1
111111
 

Mete ACAR
4 Ocak 2010, Pazartesi

2010’un ilk maçlarıyla sezona devam ettik. Bana mı öyle geliyor, yoksa ligin kalitesi düşüyor mu? Sadece maça çıkmak için çıkan takımlar görüyorum sahada. Geriye koşmayan, adam değişmeyen, rotasyonu unutan oyuncular. Bunlardan bazıları Euroleague’de olsa koç saha ortasında oyuncuyu çiğner. Ligi 30 takıma çıkarma hevesi kalite ortalamasını düşürdü maalesef.

Bu power ranking, takımların 4 Ocak - 11 Ocak tarihleri arasındaki tahmini performanslarıyla potansiyellerinin ve sıralamadaki yerlerinin bir ortalaması alınarak, son derece bilimsel(!) bir şekilde hazırlanmıştır.
 

 

3-1

Ron Artest Cavs maçının akşamında evinin önünde ‘garip’ bir şekilde düşerek dirseğini ve kafasını yardı. Başına aldığı darbeden dolayı hafif bir hafıza kaybı yaşayan Artest deplasmandaki Sacramento maçından beri oynamıyor. Lakers Phoenix deplasmanında güneş çarpmışa döndü ve 15 sayı farkla maçı kaybetti. Evlerinde Sacramento’yu son salisede Kobe’nin üçlüğüyle yenebildiler. İlk yarı 64 sayı yediklerini ve farkın bir ara 20 sayıya kadar çıktığını belirtelim. Derek Fisher bu maçta 1/10’la berbat bir performans gösterdi. Ama daha önemlisi Kings guardlarının önünde hiç duramadı. Adeta “görünmez adam” gibiydi. Pazar gecesi oynanan maçta evlerinde Dallas’ı kalbura çevirdiler ve 35 sayı farkla galip geldiler. İlginç br not Lakers’da en skorer oyuncunun Jordan Farmar olmasıydı. Lamar Odom ilk beşte iyi maçlar çıkartıyor. Pau Gasol maçın ilk çeyreğinde sol dizinin arkasından sakatlandı. Sezon başında sağ dizinin arkasından sakatlandığı için 11 maç kaçırmıştı. Yine maç kaçırması beklenebilir. Luke Walton ve Ron Artest sakatlıklarından dönüyorlar.

3-1

LeBron James’in kötü oynamasına rağmen dağınık Hawks önünde deplasmanda kolay bir galibiyet aldılar. Ancak evlerinde Hawks’u yenebilmeleri için Varejao’nun NBA kariyerindeki ilk üçlüğünü sokmasını beklediler. LeBron bu maçta 48 sayı atarak Atlanta’daki kötü performansını unutturdu. New Jersey deplasmanında Nets’i geçmeyi bildiler ve galibiyet serileri yedi maça ulaştı. Pazar gecesi oynadıkları maçta evlerinde Charlotte’a yenilerek sürpriz bir sonuca imza attılar. Bobcats’in savunması karşısında sadece 88 sayı atabildiler. LeBron ve Mo Williams toplam 56 sayı attılar. Bu, takımın attığı sayıların %63.6’sı ediyor. Yani dengeli bir hücumları yok ve savunma gayretleri galibiyetleri getiriyor. Kendileri gibi savunma yapan bir takım karşılarına çıkınca zorlanıyorlar. (Bu yüzden Celtics onlarla iyi eşleşiyor) Bu hafta 5 maçlık Batı turuna çıkıyorlar.

