1
111111
 

Mete ACAR
7 Kasım 2009, Cumartesi

NBA sezonunda ilk ayın hazırlık sezonu gibi olduğunu düşünmüşümdür her zaman. Oyuncular kasım ayı içinde kendilerini fazla sıkmadan üzerlerindeki pası atarlar. Takım içinde birbirlerini tanıma payıdır sezonun ilk ayı. Bundan dolayı bolca istikrarsız sonuç alınır, kötü basketbolla dimağ bulanır ve basketbolcuların bir an önce form tutması taraftarlar dua ederler.

İşte bundan dolayı ilk ayda hem takım hem de oyuncu indinde birçok iniş-çıkış yaşanacaktır ligde.

Editörün Notu: Bu yazı takımların 4 Kasım 2009 tarihine kadar olan performanslarını değerlendirmektedir. Birtakım aksaklıklardan dolayı sitede yayınlanması gecikmiştir. Yazar Mete Acar ve okuyuculardan özür diliyoruz.

 

 

4-0

Sezona fırtına gibi başladılar. 2007-08 sezonunda olduğu gibi rakiplerini farklı yeniyorlar ve savunmaları üst düzeyde. Ancak hala Ray Allen’ın niye maç başına 36 dakika ortalamayla oynadığını anlamış değilim. Marquis Daniels’in alınmasının başlıca nedeni Ray Allen’ın sürelerini azaltmak değil miydi? Oysa sezonu ilk sırada bitirmek için gaza basmış bulunuyorlar. Ayrıca Rasheed’in katkısı konusunda ikna olmuş değilim. Dört maçta attığı 36 şutun 25’i 3 sayı çizgisi gerisinden ve %35’le atıyor. Ribaunt ve blokla da pek işi kalmamış (3.7 ve 0.7 ortalamalar).

3-0

Yağmur gibi üçlük atıyorlar. Ve çoğu giriyor. Rashard Lewis’in yokluğuna bir de Vince Carter’ın sol ayak bileğinden sakatlığı ve Pietrus’un gribi eklendi. Buna rağmen Toronto deplasmanında çok zorlandıklarını söyleyemeyiz. İç-dış oyun dengesini çok iyi kurmuş bulunuyorlar. Dwight Howard’ın oyununu geliştirmesi düşüncesi bile rakipleri için korkutucu.

3-0

J.R. Smith’in 7 maçlık cezasından doğan yokluğunda koç Karl ilginç bir deneme yaptı ve Billups ve Carter’ı guard ikilisi olarak ilk beşte sahaya sürdü. Billups 2 numara görevini çok iyi bir şekilde yerine getiriyor. Carmelo Anthony 37.6 sayı ortalamayla sezona müthiş bir başlangıç yaptı. Görünen o ki Nuggets şampiyonluk yarışının içinde olmaya kararlı.

3-0

Henüz güçlü rakiplerle maç yapmamış olmaları derecelerini bir nebze olsun açıklıyor ama ilk beşte yapılan ufak değişikliklere takımın olumlu tepki verdiği görülüyor. Yıllardır ilk beşte oynayan emektar Udonis Haslem artık banktan destek veriyor. Koç Spoelstra doğru bir karar verip, Beasley’i kendini evinde hissettiği power forvet pozisyonunda oynattı ve karşılığını fazlasıyla aldı. Bunlara rağmen esas sürpriz Jermaine O’Neal. Sezona “bomba gibi” gireceğini söyleyen O’Neal 17 sayı-10 ribaund ortalamayla oynuyor.

2-1

Sezon açılışında evlerinde Wizards’dan tokadı yedikten sonra deplasmanda Lakers ve Clippers’ı yendiler. Shawn Marion hızlı oynayan takımı bulunca kendine gelmiş, Suns günlerini aratmıyor. Kadro yapısı ve oyun tarzından dolayı hakkında şu an kesin düşüncelere sahip olmadığım Mavs için önümüzdeki günlerde daha etraflıca yorum yapabilirim.

3-0

Sezona beni şaşırtan bir başlangıç yaptılar ama yendikleri takımların ligin diplerine demir atmış takımlar olduğuna bakılırsa, bu hafta çıkacakları doğu deplasman turu daha doğru tespitler için bir gösterge olacaktır. Amare Stoudemire göz ameliyatından sonra istenilen seviyede değil ve bu gayet normal. Koç Alvin Gentry’nin takımı eski “koş koş” sistemiyle oynatmasıyla Suns hayata dönmüş.

