1
111111
 

Mete ACAR
6 Nisan 2010, Salı

Bu hafta takımların sıralamalarından ziyade son zamanlarda oynadıkları basketbolu göz önüne alarak bir sıralama hazırladım. Önümüzdeki hafta ise takımlara yıl sonu karnelerini dağıtacak ve playoff yapan takımlar hakkında birkaç kelam edeceğiz.

Bu power ranking, takımların 5 - 11 Nisan tarihleri arasındaki tahmini performanslarıyla potansiyellerinin ve sıralamadaki yerlerinin bir ortalaması alınarak, son derece bilimsel(!) bir şekilde hazırlanmıştır.
 

 

2-1

Milwaukee’ye karşı playoff provası yaptılar. Kıran kırana ve çok çekişmeli geçen maçı LeBron James ve Mo Williams’la kazanırken oldukça zorlandılar. Ancak Cavs’in maçı 48 dakika oynadığı ve James’in olmadığı dakikalarda bile oyunu güzel pas açılarıyla kuyumcu gibi işledikleri görüldü. LeBron James ve Mo Williams’ın skorda sürükledikleri ve JJ Hickson’ın 16 ribauntla kariyer rekoru kırdığı maçta Atlanta Hawks’ı bir kez daha çekişmeli bir karşılaşma sonunda yendiler. Dördüncü çeyrekte artarda 14 sayı buldular ve farkı açıp, kendilerini fazla sıkmadan kazandılar. Pazar günü oynanan maçta Boston deplasmanında 3. çeyrekte 22 sayıya kadar çıkan farkı 4. çeyrekte LeBron James’in sayılarıyla erittiler ve öne geçtiler. Ancak Ray Allen’ın üçlüğü kapının yüzlerine kapanmasına yol açtı. LeBron son çeyrekte 20 sayı attı ama kaçırdığı faul atışları belki de bir galibiyete mal oldu. Faul atışları kaçabilir ama maçı kazanmak için attığı ve kaçırdığı üçlüklerden (0/9) bazılarını başka biri atamaz mıydı? Cavs’in dördüncü çeyrekteki dönüşü takdire değer ama LeBron James’in “one man show”’una itirazım var. Jordan efsane olurken yanında Scottie Pippen vardı. Cavs hala Pippen’ını bulabilmiş/yaratabilmiş değil. Anderson Varejao ve Shaq’in eksiklikleri içeriden çok sayı yemelerine sebep oluyor.

2-1

Teksas deplasman turunda önce Dallas’ı farklı yendiler. Howard boyalı alanı Mavs oyuncularına yasaklayıp, Pietrus 6/6 üçlükle 24 sayı bulunca galibiyet kaçınılmaz oldu. Dallas gibi hücum gücü yüksek bir takımı 82 sayıda tutmaları önemli bir başarıdır. Mavs’i evinde %38,3 saha içi isabet oranına zorladılar. Ancak ertesi akşam San Antonio’ya karşı tutunamadılar. Manu Ginobili ve Tim Duncan’ı durduramadılar. Devamlı faulle durdurulan Howard 2/11 faul attı (toplamda 12/26). Eğer faul atışlarını Spurs kadar atabilseler veya Howard 24 dakikada 6 faul alıp, oyun dışı kalmasa kazanma ihtimalleri olabilirdi bile. Evlerinde Memphis’i rahat yendiler. Pietrus ve Reddick bençten gelerek çok faydalı oluyorlar.

2-1

Playofflar yaklaşırken tam bir takım oyunu oynayan bir diğer ekip ise Utah Jazz. Çekişmeli geçen ve kazandıkları New York maçından sonra Golden State’e karşı adeta şov yaptılar. Carlos Boozer takımının skor ve ribaunt yükünü taşırken ona Mehmet Okur, Millsap, Deron Williams ve Wesley Mathews yardımcı oluyor. Kyle Korver ligin en iyi üç sayı şutörü. Sadece Kirilenko’nun sağlıklı bir şekilde geri dönmesini bekliyorlar. Cuma günü Lakers’la deplasmanda yaptıkları maçtaysa sadece Boozer ve Williams etkili olabildi ve Lakers’a farklı yenildiler. Ne yaparlarsa yapsınlar Lakers, Jazz’e daima ters geliyor. Rakipleri arasında kalan maç programı en iyi olan takım Jazz. Batı Konferansını 2. sırada bitirmek için ellerinde büyük bir şans var.

