1
111111
 

Mete ACAR
1 Aralık 2009, Salı

Sezonun dörtte biri bitmek üzereyken ligin güçlü ekipleri zirvedeki yerleri almaya başladı. Bundan sonra sıralama değişikliklerini daha çok birbirlerine karşı yapacakları maçlar belirleyecektir.


Bu power ranking, takımların 30 Kasım – 7 Aralık tarihleri arasındaki tahmini performanslarıyla potansiyellerinin ve sıralamadaki yerlerinin bir ortalaması alınarak, son derece bilimsel(!) bir şekilde hazırlanmıştır.
 

 

3-0

İlk 26 maçlarından 17’sini deplasmanda ve genelde güçlü rakiplere karşı oynuyorlar. Sanki NBA yönetiminde birilerinin Suns’a garezi varmış gibi. Öte yandan şu ana kadar 17 maç yaptılar ve 14 galibiyetleri var. Bu zorlu maç programını başarılı ve sakatsız bir şekilde atlatırlarsa önleri çok açık gözüküyor. Bu arada sakatlıktan dönen Robin Lopez 15 dakika süre aldığı Minnesota önünde 8 sayı, 7 ribaunt, 2 blokla oynadı.

3-0

Golden State’i deplasmanda 33 sayı farkla yenerken paylaşımlı ve gösterişli bir basketbol ortaya koydular. Ancak bazı noktaları belirtmek gerekiyor. Lakers sadece 4 deplasman maçı oynadı (ligde en az deplasmanda oynayan takım). Daha zorlu bir maç programı 12 Aralık tarihinden itibaren karşılarına çıkacak. Tabii çok güçlü olduklarını da söylemek lazım. Onların rakipleri Minnesota, Golden State değil Celtics, Cavs, Nuggets, Mavs ve Magic. Ribauntlarda daha etkili olmaları gerekiyor. Faul atışları daha iyi olabilir. Aslında söylenebilecek eksiklerin hemen hepsi bu kadarla kalıyor.

3-1

Evlerinde Miami Heat’e son saniyede yenildiler ama sonra deplasmanda ligin “sıcak” ekiplerinden Atlanta Hawks ve Milwaukee Bucks’ı pes ettirdiler. Ardından yine deplasmanda Knicks’i devirdiler. Jameer Nelson’ın yokluğunda Jason Williams oldukça başarılı performanslar çıkarıyor. Orlando son maçlarda tamamen “Vince Carter’ın takımı” olmuş durumda. Yani hemen hep onun eline bakıyorlar. Keza çoğunu geriden takip ettikleri Bucks maçında da Vince maçı koparan kişi oldu. Dwight Howard geçen sezonki formuna kavuşmuşa benziyor. Son 6 maçta 18.1 sayı, 16 ribaunt ve 2.1 blok ortalamalarıyla oynuyor.

3-0

Evlerinde Orlando karşısında aldıkları mağlubiyetten sonra art arda 4 maç kazandılar ancak bu galibiyetler kolay olmadı. Bilhassa evlerinde konuk ettikleri eksik Sixers karşısında son çeyreğin başındaki oyunlarıyla galip geldiler. Geniş olduğu düşünülen bençleri beklenen katkıyı vermekten çok uzak olunca Celtics ister istemez zorlanıyor. Miami’yi deplasmanda yenerek deplasman turuna iyi başladılar.

2-1

Sakatlığı nedeniyle 6 maç kaçıran Shaq’in geri döndüğü maçta Charlotte Bobcats’e deplasmanda yenildiler. Ertesi gece evlerinde ağırladıkları ligin ağır toplarından Dallas Mavericks’i fena benzettiler. Mavs pota altında Shaq ve Varejao’yu ve dışarıdan Delonte West ile Maurice Williams’ı durduramadı. LeBron’u yavaşlatmak için zaten özel önlemler ve çok iyi savunmalar gerekiyor ve bu maçta Dallas eski “savunmasız” günlerinden bir sayfa sundu. Önümüzdeki Çarşamba evlerinde şu an ligin zirvesinde yer alan Phoenix Suns’ı ağırlayacaklar.

