HAMİLTON ŞAMPİYO.

 

yavuz@batug.org
05 Kasım 2008, Çarşamba

Başlıktaki konuya yazının sonunda geleceğim. Önce “Nereden çıktı bu adam” diye düşünenler için kısa bir giriş yapayım. Bildiğiniz gibi batug.com yazar arkadaşların katkısıyla kısa bir süre önce yayın hayatına tekrar başladı. İlk günden beri hep çok sıkı bir takipçisi olduğum bu siteye şimdiye kadar herhangi bir katkıda bulunamamıştım. Böyle bir imkan doğunca ucundan da olsa siteye katkımın olması adına, vakit buldukça bundan sonra F1 hakkında yazacağım. Hafta sonundaki tarihi yarışın üzerinden fazla vakit geçmeden, yazmaya sıcağı sıcağına Brezilya GP’sinden başlıyorum.

Brezilya GP’si

Sezonu yakından takip etmeyenler için yarıştan önceki son durumu kısaca anlatayım.
Takımlar Şampiyonası’nda Ferrari 11 puan farkla rahat bir durumdaydı (Ferrari:156 – McLaren:145). Pilotlar şampiyonasında ise Hamilton son yarışa Massa’nın 7 puan önünde geldi (Hamilton:94 – Massa:87). Hamilton’a şampiyonluk için 5. yeterken; Massa’nın şampiyon olabilmesi için yarışı en kötü 2.sırada bitirip Hamilton’un 8.sırada bitirmesi veya yarışta olduğu gibi 1. bitirip Hamilton’ın ilk 5’te yer almaması gerekiyordu. Yarışın sonundaki heyecan anlaşılabilsin diye bunları yazmadan yarışa geçmedim.

Sıralama Turları
Hafta başından beri Brezilya’da yağmurlu bir hafta sonu bekleniyordu. Takımlar sıralama turlarına başlarken yukarıdaki olasılıkları hesaba katıp ayarlarını ona göre yapmışlardı. Hatta Ron Dennis’in Daily Mirror gazetesine yaptığı açıklamaya göre bu yarıştan Massa’nın aksine aynı motorla 2. yarışına çıkacak olan Hamilton’ın aracında “3000 parçanın tek tek kontrol edildiğini, bu yarıştan önce yapılan değişikliklerle tarihlerindeki en pahalı 0,15 sn’yi kazandıkları” söyledi. Bu yarışta McLaren’e biri yeni arka kanat olmak üzere 6 ayrı aerodinamik parçanın eklendi ve bu geliştirmelerin toplam maliyetinin 7 milyon $’a mal olduğu açıklandı. Bu arada McLaren’i övüp diğerlerinin hakkını vermemek olmaz, tüm takımlar yarışlardan önce sürekli bu tip geliştirmeler yapıyorlar ama normal şartlarda bu bilgiler daha önce bu kadar detaylı açıklanmıyordu.

Bu geliştirmelere rağmen sıralamalardan önce Hamilton’ın herhangi bir sürprize mahal vermemek için daha risksiz ve az turlar atıp, ön sıralara yakın olması bekleniyordu, beklenildiği gibi de oldu(toplam 14 turla son seansa kalanlar arasında en az mesafe kateden pilot oldu). McLaren, Hamilton’ın aracına daha çok yakıt koymuştu, böylece ilk pit stop’lardan önce yağabilecek olası bir yağmura karşı dezavantaj yaşamamak için daha uzun süre pistte kalması sağlamıştı. Massa çok hızlı ve hatasız bir tur atıp pole’ü rahatça kazanıp, kendi üzerine düşeni yaptı.

Toyota’dan Trulli ise 2.sırada yer alıp Raikkonen’in önünde yer aldı. Hamilton’ın hemen arkasında Kovalaienen ve Alonso yer aldı. Trulli dışında sıralamalardaki bana göre tek sürpriz Kubica’nın son seansa kalamayıp, 13. sırada yer alması oldu.

Renault takımı Çarşamba günü 2009 yılındaki pilotlarını açıklayacak*. Kendisi kötü haberi belki o zaman alabilir. Şimdiden morali bozulmasın diye tüm sıralama turlarında takım arkadaşına geçilip 18-0 gibi bir rekora imza atan Piquet Jr’a ise söyleyeceklerimi sonraki yazıya saklıyorum.

Massa’dan Buruk Zafer
Yağmursuz geçen sıralamadan sonra hava raporlarına göre yarış sırasında yağmur yağması bekleniyordu. Beklenen yağmur yarış sırasında değil de hemen formasyon turundan önce başlayınca start 15 dk ertelendi. Sıralamadaki yeri McLaren taraftarlarını endişelendirmese de Hamilton’ın kalabalık bir grup içerinde yer alması ve kendi hatası olmasa bile herhangi bir olayda sıra kaybetme veya hasar alma olasılığı startı daha heyecanlı hale getirdi. Startta ön sıralarda büyük bir değişiklik olmadı, Hamilton takım arkadaşını geçti, Massa liderliği korudu. Massa’nın liderliğine rağmen Hamilton kendisini şampiyon yapacak konuma geldi, o andan itibaren yarış durağan bir hale geldi. Pit-stop’larda da öndeki takımlar benzer stratejiyle yarışınca yarışın sonuna kadar sıralama fazla değişmedi.