3-1

Manu Ginobili’ye sahip olmak bir ayrıcalık ama o sahada olmayınca Spurs alelade bir takıma dönüşüyor. O kadar alelade ki lig sonuncusu New Jersey Nets’e bile yenilebiliyorlar. Ginobili’ye bu kadar bağlı bir oyun oynamanın, onun yokluğunda böyle ağır bedelleri oluyor. Evlerinde Houston’ı farklı yenerken George Hill dışında Tim Duncan da faydalı oynadı. Cuma gecesi oynadıkları Orlando karşısında Manu Ginobili 43 sayıyla sezonun en yüksek rakamına ulaştı ve Magic’in sihrini bozdu. Howard’a devamlı faul yaparak oyununu tamamen bozdular ve 3. çeyrekteki oyunlarıyla rahat bir galibiyet aldılar. Böylece bir hafta içinde Doğu Konferansı’nın 3 grup birincisini de yenmiş oldular. Pazar günü oynanan maçta deplasmanda Lakers’ı farklı yendiler. Manu Ginobili 32 sayıyla yine sahnenin baş aktörüydü. Tim Duncan’ın da toparlandığı gözleniyor. Böylece playofflar öncesinde tehlikeli bir takım olabileceklerini gösterdiler. George Hill Lakers maçında ayağını burkarak oyundan ayrıldı, ancak sakatlığın vahim olmadığı açıklandı.

3-1

Deplasman turunda galibiyetlerine devam ettiler. Chicago önünde Richarson, Stoudemire ve Nash’le galibiyete ulaştılar. New Jersey karşısındaysa Steve Nash 3 ribauntla triple-double’ı kaçırdı. Detroit önünde Amare 29 sayıyla yine yıldızlaştı. Ancak Milwaukee karşısında yenilerek 10 maçlık galibiyet serilerine veda ettiler. 5 maçlık deplasman turunda ise sadece bir mağlubiyet almış oldular. Kalan beş maçlarından dördü zorlu rakiplere karşı ve bu hafta San Antonio ve Oklahoma (dep.) ile karşılaşacaklar.

4-0

Artarda iki gece oynadıkları karşılaşmalarda önce Philadelphia’yı, ardından Boston’ı deplasmanda yenmeyi başardılar. Bilhassa sezonun en iyi maçlarından birini çıkartan ve %59,5 saha içi isabet oranıyla oynayan Celtics’i yenmeleri morallerinin iyice yükselmesine sebep olmuştur. Kevin Durant (37 sayı, 8 rib.), Russell Westbrook (21 sayı ve 10 asist) ve Jeff Green (17 sayı) üçlüsü galibiyetin mimarları oldu. Cumartesi gecesi Dallas deplasmanında KD, Jeff Green ve Westbrook’a bir de Collison (17 sayı) eklenince Thunder büyük çoğunluğunu önde götürdüğü maçı kazanmayı bildi. Böylece zorlu deplasman turunda üçte üç yaptılar. Evlerinde Minnesota’yı rahat yenerek galibiyet serilerini dörde çıkarttılar.

2-1

Joe Johnson birinci çeyrekte Artest ile giriştiği mücadele sonucunda başparmağının sakatlanmasına rağmen takımını sürükleyen oyuncu oldu ve Hawks, Lakers’ı evinde perişan etti. Bençinden büyük destek alan Hawks her çeyrekte Lakers’dan üstün olmayı başardı. Cleveland deplasmanında dördüncü çeyreği iyi oynayamadılar ve Cavs’e bir kez daha teslim oldular. Evlerinde zayıf Detroit’i Jamal Crawford’ın 29 sayısıyla yendiler. Bu maçta Joe Johnson sağ başparmağından sakat olduğu için oynama fırsatı bulamadı. Hawks 10 maçtır evinde yenilmiyor.