2-2

Hafta başında evlerinde Golden State’e yenilerek 5 maçlık galibiyet serilerine son verdiler. Hemen ertesi akşamki maçta deplasmanda Houston’ı mahvettiler ve yine deplasmanda Indiana’yı devirdiler. Ancak güçlü Cavs karşısında varlık gösteremediler ve kolay teslim oldular. Maç başına 37.9 sayı ortalamayla katkı sağlayan Mavs benchi bu kategoride ligin zirvesinde yer alıyor. Üstelik şu an Josh Howard ve Dampier ilk beşteki yerlerini almış değiller. Mavs’in derin bençi başarılarının anahtarı oluyor. Fakat pota altı güçlü takımlara karşı pivot Eric Dampier’in sahada olması gerekiyor.

3-1

Carmelo Anthony’nin 50 sayı atarak kariyer rekoru kırdığı maçta Knicks’i zorlukla yendiler. Ardından 15 maçtır galibiyet hanesini zenginleştiremeyen Minnesota’ya evlerinde yenildiler. Denver ligin en çok sayı yapan 2. takımı (109.8 sayı). Ancak maç başına 102.5 sayı yiyerek bence savunmaya çok takılmadıklarını gösteriyorlar. Hedef şampiyonluk ise savunmaya biraz daha özen göstermeleri gerekiyor.

1-2

Mike Bibby ayak bileği sakatlığını çabucak atlattı ve Orlando önünde sahaya çıktı. Ancak Hawks takım halinde varlık gösteremedi ve evinde fark yedi. Hınçlarını zayıf Sixers’dan çıkartmayı bildiler. Detroit deplasmanında kendi oyunlarının dışına çıktılar ve Pistons’ın fiziksel oyununa teslim oldular. Kötü bir hafta geçirdiler ve toparlanmaları gerekiyor. İsteksiz basketbollarıyla zirvede yer alamazlar. Aralık maç programları çok zorlu değil ve Hawks bundan faydalanabilir.

4-0

Evlerinde Milwaukee ve Golden State’i yendikten sonra deplasmanda Houston’ı evlerinde Philadelphia’yı geçmeyi bildiler. Ancak Houston önünde %36 ile şut isabeti bulan rakiplerine karşı %45’le isabet bulmalarına karşın maçı son saniyelere kadar kopartamamaları ilginç bir noktaydı. Houston’ın bu berbat istatistiğine rağmen maç sonuna kadar oyunun içinde kalabilmesi ise aldığı 17 hücum ribaundu sayesindeydi. Spurs için asıl test Perşembe günü evinde ağırlayacağı Celtics önünde olacaktır.

2-1

Evlerindeki Oklahoma yenilgisinden sonra Chicago ve Portland önünde iyi maçlar ortaya koyup, rahat galibiyetler aldılar. Deron Williams ve Carlos Boozer çok formda olunca takımın tekerlekleri yağlanmış oluyor. Geri kalan oyuncular da onlara ayak uyduruyorlar. Brewer, Millsap, Kirilenko ve Mehmet Okur maçlarda hep aktif performanslar sergiliyorlar. Hal böyle olunca Jazz korkulan kimliğine kavuşmuş oluyor.

1-2

Brandon Roy’un üç guardlı oyun sisteminde istenilen seviyede oynayamaması nedeniyle Andre Miller tekrar bençe döndü ve Roy iki numaraya geçti. Eski sistemlerini denedikleri maçlarda evlerinde Minnesota, Chicago ve New Jersey’i rahat yendiler. Ancak evlerindeki dördüncü maçta Memphis Grizzlies Portland’ı fena dağıttı. Ardından bir tokat da Utah’tan yediler. Utah maçında Andre Miller sadece 6 dakika süre aldı. Koç McMillan Jerryd Bayless’i oynatmayı tercih etti. Şu guard rotasyonundaki değişiklikler Blazers’ın konsantrasyonunu olumsuz yönde etkiliyor. Problem sadece oyun kurucu rotasyonunda değil, Blazers son iki maçta potasında 106 ve 108 sayı gördü. Düşük tempoda oynayan bir savunma takımı için bu çok fazla sayı demek oluyor.