2-1

Sakatlıklar ve mağlubiyetler arka arkaya gelmeye başladı. KG Clippers maçında sağ dizini esnetti. Golden State maçında aynı yere aldığı darbeden dolayı Phoenix maçında oynamadı ve Celtics Suns’dan fark yedi. Bu maçtan önce oynadıkları Golden State maçını da kaybettikleri için bu sezon ilk kez artarda 3 maç kaybetmiş oldular. Oyun kurucu Rajon Rondo diz arkası bağlarındaki ağrılardan dolayı istediği gibi oynayamıyor. Bilhassa ribauntlarda hiç yok. Tam dört oyuncularından (KG, Pierce, Rondo ve Daniels) mahrum çıktıkları Toronto karşısında takım oyunuyla galip gelmeyi bildiler. Kötü haber KG’nin 10 gün daha forma giyemeyecek olması. Pierce ve Rondo’nun bu haftadaki maçlara yetişecekleri söyleniyor. Bu hafta deplasmanda Miami, Atlanta ve Toronto ile karşılaşacaklar.

2-1

Zayıf Milwaukee’yi Vince Carter’ın etkili oyunuyla kolay yendiler. Ardından üç maçlık deplasman turuna Minnesota’yı yenerek başladılar. Koç Stan Van Gundy Pietrus yerine ilk beşe Matt Barnes’ı yerleştirdi. Barnes geçtiğimiz hafta ilk beş çıktığı iki maçta çok faydalı oldu. Bilhassa Timberwolves önünde 17 sayı ve 11 ribaunt ile büyük katkı sağladı. Barnes Chicago önünde de takımının en skorer oyuncusu oldu (23 sayı). Ancak Magic çıkıştaki Bulls’a yenildi. Dwight Howard sadece 9 sayı üretebildi. İkili sıkıştırmalara karşı etkili olup, topu hemen takım arkadaşlarına çıkartamıyor. Orlando’nun geçen sezon gösterdiği savunma performansı da bu sene kayıp. Vince Carter Chicago maçında ayak bileğini burkarak maçı tamamlayamadı. Burkulmanın ağır olmadığı Carter tarafından belirtildi.

1-2

Sonlarında ortak oldukları maçı kaybederek bu kez deplasmanda Houston’a teslim oldular. Houston önündeki vasat görüntüsünden sıyrılan Nowitzki Sacramento deplasmanında 25 sayıyla takımının galibiyetinde başrolü üstlendi. Ertesi gece Lakers önünde berbat bir oyun ortaya koydular ve 35 sayı farkla parkeye gömüldüler. Erick Dampier dizindeki şişlikten dolayı bu maçta forma giyemedi. Gerçi onun olması da çok şey değiştirmezdi, çünkü Nowitzki dışında varlık gösteren bir Mavs oyuncusu yoktu. Batı Konferansı’nda en iyi ikinci takım payesini taşıyorlar ama bir süredir yorgun ve isteksiz bir görüntüleri var. Son sekiz maçta 4-4’lük bir dereceye sahipler. Shawn Marion son 8 maçta sadece 9,5 sayı ortalamaları tutturabildi (Son iki maçta toplam 9 sayısı var). Josh Howard düşük bir yüzdeyle atıyor (%41). Sadece Nowitzki’yle olmaz.

0-3

Evlerinde kötü oynayarak Cavs’den fark yediler. Ertesi gece bu kez Cleveland’da iyi bir oyun ortaya koydular ve son dakikaya kadar öndeydiler. Ancak durum berabere iken Varejao’nun hücumda son saniyede üçlük sokacağını bilemezlerdi. Hawks yenildi ama galibiyeti kaçıran takım oldu. New York önünde uzatma sonunda aldıkları yenilgi ile bu sezon ilk kez artarda 3 maç kaybetmiş oldular. Bu maçta bençten doğru dürüst katkı gelmemesi ve çıldırmış gibi oynayan Nate Robinson’ı bir türlü durduramamaları maçı kaybetmelerine sebep oldu. Ancak evlerinde Knicks gibi takımları ne olursa olsun yenmeleri lazım. Hawks için moral bozucu bir hafta oldu.