1-3

5 maçlık deplasman turunda karşılaştıkları en zayıf rakip olan New Orleans’a yenildiler. 108 sayı yemeleri savunmalarının halini anlatıyor zaten. Kötü gidişleri Atlanta karşısında da sürdü ve 109 sayı yedikleri rakiplerini durduramadılar. Bilhassa Hawks bençinin üretimi farkın devamlı Atlanta lehine açılmasına neden oldu. Deplasman turunu 2-3 bitirip, Los Angeles’a döndükten sonra Cuma günü Kobe Bryant 3 yıllık ve yaklaşık 90 milyon dolar değerinde bir kontrata imza atarak 35 yaşına kadar Lakers forması altında olmayı garantiledi. Aynı gün Utah Jazz’i çok rahat yendiler. Lamar Odom 26 sayıyla sezonun en yüksek sayısına ulaştı. Gasol muhteşem oynadı ve triple-double’ı bir asistle kaçırdı. Pazar günü oynadıkları maçta Spurs önünde deyim yerindeyse “tel tel döküldüler.” Kobe felaket bir maç çıkarttı. Utah önünde 5/23 isabet oranıyla oynadıktan sonra Spurs önünde 8/24’le oynadı (22 sayı). Bençi olmayan Lakers Andrew Bynum’ı hasretle bekliyor ama doktoru hazır olmadığını söylüyor. Son altı maçından dördünü kaybeden Lakers efervesan tablet gibi eriyor.

2-1

Dallas deplasmanında fark yiyerek beş maçlık deplasman turunda sadece bir galibiyet alabildiler. Yahoo!’da Kenyon Martin’in Denver takımı doktorları tarafından önce “sol patella tendonunda kısmi yırtık” teşhisi konulduğu ve daha sonra sakatlığın “patella tendonitis” olarak tanımlandığını okudum. Eğer önce söyledikleri gibi patella tendonunda kısmi yırtık varsa bunun ameliyatsız düzelmesi aylar sürüyor. Buna karşın Martin playofflardan önceki son iki maça yetişmeye çalışacağını söyledi. Portland’ı evlerinde farklı yenerek moral buldular. Ardından evlerinde Clippers karşısında ilk yarıyı geride bitirdikleri maçı ikinci devrede lehlerine çevirmeyi başardılar. Maçı kazanmalarına rağmen ilk yarıdaki umursamaz duruşları soru işaretleri yaratıyor. Chris Andersen ayak bileği sakatlığı sebebiyle Clippers maçında forma giyemedi. Son 10 maçta sadece 2 kez 100 sayıyı aşabildiler. Koç Karl’ın kanser tedavisinden dolayı ancak playoffların ilk turundan sonra (belki) takıma katılabileceği hayat arkadaşı tarafından açıklandı.

2-2

Haftanın önemli maçında Denver’ı çok rahat yendiler. Dirk Nowitzki kariyerinin ikinci triple-double’ına imza attı. Ancak galibiyetin kahramanının Shawn Marion olduğunu söylemek manasız olmaz. Marion, Carmelo Anthony’yi 10 sayıda (3/16 FG) tutarken, kendisi de 21 sayıyla skora katkıda bulundu (9/13 FG). Çok bahsedilmiyor ama Marion ligin en önemli “kanat savunucularından” biri şu anda. Ayrıca Mart ayında 14,6 sayı ve 6,5 ribaunt ortalamaları tutturmuş bulunuyor. Memphis deplasmanında maçın bitmesine 4,5 dakika kala fark 13 sayı Grizzlies lehineydi. Grizzlies maçı aldığına emin olup, gevşeyince devreye giren Nowitzki maçı uzatmaya ve devamında takımını galibiyete taşıdı. Grizzlies maçının ertesinde evlerindeki maçta Orlando’dan fark yediler. Magic onları içeri sokmayınca sadece şut atan ve sokamayan bir takım haline geldiler. Ağırladıkları Oklahoma karşısında pek varlık gösteremediler ve “genç” Thunder’a yenildiler. Playofflar öncesinde savunmaları yine alarm vermeye başladı. Shawn Marion’ın hafif bir sakatlığı var.