1-2

Deplasmanda Orlando’yu son saniyede yendikten sonra gelip evlerinde zayıf Wizards’a yenilmeleri akla gelecek bir sonuç sayılmazdı. Ardından Boston’a yenildiler. Kadro yapısı itibariyle istikrarsız sonuçlar almaları kadar doğal bir şey olamaz, zira Wade nasıl hissediyor, nasıl oynuyorsa takım da öyle hissediyor ve oynuyor.

0-4

Deplasman turundaki dört maçtan üçünü kaybederken Brandon Jennings’in bu maçlardaki sayı ortalaması 12.6 sayı oldu (sayı ortalaması 22.6). Neyse ki Luke Ridnour çok formda ve Brandon Jenings’in açıklarını o kapatabiliyor. Maç başına ortalama 97.2 sayı yiyen Bucks son dört maçında 100 sayı ve üzerini potasında gördü. Bucks deplasmanda sadece Minnesota ve Memphis’i yenmiş bulunuyor. Orlando maçını devamlı önde götürmelerine rağmen 2 sayı farkla kaybettiler. Bu maçta Ersan 20 sayı ve 16 ribauntla üstün bir performans ortaya koydu. Michael Redd sakatlıktan döndü ama sol dizindeki ağrılardan dolayı Orlando maçını oynamadı.

3-1

Zayıf Knicks ve Nets’i kolayca safdışı bıraktılar. Ardından Hornets’i rahat yendiler. Adı sanı pek duyulmamış Donta Greene kendini bulmaya başladı. 9.8 sayı ortalama ile oynayan kısa forvet %55 saha içi şut yüzdesi ve %48 üç sayı yüzdesine sahip olarak göz dolduruyor. Stephen Hawes 11.1 ribaunt ortalamasıyla ligin önemli ribauntçuları arasına adını yazdırıyor. Koç Paul Westphal önemsiz gözüken parçalarla dirençli ve uyumlu bir takım yarattı.

1-2

Cuma gecesi oynanan ve evlerinde kaybettikleri San Antonio maçına kadar tam 11 maçta artarda galibiyet almadıkları gibi art arda yenilmediler de. Ancak evlerinde Dallas önünde 31 sayılık bir hezimete uğradıktan sonra yine kötü bir oyunla San Antonio’ya yenildiler. Deplasman turunda Oklahoma’yı yenerek biraz toparlandılar. Aaron Brooks bazen maçları kendisi kazanmaya çalışıyor ve oyun kurucu olmaktan tamamıyla çıkıyor. Hal böyle olunca zaten doğru dürüst bir şutörü olmayan Rockets büyük yara alıyor. Aralık ayında oynayacakları 16 maçtan 10’u deplasman maçı.

2-1

Önce deplasmanda Utah’ı yendiler. Ardından evlerinde son günlerin gözde ekiplerinden Milwaukee’yi ezdiler. Fakat Pazar gecesi oynadıkları maçta evlerinde Houston’a yenildiler. Kevin Durant çok etkileyici maçlar çıkartıyor ve adını ligin süper yıldızları arasına yazdırıyor. Thabo Sefalosha ligin yeni gözde savunmacıları arasına girmiş bulunuyor.

3-0

Stephen Jackson’ın Charlotte için çok olumlu etkileri olmayacağını yazmış olsam da Charlotte aldığı arta arda 7 yenilgiden sonra üst üste 3 maç kazandı. Gerald Wallace Toronto ve Cleveland’a karşı 31’er sayı attı ve 13-14 ribaunt aldı. Wallace böyle oynadıkça Bobcats’in daha fazla kazanmak için her zaman şansı var. Öte yandan son üç maçta şaşırtıcı performanslar ortaya koyan Nazr Mohammed bu maçlarda 14 sayı ve 6.6 ribaunt ortalamaları tutturup, aldığı süreyi arttırmaya başladı.