2-1

Sixers karşısında çok kötü bir performans ortaya koyup, yenilgiyi hak ettiler. Clippers önünde LaMarcus Aldridge ilk çeyrekte ayağını kötü bir şekilde burktu ve maçı tamamlayamadı. Buna rağmen maçı kazanmayı bildiler. Blazers’ın sakatlık problemleri bununla sınırlı kalmadı ve Steve Blake zatürre nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Neredeyse Portland’a büyü yapıldığına inanacağım. Son yıllarda bir takımın başına bu kadar çok sakatlık geldiğini görmedim. 8 oyuncuyla çıktıkları Golden State önünde bir galibiyet daha aldılar. Brandon Roy bu maçta 37 sayı attı (Bu sezon attığı ikinci en yüksek sayı). Ancak bu hafta Grizzlies, Lakers ve Cavs gibi güçlü takımları ağırlayacaklar. Portland bu kadar eksikle ne kadar direnir ve başarılı olabilir?  

3-1

Art arda 6 maçta galip gelerek çıkışlarını devam ettirdiler. Geçtiğimiz hafta Minnesota ve Miami’yi rahat yendikten sonra çıktıkları mini deplasman turunda önce Washinton’ı teslim aldılar. Ertesi akşam (Pazar gecesi) Toronto’da Tim Duncan sahaya ilk beşte çıkmadı. Bu kariyerinde sadece 2. kez olan bir durum. Ancak koç Popovich arka arkaya olan maçlarda böyle bir şey yapabileceğini söylemişti. Spurs Duncan’sız maça berbat başladı ve bir türlü toparlanamadı. Toparlanıp skoru azaltmaya başladıklarında ise faul atışlarını kaçırdılar ve maçı kaybettiler. Böylece deplasmanda iyi oynamadıklarını bir kez daha göstermiş oldular. Ne zaman “Artık toparlandılar” diyecek olsam, bunu engelleyecek abuk sabuk bir yenilgi alıyorlar. Hafta ortasında yazdıklarımı son anda değiştirmek zorunda kaldım. Bu hafta evlerinde Dallas’ı ve önümüzdeki hafta Lakers’ı ağırlayacaklar ve ardından 4 maçlık Batı deplasman turuna çıkacaklar. Esas test bu maçlar olacaktır.

2-1

Lakers ve Celtics gibi iki güçlü takımı farklı yenerek kendilerine geldiler. Celtics maçında rakipteki eksikler göze çarpıyordu ama Lakers maçında sadece Artest rakibin ilk beşteki gediğiydi. Bu iki şampiyon adayı takımı süpürdükten sonra çıkıştaki Memphis Grizzlies’den evlerinde 25 sayı fark yediler. Bu sezon evlerinde yedikleri en büyük fark bu oldu. Kasım ayında sadece 3 yenilgi aldıktan sonra Aralık ayında 9 yenilgi alarak ayı 7-9 bitirdiler. Stoudemire, Nash, Frye gibi formda oyunculara sahipler ama diğer takımlar form ve ritim tutturdukça Suns zorlanıyor.

2-1

T-Mac Houston kulübüyle anlaşarak takımdan ayrıldı ve takas olana kadar tek başına antrenmanlar yapacağı Chicago’ya gitti. Rockets T-Mac’i iyi bir şekilde “okutabileceği” bir takas aramaya başladı. Chicago ve New York söylentileri almış yürümüş durumda ama adı üzerinde söylenti hepsi. Daha önce deplasmanda yendikleri Dallas’ı bir kere daha bu kez evlerinde yendiler. Hafta başında evlerinde yendikleri Hornets’e deplasmanda yenildiler. Bu hafta Lakers ve Suns’la deplasmanda karşılaşacaklar.

