1
111111
 

Mete ACAR
3 Şubat 2010,
Çarşamba

All-Star maçının yedek oyuncuları açıklandı. Batı Konferansıyla ilgili bir itirazım yok ama Doğu Konferansı’nda başta Allen Iverson’ın seçilmesiyle ilgili derdim var. Bir avuç maç oynayan ve bunlarda da alelade performans gösteren birisi nasıl All-Star seçilir? Seçenler neye dayanarak onu bu payeye layık görürler? Geçmişteki başarıları onun tekrar All-Star seçilmesi için yeterli kıstas mıdır? 1988-89 sezonunda Kareem Abdul-Jabbar’ın All-Star seçilmesini de çok anlamlı bulmamıştım. Üstelik o sadece basketbol olarak değil, insani anlamda da Iverson’dan üstün biridir.

Şubat’ın gelmesiyle maçlar daha kızışmaya başlayacak. Ne yazık ki sakatlıklar da devam ediyor. Son olarak Chris Paul menisküs nedeniyle en azından bir ay sahalardan uzak kalacak ve All-Star maçında yerine başkası seçilecek.

Bu power ranking, takımların 1 - 7 Şubat tarihleri arasındaki tahmini performanslarıyla potansiyellerinin ve sıralamadaki yerlerinin bir ortalaması alınarak, son derece bilimsel(!) bir şekilde hazırlanmıştır.
 

 

4-0/b>

Deplasmandaki Miami maçını son anlarda savunmadaki üstün gayretleri ve Dwayne Wade’in hatalarıyla koparmayı bildiler. JJ Hickson’ın 23 sayı atarak kariyer rekorunu kırdığı gece Minnesota’yı rahat yendiler. Böylece 13 maçın ardından LeBron James haricinde bir oyuncu takımının en fazla sayı atan oyuncusu olabildi. Kendilerini fazla sıkmadan oynadıkları maçta deplasmanda Indiana’yı mağlup ettiler. Bu maçta Shaq 22 sayı atarak bu sezon elde ettiği en yüksek skoru egale etti. Mo Williams’ın sakatlanmasıyla top daha çok Shaq’e inmeye başladı ve Williams’ın oynamadığı 6 maçta sayı ortalaması 17,5 oldu. Haftanın kapanış maçında Clippers’a fark attılar. Evet, James Cavs için çok şey ifade ediyor ama iki guardı sakat olmasına rağmen hiç sıkıntı çekmeden yollarına devam etmeleri, bu takımın gücünü ve hedefe odaklanmasını çok açık bir şekilde ortaya koyuyor. Minnesota maçıyla sakatlıktan geri dönen Jamario Moon da takıma eklenmiş oldu.

4-0

Washington’da Beyaz Saray’ı ziyaret edip, başkan Obama’yla tanıştılar. Yoğun günün ardından Wizards’ı paylaşmacı bir oyunla yenmeyi başardılar. Ardından Indiana önünde ikinci yarı maçı kopardılar ve farklı galip geldiler. Bynum bu maçta 27 sayı ve 12 ribauntla gözlerin pasını sildi. Ancak ne kadar istikrarsız olabildiğini Philadelphia maçında gördük, zira Bynum bu maçta sadece 6 sayı ve 3 ribauntla oynadı. Lakers’ın fazla zorlanmadan sahadan galip ayrıldığı maçta Allen Iverson 23 sayıyla sezonun en iyi maçını çıkartınca izleyenler adeta bir nostalji yaşamış oldular. Pazar günü oynanan maçta ezeli rakipleri Boston’ı pek de iyi bir maç çıkartmayan Kobe’nin son saniyelerdeki basketiyle yendiler. Lakers bu maçı kazansa da kaybetse de guard savunmasındaki zafiyet çok açık bir şekilde görüldü. Rajon Rondo ikinci çeyrekten itibaren Lakers savunmasını delik deşik etti. Derek Fisher adamını birebir savunamıyor; yardım savunmasına gidemiyor. Giderse tuttuğu oyuncuya geri dönmekte gecikiyor. Farmar da iyi bir savunmacı değil. Durum böyle olunca Lakers 4 kişiyle savunma yapar duruma düşüyor. İşte bu sorunu takasla çözerlerse önlerinin açılacağını düşünüyorum.

