efvan
(benim formülüm seninkinden hızlı)
Huzurunuzda; dört adet ses hızında yazar
ve
Formula 1 dünyasından haberler

ENCORE
Haftanın lafı, gafı ve safı...


Ender
İlhan



Sıkıntı One ve Indy 2002

(3 Ekim 2002, Perşembe)
Aşağıdaki bazı satırların biraz geç kaldığını düşünebilirsiniz ama olsun. FIBA World Cup için yazdıklarımı, aynen maçları seyrederken yazdığım şekli ile aktaracağım. Sıkıntı One'dan başlayalım….
Yazıyı okumak için tıklayın


Emre
Yalçın



Aslının yerini tutar mı?

(4 Temmuz 2002, Perşembe)
Avrupa GP'si, arada bir monotonlaştığı kısımlar hariç, Kanada'dan bile zevkli bir yarıştı. Yenilenmiş pistte bir sürü aksiyon vardı. Kıran kırana bir start ve de yarış izledik.
Yazıyı okumak için tıklayın
COURTSIDE
Bizi seyredenler, alkışlayanlar, yuh çekenler vs.



Selim ATAZ

TIKLAYIN

Motor savaşları...
1980'lerin sonlarında McLaren takımı ile fırtına gibi esen Honda motoru 2000 yılında pistlere yeniden döndü ve bundan sonra iki takım arasında motor savaşları başladı. Bu yazımızda son 3 yılda BAR ve Jordan arasında yaşanan motor savaşını konu alıyoruz.
İlker DALGIÇ yazdı, OKUMAK İÇİN TIKLAYIN


Ahmet
Soysaler



Brickyard, McLaren'a yaradı

(3 Ekim 2001, Çarşamba)
Bu haftasonunun en kârlı takımı McLaren oldu. Williamsların ikisinin de yarış dışı kalması, McLaren'i takımlar sıralamasında ikinci yaptı.

Yazıyı okumak için tıklayın


Alim
Karasu



Monza'da heyecan yok
(17 Eylül 2001, Pazartesi)

Bizimkinin sezonu erken bitirmesinden dolayı artık yarışlardan fazla bir tat alamamaya başladık. Zaten Schumi bu yarışa asılmadı, bizi bayılttı.
Yazıyı okumak için tıklayın

FORMULA 1'DEN HABERLER...
Hazırlayan: Emre YALÇIN

Jean Alesi'den veda...

( 10 Ekim 2001, Çarşamba)
Ne zamandır F1 haberi yazamadık ama bugün peşpeşe gelen iki olay, bunu yapmamız için sebep oldu. Bize göre sabahın erken saatlerinde, bu hafta sonu yapılacak yarış nedeniyle takımların gittiği Japonya'ya göre ise öğleden sonra, Jordan takımı 2002 yılında Fisichella'nın yanında, bu yılın British Formula Renault Şampiyonu Takuma Sato'nun yarışacağını açıkladı. Kontrat 2 yıllık ve 2 yıl daha opsiyonlu.
Takım sahibi Eddie Jordan, bu kararı verirken çok zorlandığını ve kalbinin Alesi'den yana olmasına rağmen takımda düşündüğü uzun vadeli yeniden yapılanma için 24 yaşındaki Japon sürücüyü tercih ettiğini söylemiş. Çok yakın arkadaşı Alesi'nin takımda kalarak pist dışında da olsa tecrübesiyle katkıda bulunmasını istediğini ve şu anda bu tür bir görevin tanımını yapmakla uğraştıklarını söyledi.
Bu durumda, takıma sezon ortası biraz olaylı bir şekilde katılan Jean Alesi'ye en iyi ihtimalle test pilotluğu kalmıştı ancak günün ilerleyen saatlerinde Alesi, Bridgestone'un düzenlediği basın toplantısında Jordan yanındayken yaptığı açıklamada, emekliye ayrıldığını ve artık F1'de yarışmayacağını açıkladı. Adı Arrows ve CART'la anılmakta olan Alesi, geçen ay içinde de test pilotluğu yapmayı düşünmediğini söylemişti.

İşte F1'in ne kadar vefasız olduğunun bir başka kanıtı: Eddie Jordan, sezon ortasında Frentzen'le mahkemelik olmaya göze alarak Prost'tan transfer ettiği Alesi'yi sadece 4 yarış kullandıktan sonra geride bırakıyor. Hem de çok iyi arkadaş olmalarına rağmen. Ortada yeniden yapılanma, Sato'nun başarılı testleri falan var ama en önemli olabilecek sebep, Honda'nın 2003 yılında sadece bir motora şans tanıyacak olması. Japon motor üreticilerinin gözüne hoş görünmek için F1'de Japon pilotların yarışabildiğini zaten biliyoruz. Bu da büyük ihtimalle o tür bir hamle.
Jordan bu sene şu ana kadar BAR'la aynı puanı toplamış olsa da, Villeneuve'ün iki üçüncülüğü nedeniyle geride kalmış durumda. Heralde Frentzen'in sezon ortasında, hem de kendi evinde yapılacak GP'den hemen öncesinde kovulmasının üzerine Alesi'nin ortada bırakılması, Eddie'ye bu yılın "en sivri kazıklı patronu" ödülünü getirecektir. Ne diyelim, herkes için hayırlısı olsun.