1-2

Philadelphia deplasmanından beri dışarıda maç kazanamayan Denver en onunda şeytanın bacağını kırdı ve Utah’ı rahat bir oyunla alt etti. Üstelik Carmelo (Diz sakatlığı) ve Billups’ın yokluğunda Utah gibi gruplarında bulunan önemli bir rakiplerini yenmeleri takdire değer. Bu maçta Ty Lawson dümene geçti ve 23 sayı ve 9 asistle gemiyi karaya oturtmadan yönetmeyi başardı. Sixers’ı ağırladıkları maçta dengeli hücum eden rakiplerini durduramayıp 3 sayı farkla yenildiler. 4. çeyreğin başında fark 15 sayı Sixers lehineydi ve Nuggets’ın o farkı eritip, oyuna ortak olduğunu gördük. Ancak güçleri maçı kazanmaya yetmedi. Üstelik Chris Andersen maç içinde ayak bileğini burkup, sahayı terk etti. En az bir hafta olmayacak. Nene Hilario, Carmelo ve Billups’ın yokluğunda skor yükünü çekiyor ama yeterince silahları yok. Son 8 maçta 2-6’lık bir dereceye sahipler. Sakatlıklar geniş bir rotasyonu olmayan Nuggets’ın belini büktü.

3-1

Bu sezon üst üste üç maç kazanamayan Oklahoma geçtiğimiz hafta New Jersey, Washington ve Utah’ı yenerek arta rda 5 maç kazandı. Bu seride Kevin Durant 34,8 sayı ortalama ile oynadı. Ancak düşüşteki Milwaukee’ye deplasmanda mağlup olmaktan kurtulamadılar. Kevin Durant maç sonunda eline geçen fırsatları iyi değerlendiremedi ve maçı uzatmada kaybettiler. Bu hafta deplasmanda Chicago ile oynadıktan sonra evlerinde New Orleans, Indiana, New York gibi yenebilecekleri takımlarla oynayacaklar.

3-0

Sezona 1-8 başladıktan sonra 15-8’lik bir derece elde edip, .500 seviyesine ulaştılar. Asıl önemlisi Dallas, Cleveland, Denver gibi güçlü ekipler karşısında elde ettikleri galibiyetlerle çekinilen bir ekip haline gelmeleri. Zach Randolph ve Marc Gasol ligin en çok ribaunt alan ikilisi oldular. Zach Randolph son 7 maçta 26,7 sayı ve 16,4 ribaunt ortalamalarıyla oynuyor. Randolph ligde 20 sayı ve 10 ribaunt ortalamalarının üstünde ortalamalara sahip üç oyuncudan biri (diğerleri Bosh ve Duncan). Evlerinde Wizards’ı uzatma sonunda yendiler. Deplasmanda Rudy Gay’in 31 sayısıyla Indiana’yı rahat geçtiler. Ancak en önemli galibiyetleri deplasmanda Phoenix’i 25 sayıyla devirmek oldu. Bu maçta Sam Young bençten gelerek 22, Hasheem Thabeet 10 sayı buldular. Bençi dar olan Grizzlies’de Young bu seviyede katkı sağlarsa çok etkili bir takım olurlar.

1-2

Deplasmanda Minnesota’yı çekişmeli bir maçta yendikten sonra ertesi gece Oklahoma’ya geriden geldikleri maçta son saniyelerde yenildiler. İki en önemli yıldızı (Carmelo ve Billups) bulunmayan Denver’a evlerinde mağlup olmaları istikrarsızlıklarını gösterdi. Bu maçta sezonun en yüksek top kaybı rakamına ulaştılar (26). Zaten maçın tablosu yapılan top kayıplarından sonra potalarında gördükleri smaçlardı. Geriye bile koşmadılar. Takım ayrı ayrı çok değerli oyunculardan oluşuyor ama doğru dürüst başarı bir türlü gelmiyor. Bir türlü sağlayamadıkları takım kimyası olmadan başarılı olmalarına imkan yok..