2-1

Şubat ayını 7-6 geçtikten sonra Mart ayında patlama yaparak 11-2 bitirdiler. Bu başarıya ulaşmada uzun sakatlık döneminden sonra takıma dönen Batum’un form tutması, Andre Miller’ın Steve Blake’in takas edilmesiyle takımın direksiyonuna geçmesi ve Camby gibi kaliteli ve uyumlu bir uzun oyuncunun takıma katılması başlıca faktörler oldu. Çok olgun bir basketbol oynuyorlar ve playoffların ilk turunda karşılarına kim çıkarsa çıksın zorlayacaklardır. New York’u rahat yendikten sonra Denver karşısında tutunamadılar ve farklı mağlup oldular. Sacramento deplasmanında iyi savunma yaparak, rahat bir galibiyete ulaştılar. San Antonio ile playoff 7. Sırası için kıyasıya çekişiyorlar.

2-2

Evlerinde San Antonio’ya yenildikten sonra Oklahoma’ya da teslim oldular. Üstelik bu maçta belki de sezonun en iyi performansını ortaya koydular. Rasheed Wallace 7/8’ile oynadı ve 18 sayıyla maçı tamamladı. Rondo ve “Büyük Üçlü” skorda çift haneli rakamlara ulaştılar. Ancak iki takım arasındaki faul sayıları galibi belirledi. Bu yüzden evinde oynayan Celtics hakemlerden oldukça şikayet ettiler. Ancak rakiplerinin de %50 saha içi isabet oranıyla oynadığı unutulmasın. Bu arada oyunu eleştirilen ve yaşlandığı söylenen Celtics’in Mart ayında 6 mağlubiyet aldığı ve bu rakamın Lakers’ın mağlubiyet rakamıyla aynı olduğunu da belirtelim (İki takım da kötü oynuyor anlamına da gelebilir). Ancak Cuma gecesi ağırladıkları Houston’a uzatmada yenilerek taraftarları arasında derin kaygılar yarattıklarına eminim. Son 48 saniyede 3 ve toplamda 13 faul kaçırarak kendi mezarlarını kazmış oldular. Uzatmada 5 sayı öne geçip, durdular ve Rockets artarda 10 sayı atarak maçı aldı. Pazar günü Cavs karşısında oynadıkları maç da bir başka “grotesk” müsabakaydı Celtics 4. çeyreğe 17 sayı farkla önde girdikten sonra sayı üretemedi. O ana kadar takımını sürükleyen Ray Allen’ı topla buluşturmak akıllarına gelmedi ve geriye bile düştüler. Neyse ki Ray Allen maçın sonlarına doğru bir üçlük buldu ve kaçan Cavs faul atışlarıyla maçı zor da olsa koparttılar. Celtics sert savunmalar ve hızlı hücumlar karşısında hamur gibi dağılıyor.

3-0

İki hafta önce “Bir mağlubiyetten fazla almamaları gerekir. Şansları yaver giderse 5. sıraya çıkabilirler” diye yazmıştım. Heat artarda 8 maç kazanarak dediklerimi gerçekleştirdi. Wade Indiana’da uzatma sonunda kazandıkları maçta inanılmaz bir performans ortaya koydu ve 43 sayı, 6 asistle takımını adeta galibiyete doğru itti. Minnesota deplasmanında Wade 39 sayı atarken, Haslem 17 ribauntla oynadı. Kalan 5 maçları Philadelphia, Detroit, New York (dep.), Philadelphia (dep.) ve New Jersey’e karşı. Milwaukee pivotu Bogut’un en azından kalan normal sezon maçlarını kaçıracağını göz önünde bulundurursak Heat’in playofflarda 5. sırayı alması doğal sonuç olur.