2-1

Evlerinde devamlı yendikleri Mavs’e yenilirken sadece 80 sayı atabildiler. Lakers geçen sezon sadece 2 kez 80 sayının altında atarak iki maçta da yenildi ve ikisi de deplasmandaydı (Denver, Atlanta). Pau Gasol gibi önemli bir eksiklikleri olduğunu biliyorum ama Dallas önünde resmen kevgire döndüler. Lakers yöneticileri Ariza’yı tutmak yerine Artest’i almalarına şimdi nasıl bakıyorlardır acaba? Ariza oyununun üzerine koyarken Artest bildiklerini de unutmuş gibi oynuyor.

2-1

Yeni oyuncuları Richard Jefferson son Sacramento maçı hariç hazır gözükmedi ama Tim Duncan yine takımının en hazır oyuncusu. Dejuan Blair’e biraz daha fazla süre verilebilir gibi geliyor bana. Ribauntlarda çok etkili. Takımdaki değişikliklere rağmen Spurs hala yaşlı görünüyor ve öyle oynuyor.

2-1

Sezon başlamadan önce hep yazılıp, çizilir; “Şu oyuncu sakatlıklardan kurtuldun ligi dağıtacağım dedi, falanca 20 kilo vermiş ve hayatının en iyi durumundaymış”. Sonra bunların bir kısmının yanlış, bir kısmının doğru olduğu lig başlayınca görülür. Gilbert Arenas’ın durumu ikincisine güzel bir örnek. Artık basınla çok konuşmayan “Agent 0” oyununu konuşturmayı yeğliyor. Bu hafta deplasmanda oynayacakları Cavaliers ile eski günlerdeki rekabeti alevlendireceklerdir.

2-2

Lige iki yenilgiyle başlayıp, sonradan toparlandılar. İki yenilgiden öte kötü oyunları düşündürücüydü. Yine LeBron’un üzerinde çok yük var. Pivotlar Shaq ve İlgauskas çok yavaşlamış durumdalar ve ikisinin ribaunt ve savunma katkısı da az oluyor. Bu arada Shaq ve Z’yi aynı anda oynatmak ne oluyor? Koç Mike Brown deney yapacağına koçluk yapsın. LeBron dışında şutunu yaratabilen oyuncu yok. Pivotlar çok etkili olmayınca dış oyuncular üzerinde baskı azalmıyor. Delonte West’in dönmesi olumlu ama Michael Redd gibi bir şutörün takıma kazandırılması çok iyi olur.

2-1

Al Horford sezona çok iyi başladı (13,3 sayı ve 12,3 ribaunt). Genişleyen bençiyle Hawks’ın geçen sezona göre daha başarılı olması lazım. Sadece Jamal Crawford ve Joe Smith’ten maç başına 20 sayıya yakın katkı alıyorlar. Bu hafta çıkacakları deplasman turu takımın olgunlaşıp olgunlaşmadığını daha iyi gösterecektir.

2-2

Sezona istedikleri gibi başladıklarını söylemek zor. Hazırlık maçlarında çok iyi performanslar sunan Greg Oden geçen sezondan çok farklı değil. Sadece ribaunt ve bloklarda var ve çok faul yapıyor. Brandon Roy yine mükemmel oynuyor ve takımın skor yükünü çekiyor ama bu kadar iyi oyuncu varken bu yükün paylaşılması ve takım halinde daha iyi oynamak gerekmez mi? Sanki Portland’da gerekenden fazla iyi oyuncu varmış gibi geliyor bana. Andre Miller ve Steve Blake düellosu merak uyandırıyor.

1-1

Denver deplasmanında yenildiler ve Clippers’ı evlerinde yendiler. Carlos Boozer çok düşük bir yüzdeyle (%33) oynuyor ama eline gelen topu pota sallamaktan çekinmiyor. Paul Millsap daha az sürede daha verimli oynuyor. Durum onu gösteriyor ki Boozer’ın Utah’da kalmasına hiç gerek yok. Takasla ellerinden çıkartırlarsa en azından draft seçimi falan alırlar. Kyle Korver da sakatlanınca sutörlerinden oldular. Deron Williams çok iyi oynuyor ama etrafı kısır olunca toplam verimi ancak bir yere kadar taşıyabiliyor.