3-0

Geçtiğimiz hafta oynadıkları Indiana, Detroit ve Orlando maçlarında galip gelerek art arda 4 maç kazanmış oldular. Bu dört galibiyet Tyrus Thomas’ın sakatlıktan dönmesine denk geldi. Galibiyetlerde Thomas’ın önemli bir payı olsa da Derrick Rose, Taj Gibson ve John  Salmons’ı es geçmemek lazım. Rotasyonu değiştiren koç Vinny Del Negro oyuncularından beklediği verimi almış gözüküyor. Formsuz John Salmons yedeğe çekildikten sonra ilk kez Detroit deplasmanında iyi bir oyun ortaya koydu ve bu performansını Orlando karşısında da devam ettirdi. Koç Del Negro’nun daha fazla sorumluluk verdiği ve skora dönük olarak serbest bıraktığı oyun kurucu Derrick Rose daha fazla sayı bulmaya başladı. Rose son 5 maçta 24 sayı, 6 asist ve 5,4 ribaunt ortalamalarla her şeyi yapıyor. Bilhassa Orlando maçında Howard’ı çok iyi savundular. Takım daha çok enerjiyle oynuyor ve koç Del Negro krizi çabuk engellemişe benziyor.

2-1

Art arda 5 maç kazandılar ama deplasmanda bir sürü eksikle sahaya çıkan Celtics’e yenildiler. Hemen ertesi akşam evlerinde ağırladıkları San Antonio’yu yenerek çıkışlarını sürdürdüler. Bu maçta Hidayet üst solunum yolları enfeksiyonundan dolayı oynayamadı. Chris Bosh güzel oyununu Raptors tarihinin en skorer oyuncusu unvanını alarak taçlandırdı (Vince Carter’ı geçti). Son 10 maçta 7 galibiyet almış olsalar da sorunları savunmada ve savunmalarını düzeltmeden istedikleri seviyede olmalarına imkan yok. Reggie Evans hala sakatlıktan kurtulamadı ve savunma için onu bekliyorlarsa işleri çok zor. Boston maçında görüldü ki maçı şut atarak almaya çalışıyorlar ama savunması iyi olan takıma şut sokmak zordur. Art arda kazandıkları maçlarda rakipleri .500 derecesinin altındaki takımlardı (Spurs hariç) ve Raptors’ın başarılı sayılması için doğru örnek teşkil etmiyorlardı. Doğu Konferansı’nda alt sıralardan playoff yapmak iş değil. Raptors playoff’larda başarılı olmak istiyorsa savunma yapmayı öğrenmek zorunda.

2-1

David West’in adeta çıldırıp 44 sayı ve 12 ribaunt ile oynadığı maçta onun üretimini heba edip, Houston’a yenildiler. Ardından evlerinde Miami ve Houston’ı devirmeyi bildiler. Vasat bir performansları olduğu ve sürekli para kaybeden bir organizasyon haline geldikleri için üstüne bir de lüks vergisi ödemek istemiyorlar. Bu yüzden emektar Devin Brown’ı takas etmek istedikleri çıkan dedikodular arasında. Ancak kontratların yükünü daha fazla azaltmak isterlerse David West’i gönderebilecekleri söyleniyor. Ellerinde Peja, Posey, Wright, Peterson, Armstrong gibi oyuncuların sahadaki değerlerine göre pahalı sayılan kontratları var ve bunlardan kurtulmak istiyorlar. Tabii niyet etmek başka, başarmak başka şeyler.

