Basketbol
Batuğ Ş: EVCİMEN
 

Mavs Suns'ı, Heat Pistons'ı nasıl eledi?

Batı ile başlıyorum...

Suns açısından; rakip çok güçlü ve kararlıydı, bu takımla da Nash'in pili buraya kadar dayandı. Beyin yorulunca, vücut sağlam olsa bile yapılan işten fazla hayır gelmez. MVP ödülü de helâl olsun, MIP de... D'Antoni'ye de bravo, Tim Thomas'a da, onu alana da, tüm Suns oyuncularına ve seyircilerine de... NBA'de kendilerini özgün kılan basketbollarıyla ve yine zorluklarla, şanssızlıklarla savaşarak, bir çok takımın ve yıldızın gelemedikleri noktaya geldiler, alkışlar ve teşekkürlerle uğurlanmayı hak ettiler. Öyle de oldu. Üzülecek bir şey yok, seneye yine buralardalar, yeter ki Amare doğru dürüst dönsün.

Mavericks açısından; Nowitzki'nin playofflardaki hali-tavrı ve performansı bana nedense zamanında Bird'ün Celtics'i sırtlamasını hatırlatıyor. Fazla lafa gerek yok, Dallas, harika bir takımla, tarihinde ilk kez finallerde. Nowitzki temelinde yapılanan ve Avery Johnson önderliğindeki ekip takdire şâyan, aralarındaki takım ruhu parmak ısırtıyor. Heyecan ve zevkle finalleri bekliyorum.

Mavs'de beni tek rahatsız eden, patron Mark Cuban... Bir sezonu kuzu postuna bürünmüş kurt olarak geçirdi, çoğu kimseyi kandırmayı başardı. (Bizim başbakan ve hükümet gibi!) Cuban playofflarda hırsına ve heyecanına yenik düştü, diğer yüzünün görünmesine engel olamadı. Bu eski yüzüydü zaten, hayal kırıklığına uğrayanlar veya "ben biliyordum", "demiştim zaten" diye düşünen olabilir, şaşıran olduğunu ise sanmıyorum. Edepsizce Finley'i yuhalayan sevimsiz taraftarları da, Cuban'ın maç esnasındaki tavırlarının ve maç sonrasında yazdıklarının tetiklediğine, tahrik ettiğine inanıyorum. Dişini sıkıp bu önemli, gergin ve herkesin gözü önündeki durumlardan daha hazımlı bir biçimde geçebilir, değişiminde sağlam bir adım atabilirdi. Sanıyorum yine ruhunun çocuksu tarafını kontrol edemedi, bir NBA kulübünün sahibi gibi değil, "Mavs'in kaçık patronu Cuban" gibi davrandı

Mavericks, tarihinde zaten bir ilki gerçekleştirdi, sonunda şampiyon olsalar da olamasalar da bu onlar için gelmiş geçmiş en önemli, en başarılı sezon... İnsan ümit ediyor; Cuban, bu ele avuca sığmaz mavi basketbol dalgasının bize sunduğu güzel manzarayı daha fazla bozmaz diye...

Baba geldi, böyle oldu!

Miami açısından; Heat'in 'diğer' oyuncuları, seri boyunca her maça 'beş-altı sezon önceki Shaq' gibi çıkan, altıncı maçta da 'on bir-on iki sezon önceki Shaq' performansı gösteren O'Neal'ın ve hasta hasta yanında yer alan Wade'in kahramanlıklarına kayıtsız kalmadılar (veya kalamadılar)... Herkes elinden geleni yaptı, üç sayıda kalan Posey bile esasen müthiş savunmasıyla çok yararlı oldu. (Bu arada J-Will de, kariyerinin en iyi playoff maçını oynayarak, bir önceki maç sonrasında "Riley hata yapıyor, bunu oynatmasa daha iyi" mealinde görüş belirten bendenize ve benzer şekilde düşünenlere ters bir cevap vermiş oldu.)

Özetle; Shaq geldi Batı'dan, Doğu'nun son henadanına önce bir omuz, sonra bir kafa attı, devirdi geçti. Shaq'ın ve onun himayesine aldığı Wade'in etrafında bir takım olabilmeyi başarmak, bunda payı olan herkesin işine yaradı, yarıyor, yarayacaktır.