3-1

Carmelo Anthony’nin ayak bileği sakatlığı sebebiyle oynamadığı maçlarda Charlotte ve Houston’ı geçmeyi bildiler. Böylece arta arda 8 galibiyet aldılar. Aaron Afflalo çok formda ve hem savunmada hem de hücumda çok faydalı oluyor. Charlotte maçında 24 sayıyla kariyer rekorunu egale etti. Dertleri çocukça davranan JR Smith’le. O da ‘Melo’nun yokluğunda 22 sayı atarak Houston maçının kazanılmasında başrolü üstlendi. Deplasmanda Oklahoma’dan fark yiyerek galibiyet serilerini sonlandırdılar. Pazar günü oynanan önemli maçta San Antonio’yu deplasmanda farklı yenerek aralarında siklet farkı olduğunu gösterdiler. Bu maçta Carmelo’nun oynamadığını belirtelim. Ayrıca 19 top kaybı yapmalarına rağmen Spurs’ü %43 saha içi şut isabet oranında tutarak maçı kazandılar. Böylece Batı konferansının tartışmasız 2 numaralı takımı olduklarını ilan ettiler.

3-1

Dwight Howard’ın harika performansına rağmen deplasmanda Memphis’e yenildiler. Jameer Nelson Ocak’ta sezonun en verimli ayını geçiriyor olsa da istikrarlı olamıyor. Koç Stan Van Gundy Nelson’ın iyi oynamadığı maçlarda süresini 20 dakika civarında tutuyor ve iyi oynadığı maçlarda 30 dakikanın üzerine çıkarıyor. Nelson’ın geçirdiği omuz sakatlığından dolayı ona fazla yüklenmediğini söyleyebiliriz. Boston Celtics’i Rashard Lewis’in güzel oyunuyla geriden gelerek ekarte ettiler. İki gece sonra bir başka önemli rakipleri olan Atlanta Hawks’u ağırladılar ve ikinci yarıdaki oyunlarıyla bir önemli galibiyet daha aldılar. Dwight Howard 31 sayı ve 19 ribauntla yine müthiş oynadı. Detroit deplasmanında maç son saniyeye kadar gitti, geldi. Ancak Detroit atışlardan faydalanamayınca ve top kaybı yapınca Orlando maçı almayı bildi. Bu maçta dizinden sakatlanan Jameer Nelson ve ayak bileğini burkan Pietrus maçı tamamlayamadılar. Nelson’ın dizini esnettiği ve sakatlığın önemli olmadığı açıklandı. Pietrus ise bir hafta basketboldan uzak kalacak. Orlando’nun art arda aldığı galibiyetlerle koç Van Gundy Doğu All-Star takımını yönetmeye hak kazandı.

2-2

Deplasmanda Houston’ı Josh Smith’in iyi oyunuyla geçtikten sonra San Antonio’dan  Joe Johnson ve Jamal Crawford ikilisinin skorer oyunlarına rağmen fark yediler. Evlerinde ağırladıkları Celtics’i yine Johnson-Crawford guard ikilisiyle devirmeyi başardılar. Maçın genelinde Celtics’ten çok daha istekli ve enerjiktiler. Böylece Celtics karşısında bu sezon 4-0 yaptılar ve Doğu konferansının tehlikeli takımları arasında olduklarını bir kez daha gösterdiler. Ertesi akşam Orlando deplasmanında istedikleri gibi oynayamadılar ve ikinci yarıda teslim bayrağını çektiler. Celtics’le çok kolay başa çıkabiliyorlar ama Magic’le başa çıkmasını öğrenmeleri gerekiyor.

3-0

Phoenix’i Andrei Kirilenko’nun güzel oyunuyla yendikten sonra deplasmanda Portland’ı maçın başında elde ettikleri 21-2’lik skor üstünlüğünü koruyarak yere serdiler. Kirilenko’nun istatistikleri incelendiğinde geçen sezona benzer olduğu söylenebilir, ancak son maçlarda çok daha etkili oluyor ve eğer bu şekilde devam ederse birkaç sezon önceki seviyesine ulaşır. Kirilenko %49.5 saha içi atış yüzdesiyle kariyerinin en yüksek yüzdesini tutturmuş bulunuyor. Aksi şekilde Mehmet Okur %42.5 saha içi atış yüzdesiyle 12,6 sayı ve 6,8 ribaunt topluyor. Bilhassa şut yüzdesi bir uzun oyuncu için çok kötü. Portland maçında 36 dakikada 2 sayıyla oynamasına ise diyecek söz bulamıyorum. Sacramento maçına baldır sakatlığından dolayı forma giyemeyen Boozer ve bir akrabasının cenazesine katılan Deron Williams olmadan çıktılar ve Paul Millsap’in muazzam performansıyla kolay bir galibiyet elde ettiler. Millsap 32 sayı ve 14 ribaunt dışında 7 asist yaparak takım arkadaşlarını da besledi. Böylece Jazz arta arda 5 maç kazanarak yukarı sıralara çıkışını devam ettirdi.