0-3

Art arda üç galibiyetten sonra geçtiğimiz hafta New Orleans ve San Antonio deplasmanlarından mağlup ayrıldılar. Bilhassa Spurs önünde 30 sayı farkla yenilmeleri Heat adına hiç iç açıcı değildi. Ardından evlerinde Charlotte önünde de berbat oynadılar ve kaçınılmaz bir yenilgi daha aldılar. Koç Spoelstra veya GM Pat Riley’nin yaptığı uyarı ve eleştiriler kısa süreli çıkışlar yaratıyor ama görünen o ki Heat hiç iyi bir durumda değil. Wade geçen sezonki performansını mumla aratıyor ve hiç istekli oynamıyor. Wade bu sezon %44 saha içi şut isabet oranıyla oynuyor ve bu kariyerindeki en düşük yüzde (kariyer ortalaması %48). Sayı, asist ve ribaunt ortalamalarında geçen seneye göre düşüş var (sanki Miami’den gitmek ister gibi. Doğru olabilir mi bu?). Chalmers arzulanan oyun kurucu hüviyetine ulaşmak bir yana ancak vasat bir yedek oyuncu olabilecek seviyede oynuyor. Sahada her şeyini veren sadece Beasley ama o da yeterli olmuyor. Bu hafta Atlanta ve Boston’u ağırladıktan sonra 6 maçlık zorlu Batı deplasman turuna çıkacaklar. Takım kısa sürede toparlanmazsa dağılabilir.

3-1

Milwaukee’yi evlerinde yendikten sonra deplasmanda Toronto’ya çekişmeli bir maç sonunda yenildiler. 2010 yılında oynadıkları ilk maçta deplasmanda Miami’yi güle oynaya mağlup ettiler. Hemen ertesi akşam oynadıkları maçta deplasmanda Cavs’i yenerek 2010’a iyi giren bir başka takım olmayı başardılar. Son maçlarda Stephen Jackson takımını sürüklüyor. Gerald Wallace her zamanki gibi ona uyuyor. Cavs karşısında Raymond Felton ve maçı kazandıran üçlüğü atan Flip Murray de faydalı oldular. Detroit maçında ayağından sakatlanan Tyson Chandler 4 maç kaçırdı ve 3-4 tane daha kaçıracağı bildirildi. Okafor-Chandler takasında kısa çöpü çeken Bobcats çok pişman olmalı. Diaw basketbolu unutmuş gibi oynuyor. Bobcats ona hiç uymadı ve kendine gelmesi için başka bir takıma gitmesi gerekiyor. Uygun bir takas aranabilir.

1-1

Tatil haftasını 1-1’lik dereceyle geçtiler. Portland deplasmanında çekişmeli bir maçın ardından mağlup oldular. Sakatlıklardan kıvranan Portland’ı yenmeleri beklenirdi (maç içinde LaMarcus Aldridge’i kaybetmişlerdi). Evlerinde Sixers’ı rahat bir şekilde yendiler. Chris Kaman Aralık ayında 21,4 sayı ve 9,9 ribaunt ortalamalarla oynadı. Son 5 maçta ise 25,2 sayı ve 9,2 ribaunt ortalamalara sahip oldu. 5 maçlık dönemdeki şut isabet oranı ise %58. Kaman bu form grafiğiyle 20-10 sınıfına dahil olabilir. Üstelik takımda Camby gibi ribauntlara ortak başka bir uzun daha varken.

1-2

Yıldız çaylak oyuncuları Tyreke Evans’ın ayak bileği sakatlığından doğan eksikliğine rağmen Denver’ı evlerinde yendikten sonra Philadelphia’ya kötü bir oyunla maç ikram ettiler. Los Angeles deplasmanında Lakers önünde ilk yarıda bir ara 20 sayı farka uzandılar. Ancak üstün gayretlerine rağmen maçı Kobe Bryant’ın son saniye üçlüğüyle kaybettiler. Spencer Hawes bu maçta 30 sayı atarak kariyer rekorunu kırdı. Ertesi gece Dallas’ı ağırladıkları maçta bu kez Nowitzki gibi bir yıldızın iyi oyununa teslim oldular. Son 6 maçta 5 kez kaybettiler ama ikisi uzatmada, biri son saniyedeydi. Kevin Martin’in Ocak ayı içinde sakatlıktan dönmesi bekleniyor.