Detroit açısından - tabii altıncı maç penceresinden; Ben Wallace'ın -bedeni hariç- maçta olmaması gidişatı çok etkiledi. Murat Murathanoğlu'nun da dikkati çektiği gibi, Big Ben o takımın ruhani lideri... Oyuncuların karakterlerinin zaman zaman çatışması, kimi uyuşmazlıkları nedeniyle, özellikle altıncı maçta ortada bir takım olmayınca, Wallace'ın takım ruhunu sahaya yansıtabilecek ne imkânı, ne Tayshaun dışında malzemesi, ne de bununla ilgili arzusu ve niyeti olmadı. Pistons, Wallace'ın bu seride Shaq'ın büründüğü kimlikle sahaya çıktığı maçları, Tayshaun'un büyük çabası ve diğerlerinin de etkilenip nasıl bir takım olmuş olduklarını hatırlamalarıyla, kazanmayı başardı. Sahada bu Pistons'ı göremediğimiz maçları kaybettiler, altıncı maçta da karşılarında tam da onların olamadığı gibi bir takım haline gelmeyi başaran Heat karşısında işte gördükleriniz oldu.

Sonrası...

Detroit'teki bu kriz pek öyle kolay atlatılabilecek gibi görünmüyor. Playoff takımı olmaya devam edeceklerdir fakat bir çözülme yaşanacak ve Indiana'nın ardından onlar da yapısal değişikliklere gideceklerdir. Bu da Doğu'da meydanı, Heat ve Cavaliers'ın başı çektiği aç takımların hepsine açacak görünüyor. E, bir dönemi kapatıp yenisini açan, dolayısıyla "tarihî" deyip durduğum böyle bir sezonun, onun rekorlara sahne olan playofflarının, neticede de hemen hiç kimsenin öngörmediği (veya öngöremediği, neyse artık) finalinin, organizasyonda dengeleri değiştirmesi de doğaldır, basketbolseverler için de heyecan ve keyif verici olmalıdır sanki.

Bir de... 3-2 önde olan iki takımın da işi yedinci maçlara bırakmama kararlılıklarında, Dallas'ın da, Miami'nin de tarihlerinde ilk kez NBA Finali'ne çıkabilecek olmalarının getirdiği motivasyon en önemli sebep olmalı. Mâlum; açlık. Dolayısıyla, final serisinde iki rakipten birinin diğerine bu alanda bir üstünlüğü olmayacak. Fakat bu, takımlar açısından bir değerlendirme... Detaylı bakış attığımızda ise Mavs oyuncularının bir 'ilk'e ulaşma açlıkları, Heat oyuncularınınkinden biraz fazla görünebilir... Shaq, Riley ve Heat de bunu tecrübe üstünlükleriyle göğüslemeye çalışacak.

Son olarak; tabii herkesin gönlü farklı takımdan yana olabilir, ben yine de, işin bu bölümüne fazla dokunmamaya çalışarak, Mavericks'in Heat'e daha iyi bir rakip olacağını söylemeliyim. Diaw ve Tim Thomas'ın Shaq ve Alonzo ile boğuşmak durumunda kalmaları, adâletli olmadığı kadar, sonu da belli ve izlemesi çok da zevkli bulunmayacak bir rekabet. Zaten gelecek sezona bu sorun çözülmüş olarak gireceklerdir. Mavs'de ise hem Heat'in silahlarıyla mücadele, hem de değişik güçlü silahlarla hücum edebilecek bir kadro var.

Ben, tuttuğum takım ortalarda yokken, playoffların mümkün olduğunca çekişmeli ve iyi basketbol oynanarak geçmesini arzu ederim. Beni fazla ilgilendirmeyen takımların veya ikisine de sempati duyduğum rakiplerin eşleşmelerinde iş yedinci maçlara kalsın, mümkünse o da iki-üç uzatmaya gitsin isterim. Bu açıdan, Suns'ın beni de üzen elenmesi eğer bardağın boş tarafıysa, Heat'in karşısına Mavs'in çıkmış olması da dolu tarafıdır.

Herkese, bu tarihi sezonun playoff heyecanı doruk noktasına ulaşırken, Türkiye'de de en azından basketbol yayıncılığı açısından basketbolseverlerin bilgi ve yorum açlığını tatmin etmeye başlayan bir devrim yaşanırken, olabildiğince bu durumun zevkini çıkarmalarını tavsiye ederim ve iyi seyirler dilerim.

Hadi eyvallah.

batug@bilgi.edu.tr
4 HAZİRAN 2006, PAZAR