2-2

Cavs deplasmanında gördük ki koç Scott Skiles müthiş bir takım yaratmayı başarmış. Oyuna giren ve çıkan her oyuncu savunmada üzerine düşeni yapıyor. Maçın bitmesine 55 saniye varken ve Bucks 95-93 öndeyken Ersan boş bir üçlük kaçırdı ve maç Bucks lehine kopabileceği yerde Cavs’e döndü. Yine de Bucks’ın playofflarda hiçbir takımın karşılaşmak istemeyeceği bir rakip olduğu açıkça görüldü (Bogut sakatlığından önce yazılmıştır). Charlotte deplasmanında Delfino’nun başına aldığı darbeden sonra takıma geri döndüğünü gördük. John Salmons 28 sayıyla ve Bogut 19 sayı, 12 ribaunt ve 7 blokla çalışkanlıklarını gösterdiler. Ancak Charlotte maçı uzatmada bir sayıyla almayı bildi. Phoenix’i evlerinde rahat bir şekilde yendiler ama ikinci çeyrekte bir hızlı hücumda smaç yapan Andrew Bogut sırt üstü yere düştü. Sağ dirseği çıkan ve sağ eli kırılan Bogut büyük olasılıkla sezonu kapatmış bulunuyor. Gelen son haberlere göre Bogut sağ kolundan ameliyat olacak ve sezonu kapatacak. Bucks için bu kadar iyi giden sezonun, böyle bir sakatlıkla altüst olması ne yazık.

2-2

Artarda 3 maç kazandıktan sonra geçtiğimiz haftayı evlerinde Toronto’ya yenilerek açtılar. İstikrarsız olduklarını daha önce söylemiştik, değil mi? Ardından Philadelphia’yı 19 sayı farkla ezdiler. Haftanın önemli maçında ağırladıkları Milwaukee’yi çok çekişmeli geçen karşılaşma sonunda uzatmada bir sayıyla aşmayı becerdiler. Bobcats koçu Larry Brown 2. çeyreğin başında iki teknik faul alarak maçtan atıldı. Atılmayla birlikte daha hırslı oynayan Bobcats sakatlığına rağmen müthiş oynayan Jackson’ın 32 sayısıyla maçı kopartmayı bildi. Chicago deplasmanında başlarda önde olsalar dahi sonradan geriye düştüler ve çekişmeli geçen maçın sonucunda Bulls’a yenildiler.

2-1

Evlerindeki Phoenix maçını kaybettikten sonra Derrick Rose’un, ”Playofflara kesin gireceğiz” lafını okuyup, içimden “Tabii, tabii” diyerek dalga geçtim. Ancak Bulls zorlu fikstürüne rağmen 8. sırayı Toronto’nun elinden almak için büyük bir çaba harcıyor. Deplasmanda Washington’ı Derrick Rose, Taj Gibson ve sakatlıktan dönen Luol Deng’in iyi oyunlarıyla son çeyrekte aşmayı başardılar. Bu maçta Joakim Noah da ilk beşte çıktı. Charlotte’ı ağırladıkları maçta Bulls adına sayı üretenler Rose, Hinrich, Gibson ve Deng’di. Noah 16 ribaunt alırken Gibson da 15 ribauntla oynadı. Böylece dördüncü çeyrekte 6 sayı geriye düştükleri maçı çevirmeyi bildiler. Bu hafta Milwaukee ve Cleveland gibi iki zorlu takımı ağırlayacaklar. Ancak asıl önemli maç Pazar gecesi oynayacakları Toronto deplasmanında olacak.

1-2

Ellerinde olan maçı lakaytlıklarından Dallas’a hediye ettiler. Evlerinde New Orleans’ı rahat bir şekilde yendiler. Bu maçta Hasheem Thabeet 11 ribaunt alarak pota altında etkili oldu. NBDL’de geçirdiği zaman faydalı olmuşa benziyor. Orlando deplasmanında farklı mağlup oldular.