1-3

Evlerinde Clippers’ı altı sayı farkla yendiler.  Lig sıralaması için önemli maçta deplasmanda Orlando’ya iki sayıyla mağlup oldular. Dördünü çeyreğe 13 sayı farkla önde girdiklerini belirtelim. Ertesi akşam yorgun çıktıkları Atlanta karşısında ilk çeyreğin 7. dakikasına kadar çok üstün gözüktüler ama oyuna Jamal Crawford’un girmesiyle tüm dengeler değişti ve Boston Atlanta deplasmanında bir mağlubiyet daha aldı. Böylece Atlanta karşısında oynadıkları tüm maçları kaybederek 98-99 sezonundan beri ilk kez rakiplerine “süpürülmüş” oldular. Lakers karşısında maça iyi konsantre olup, sert savunma yapmalarına rağmen maçı kaybettiler. Pota altından eskisi gibi fazla sayı bulamıyorlar. KG sakatlıktan sonra iyi oynamıyor. Savunmada eski caydırıcılığından eser yok. Ray Allen’ın oyununda ciddi bir düşüş var. Arta arda 3 mağlubiyet almalarına rağmen eğer Lakers karşısında oynadıkları gibi oynarlarsa telaş edilecek bir durum olduğunu zannetmiyorum. Allen ve Wallace dışarıdan istikrarlı sayı üretebilseler sorunları ortadan kalkacak. Ancak bilhassa Wallace’ın aklı hiç sahada değil.

1-2

Dallas 3 sayı veya altında farkla ve uzatmada kazanıp, kaybettiği maç sayısında Oklahoma ile yarışır (9-4). Milwaukee karşısında aldıkları bir sayılık galibiyetle tek sayıyla galibi belirlenen maçlarda 10-0’lık dereceyle NBA rekorunu egale ettiler. Dallas Ocak 2007 tarihinden beri tek sayıyla galibi belirlenen hiçbir maçı kaybetmedi. Tabii takımınızda Nowitzki gibi tecrübeli bir şutörün bulunması büyük bir avantaj sağlıyor. Deplasmanda önde götürdükleri maçı Phoenix’in yedeklerinin dördüncü çeyrekteki üstün gayretleri yüzünden kaybettiler. Esas darbeyi ise evlerinde sakatlıklardan muzdarip Portland karşısında aldılar. Bu maçta 52 sayı atan Andre Miller’a bir türlü çare bulamayan Mavs, uzatmada teslim bayrağını çekti. Ocak ayını 8-7 bitiren Mavs savunma bakımından büyük bir düşüş içinde bulunuyor. Koç Carlisle’ın savunma sertliğini tekrar kazandırması gerekiyor. 

2-2

Chicago’ya yenilerek evlerinde artarda üçüncü mağlubiyetlerini aldılar. Bu maçta Duncan da kötü bir oyun sergiledi. Evlerinde ağırladıkları Atlanta’yı rahat yendiler ancak maç içinde ayak bileğini burkan Anthony Parker’ı kaybettiler. Tim Duncan bu maçta 27 ribaunt alarak kariyer rekorunu kırdı. Parker’sız çıktıkları Memphis maçını kontrollü oynayıp, hep önde götürerek kazanmayı bildiler. Bu maçta George Hill ve Roger Mason sağlam performanslar ortaya koydular. Pazar günü oynanan maçta Carmelo’suz Denver’a dayanamadılar. George Hill’in takımın oyun kurucusu olarak oynadığı maçta en iyi Spurs oyuncusu olduğunu söylemeliyiz. Tim Duncan ikinci yarıda toparlansa da yine de kendi seviyesine göre vasat bir performans ortaya koydu. Şubat ayıyla birlikte 8 maçlık deplasman turu onları bekliyor ve işleri çok zor olacak. Spurs’ün Amare Stoudemire’la ilgilendiklerini belirten dedikodular endişelenmeye başladıklarının sinyalini veriyor olsa gerek.  Michael Finley sakatlıktan dönmüşken Ginobili’yi takas edebilirler.