Alesi'nin kariyeri

Birkaç kelime de yeni emeklimiz için söyleyelim. Pazar günü 201. yarışında yer alacak Fransız pilot pistlerin en yaşlısı ve Piquet, Senna, Mansell, Prost döneminin son temsilcilerinden. Özellikte yağmurlu havalardaki yeteneği ve en spektaküler pilotlardan biri olduğu herkesçe kabul edilen Alesi'nin şanssızlığı, Benetton hariç hiç bir zaman en üste oynayan takımlarda yarışamaması. Ferrari'de beş sezon geçirse de, takım o zamanlar McLaren, Williams ve Benetton'ların gölgesinde kalmıştı.
Ben daha kısa pantalonla gezerken Alesi 1987 yılında French Formula Şampiyonu olarak ilk ciddi başarısını kazanmış. Daha sonra o zamanlar F3000'de yarışan Eddie Jordan'ın takımına geçen Alesi, 1989'da burada da şampiyon olmuş ve aynı zamanda o zamanki menajeri de olan Jordan'ın tavsiyesiyle Tyrell takımına geçerek F1'e adımını atmış.
1990 yılında Phoenix GP'sinde Ayrton Senna'yla birincilik mücadelesi vererek F1'de sesini ilk defa duyuran Alesi, sezonu 13 puanla kapattı ve yıl sonunda Ferrari'ye transfer oldu. 1991-5 arası kırmızılı takımda yarışan Alesi, 1995 yılında kariyerinin tek birinciliğini Kanada'da kazandı (resim de o gün podyumda çekilmiş), dünya şampiyonasını da 42 puanla beşinci sırada bitirdi.
Aslen Sicilyalı olan 37 yaşındaki pilot, 1996 yılında Benetton'a transfer oldu ve kariyerinin en başarılı dönemini yaşadı: Sezonu 1996'da 4, 1997'de ise 3. bitirdi. 1998 ve 1999'da Sauber'de 11. ve 15. bitirdiği iki sezon geçirdikten sonra, 2000 yılında transfer olduğu Prost takımında 2001 ortasına kadar toplam 5 puan topladıktan sonra, Macaristan GP'sinden itibaren kariyerinin başladığı yere, Jordan'a döndü ve dört yarışta iki 6'ncılık kazandı.

F1 ve Japonya

Dünya otomotiv sektörünün Alman ve Amerikalılarla beraber en önde gelen ülkelerinden Japonya, 1970'in ikinci yarısından beri hep F1'in içinde olmuştur. Gerek motor üreticisi, gerek pilot, son dönemde de Bridgestone'la lastik olarak sık sık gördüğümüz Japonlar, 1976 ve 1977'de birer yarışa katılan Kojima isimli bir takıma da niyetlenmişler ama sonradan padoklarda Japon takımı olmamış.
Japon pilotlarsa maalesef babalarının ve de dedelerinin Kamikaze pilotluğunda gösterdiği başarıyı yerde gösterememişler. 1976'dan bu yana toplam 12 Japon pilot pistlerde boy gösterirken, bunların üçü sadece 1, üçü de sadece 2 yarışta yer almış, bu 12 pilotun toplam 340 startta toplayabildiği sadece 31 puan olmuş.
En başarılı pilot 1987-1993 arasında 80 yarıştan 16 puan ve 2 dördüncülük çıkarmayı başarmış Satoru Nakajima olurken, Ajuri Suzuki 88-95 arası 87 yarışta 8 puan ve Ukya Katayama 92-97 arası 97 yarışta 5 puan toplayarak "kötünün iyileri" arasında yer almışlar. 1997-8'de yarışan Shinji Nakano'nun (33 yarışta 2 puan) ardından 1998-9'da yaşanan Tora Takagi (32'de 0 puan, hatta yarış bitirdi mi olay olurdu!) felâketinden sonra 2 sezon Japon pilotlara yer vermeyen F1, 2002'den itibaren tekrar çekik gözlü bir üyeye sahip. Hayırlı olsun!

(10 Ekim 2001, Çarşamba)
emreyalcin55@hotmail.com