2-1

Kendilerine uygun olan hızlı oyunu oynuyorlar ve genç oyun kurucuları Louis Williams takımını sürüklüyor. Banktan gelen Marreese Speights çok yüzdeli oynuyor. Samuel Dalembert hala gözü en çok rahatsız eden oyuncuları. En büyük sorunları ise geniş bir oyuncu rotasyonuna sahip olmamaları.

2-1

Trevor Ariza oyun kurucu Andre Brooks’la birlikte takımın skor gücünü oluşturuyor. Rockets için kimsenin beklentisinin yüksek olmaması rahat oynamalarına sebep oluyor. Zaten sonuna kadar mücadele eden bir ekip olan Rockets bu hafta zorlu rakiplerle karşılacak (Jazz, Lakers, Thunder). Pota altında çok zayıf kalıyorlar.

2-1

Sezona çok iyi başladılar ama son maçlarında evlerinde Portland’a yenildiler. Guard Russell Westbrook çok formda ve sık sık triple-double ile flört edeceğinin sinyalini veriyor. Pota altlarında etkili bir oyuncunun bulunmaması başlarını ağrıtacaktır. Kevin Durant 22 sayı ve 9,3 ribaunt ortalamalarla oynuyor ama daha yüzdeli atması lazım.
 

1-2

Evlerinde San Antonio’yu ihtiyar heyeti gibi gösteren bir oyunla yendikten sonra deplasmanda Boston’dan fark yediler ve Miami’ye yenildiler. Tyrus Thomas’ın kontratının uzatılmayacak olması oyununu olumsuz şekilde etkileyebilir. Boston karşısında çok etkisiz görünmeleri deplasman performansları için bir kriter olacaksa, Bulls’u uzun bir sezonun beklediğini söyleyebiliriz.

1-2

Chris Bosh ve Andrea Bargnani sezona çok iyi başladılar, ancak Bosh’un takımda kalmasını sağlayacak olanlar için aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Hidayet gün geçtikçe daha iyi olacaktır ama Jarrett Jack’in katkısı sınırlı, Amir Johnson ligde tutunmak için verilen bu son şansı tepercesine oynuyor ve hazırlık maçlarında göz dolduran Sonny Weems oynatılmıyor. Raptors için sancılı bir süreç olacağa benziyor.

1-1

Brandon Jennings NBA için hazır ve soluk kesici bir oyun kurucu olmak için her şeye sahip görünüyor. 20.5 sayı, 6 asist ve 5.5 ribaunt çok gösterişli istatistikler ama henüz 2 resmi maça çıktı. Bu sezon bunlardan 80 tane daha var. Takımın yıldızı olan Andrew Bogut ise iki maçtır dökülüyor.

1-2

Deplasmanda Memphis galibiyetiyle sezonu açtılar ve ardından evlerinde Oklahoma Thunder’a ve deplasmanda Milwaukee Bucks’a yenildiler. Pek iç açıcı değil. Üstelik Richard Hamilton’ın sağ ayak bileğini burkmasıyla sadece Ben Gordon’un eline bakar oldular. Rodney Stuckey’nin 2 numara gibi değil tam bir oyun kurucu gibi oynaması gerektiğini daha önce söylemiştik. Dinlememiş ki %36,4 ile maç başına 15 şut atıyor. Koç Kuester Kwame Brown’ın çok iyi olacağını söylemişti ama şimdilik sözleri fos çıktı.

1-2

Kevin Love’ın sakatlığı çok büyük bir darbe vurdu Timberwolves’a. Bu arada Al Jefferson da aşil tendonundaki rahatsızlıktan dolayı sezona sıkıntılı başladı. Çaylak Jonny Flyn ilk beş başlayıp önemli katkı sağlarken Ramon Sessions rahatsız olacak kadar az süre alıyor bence. En azından ilk beşe kendisinin çıkacağını umuyordu. Gerçi şu an ilk beş başlayacak bir performans sergilemiyor. Serbest atış yüzdesi bile %40. Koç Rambis ve ekibinin onu kendine getirmesi gerekiyor.

1-2

Chris Paul de sezona değişik bir başlangıç yaptı. %65 ile saha içi şut isabeti buluyor ve 26.3 sayı ortalamasını yakalıyor. Ancak sadece 7 asist ve 2 ribaunt alıyor. Geçen sene maç başına 11 asist (lig 1.si) ile 5.5 ribaunt yapan biri için katkısı oldukça düşük kalıyor. Emeka Okafor’la pivot mevkii sınıf atlamış oluyor. Şu an Tyson Chandler oynuyor olsaydı Hornets’in playoff şansı olmazdı.

