LeBron büyü(le)meye devam ederken...

31 EKİM 2006, SALI
Ant İPEK

Merhaba sevgili NBA'severler. Son üç sezonunda üç ayrı şampiyon çıkarmış olan NBA'de, değişim rüzgarlarının yaşanmaya devam edeceğini tahmin ettiğim 2006-2007 sezonu öncesinde, ligin en güçlü gruplarından biri olan Merkez'e göz atalım diyorum, ne dersiniz?..

Başlıyoruz... Yeni sezon hepimize hayırlı olsun.

Geçtiğimiz nisanda Merkez'de normal sezon sıralaması şu şekilde gerçekleşmişti:

•  Detroit 64-18 (Doğu Finali'nde Miami'ye 4-2 kaybettiler)

•  Cleveland 50-32 (Doğu yarı finalinde Detroit'e 4-3 kaybettiler)

•  Indiana 41-41 (İlk turda New Jersey'e 4-2 kaybettiler)

•  Chicago 41-41 (İlk turda Miami'ye 4-2 kaybettiler)

•  Milwaukee 40-42 (İlk turda Detroit'e 4-1 kaybettiler)

Detroit Pistons

Son dört yılda üç kez ligin en iyi savunmacısı olan ve yıllık USD 2.4 M'cuk bir fark yüzünden Chicago'ya transfer olarak Merkez Grubu'ndaki dengeleri alt üst eden Ben Wallace'ın boşluğunu Mohammed ile kapatmaya çalışsalar da, geçen seneki gibi gösterişli 60+ galibiyetlik bir sezon yaşamaları hemen hemen imkansız gibi....Geçtiğimiz sezon pota altında 'stop loss' yapıp Miliçiç'i de Orlando'ya paketledikten sonra, bu sene tecrübeli ama All-Star sonrasında yorulması ve hırpalanması kuvvetle muhtemel bir pota altına sahipler artık. Mohammed dışındaki, pota altı rotasyonunun önde gelen diğer üç oyuncusu R. Wallace, McDyess ve Davis'in yaş ortalamaları playofflar başlarken 35 olacak! Eğer bu vakte kadar pota altına, dört sezon önceki yaşı ve performansı ile Corliss Williamson tarzı 3.75'lik yeni bir yedek forvet bulamazlarsa, son iki senedir yaşadıkları düşüşe devam edeceklerini ve playoffta sadece bir tur geçebileceklerini düşünüyorum..

İlk yazımın ilk paragrafı olmasına rağmen, “Bu adam basketbolu sadece pota altında oynanan bir oyun mu zannediyor?” sorusunu sorduğunuzu duyar gibi oluyorum. Detroit kısaları, yedek oyun kurucu sıkıntısını geçen seneden daha çok, yedek swingman sıkıntısını ise geçen seneden daha az yaşayacaklardır. Ekonomideki 'ceteris paribus' teorisinin işleyeceğini ve Detroit'in kısalarından geçen sezonkine yakın bir performans elde edeceğini düşündüğüm için yazımı böyle şekillendirdim. Tahminim, Bad Boys'un sezonu 50-55 (+) galibiyetlik bir performansla bitireceği yönünde, sevgili basketbolseverler.

Cleveland Cavaliers

Bakalım LeBron 2006 All-Star maçındaki hırsını bu sezonun geneline yayabilecek ve sezonu MVP olarak bitirebilecek mi? Aslında Cleveland için sebep oluşturan mahiyette performans gösterip gösteremeyeceği, Gooden'ın uzatılmış sözleşmesinin hakkını verip veremeyeceği ve bu yıl performansında büyük ilerleme kaydetmesini beklediğim Pavlovic'in 3 numaralı formasını kendisinden çok yıllar önce giyen Avrupalılar gibi terletip terletemeyeceği...

Kadrosundan sadece üç oyuncusunu kaybedip (en çok kullanılanı Murray idi!), yerlerine Pollard, Wesley, Basden gibi rotasyonda daha aktif rol alacak oyuncular eklemiş olduklarından ve LeBron'daki potansiyelin gerçek miktarı tam bilinemediğinden dolayı, Cleveland'ın bu seneyi geçen sezondan daha iyi geçireceği fikrindeyim..Geçen sene yedinci maçta kaybettikleri Detroit'ten daha iyi bir derece ile normal sezonu 55-60 (-) aralığında tamamlayacaklarını ve playofflarda Doğu Finali'ne kadar ulaşabileceklerini tahmin ediyorum.

Indiana Pacers

Ortalamalarını alırsak yaklaşık son dört yıldır kadrolarında tuttukları ve bazılarına çok ümit bağlayıp ısrar ettikleri Jones, Pollard, Croshere, A.Johnson, Stojakovic, Bender ve Gill'le ilişkilerini kestiler. Bu radikal değişiklik eninde sonunda yaşanacaktı Pacers'ta; kritik soru olan “Peki ya yerleri doldu mu?”nun cevabıysa; “Aslında dolmadı.”

Bu seneki Pacers'da yer alamadan basketbolu bırakmak zorunda kalan ve kollarının vücuduna oranı bir atmacanınkinden bile fazla olan Jonathan Bender'in kaybından dolayı çok mutsuz olduğumu iletmek istiyorum size... Tam bir 4,5 numara olan ve inanılmaz zıplama ve kol uzunluğuna sahip bu heyecan verici uzun, oyun stili ile biz basketbolseverlere daha uzun yıllar keyif verebilirdi.