3-0

Sezona 7-13 başlayıp, 19-9 devam ettiler. Son 5 maçlarını kazanıp, Doğu konferansının sivrilen ekiplerinden biri oldular. Hidayet New York deplasmanında 26 sayı ve 11 ribaunt ile bu sezonun en iyi maçını çıkarttı. Indiana maçının ilk dakikasında yüzüne aldığı bir dirsekle maçı tamamlayamadı. Hidayet’in elmacık kemiğinin kırılmış olduğu açıklandı. Bundan sonra kırık iyileşene kadar Hidayet koruyucu maske ile maçlara çıkacak. Indiana maçında Hidayet’in yokluğuna rağmen hiçbir güçlük çekmediler ve %60 saha içi şut yüzdesine ulaşıp, maçı rahat kazandılar. Celtics inişte olduğu için gözlerini Atlantik grubu liderliğine dikmiş durumdalar. Maç programlarına bakarsak bunu yapabilirler, ancak Boston’un kaybetmeye devam etmesi gerekiyor.

2-1

Evlerinde çıkıştaki Chicago’ya yenilerek mağlubiyet serilerini üçe çıkardılar. Bu üç yenilginin acısını evlerinde oynadıkları maçta Denver’dan çıkarttılar ve yenilgi serisini bitirdiler. Pazar gecesi oynanan maçta Kevin Durant adeta All-Star seçilmiş olmasını kutladı ve Golden State potasına 45 sayı bıraktı. Thunder sahadan gülerek ayrılan taraf oldu. Kevin Durant Noel’den beri ligin en skorer oyuncusu durumunda ve Ocak ayı ortalamaları 32,1 sayı ve 8,1 ribaunt. Yirmi bir yaşındaki Durant Denver maçında 30 sayı atarak son 20 maçta 25 sayının üzerinde atmasıyla bunu başaran en genç oyuncu unvanını ele geçirmiş oldu.  Warriors’a karşı bu dereceyi geliştiren Durant, aynı maçta 16/21 isabetle %76,2 saha içi şut isabet oranını buldu. Bu kısa forvet oynayan bir oyuncu için inanılmaz bir yüzde.

1-3

Brandon Roy’un yokluğunda 3-5’lük dereceye sahipler. 3 maç art arda kaybettikten sonra Andre Miller’ın muhteşem performansını 52 sayıyla taçlandırdığı maçta deplasmanda Mavs’i yendiler. Sorun sadece Roy’un eksikliği değil, takım doğru dürüst savunma yapmıyor. Rakip guardlar saha içinde adeta cirit atıyor. Blazers pota altında zaten büyük problem yaşıyor, bir de guardları savunma problemi çekince galibiyet almaları imkansızlaşıyor. Andre Miller bir maç sahada yok (bakınız Utah maçı), diğer maç 52 sayı atıyor.  Brandon Roy bu hafta sakatlıktan dönüyor ancak maç programları çok zorlu. Blazers’ın sıralamada aşağılara düşmesi kaçınılmaz gözüküyor.

3-1

Devin Brown’ı Chicago’nun çok kullanmadığı pivot Aaron Gray’le takas ettiler. Ardından Bobby Brown’ı Clippers’a gönderip, karşılığında 2014 yılı 2. tur draft hakkını aldılar. Böylece lüks vergisi sınırının altına inerek ekstra finansal yükümlülüklerden kurtuldular. Ben artık takaslardan ziyade playoff kovalamacasına konsantre olacaklarına inanıyorum. Zaten Portland ve Golden State’i deplasmanda yenerek çıkışlarını sürdürdüler. Evlerinde Chicago’ya uzatmada yenilerek bir adım geriye attılar.  Uzatmada hem maçı kaybettiler hem de dizinden sakatlanan Chris Paul’ü. Paul’ün dizindeki menisküs yırtığından dolayı en az bir ay sahalardan uzak kalacağı Pazar gecesi açıklandı.  Cumartesi gecesi Paul olmadan oynadıkları maçta ilk yarı Memphis önünde farklı geriye düştüler. Ancak ikinci yarı oyun kurucu Darren Collison sahne aldı ve toplam 17 sayı ve 18 asistle Chris Paul’ü aratmadı. Hornets 21 sayı geri düştüğü maçı kazanarak en fazla geri düştüğü maçlardan birini kazanmış oldu (rekorları 22 sayıdan geri gelmekti). Emeka Okafor ve David West’in de bilhassa ikinci yarıda çok etkili olduklarını gördük. Hornets ikinci yarıda olduğu gibi inançlı bir basketbol oynarsa çok can yakar.

