ELTON BRANDLESS LIMITED COMPANY
 

emre_gunes_2002@hotmail.com
26 Ekim 2008, Pazar

Clippers dendiği an akla gelen ilk ismin binlerce kilometre ötelenmiş oluşu, bu yazının temelini oluşturmak zorunda bırakıyor beni. Elton Brand, senelerdir pota altında ortalama 20 sayı 10 ribaund üstü bir performansı garantileyen yeteneğinin harcandığına kanaat getirmiş olacak ki, 76ers'ı tercih etti bu sene. Batı'da neredeyse her takımın playoff iddiası bulunurken kendi takımının potansiyelinin düşüklüğü onu sürükledi genç ve yükselen Philadephia'ya. Takas öncesinde Baron Davis'in gelişiyle "kesin kalacak" dedirtmiş olsa da; aslında kendisi için daha doğru olanı yaptı Elton birader. İplerin elinden alınacağı sisteme alışması gereken Davis ile Chris Kaman yeterli gözükmemeli zaten bu konferansta. Buradan Brand'e başarılar dileyip yenilenen kadroya geçelim.

Yeni "Baron" Davis

Clippers için biçilmiş kaftan olan Cassell'in ayrılışından sonra, oyun kurucu sıkıntısına Clippers'ın Davis ile son vermesi, takıma ayrı bir heyecan getirdi ister istemez. Davis'in "para bende, bari kıro olup oynamayayım" düşüncesine sahip olmayacağına inanaraktan, etki bırakacağını düşünüyorum. Bu adam durduk yere Kirilenko üzerine smaç deneyebilen, beş altı hücüm üst üste 3'lük -hatta 4'lük- atıp da maç kazandırabilen bir adam sonuçta. Tabii son cümle ile Los Angeles'ı bekleyen en büyük soru ile karşılaşıyoruz, "Dunleavy Davis'i kullanabilmek için sisteminde değişikliğe gidecek mi?" Gitmeyeceğini düşünmek, Aragones gibi sistemde inatla kalacağını düşünmek de bir seçenek; ama Brand'in gidişiyle ister istemez değişiklikler yer gösterecektir.

Geriye Kalan Camby & the Gang

Brand'in takımca da beklenmeyen ayrılığının ardından çilingir sofrasında Elgin Baylor'ın "Nalet olsun içimdeki insan sevgisine" haykırışları neyse ki uzun sürmemiş olacak, ki Marcus Camby gibi etkili bir isim takıma getirildi. 34 yaşında, tüm kariyeri boyunca defansif özverisiyle isim yapmış bir ismin, ne kadar etkili olacağı tartışma konusu olabilir artık yıpranmış vücudu düşünüldüğünde; ama pota altını Chris Kaman gibi cüsseli biri ile koruyacak olması ona düşen yükü azaltacaktır. Zaten Denver'da "ben tek siz hepiniz" defansıyla bile 30'lu yaşlarda oynama becerisi olan biri yavaş tempoda performansını düşürmeyecektir.
Corey Maggette'nin Golden State tercihi de 2 numarada bir boşluk yarattı. David Sterling'in kendisine olan sevgisi ile parayı bir terazide tartması çok da sorun yaratmadı kendisine. Brand'siz kendisi birinci skor opsiyonu olmaktansa sayı makinesi Golden State'i tercih etmesi de kendisini zorlamak istemeyişinin bir işareti olabilir; ancak 2 numaranın adamı şu an 33'lük Cuttino Mobley ve arkasındaki isim 7. sırada draft edilen Eric Gordon. Mobley için denecek fazla bir şey yok ama Eric Gordon'ın kendi şutunu yaratabilen patlayıcı skorer sıfatını yaşatıp yaşatmayacağı dikkat edilmesi gereken konulardan.
Geriye kalan başlıca isimler 1 numarada kariyeri düşüşte olan Jason Williams (editör'ün notu: basketbolu bıraktı zaten), gayret ettiğinde skor üretebilen Ricky Davis, 3 numarayı muhtemelen bırakmayacak Al Thornton ve Chris Kaman. Chris Kaman takımın sistemine aşina ve Brand'in sakatlığında skorer özelliğini yansıtabilmiş, hık demiş Hulk Hogan'ın burnundan düşmüş tipiyle, güvenilen isim olacak Mike Dunleavy için. Baron Davis'li bu takımın kontrollü hücum düşüncesini ne derece koruyabileceği, 4 ve 5 numaralarda nasıl bir rotasyona gireceği taraftarların merak konusu olucak. Camby, Kaman, Tim Thomas ve Brian Skinner isimleri bu rotasyonu oluşturacak ama Camby ile Kaman'ın beraber oynaması durumunda dakikaların dağılımı çoğu maçtaki defansif varlıklarını belirleyecek gibi duruyor.

Soruların Takımı

Tüm yazı boyunca her isimde bir soruya takıldığımı farketmişsinizdir. Yenilenmek zorunda kaldıkları bu senede kendilerini aşmaları ihtimali bulunduğu kadar, bir ya da iki uzun sakatlıkla acıların takımı olma ihtimaline sahip bir ekip Clippers. Müthiş keyifli, hızlı tempoda oynacaklarını sanmıyorum ama fast-break sayılarında artış olacaktır bu sene. Hem defansta hem hücumda pota altında ne yaptıklarına bağlı bir sene bekliyor bizleri. Bu takımın en büyük artısı da önündeki senelerde rahatlayacak olan salary cap durumu. İstemeleri durumunda Lebron'a veya Wade'e talip olabilecek hamleleri yapabilirler bu senenin gidişatına göre. Yine de bu tercihi yapmayıp bu kadro ile yapılanmaları umuduyla yazıya son veriyorum fazla uzatmadan. Tekrar görüşmek dileğiyle.