Neyse, nerde kalmıştık? Evet, rotasyondan çıkan yedi oyuncunun yerine Dallas'tan dört, toplamda 11 yeni oyuncu eklendi. Indiana'ya en çok katkı yapacak olan ex-Maverick'in Daniels olacağını, geri gelen Harrington'ın iki yıl önce kendisi ile takas edilen S. Jackson ile yan yana rakiplere korkulu rüya gördüreceklerini, Baston'un Avrupa kariyerine yakın bir performansı Indiana forması altında gösterebileceğini, Jasikevicius'un bu sene NBA'e daha da ısınarak dakikalarını ve etkinliğini arttıcağını düşünsem de... Indiana'nın normal sezonda geçen senenin ötesine geçmesi yine de biraz zor gibi geliyor bana.

Tahminim, geçen seneden birkaç maç daha fazla kazanıp normal sezonu 40-45 (+) seviyesinde tamamlamaları ve playofflara da ilk turda Cleveland serisini kaybederek veda etmeleri…

Chicago Bulls

Bu yazın en gözde free agent'ına dört yıllık ve USD 60 M'luk bir imza attırarak, kimilerine göre harika, kimilerine göre de biraz lüzumsuz bir iş yapan Chicago'nun, en zayıf yeri olan pota altı direncine ligin en iyi pota altı savunmacısını eklemiş olması, kanımca tek kelime ile harika bir işti... NBA oyuncularının fiziksel açıdan yeryüzündeki diğer sporculardan farklı olarak 33 yaşından sonra gerileme gösterdiklerine inanan bendeniz, B. Wallace'ın kontratının son senesine kadar tam bir pit-bull olarak önceki yılları aratmayacağını ve kendisinin etrafında oluşmuş olan pota altındaki yeni ortağı Brown'un tecrübesini de kullanarak Thomas'a kol kanat gereceğini, Sweetney ve Khryapa ile de uyum sağlayacağını düşünüyorum.

Pota altından sayı gücü olarak fazla katkı alamayacakları aşikâr, ama açık konuşmak gerekirse Kaptan Kirk, Flash Gordon, her sene gelişim göstermeye devam eden ve bu sene ilk 5'te daha da parlayacak olan Deng, çoğu NBA takımında ilk beş çıkma kapasitesinde olduğunu düşündüğüm dengeli Duhon ve de Nocioni, Griffin tarzı swingman'lerle, Chicago geçen seneden çok daha derin bir kadroya sahip. Buna Koç Skiles'ın disiplinli ve otoriter yaklaşımı eklenince, Bulls'un normal sezonda en azından 45-50 (-) derecesini sağlayacağını ve playofflarda bir tur geçerek önümüzdeki yılların NBA finallerine doğru yol almaya devam edeceğini belirterek tamamlayalım sözlerimizi.

Son bir soru : Takımın üçüncü oyun kurucusunun, aynı zamanda ilk beş oyuncusu Gordon olması, size de önemli bir sorun olarak gelmiyor mu?

Milwaukee Bucks

Sekiz oyuncusu ile yollarını ayıran, Ersan'ı da eklersek tam dokuz yeni oyuncuyu takıma monte ederek, renklerindeki yeşile eşlik eden moru ekşi ve açık kırmızı ile yenileyen Bucks, sanırız bu senenin performansı en merakla beklenen takımlarından biri.

C-Vill-Ford takasından başlayalım; tamam pota altı güçlendi ama Steve Blake birinci sınıf bir PG mi ki, ona bu kadar güvendiniz? Veyahut M. Willams'ın bizim bilmediğimiz ve NBA'deki ilk üç sezonunda göstermemiş olduğu yetenekleri mi var? Açıklayın Sn. Stotts!

Buna gerek yoktu arkadaşlar. Ne güzel takım neredeyse kendi grubunda üçüncülüğü bir galibiyet ile kaçırmıştı, geçen sene Tulsa 66'ers'a yolladığınız İlyasova önceki yaz yaptığı gibi Türk Milli Takımı'ndan oynamayı reddetmemiş ve Dünya Basketbol Şampiyonası'nın en gözde genci olmuştu...

Neyse, Milwaukee'deki esas sorun bence Ford-Villanueva takası değil, takımdan ayrılan Magloire, J. Smith, E. Johnson, Kukoc ve hatta Welsch'in oyuna tecrübe açısından kattıkları idi... Newcomer'lardan Patterson ve Skinner haricinde, sadece Blake üç yıllık NBA tecrübesine sahip.

Bu kimyasal değişim playofflarda sorun yaratacaktır; tabii kalabilirlerse! Kanımca Bogut sophomore jinx'e* çarpacak ve Bucks bu sene bu sorunu yaşa(ya)mayacak ve normal sezonda 35-40 (-) galibiyetlik bir derece elde edecek.

Haydi bir tahmin de Ersan için yapalım; 14 dakikada %48 isabetle yedi sayı, üç ribaunt, iki asist…

Nisanda ne olur?

Evet, ilk yazıyı daha da uzatmayayım..Size de yazdıklarım kadar benim hakkımda da yorum yapma fırsatı verip toparlayayım düşüncelerimi...

Beş takım için yaptığım değerlendirmeler ışığında, bu sezon için Merkez Grubu tahminim şu şekilde oluştu sevgili basketbolseverler;

1. Cleveland 55-60 (–) (İlk turda Indiana'yı geçip konferans finalinde Miami'ye elenirler)

2. Detroit 50-55 (+) (Konferans yarı finalinde elenirler)

3. Chicago 45-50 (–) (Konferans yarı finalinde elenirler)

4. Indiana 40-45 (+) (İlk turda Cleveland'a elenirler)

5. Milwaukee 35-40 (–) (Lotarya)

Umarım daha nicelerinde görüşürüz. For the love of the game.

* Sophomore Jinx: NBA'de yıldız adayı oyuncuların çoğunlukla ikinci yıllarında karşılaştıkları, sorun yaşadıkları ve gelişimlerinde aksamaya sebep olan hayali duvar.