3-1

Hidayet bençten gelerek oynamaya başladı ve Toronto Charlotte deplasmanında Hidayet’in son dakikada attığı üçlükle rakibini yenmeyi başardı. Buna rağmen Toronto taraftarlarının Hidayet’e sevgi göstereceklerini sanmıyorum. Pahalı kontratına rağmen beklenen performansı gösteremeyen ve gittikçe daha kötü oynayan Hido, taraftar baskısından dolayı yazın Toronto’nun takas etmeye çalışacağı oyunculardan biri olabilir. Ancak kontratı onun birebir takas edilebilmesini neredeyse imkansız hale getiriyor. Ağırladıkları Clippers’a fark attılar. Geride başladıkları 3. çeyrekten itibaren Clippers’a top göstermediler ve 2. yarı tam 66 sayı buldular. DeMar DeRozan’ın yerine ilk beş başlayan Sonny Weems 8/8 atarak 17 sayıya ulaştı. Hido yine yedek olarak oynadı ve 6 sayı bulabildi. Ancak ilk beşte yapılan bu değişiklikler Raptors’a yaramışa benziyor. Philadelphia’yı uzatmada yenerek önemli bir deplasman galibiyeti aldılar. Ancak evlerinde Golden State’e tek sayıyla yenilerek playoff sıralarını ateşe attılar. Bu maçta Bosh 42 sayı ve 12 ribauntla oynadı ancak son saniyede turnikesi çemberden dönünce, maçı Warriors kazandı. Bu hafta Cleveland (dep.), Boston ve Atlanta (dep.) ile oynadıktan sonra evlerinde Chicago ile kozlarını paylaşacaklar. Bu maçı kazananın playoff 8. sıra için biletini kestirmesi büyük olasılıktır.

2-1

Son 11 maçta 8 galibiyetleri bulunuyor. Etkili bir oyun oynayıp, başarılı olmak için sezon sonunu beklemeleri ilginç doğrusu. Danny Granger Mart ayında 27,5 sayı ortalaması tutturdu. Şu oyunu 2 ay önce oynamaya başlasalardı playoff yarışının içinde olurlardı.

2-2

Dört maçlık yenilgi serisinden sonra evlerinde Washington’ı zorlu bir maç sonunda alt etmeyi başardılar. Bu maçta Chase Budinger takımının en skorer oyuncusu oldu (24 sayı). San Antonio önünde başlarda direnç gösterdiler ama ikinci devrede George Hill’i durduramadılar. Haftanın sürprizini Boston deplasmanında gerçekleştirdiler ve Celtics’i uzatmada yenmeyi başardılar. Aaron Brooks 30 sayıyla yıldızlaşırken, Luis Scola uzatmada takımını galibiyete taşıyan isimdi. Indiana deplasmanında son haftaların göz dolduran takımından fark yediler. Budinger bir kez daha takımının en skorer ismi oldu (17 sayı).

1-3

Lakers’ı evlerinde farklı yendiler ama sonraki maçta Washington’a teslim oldular. Sezon sonunda amaçları kalmayınca rakibin önemine göre oynamaya başladılar. Tabii bir de draft seçimi için sıralama var. Memphis ve New Jersey deplasmanlarında aldıkları yenilgilerle yollarına devam ettiler. Bundan sonraki maçları hiç zorlayacaklarını sanmıyorum.

1-3

Beş maçlık Batı deplasman turunun son maçında Clippers’ı yenerek tek galibiyetlerini alabildiler. Golden State karşısında David Lee triple-double’a imza atmasına rağmen Knicks mağlup oldu. New York Knicks ve taraftarları sezon ve playoffların bir an önce bitip, LeBron James’in takımlarıyla sözleşme imzalamasını bekliyorlar. Ancak Chris Bosh ve Joe Johnson’la anlaşmaları daha büyük bir olasılık.

2-1

Pazar gecesi oynanan maçta Toronto önünde tek sayılık bir galibiyet alarak koçları Don Nelson’ın kariyerinin 1332. galibiyetini alarak bu alanda rekor sahibi olan Lenny Wilkins’i yakalamasını sağladılar. Stephen Curry 29 sayı ve 12 sayı, Anthony Morrow 25 sayı ve 10 ribaunt ve Corey Maggette 31 sayı ile oynadılar. Son çeyrekte karşılaşmayı kontrollerinde götürürken maçı tehlikeye attılar. Son anda kaptırılan topu Bosh müsait pozisyonda sayıya dönüştüremeyince sahadan galip ayrılan taraf Warriors oldu. Ocak ayının başından beri ilk kez artarda 2 galibiyet alan Warriors şimdi rekoru kırmak için uğraşacak.