2-2

Goran Dragic’in bençten gelerek 32 sayıyla kariyer rekorunu kırdığı maçta deplasmanda Utah’a yenildiler. Ardından evlerinde uzatma sonunda Charlotte’a teslim oldular. Dallas’ı ağırladıkları maçta yedeklerin dördüncü çeyrekteki güzel oyunuyla rakiplerini yakalayıp, maçı kazandılar. Amare Stoudemire skor sıkıntısı çekmiyor ama Dallas maçına kadar olmak üzere son 5 maçtaki ribaunt ortalaması 4,2 ve Mavs karşısında sadece 1 ribaunt alarak dördüncü çeyrekte koç Alvin Gentry tarafından kenarda tutuldu. Stoudemire eleştirilere cevap verircesine oynadığı maçta Houston potasına 36 sayı bıraktı ve 11 ribaunt topladı. Farklı önde götürdükleri maçı uzatmada kazanabildiler ama Ocak ayı başındaki Sacramento galibiyetinden beri ilk kez deplasmanda kazanmaları önemlidir. Böylece 4 maçlık deplasman turuna galibiyet ve yükselen moralle başladılar. Phoenix playofflara tutunmaya çalışıyor ama gerçekleşmeyebilir. Sevindirici olan ise Dragic, Dudley, Amundson ve Lopez gibi genç oyuncuların gelecek vaat etmesi. Suns’ın kabuk değiştirmesi çok sancılı olmayacağa benzer. 

2-2

Orlando’yu Zach Randolph’un akıllara zarar oyunuyla geçtiler (23 sayı, 19 ribaunt). Randolph bu sezon kendini yeniden yarattı ve All-Star seçilmeyi hak etti. Grizzlies deplasmanda Detroit’i yendikten sonra San Antonio’ya çekişmeli bir maç sonunda teslim oldu. Evlerinde New Orleans karşısında ilk yarı rahat bir oyunla öne geçtiler. Üçüncü çeyrekle birlikte Darren Collison fırtınasını bir türlü dindiremediler. Pota altında David West ve Emeka Okafor’un direnmesiyle uzatma sonunda Hornets’e mağlup oldular. Playoff sıralaması için çekiştikleri rakiplerine mağlup oldukları için ileride çok pişman olabilirler. Artarda 11 maçtır evlerinde yenilmiyorken bu mağlubiyetle seriyi sona erdirmiş oldular.

3-0

New Orleans’tan Devin Brown’ı alıp, Aaron Gray’i gönderdiler. Böylece olası bir Kirk Hinrich takası için yerine geçecek oyuncuyu belirlemiş oldular. Brown bu sene tahminlerin çok daha yukarısında bir performans gösterdi ve Bulls’a faydalı olacaktır. Deplasman turunda San Antonio’yu devirerek bir sürprize daha imza attılar. Bulls’un “inanılmaz Batı turunda” sürprizlerin ardı arkası kesilmedi ve deplasman turunu Oklahoma ve New Orleans karşısında aldıkları galibiyetlerle 5-2 bitirdiler. 7-13’lük sezon başlangıcından sonra 16-9’luk bir derece elde etmiş bulunuyorlar. Bilhassa bu zorlu deplasman turunun son 5 maçını kazanmaları takdire değer. Oyun kurucu Rose son haftalardaki performansıyla All-Star seçilmeyi hak etti.

1-3

Atlanta ve Denver’a yenilerek evlerinde art arda 3 mağlubiyet aldılar. Adeta dibe vuran Houston’ı minik guardları Aaron Brooks kurtardı. Portland karşısında 33 ve 7 asistle oynayan Brooks maçı 4 sayı farkla almalarını sağladı. Ancak bu maçta dizini inciten Kyle Lowry bir süre takımdan ayrı kalacak. Phoeniz’i ağırladıkları maçta farklı geriye düşmelerine rağmen iki kez geri dönmeyi başardılar. Fakat uzatmada dayanamadılar ve kötü gidişleri devam etti. Oklahoma, New Orleans ve Memphis’in çıkışlarıyla playoff sıralamasında gerilere düşmüş durumdalar. Kadro sıkıntısı çeken Rockets eğer playofflara girmeyi düşünüyorsa Tracy McGrady’i takas etmek takımdaki eksik parçaları tamamlamak adına gerekli olabilir.