3-1

Koç Dunleavy’nin koltuğunun tehlikede olduğu yazılıp çiziliyor ama Clippers son beş maçın dördünü kazandı. Sakatlıktan dönen Eric Gordon form tutmaya başladı ve Memphis karşısında 29 sayı ve 5 asistle başroldeydi. Chris Kaman’ın ribaunt rakamlarında son iki haftada iniş var ama Marcus Camby önemli bir performans göstererek ribauntları topluyor. Aynı şekilde Al Thornton ve Baron Davis de formdalar. Durum böyle olunca Clippers galibiyetleri toplamaya başladı.

1-2

Üst üste 4 maç yenildikten sonra evlerinde Clippers’ı yenerek soluk aldılar. Derken Mavericks silindirinin üzerlerinden geçmesini izlediler. Troy Murphy ve Jeff Foster sakatlıktan döndüler. Mike Dunleavy de takıma katıldı. Belki şimdi daha iyi bir takım haline gelirler, çünkü şu an sıradan bir takımdan başka bir şey değiller.

0-2

Batı deplasman turunda ilk maçlarını Sacramento’ya karşı kazandıktan sonra arta arda 4 maç kaybettiler ve her maçta 100 sayının üzerinde yediler. Sevindirici olan ise oyun kurucu Derrick Rose’un yavaş yavaş form tutuyor olmasıydı. Deplasman turunu Milwaukee’de noktalayacaklar. Aralık ayında sadece 4 deplasman maçına çıkacak olmaları Bulls için bir avantaj. Evlerinde oynayacakları maçları kazanarak sıralamada yükselmeleri gerekiyor.

1-1

Milwaukee’yi “kaybettiler artık” denilen noktada, maçı uzatmaya götürerek yenmeyi bildiler. Deplasmanda ailevi bir nedenden dolayı maça çıkamayan Stojakovic’ten mahrum olarak Sacramento’ya yenildiler. Hornets 22.9 sayı ortalama ile en düşük benç desteğini alan takım durumunda. Bu benç ribaunt ve asist kategorilerinde de en sonlarda yer alıyor. Hal böyle olunca Hornets’in maç kazanması çok zor oluyor. Neyse ki koç değişikliği takıma yaramış gibi gözüküyor.

2-2

Deplasmanda Portland’ı dağıtarak sezon başındaki Memphis olmadıklarını kanıtladılar. Artık Kwame Brown – Pau Gasol takasının Memphis için o kadar kötü gözükmediğini düşünüyorum. Takasta “Küçük Gasol’un” haklarını alan Memphis önemli bir pota altı oyuncusuna sahip olmuş bulunuyor. Marc Gasol’un istatistikleri söylüyor bunu: 15.4 sayı, 10.8 ribaunt, 1.6 blok 1.1 top çalma ve ligin zirvesindeki %63 saha içi şut isabet oranı. Pazar akşamı deplasmanda Clippers’a yenilerek artarda galibiyet almayı başaramadılar.

1-3

Charlotte ve Boston’dan deplasmanda 116 Phoenix’ten evlerinde 113 sayı yediler. Toronto maç başına 109.1 sayı yiyerek bu kategoride ligde 29. sırada bulunuyor. Kısaca sorunları savunmada ve bunu çözmeden düzelmelerine imkan yok. Chris Bosh gerçekten müthiş bir sezon geçiriyor ama ona destek olan yok. Kapasitelerinin altında performans gösteriyorlar ve bu şekilde playoff yapabileceklerini sanmıyorum.

1-2

Tam 7 maç galibiyet yüzü görmedikten sonra evlerinde ligin güçlü ekiplerinden Atlanta’yı dize getirdiler. Ben Gordon’un sakatlanmasıyla tüm ateş gücünü yitirmiş bir donanmaya benziyorlar. Ancak Atlanta maçındaki gibi savunma yaparlarsa kazanmak için bir şansları olabilir. Ben Wallace 9.4 ribaunt ve 1.3 blok ortalamalarıyla çok iyi bir sezon geçiriyor. Bilhassa son iki maçta 16 ve 18 ribaunt alırken bunların 10 ve 11’inin hücum ribauntu olması son derece etkileyiciydi. Big Ben bu formuyla daha birkaç yıl basketbol oynar ama Detroit’ten ayrılmamak şartıyla.