3-1

Detroit’i deplasmanda yendikten sonra yine deplasmanda New Jersey’e yenildiler. Aslında son maçlarda iyi oynamıyorlardı. Bunu gören koç D’Antoni Atlanta deplasmanında 14 maçtır hiç oynatmadığı Nate Robinson’a görev verdi ve karşılığını fazlasıyla aldı. Uzatmaya giden maçta 41 sayıyla oynayan Robinson maçı çeviren adam oldu. 18/24 saha içi şut isabet oranıyla yani %75 isabetle oynadı Nate. Pazar gecesi evlerinde ağırladıkları Indiana’ya tarihi bir fark attılar. Tam 43 sayı fark attıkları maçta fark bir ara 48 sayı idi. Bu sezon bir takımın maç içinde attığı en büyük fark bu oldu. Knicks tarihinin en büyük farkı da 48 sayı idi ve Knicks bu rekoru egale etme veya kırma şansını kaçırdı. Nate Robinson bu maçta sadece 6 sayı ve kötü bir şut yüzdesiyle oynadı. Ancak görünen o ki koç D’Antoni onu bençten oynatmaya devam edecek. Böylece son birkaç maçta kötü oynayan Knicks 2010’a güzel bir başlangıç yapmış oldu.

3-1

Geçen hafta deplasman turunda galibiyet alamayabileceklerini yazdıktan sonra artarda 2 maç kazandılar. Portland önünde Elton Brand bu sezon attığı en çok sayıya (25) ulaştı. Dört maç boyunca sakatlıktan dolayı forma giyemeyen Allen Iverson 19 sayıyla skora katkıda bulundu ve Sixers Blazers’ı deplasmanda şaşırttı. Ardından Sacramento’yu Louis Williams’ın 22 sayısıyla geçmeyi bildiler. AI bu maçta da 20 sayıyla önemli katkıda bulundu. Clippers önünde yenilmiş olsalar da Denver deplasmanında kazanarak bu zorlu turu 3-3 kapatmayı başardılar. Son 10 maçta 5-5’lik bir dereceye sahipler. Eskiye göre toparlanmış gözüküyorlar. Sakatlıklar devam etmezse daha iyi olacaklardır. Şu an playoff’un 8. sırasında bulunan Charlotte’ın sadece 4,5 maç gerisindeler. Eğer playoff yaparlarsa bu ne müthiş bir hikaye olur!

1-2

Art arda 4 mağlubiyetten sonra evlerinde Charlotte’ı uzatmada Redd’in skorer oyunuyla alt etmeyi bildiler. Aralık ayı dereceleri 3-11. Sezona 8-3’le girdikten sonra 5-15’lik bir derece aldılar. Tam 8 maçı 3 sayı veya altında bir farkla kaybettiler. Bu tecrübesizliklerinden kaynaklanıyor. Koç Skiles için “çalıştırdığı takımlar ilk yılında tahmin edilenden daha iyi performans gösterir ve ikinci yıllarında boyaları dökülüp, performansları düşer” denir. Bu sefer bu hızlandırılmış şekilde gerçekleşti ve Bucks sezon içinde inişe geçti. Ocak ayına iyi bir giriş yapmış olsalar da maç programının kalanı tam bir felaket. 9 deplasman maçına gidecek olan Bucks’ı 6 maçlık bir Batı turu bekliyor.

0-2

Arka arkaya 9 maç kaybederek 93-94 sezonundan beri en uzun yenilgi serisini almış oldular. Talihsizlikler de peşlerini bırakmıyor. O kadar ki Chicago önünde Ben Wallace ve Stuckey ortada pozisyon yokken ayak bileklerini burktular. Rip Hamilton sakatlıktan döndükten sonra oynadığı 3 maçta 13/54’lik bir saha içi isabet oranıyla oynuyor (%24). Bu arada bençe çekilen Charlie V. aldığı sürelerden dolayı mızmızlanmaya başladı bile. Bu hafta Dallas ve San Antonio deplasmanlarına gidecekler. Belki evlerinde Sixers’ı yenerek yenilgi serisini sona erdirebilirler.