3-1

Pazartesi günü deplasmanda Denver’a yenilerek mağlubiyet serisini 3 maça çıkarttılar. 6 maçlık zorlu Batı deplasman turuna böylece kötü bir giriş yaptılar ama ardından Phoenix (uzatmada), Golden State ve Sacramento’yu yendiler. Gerald Wallace ve Stephen Jackson müthiş oynuyorlar. Boris Diaw da onlara yavaş yavaş ayak uydurmaya başladı. Charlotte önemli bir sakatlık olmazsa playofflara girecektir. Koç Brown bu oyunun en önemli öğretmenlerinden ve en büyük koçlarından biri olduğunu tekrar gösteriyor. Lionel Hollins (Memphis) ve Mike Bown’la (Atlanta) birlikte yılın koçu adayları arasında yer alıyor.

1-3

Geçtiğimiz haftanın önemli maçında rakipleri Cavs’i yenmeyi beceremediler. Oysa maçın sonuna skor avantajıyla girmişlerdi. Ancak Wade faul atışlarını kaçırdı ve gereksiz top kaybı yaptı. LeBron James bunu affetmedi ve maçı kopardı. Bu maçın ardından çıktıkları 3 maçlık deplasman turuna Toronto yenilgisiyle başladılar. Michael Beasley bu maçta dizini esnettiği için iki maç kaçırdı ama bu hafta oynayacağı bildirildi. Ardından Detroit’i deplasmanda kalbura çevirdiler. Bu maçta da guard Mario Chalmers’ı kaybettiler. Chalmers sol başparmağını sakatladığı için Bucks maçında oynayamadı. Haftanın son maçında Milwaukee karşısında maçı baştan sona geride götürdüler. Eğer maç sonlarında bir atak yapmasalar skor daha farklı olurdu. Jermaine O’Neal Kasım ayındaki istatistiklerine yaklaşmış bulunuyor ve son iki maçta double-double yaptı. Şubat ayında çok zorlu bir maç programları var. Sıralamada geriye düşeceklerdir.

2-1

Dallas deplasmanında kıran kırana oynamalarına rağmen bir sayıyla mağlup oldular. Andrew Bogut bu maçta 32 sayı ve 9 ribaunt üretti. Evlerinde Philadelphia’yı çaylak Brandon Jennings ve Charlie Bell’in güzel oyunlarıyla yenmeyi başardılar. Miami maçında Charlie Bell, Dwayne Wade karşısında etkili bir savunma yaptı. Wade’i 6/20’de tutmak her babayiğidin harcı değildir. Hakim Warrick 10’u dördüncü çeyrekte olmak üzere 22 sayı atarak takımının en etkili skoreri oldu. Bu sezon 6 maçta oynayan Jerry Stackhouse çok sayı bulmuyor ama %46 şut yüzdesi %41 olan kariyer yüzdesinin bir hayli üzerinde bulunuyor. Faydalı bir yedek olduğu kuşku götürmez bir gerçek.  Brandon Jennings de tekrar formuna kavuşmuş gibi görünüyor ve takımını iyi yönetiyor. Milwaukee son iki maçını kazanarak Ocak ayı derecesini 8-7’ye taşıdı. Berbat geçen Aralık ayından sonra toparlandıkları görülüyor.

0-4

Büyük umutlarla yola çıktıkları bu sezon sakatlıklar ve hayal kırıklığıyla sürüyor. Deplasman turunda Boston’a yenildikten sonra lig sonuncusu New Jersey’den 16 sayı fark yediler. Bu yenilgi sonrasında yapılan takım toplantısı meyvesini vermemiş olacak ki Minnesota maçından da farklı mağlubiyetle ayrıldılar.  Ayak bileğini burkan Chris Kaman bu maçta forma giyemedi ve birkaç maç daha sahalarda olmayacak. Cleveland karşısında ilk çeyrekte potalarında 46 sayı gördüler. Berbat bir durumdalar ve zorlu bir maç programları var. Clippers’ın “lanetlenmediğini” kim söyleyebilir ki?