1-2

Sadece 6 oyuncunun görev aldığı maçta Dallas’ı deplasmanda devir sonra evinde Lakers’dan 33 sayı fark ye; olacak şey değil. Monta Ellis Dallas ve San Antoio önünde muhteşem oynadı ama Lakers’a karşı sadece 18 sayı bulabildi. Koç Don Nelson hala zatürree tedavisi görüyor ve iki maç daha takımla birlikte olmayacak.

2-1

NBA’de en uzun süre takım sahipliği yapan kişi olan Abe Pollin 85 yaşında vefat etti. Wizards takım sahibinin öldüğü günün akşamı Sixers’ı zor da olsa yendi. Ardından deplasmanda Miami’yi yenerek dikkatleri üzerlerine çektiler. Bu galibiyetlere karşın aslında bir şeyin değişmediğini ise evlerinde Charlotte’dan fark yediklerinde anladık. Gilbert Arenas sakatlıklardan önceki seviyesinde değil. Üstelik koç Flip Saunders’ın incelikli oyun sisteminde düşünerek oynaması gerekiyor ve o da bunda zorlandığını itiraf ediyor. Son iki maçta sadece 9 ve 6 sayı atarak şaşırttı. Esas olarak ondan takımı oynatması isteniyor olsa da bunu hakkıyla yapamıyor. Neyse ki acilen aldıkları Earl Boykins eldiven gibi uydu takıma. Arenas’ı takıma uygun şekilde monte ettiklerinde iyi bir Wizards izleyebiliriz. Yoksa takımda önemli değişiklikler kaçınılmaz olacaktır.

0-4

Her ne kadar oyun kuruculuğunu eleştirsem de Louis Williams bu sene skor bakımından büyük bir çıkış içindeydi ve Sixers’ın skor yükünün önemli bir kısmını çekmekteydi. Geçtiğimiz Salı günü Wizards deplasmanında çenesi kırıldı ve 8 hafta boyunca sahalardan uzak kalacak. Aynı maçta sağ dizinin arkasında gerginlik oluşan Elton Brand de bir süredir sahalardan uzakta. Sixers revire dönünce ne deplasmanda ne de evinde kazanma şansı bulabildi. Böylece gözlerini Memphis’ten ayrılan ve emekliliğini ilan eden Allen Iverson’a çevirdiler.

0-4

Batı deplasman turunun kolay olacağını kimse söylemedi. Fakat Denver’a karşı büyük direnç gösterdiler. Al Harrington bu maçta 41 sayı atarak bu sezon ne kadar formda olduğunu herkese gösterdi. Evlerinde ağırladıkları Orlando da Knicks için fazla ağır geldi. Koç D’antoni’nin Kncks’i ikinci senesinde daha iyi oynatacağını düşünüyordum ama ilerleme hiç yok.

1-3

Tam 15 maç yenildikten sonra deplasmanda Denver’ı yenerek şaşırtıcı bir sonuca imza attılar. Bu maçta Ryan Gomes 27 sayı atarak maçı kazandıran kişi oldu. Al Jefferson çok kötü bir sezon geçiriyor. Timberwolves’un çok iyi olacakları düşünülmüyordu ama bu kadar kötü olacaklarını en azından ben beklemiyordum. Belki Denver maçıyla birlikte toparlanırlar.

0-4

Koç Lawrance Frank 0-16’lık derece sonucunda kovuldu. Koç Frank göreve geldiğinde 13-0’lık bir başlangıç yapmış ve bu ilk baş antrenörlük işini yapan koçlar arasında bir rekor olmuştu. Frank’in yerine yardımcısı Tom Barrise geçti. Ancak değişen bir şey olmadı ve Lakers önünde fark yiyerek 0-17 oldular. Böylece Miami Heat ve Clippers’ın 0-17’lik derecelerine ortak olmuş oldular. Nets bu rekoru kırabilecek kadar zor durumda bulunuyor.

 

 

 

 

 

Arşiv
 

23/11/09
18/11/09
10/11/09

07/11/09

23/10/09