Yarışın tamamlanmasına 15 tur kala telsizden duyulan “10 dk içerisinde yağmur yağabileceği” duyurusuyla yarışa heyecan, takım patronlarına da bir telaş geldi. Finişe 6 tur kala yağmur başlayınca takımlar yine benzer strateji ile yağmur lastiklerine, Honda ve Force India pilotları aşırı yağmur(ex-wet) lastiklerine geçtiler. Toyota’lar ise kuru zemin lastiğiyle devam edip, pite girmeyerek büyük bir kumar oynadılar.

Pit-stop’lardan sonra Vettel ve Hamilton arasında müthiş bir mücadele başladı, pite girmeyen Glock ise bu pilotların önünde yer aldı. Şampiyon olmak için yerini koruması yeterli olan Hamilton, 2 tur kala Vettel’e geçilince yarışın sonları tarihi anlara sahne oldu. Hamilton zorlamasına rağmen Vettel’i geçebilecek konuma gelemedi. Massa yarışı 1. sırada bitirdiğinde Hamilton halen 6.sırada bulunuyordu ve bu durum Massa’yı şampiyon yapıyordu. Son tur bitmeden Hamilton önündeki pilotu geçmek zorundaydı. Vettel’i geçememesine rağmen son turda kuru zemin lastikleriyle diğer pilotlara 17 sn kaybeden Glock yarışın son virajında Hamilton’a geçilince Hamilton’ın beklediği mucize gerçekleşti.

Hamilton yarışı 5. sırada bitirerek F1 kariyerindeki 2. yılında şampiyonluğu yakaladı. Yarış sonundaki yaşanan sevinç ve dramı anlatmak için bu yazı ve kelimeler yetersiz kalır. Massa finişi geçtiğinde Ferrari garajındakiler Glock-Hamilton geçişini geç fark ettikleri için Massa şampiyon olmuş gibi sevindiler, aynı anda McLaren garajında da kutlama yapılıyordu. Ferrari’nin durumu fark edip, bir anda hüzne boğulması ve Massa’nın gözyaşları zannedersem izleyen herkesi üzmüştür. Massa’yı üzmemek için onu ve Vettel’i günün en başarılı isimleri olarak seçiyorum.

Yarış sonunda Lewis Hamilton, Dünya Şampiyonu olurken, Ferrari de Markalar Şampiyonası’nı kazanarak 8’i son 10 yılda olmak üzere Takımlar Şampiyonası’ndaki 16. şampiyonluğunu kazandı. BMW’yle birlikte çok iyi bir sezon geçiren Kubica ise bu yarıştaki kötü performansından sonra uzun süre ilk 3’te yer aldığını şampiyonayı Raikkonen’in arkasından 4. sırada bitirdi.

Son Virajdaki Geçişler
Yurtdışındaki çoğu sitede de Hamilton’ın bir nevi şansının yardımıyla bu yarışta 5. olduğu fikri hakimdi. Ülkemizde ise futboldan gelme bir alışkanlıktan olsa gerek son virajda yaşananlarda hemen şike,şaibe… iddiaları ortaya atıldı. Olayın heyecanıyla ben de Glock’un yeterince zorlamadığını düşünüp, telemetri sonuçlarını ve tur zamanlarına bakılması gerektiğini düşünmüştüm.

Özellikle olayın son virajda olması ve geçişlerde yağmur spreyinin fazla gözükmemesi izleyenleri ilk anda Glock’u suçlamaya sevk edebiliyor ama tur zamanlarına bakınca kendisine haksızlık yapıldığını rahatça söyleyebilirim. Kuru zemin lastikleriyle yarışan Glock son turda aynı lastikle yarışan Trulli’den 0,069 sn daha iyi bir derece yapıp 1:44,731 ile turunu tamamlamış. Yağmur lastikleriyle yarışan diğer pilotlar ise son turlarını ortalama 1:26,000 civarında dönmüşler. Komplo teorisi üretmek isteyenlere son turlarda Glock’un aynı lastiklerle yarışan Trulli’den sürekli çok daha iyi zamanlar çıkardığını da hatırlatayım. Bir de son turda yağışın şiddetini arttırmasına rağmen Hamilton ve Vettel, Glock’u geçerken lastik spreyi fazla gözükmüyor diye şüpheye düşenlere; son turdaki en hızlı turu aşırı yağmur lastikleriyle yarışan Rubens Barrichello’nun. yağmur lastiğiyle yarışan pilotlara lastik avantajını kullanarak 3 sn ve üzerinde fark attığını yazarsam herhalde Glock’a yapılan eleştiriler azalır.

