü çeyrekte buldu ve Minnesota son çeyrekte maçı koparttı. Ryan Gomes’un bu maçta 26 sayı bularak takımın en skorer oyuncusu olduğunu belirtelim. Jonny Flynn zaman zaman kötü maçlar çıkartsa da oyunu gittikçe olgunlaşıyor. Timberwolves ligin bu döneminde ışık vermeye başlıyor.

0-4

Geçen hafta dört güçlü rakiple oynamaları mağlubiyet serisinin 6’ya çıkmasını sağladı. Denver’a deplasmanda kök söktürdüler ama uzatmada mağlup oldular. Evlerinde San Antonio önünde maçın sonuna kadar asıldılar ama bir mucize gerçekleştiremediler. Phoenix ve Toronto’ya da yenilerek galibiyetsiz bir haftayı geride bıraktılar. Kevin Martin’in gelmesiyle Tyreke Evans’ın daha az skor bulduğunu ve zaman zaman oyununun geri planda kaldığını, adeta dizginlendiğini görüyoruz. Kevin Martin’le birbirlerini tamamlayan parçalar olduklarını düşünmüyorum.

0-3

8 maçtır galibiyet yüzü göremiyorlar. Monta Ellis Dallas maçında 46 sayı bularak kendinden söz ettirdi ve belki bu çıkış Brandon Roy yerine All-Star kadrosuna seçilmesine sebep olabilir ama galibiyet getirmiyor. Anthony Randolph’un sakatlıktan iyileşme süreci iyi gitmiyor ve ayağına giydiği özel botu 30 gün daha giymesi gerektiği doktorlar tarafından belirtildi. Yani sağlık durumu ancak Mart ayında doktorlar tarafından yeniden değerlendirilecek. 

0-4

Yardımcı koç Del Harris görevinden istifa etti. Kapı arkasında istifa sebebinin yönetimin onun koç olması için yaşlı olduğunu düşünmesinin yol açtığı söyleniyor. Sebebi ne olursa olsun berbat bir sezon geçiren takımın “acılarına” artık katlanmak zorunda olmayacaktır. Nets eskiye göre daha gayretli oynasa da artarda 6 mağlubiyet almalarını engelleyemiyorlar. Ligin en kötü derecesi rekorunu kırmak istemiyorlarsa Şubat ayında birkaç galibiyet almaları gerekiyor, zira Mart ayı fikstürleri daha zorlu maçlar içeriyor.

 

 

 

 

 

 

Arşiv
 

03/0210
28/01/10
22/01/10
12/01/10
04/01/10
30/12/09
21/12/09
18/12/09
10/12/09
01/12/09
23/11/09
18/11/09
10/11/09

07/11/09

23/10/09