1-2

Raja Bell’in önemli sakatlığı ile büyük güç kaybettiler. Tyson Chandler pivot olmasına rağmen sadece %33 saha içi şut isabeti oranına sahip. Gerald Walace maç başına 12 ribaunt alıyor ama saha içi şut yüzdesi Tyson Chandler’inkinden kötü; %27.5. Para sıkıntısı çeken Bobcats’in bu darboğazdan nasıl çıkacağı belli değil.

1-2

Allen Iverson sezonu henüz açmadı ama bu hafta açması bekleniyor. Bakalım onun gelmesiyle şut paylaşımı nasıl olacak (olacak mı, olamayacak mı?)? Marc Gasol sezona dehşetengiz bir giriş yaptı. Maç başına 20 sayı ve 11 ribaunt alıyor. %73 saha içi şut isabet oranı yakalamış durumda ve sıkı durun, tüm bunları 30 dakikanın altında yapıyor.

0-2

Sezon başlayınca yaz ligi ve hazırlık maçlarının kahramanları Morrow ve Randolph sırra kadem bastılar. İkisinin de şut yüzdeleri berbat ve oynamayı hak etmiyorlar. Monta Ellis uzun süren sakatlıktan son derece formda ve basketbola aç bir şekilde döndü. Çaylak Stephen Curry Warriors’ın başka bir dişe dokunur oyuncusu. Diğer Stephen, yani eski kaptan Jack se hala takas edilmeyi bekliyor.

0-2

Danny Granger iyi, hoş ama bu sene Indiana Pacers’dan bir şey olmayacağına inananlardanım ben. Troy Murphy bu sene de sayı ve ribauntta double-double ortalamaları tutturmuş durumda. Takımın büyük yükünü çekiyor. Danny Granger’ın şut yüzdesi geçen senenin bir parça altında ama üzerindeki pası attığında yüzdesi yükselecek ve sayı ortalaması 30’a yaklaşacaktır. Hazırlık maçlarında ortalığı birbirine katan Roy Hibbert pek ortalarda yok.

0-3

Danilo Gallinari koç D’Antoni’nin övdüğü kadar varmış; faul atar gibi üçlük atıyor çocuk. 22.7 sayı ortalamasıyla oynuyor. Yüksek yüzdeyle oynamaya devam ederse gelecek yaz free-agent olacak süper yıldızlar için önemli bir çekim gücü oluşturabilir. Bir de tecrübeli Al Harrington canını dişine takarak oynuyor ve maç başına 24.7 sayı ortalamalarını yakalıyor. Biraz David Lee ve Larry Hughes, işte hepsi o kadar. Takımın çok ciddi oyun kurucu problemi var.

0-3

Brook Lopez oyunun üzerine koymaya devam ediyor. Devin Harris henüz istenilen düzeyde değil. Çok övülen forvet CDR ise sezona iyi başladı ve %56 saha içi isabet oranıyla oynuyor. Ancak yıldız olarak anılması için sayı dışında katkı da sağlaması gerekiyor. Toplama bir takım durumunda olan Nets geleceğe bakarak umutlanıyor.

0-3

Birkaç yıl önce ligin en etkili takımlarından biri olan Kings’in yerinde yeller esiyor. O dönemlerde “dahi” olarak adlandırılan GM Petrie bu süreçte bir dizi hata yapıp, takımın güç kaybetmesini engelleyemedi. Yaşlanan takım adeta ellerinde patladı. Yıldızları Kevin Martin’in şut yüzdesi sezon başında adeta yere çakıldı. Geçen sezon da yüksek değildi ve üstüne üstlük Martin çok kolay sakatlanıyor. Tyreke Evans için yorumları sonraya bırakıyorum.

14-43

“Baron Davis çok formdaymış, bu sezon çok iyi oynayacakmış”. “Baron Davis sakal bırakmış ve sakal bıraktığında çok tehlikeli bir oyucu olurmuş”. “Zaten Baron Davis’in iki sezon üst üste kötü oynadığı görülmüş şey değilmiş” Miş, muş, mış… Baron Davşs geçen seneden kötü oynuyor ve Blake Griffin sakat. Chris Kaman sezona müthiş bir giriş yaptı ama sadece o ve Eric Gordon’la playoff yapamazlar. Clippers için işler bir kez daha çok kötü gidiyor.

 

Arşiv

23/10/09