1-3

David Lee’nin All-Star seçilmemesi anlamsız geldi bana. Ancak onun iyi oyunu Knicks’in maçlarını kazanmasına yetmiyor. Hafta başında Minnesota’yı yendikten sonra art arda 3 mağlubiyet aldılar. Evlerinde Toronto’ya yenilmeleri neyse ama deplasmanda Washington veya Minnesota’dan birini yenmeleri beklenirdi. Hele Timberwolves’tan 21 sayı fark yemelerinin açıklaması yok. Herhalde Washington maçından sonra Minnesota’ya çok uzun bir uçak yolculuğu yaptıklarını ve yorgunluklarını atamadıklarını söyleyeceklerdir. Son 12 maçlarından sadece 3’ünü kazandılar. Playoff şansları Kaf dağının ardında kaldı. Bence LeBron için de şansları eşit oranda.

2-1

NBA yönetimi ağır bir karar vererek Arenas ve Crittenton’ı sezon sonuna kadar maçlardan ücretsiz olarak men etti. Ancak Wizards yönetiminin Arenas’la olan sözleşmesini hükümsüz hale getirmesi pek olanak dahilinde görünmüyor. 1997 yılında Latrell Sprewell koçu PJ Carlisimo’yu antrenmanda boğmaya kalktığında Golden State yönetimi sözleşmesini hükümsüz kılmak için harekete geçti. Ancak ligin arabulucusu Sprewell’in ligle oyuncular arasında imzalanmış olan sözleşmedeki “ahlak kuralları maddesini” çiğnemediğini belirterek, kulüp yönetiminin sözleşmeyi hükümsüz hale getirmesini engelledi. Arenas’ın yaptığı çocukça ama Sprewell’inkinden çok daha zararsız. Bu yüzden sözleşmeyi hükümsüz hale getirmek neredeyse imkansız ve Wizards kulübünün bu yola başvuracağına dair en ufak bir belirti dahi yok. Kısaca Wizards  Arenas’la baş başa kaldı. Devasa kontratı yüzünden şu anda takas etmeleri de çok zor görünüyor. Arenas da Wizards’la yollarını ayırmak istediğini söylüyor. Wizards’ın önünde temizlemesi gereken berbat bir sorun var.

1-3

İyi gittikleri söylenemez. Evlerinde Indiana’ya mağlup olmanın ardından zorlu bir maçtan sonra deplasmanda Milwaukee’ye kaybettiler. Lakers’ı ağırladıkları maç keyifli bir mücadeleydi, çünkü Allen Iverson 23 sayıyla sezonun en iyi maçını çıkardı ve maç ikinci yarıda Kobe-Iverson düellosuna döndü. Geçmiş günleri gülümseyerek andık. Maç sonunda gülen tarafsa Lakers oldu. Zayıf New Jersey’i çok zor bir maçtan sonra yenebildiler. Elton Brand eski formuna kavuşmuş durumda. Thadeus Young fena değil, keza Iguodala da öyle. Allen Iverson toparlanıyor ve takımın en iyi oyuncusu Dalembert iyi bir sezon geçirmeye devam ediyor. Ancak galibiyetler gelmiyor bir türlü. Sorun belki de en iyi oyuncunun Dalembert olmasıdır. Eğer başka bir oyuncunuz o seviyenin üzerine çıkamıyorsa yeriniz ligin dipleri olur. Koçlara atıp tutmayı sevmem ama koç Eddi Jordan’ın oynatmak istediği neyse Sixers’ın onunla hiçbir ilgisi olmadığı açık. Yazın muhtemelen bir koç değişikliği daha yaşayacaklardır.

1-3

Golden State’i 3 sayı farkla yenerek 7 maçlık yenilgi serisine bir son verdiler. Utah ve Charlotte maçlarında Kevin Martin’in 33 ve 31 sayıyla oynamasına rağmen kaybettiler. Ocak ayında sadece 2 galibiyet alabildiler. Noel’de ligin bitmiş olduğunu sandıkları konusunda ciddi şüphelerim var. Ne oldu da aniden kontağı kapattılar? Bunun Kevin Martin’in dönüşüyle de bir ilgisi yok, çünkü düşüş önceden başlamıştı. Sezon öncesinde onlar için rezerve edilen ligin dip sıralarından birine uzun yoldan varmış oldular.