0-3

Washington’daki “tabanca krizi” ayyuka çıktı. Son söylentilere göre Arenas, Javaris Crittenton ile olan bir bahis borcu nedeniyle birbirlerine soyunma odasında tabanca çekmişler. Bu nerede olursa olsun ciddi bir suç ve hele ABD’deki en sıkı silah kanunlarına sahip Washington D.C.’de bu durum en ağır şekilde cezalandırılacaktır. Hatta bu olaya dayanarak Wizards’ın Arenas’ın kontratını sona erdirme ihtimali bile az da olsa bulunuyor. Tabii bu olay takas döneminin faal bir oyuncusu olmak isteyen Wizards’ın elini kolunu bağlayıverdi, çünkü Arenas’ın durumu belli değil. Ne olursa olsun Mart ayında aynı kadro olmayacakları kesindir. Haftayı galibiyetsiz kapattılar.

1-2

Hafta başında Boston Celtics’i yenerek Phoenix maçından sonra ikinci önemli galibiyetlerini almış oldular. Ardından Los Angeles deplasmanında Lakers’a karşı iyi bir oyun ortaya koydular fakat güçleri galibiyete yetmedi. Deplasmanda sakatlıklardan dolayı beli bükülmüş Portland’a kolay teslim oldular. Monta Ellis ve Corey Maggette sezon başından beri skor yükünü çekiyorlar. Anthony Randolph şimdilerde daha fazla süre alıyor ve karşılığını veriyor. Sakatların bazısı döndü ve form tutmaya başlayınca daha iyi bir takım olacaklardır. Ancak savunma yapmayan ve koç Nelson tarafından yönetilen Golden State’in ne kadar başarılı olacağı hepinizin malumudur.

1-3

Artarda 8 mağlubiyetten sonra Minnesota’yı yenip, seriye son verdiler. Sakatlıklar Indiana’nın da başına bela oldu. Granger ve Foster derken Troy Murphy ve çaylak Hansbrough da (kulak iltihabı) kervana katıldı. Murphy’nin sakatlanmasıyla Luther Head ilk beşe monte oldu ve oldukça kısa bir beşle sahaya çıkmaya başladılar. İlk beş çıkmak Head’e yaradı ve ilk beşte başladığı 3 maçta 23 sayı ortalamayla oynadı. Ancak sadece Minnesota’yı yenebildiler ve deplasmanda Knicks’e 43 sayıyla mağlup oldular. Son 14 maçta 2-12’lik bir dereceleri var.

0-4

Kadrosu sakatlıklarla delik deşik olmuş Indiana’yı yenemiyorsanız sizin de durumunuz pek iyi değildir. Tamam, San Antonio, Utah ve Orlando güçlü rakipler ama Indiana’ya 11 sayı farkla mağlup oldular. Tam 122 sayı yediler rakiplerinden! Koç Kurt Rambis oyuncularından alması gereken verimi alamıyor. Kevin Love gibi her maç varını yoğunu ortaya koyan bir oyuncuda bile isteksizlik var. Bu yaz takımın biraz davalandırmaya ihtiyacı olacak gibi. Takım oyuncusu olan ve daha çok gayret sarfeden oyunculara ihtiyaçları var.

1-2

New York’u yenerek 10 maçlık yenilgi serisine son verdiler. Cavs’e evlerinde mağlup oldular (ve belki de yeni bir mağlubiyet serisine başladılar). Hepi topu 3 galibiyetleri var. Koç Lawrance Frank’i görevden almanın ne kadar anlamsız olduğu şimdi daha iyi görülebiliyor.

 

 

 

 

 

Arşiv
 

30/12/09
21/12/09
18/12/09
10/12/09
01/12/09
23/11/09
18/11/09
10/11/09

07/11/09

23/10/09