Telemetri verilerini inceleyemesek de isteyenler yarıştaki tüm tur zamanlarını buradan görebilirler:
http://www.fia.com/brazilgp/documents/BRZ_08_Race_History_Chart.pdf

Hamilton’ın geçişinde hiçbir direnç göstermemesi ise o sırada kendi aracını yolda tutmaya çalışmasından mazur görülebilir. Zaten yarış sonunda, finişe gelene kadar Hamilton’a geçildiğinin farkında olmadığını söyledi. Benzer bir durum bu yıl Belçika GP’sinin son turlarında da olmuştu. O yarışta bitime 2 tur kala yağmur yağmasına rağmen pilotlar kuru zemin lastikleriyle yola devam etmişlerdi, hemen pite girip yağmur lastiğine geçen Heidfeld ise son turda rakiplerini yakalayıp 15 sn’de 3 pilotu birden geçerek podyuma çıkmıştı.

En Genç Şampiyon

Son 2 yıla baktığımızda F1 Dünya’sının en başarılı ismi olan ve çaylak yılında Alonso’yu geçerek haklı olarak tüm dikkatleri üstünde toplayan Lewis Hamilton sezon bitiminde 23 yaş, 8 ay, 26 gün ile F1 tarihindeki en genç şampiyon oldu (eski rekor 24 yaş ve 58 gün ile Fernando Alonso’ya aitti). Bu haklı başarısından dolayı kendisini tebrik ediyorum ama bu yıl özellikle bu son yarışta beni ve F1 severleri hayal kırıklığına uğrattığını düşünüyorum.

Geçen yıl ilerde efsane olabilecek bir pilotu ilk yılından itibaren izlediğimiz için kendimizi şanslı görüyordum. 2007 Brezilya GP’sinde McLaren’in rahatça şampiyon olması beklenirken Hamilton en kritik yarışta kontrolünü kaybedip gereksiz yere panikleyerek gerilere düşmüştü (2.sırada başladığı yarışta ilk turda 8.sıraya düşmüştü, daha sonra teknik bir sorun yaşayıp arkalara düşmüştü). Son yarıştaki bu hatalarla şampiyonluğu Alonso’yla birlikte adeta Kimi’ye hediye etmişti. Geçen yılı tecrübesizliğe ve takım içi sorunlara bağlayıp, haklı olarak Hamilton’a fazla yüklenilmemişti.

Bu yıl da son yarışa çok büyük bir avantajla girmesine rağmen bence bir kez daha üzerindeki bu baskıyı kaldıramadı ve kendisine bağlı olan şampiyonluğu kendi üstüne düşen görevi yeterince iyi yapamadan kazandı. Hamilton’ı destekleyen taraftarlar “yağmur yağmadan önce de zaten Glock’un önündeydi, daha sonra da onu geçti” diyebilirler ama o sırada kendisinden daha kötü bir arabaya sahip olan Vettel’e geçilmesi; ileride efsaneler arasında yer almasını beklediğim bir pilot için bence kabul edilemez bir hata. Yaratıcı Fotomaç manşetinin tersini başlık yapmamım sebebi kısaca budur.

F1 sporu İngilizler’in hakimiyetinde olduğu ve medya onlar tarafından yönlendirildiği için bu olay göz ardı edilip, sürekli “Yeni Senna, Yeni Schumacher, Yeni Jackie Stewart…” şeklinde bir imaj yaratılmaya çalışılacaktır (Hatırlayanlar mutlaka vardır, Jenson Button’a bile ilk yıllarında ulusal kahraman, F1’in yeni şampiyonu gözüyle bakılıyordu) ama yarış sonunda şampiyon olmasına rağmen bence bu olay, gerçek F1 severler tarafından Hamilton’ın kariyerinde olumsuz bir not olarak yer alacaktır. GP2’deki başarısı ve geçen yılki olağanüstü başlangıcından itibaren Hamilton’ı severek takip ediyorum, umarım ileride beklenildiği gibi bir kariyer elde eder ve bizler de böyle bir ismi kariyerinin başından beri izleyebilmenin mutluluğunu yaşarız.

Kısa bir yazı olur diye başlamıştım ama sanırım biraz uzun oldu. Hafta sonundaki yarışın son yarış olması ve şampiyonluk düğümünün son anda çözülmesi nedeniyle yazı doğal olarak McLaren ve Ferrari ağırlıklı oldu. Önümüzdeki yazılarda bunu telafi etmeye ve tüm takımlar hakkında bilgi vermeye çalışacağım. Sonraki yazıda takımların ve pilotların genel bir değerlendirmesini yapmayı düşünüyorum. Bugünkü yazı hakkındaki olumlu-olumsuz eleştirilerinizi veya sonraki yazılarda yazılmasını istediğiniz konuları bana mail’le bildirirseniz sevinirim.

Şimdilik benden bu kadar, önümüzdeki yazıda görüşmek üzere herkese sevgi,saygı…

* Bugün Alonso'nun Renault takımıyla olan sözleşmesinin 2 yıl daha uzatıldığı açıklandı. Bu açıklamayla Renault takımının önümüzdeki sezona da aynı pilot ikilisiyle devam edeceği kesinleşti.