0-3

Oklahoma ve Charlotte’dan fark yediler. Sahalarındaki karşılaşmada Toronto’ya uzatmada mağlup oldular. Iguodala elinden geleni yapıyor ama bu galibiyet için yeterli olmuyor. Bir-iki galibiyet daha alıp, sezonu kapatacaklar ve sonra yeniden yapılanmaya başlayacaklar.

0-4

Dört maçtır yeniliyorlar ve çoğu farklı biten maçlar oldu. Denver deplasmanında iyi başladılar ve farkı 20 sayının üzerine çıkardılar. Ancak güçlü Nuggets farkı yavaş yavaş eritti ve maçı kazanmayı bildi. Clippers’ın iyi bir nüvesi var ama Donald Sterling gibi takım sahibi varsa nüve olsa ne yazar.

0-3

Tam 7 maçtır galibiyete hasretler. Tyreke Evans geçirdiği beyin sarsıntısından geri döndü ama eskisi kadar etkili oynamıyor. Draft seçimi için sıralama önemli olunca bunun için çok da çabalamaya gerek yok zaten.  Beno Udrih sezon sonuna doğru kendini buldu ve etkili oynuyor. Carl Landry takımın geleceği için önemli bir oyuncu olacaktır.

0-3

Artarda 11 maçtır kaybediyorlar. Sakatlıklar bellerini bükmüş durumda. Ben Gordon 19, Richard Hamilton 30, Tayshaun Prince 32 ve Ben Wallace 13 maç kaçırdı. Gordon 12,9 sayı ortalaması ve %30,3 üç sayı yüzdesiyle kötü bir sezon geçirdi. Geçen yaz takıma katılan bir diğer transfer Villanueva her ay düşen performansıyla en sonunda koçu tarafından oynatılmayacak seviyeye kadar düştü. Pistons adına uzun ve sancılı bir yeniden yapılanma başlıyor.

2-2

Deplasmanda Hornets’i devirerek 16 maçlık mağlubiyet serisinden sonra kazanmayı başardılar. Emektar Mike Miller 27 sayı ve 7 ribaunt ile takımın bu alanlarda lideri oldu. Sakatlıklardan dolayı revire dönen Wizards’da oyun kurucu Shaun Livingston’ın geçirdiği ağır sakatlıklardan sonra oynama şansı bulması güzel bir “geri dönüş hikayesi” oluşturuyor. Livingston Mart ayında 7,1 sayı ve 4,1 asist ortalamalarıyla oynuyor. Hornets’e karşı da 18 sayı ve 8 asist yaparak görevini başarıyla yerine getirdi. Evlerinde Chicago’ya kaybettikten sonra New Jersey’i yendiler. Böylece uzun zamanda sonra ilk kez bir haftada 2 galibiyet almış oldular.

2-2

Hafta başında sürpriz bir şekilde San Antonio’yı yenerek onuncu galibiyetlerini aldılar ve böylece en fazla yenilgi alan takım unvanının sadece Philadelphia’ya ait olmasını sapladılar. Evlerinde New Orleans’a farklı galip gelince galibiyet sayıları 11 oldu. Son7 maçta 4 galibiyete ulaştılar. Biraz geç oldu ama lige ısındılar. 

1-2

Artarda 16 mağlubiyetten sonra Sacramento’yu yenip, meşum seriye bir son verdiler. Sezon sonunda ortaya çıkan tabloya göre en kötü takım durumundalar. GM Kahn e Koç Rambis’in yapacak çok işleri var.

 

 

 

 

 

 

Arşiv
 

31/03/10
23/03/10
15/03/10
09/03/10
01/03/10
24/02/10
16/02/10
08/02/10
03/02/10
28/01/10
22/01/10
12/01/10
04/01/10
30/12/09
21/12/09
18/12/09
10/12/09
01/12/09
23/11/09
18/11/09
10/11/09

07/11/09

23/10/09