1-3

Deplasmanda Philadelphia’yı alt ettikten sonra art arda 3 maç kaybettiler. Güçlü Lakers ve Cavs’e karşı yapabilecekleri bir şey yoktu. Toronto deplasmanından da mağlup ayrıldılar. Takımın yıldızı Granger üç mağlubiyette 11,6 ortalamayla oynadı. Saha içi şut isabet oranı ise 13/44’te (%29,5) kaldı. TJ Ford’u hala bençe itilmiş olarak görüyoruz. Bençten oyuna girse neyse, haftalardır sahaya adımını atmıyor. Koç Jim O’Brien oyuncu kazanma konusunda çok tecrübeli veya istekli değil anlaşılan.

0-3

Artarda 5 maçtır kaybediyorlar. Bu mağlubiyetlerin hepsi evlerinde geldi ve seri başlamadan önce evlerinde Celtics’i yenmişlerdi. Miami’den 27 sayı fark yemeleri büyük bir utanç sebebi olmalı. Orlando önünde direnç gösterdiler ama güçlü Orlando’ya dördüncü çeyrekte yenildiler. Ben Gordon 8 maç ardından kasık sakatlığından döndü ancak az süre alıyor ve hazır olduğu söylenemez. Rip Hamilton 18,3 sayı ortalamayla kariyer ortalamasının üzerinde oynuyor ama saha içi şut yüzdesi %39’la oldukça düşük. Sakatlıklar, verimsiz oyuncular deyince Pistons’ın batağa saplandığı söylenebilir. GM Dumars buradan çıkmak için takas yapmak zorunda bence ama Tayshaun Prince ve Rip Hamilton gibi oyuncular eskiden olduğu gibi ilgiyi çekmeyebilir.

2-2

Beş maçlık yenilgi serisinden sonra Clippers ve New York Knicks’i farklı yenerek kıpırdandılar. Kevin Love ve Al Jefferson’ın bir arada oynamakta güçlük çektikleri, koç Kurt Rambis’in getirdiği üçgen hücum sisteminde iki uzunun birlikte verimli olmasının mümkün olmadığı yazılıp, çiziliyor. Al Jefferson gibi etkili bir post oyuncusunu bulmak kolay değil. Durum böyleyken onu takas ederek karşılığını alamayacaklarını düşünüyorum.

0-4

Geçtiğimiz hafta oynadıkları 4 maçı da kaybederek yenilgi serisini 5’e çıkarttılar. Monta Ellis sağ ayak bileğindeki sakatlığı atlattı ve sahalara döndü. Ancak eski formuna tam olarak kavuştuğu söylenemez.  Corey Maggette çok iyi bir sezon geçirmeye devam ediyor ama takım istediği kadar galibiyet alamıyor. Koç Don Nelson takımı berbat idare ettiği yetmezmiş gibi sözleşmesi gelecek sezon sonunda bitene kadar takımın başında olacağını açıkladı. Nelson’ın parasını bırakmaya niyeti yok. Bu arada ünlü Oracle bilişim firmasının Golden State’i almak istediği açıklandı. Önemli bir çıkış içindeki Oracle Golden State’i alıp, iyi idarecilere verirse doğru düzgün bir takım izleyebiliriz.

1-2

Arta arda aldıkları 11 yenilgiden sonra evlerinde Clippers’ı rahat bir şekilde yendiler. Dallas’tan takasla aldıkları Kris Humpries 25 sayı atarak bu galibiyetin armağan paketini hazırladı. Nets, Devin Harris ve Courtney Lee’den oluşan guard ikilisinin oynamamasına rağmen maçı kazandı. Ardından evlerinde Washington ve Philadelphia karşısında kalp kıran yenilgiler aldılar. Maçın sonuna kadar içinde olmaları önemli, zira böyle çekişmeli maçlardan bazılarını mutlaka kazanacaklardır. Ancak maç programları oldukça zorlu ve Philadelphia’ya ait 9-73’lük felaket rekoru kırabilir veya egale edebilirler.

 

 

 

 

 

 

Arşiv
 

28/01/10
22/01/10
12/01/10
04/01/10
30/12/09
21/12/09
18/12/09
10/12/09
01/12/09
23/11/09
18/11/09
10/11/09

07/11/09

23/10/09